{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/71 <br>KARAR NO: 2024/404<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/10/2023<br>NUMARASI: 2022/243 E. - 2023/215 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;   müvekkili şirketin 2013 yılından beri eğitim sektöründe faaliyet gösterdiğini, \"...\" markasının çok dilli bir ortamda eğitim veren uluslararası bir anaokulu zinciri olduğunu, \"...\" ibaresinin müvekkili tarafından ticaret unvanı olarak da tescil edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 09/06/2022 tarihli işbirliği sözleşmesi ile davalının ... Taşlar ve Ticaret A.Ş İbaresini taşıyan her türlü maddi ve manevi hakların 15 yıl süre ile davalıya devrine karar verildiğini, davalıya müvekkili şirketin yetkilisi ... tarafından yapılan 24/08/2022 tarihli başvuru ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği ve markaya tecavüze son verilmesi gerektiğinin bildirildiğini, ancak buna rağmen davalının fiillerine son vermediğini, davalı şirketin \"...\" ibaresini kullanmasının müvekkilinin marka hakkına açık bir tecavüz oluşturduğunu, bu nedenle davalının müvekkilin markadan ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasına tüm bu nedenlerle şirket unvanının kullanım hakkının sona ermesine rağmen faaliyetlerine  müvekkilin  \"...\"   tescilli markası adı altında devam etmesi bu durumun haksız rekabet nedeniyle müvekkilin tescilli markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili ... Mahallesi ... Cad. ... Sit. D... Apt.  No:...  Beykoz/İstanbul adresinde anaokulu hizmeti veren bir Eğitim Kurum olduğunu, müvekkili firma davacı taraf ile yaptığı anlaşma sonucunda KAVRAM markasının franchise'ı olarak verdiği hizmeti fesh etmiş davacı tarafa yaptığı ciddi ödemeler ve yeni bir franchise olarak kurum bünyesinde ciddi yatırım, masraf ve harcamalar yaparak   \"...\" markası olarak hizmet vermeye başladığını, müvekkili firma Davacı Firma Yetkilisi ... ile 15.06.2022 tarihinde imzaladıkları  “İş Birliği Sözleşmesi” uyarınca ... EĞİTİM sisteminin kullanım hakkını aldığı 450.000-TL  ücret karşılığından FRANCHİSE olarak müvekkili firmaya devretmiş; ilaveten kendisi de maaşlı çalışan olarak ... bünyesinde  çalışmaya başladığını, ancak gelinen süreçte firma adına alınan öğrenci kayıtlarına ilişkin kendi şahsi hesaplarına ödemeler aldığı veli görüşmelerinde tesadüfen tespit edildiğini, yapılan inceleme sonucu  pek çok veliden anaokulu adına kendi hesabına mevcut kayıt bedelinden fazla ücret aldığı,  gerek indirim önerisi gerek ücretlerin artacağı gibi psikolojik baskılar ile velilerin kendi hesabına ödeme yapması için baskı kurduğu ve müvekkilin hesabına alması gereken ödemelerin kendi şahsi hesabına aldığı,  ... hesabına yatırılması gereken ödemeleri kendi şahsi hesabına ödetiği tespit edildiğini, davacı taraf müvekkili firma gibi pek çok firmayı dolandırmış olup hakkında açılan pek çok icra takibi bulunduğunu tüm bu nedenlerle doğrultusunda sahibi olunmayan markaya ilişkin franchise bedeli alarak müvekkilleri mağdur eden  davacı tarafından  kötü niyetle ikame edilen işbu haksız ve mesnetsiz davaya karşı;  adına tescilli olmayan markaya ilişkin haksız ve mesnetsizce açılan davanın usulden reddini, tecavüz, haksız rekabet ve hükümsüzlük talebi ile açılan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağının davacı tarafın iş birliği sözleşmesi gereği markanın kullanımına ilişkin 21.06.2017 tarihli sözleşme olduğu, ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının 41, 42, ve 43. Sınıflarda .... E.V adına tescil edildiği, bu sözleşmenin davacı ile dava dışı  .... E.V arasında düzenlendiği, bu sözleşmeye göre davacı tarafın 5. Maddesinde marka lisansının içeriğinin açıkça belirlendiği, sözleşme maddesine göre davacı tarafa markayı davacının dış temsil ve kendi işletmesinin tanımlanması amacıyla kullanacağının düzenlendiği, münhasıran lisans verilmesinin söz konusu olmadığı, yine sözleşmenin 5.6. Maddesinde davacı tarafın kendi adına marka hakkının ihlali dolaysıyla yetkisine haiz olmadığının düzenlendiği, bu haliyle davacı tarafın dava açma yetkisi ve hakkı bulunmadığı,\" gerekçeleriyle davanın aktif husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE,  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Ticaret A.Ş.'nin lisans ve kullanım hakkına sahip olduğu \"... Eğitim Sistemi\"nin, ... Eğitim Hizmet Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. tarafından 15 yıl süre ile kullanılması, pazarlanması, tanıtımının yapılması, tabelasının asılması amacıyla 09.06.2022 tarihinde taraflar arasında İşbirliği Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin \"Mali Hükümler\"ine ilişkin 4.1. maddesine göre; ... Eğitim Hizmet Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti., ... Taşlar ve Ticaret A.Ş. yetkilisi ve Genel Müdürü müvekkili ...'ı sözleşmenin imza tarihi itibari ile eğitim koordinatörü olarak atayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili öğrenci velileri ve kayıtlarla ilgili görüşmeleri kendisi gerçekleştirdiğini, çoğu zaman da kendisinin hesabına öğrenci eğitim ücretleri yatırıldığını, müvekkilinin yatırılan tüm öğrenci eğitim ücretlerini ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. yetkilisi ... ve ...'a kendilerinin talebi doğrultusunda nakit olarak elden teslim ettiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin yerine getirilmesi, yapılan masraflara ilişkin bilgi, belge, fatura ve hesap ekstrelerinin verilmesine yönelik haklı taleplerde bulunulduğunu, bu talebe karşılık davalı şirket yetkilisi ...tarafından kendisine WhatsApp uygulaması aracılığı ile hakaret ve tehdit içerikli mesajlar gönderildiğini, akla ve mantığa aykırı iddialar ile mesnetsiz suç isnat edilerek müvekkili karalamaya, iftira atmaya, kazanç ve itibar kaybı yaşatmaya yönelik olarak planlı ve örgütlü suç faaliyetlerine başlandığını, ...'ın talimatı üzerine müvekkilinin haberi olmadan kurumla ilişiği kesildiğini,  bu duruma öğrenci ve velilerinin birçoğunun şahit olduğunu, sözleşmeden kaynaklı yükümlülükleri yerine getirmedikleri için müvekkili 23.08.2022 tarihi itibariyle sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini davalı şirkete mail yoluyla bildirdiğini, (sözleşmenin 3.3.3.  madde gereğince fesih) müvekkilince davalı tarafa 20.09.2022 tarihinde T.C. Bakırköy 66. Noterliği tarafından düzenlenen... Yevmiye nolu İhtarname gönderildiğini, ihtarnamedeki belirtilen hususların davalı tarafından yerine getirilmediğini, müvekkiline ait instagram hesabının da çalındığını, müvekkilini karalama hakaretler içerikli paylaşımlar da bulunduklarını, müvekkilini karalamaya, iftira atmaya, kazanç ve itibar kaybı yaşatmaya yönelik olarak planlı ve örgütlü suç faaliyetlerine devam ettikleri için  müvekkili tarafından davalı şirket yetkilileri ... ve ... aleyhine Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet başvurusunda bulunulmuş olup 2023/11887 E. sayılı dosyası ile soruşturma devam ettiğini, Davalı şirket yetkilileri yapılan İşbirliği Sözleşmesi uyarınca müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadıkları gibi, müvekkile ait olan tüm eşyalara da el koyduklarını, duruşmada yalan beyanda bulunduklarını,  yapılan sözleşme karşılığında davalı şirket yetkilileri tarafından müvekkiline 450.000 TL ödendiği iddia etseler de, ödemeye ilişkin herhangi bir dekont veya belge de sunulmadığını, davalı şirket yetkilileri marka hakkına tecavüz oluşturan tüm faaliyetlerinin sonlandırılması ve hak sahibi müvekkilinin uğramış olduğu zararın mütecavizler tarafından giderilmesi amacıyla davalı şirket aleyhine huzurdaki işbu davayı açtıklarını, mahkemece aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin genel müdürlüğünü yaptığı ...Çocuk Eğitim Hizmetleri Turizm İnşaat Kıymetli Taşlar ve Ticaret A.Ş  uluslararası alanda başarı sahibi olan güçlü ve köklü bir kurumun Türkiye temsilcisi olduğunu, ülke çapında daha da tanınır hale gelmiş ve sektörde zirveye yerleşerek bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, işbirliği sözleşmesi gereği; marka hakkı sahibini temsil eden işbirliği ortağı müvekkili marka hakkına tecavüz sebebiyle telafisi güç veya imkansız zararları önlemek ve mütecavizlerin gerek kendisine gerekse markaya ilişkin hukuka aykırı fiillerine bir an evvel son verilmesi amacıyla dava açtığını, marka hakkı sahibine davanın ihbar edilmesi beklenmeden, mahkemece gerekli araştırma ve incelemeler dahi yapılmadan ve salt sözleşme maddesi gerekçe gösterilerek müvekkilin dava açma yetkisi bulunmadığından davayı reddetmesinin usulsüz olduğundan mahkemece verilen kararın kaldırılmasını istinaf isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Davacı ... ana okullarının eğitim ve pedegoji anlayışını ... dayandığını, ... grubunun 176 yıl öne dünyanın ilk çocuk bahçesini kurarak modern ana okullarının temelini atan ... ismini taşıdığını, müvekkilin bu markayı 30/05/2013 tarihinden itibaren ülkemizde kullandığını, müvekkilin sunduğu eğitim ve öğretim ...Tic. A.ş markası ile bütünleştiğini, ticaret unvanının kılavuzunu oluşturan markasını kendi sektöründe tanıttığını, iş bu marka ile işletmesi arasında sıkı bir bağ kurduğunu, ayırt edicilik kazandırdığını,  taraflar arasında imzalanan   09.06.2022 tarihli işbirliği sözleşmesi ile davacı şirketin ibaresini taşıyan hakların 15 yıl süre ile kullanılmasının, davalıya devrinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin tek taraflı olarak fesh edildiğini, davalının kullanımını 556 sayılı KHK ya aykırı olduğunu belirterek markaya tecavüzün haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ile dava dışı ... GmbH  arasında yapılan 21/06/2017 tarihli sözleşmenin 5. Maddesine göre, marka hakkı sahibi, işbu sözleşmenin devamı süresince markanın tescilini devam ettirmek ve üçüncü kişilerin muhtemel taleplerine karşı markayı savunmakla yükümlüdür. İhlal eylemlerinin önemsiz olması ve dava masraflarının hiçbir şekilde ciro kaybını karşılamayacak olması halinde bu yükümlülük söz konusu olmaz. İhlal eyleminin önem olduğu konusundaki takdir yetkisi sadece marka sahibine aittir. 6. Maddesine göre, İşbirliği ortağı esas itibariyle kendi adına marka ihlali dolayısıyla  dava açmak yetkisini haiz değildir. İltibasa mahal veren veya başka bir surette hukuka aykırı olan unvana karşı başvuruda bulunulmasında birinci derecede marka hakkı sahibi yetkilidir. İşbirliği ortağı, sözleşme bölgesinde gerçekleşen ve muttali olduğu her türlü marka hakkı ihlalinden FI'yı haberdar etmekle yükümlüdür. TPMK kaydına göre; ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının 41, 42, ve 43. sınıflarda .... E.V adına tescilli olduğu, davacı adına tescili bulunmadığı, münhasıran lisans sözleşmesi bulunmadığı ve davacı ile dava dışı kişi arasında yapılan sözleşme ile davacının marka ihlali nedeni ile dava açma yetkisi bulunmadığı  da gözetildiğinde davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, mahkemece davanın aktif husumetten reddine dair verilen karar hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/10/2023 tarih ve 2022/243 E., 2023/215 K.  sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7b400c783d9ff6c","SID":"9b904cee9dfae59d"}}