{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/114 Esas<br>KARAR NO: 2024/394<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/11/2023<br>NUMARASI: 2023/154 E.<br>DAVANIN KONUSU: Patent (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kayıtlı ... başvuru numarası ile kayıtlı, \"fonksiyonel probiyotik fermente et ürünü üretim yöntemi\" başlıklı patent başvurusu bulunduğunu, işbu yöntem patentinin; et ve et ürünlerinde fermantasyon teknolojisinin kullanıldığı sığır, koyun veya tavuk etinin hammadde olarak yer aldığı doğal, kürlenmiş, kuru veya ısıl işlem uygulanmış fermente et ürünü üretiminde uygulanabilen, prebiyotik ve probiyotikler içeren fonksiyonel özellikte probiyotik fermente et üretim yöntemi olduğunu, Tedbir talebi ile ilgili olarak, davalı şirket tarafından sözde Türkiye'de ilk olarak satişa sunulduğu söylenen ... üretimi yapılmakla müvekkile ait patent haklarının ihlal edilmekte olduğunu, öyle ki; prebiyotik ve probiyotikler içeren et ve et ürünlerinin fermentasyon teknolojisinin kullanılarak probiyotik et ürünü üretimi yönteminin dünyada ilk defa müvekkil şirket tarafından kullanılmakta olan bir buluşa konu olduğunu, bu durumun ek-1 de yer alan Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan patent dosyası ile sabit olduğunu, davalı tarafın \"...\" adı altında satişa sunduğu ürünün üretim yönteminin müvekkil şirketin patentten doğan hakkının kapsamına girmekte olduğunu, söz konusu ihlalin önlenmesinin gecikmesinin, müvekkil şirketin patentten doğan haklarına telafisi mümkün olmayacak zarar vereceğini, Esasa ilişkin olarak, davalı şirketin müvekkile ait probiyotik ve probiyotikler içeren probiyotik fermente üretim yöntemini birebir aynı şekilde kullanmakta olduğunu, öyle ki; davalı şirketin, müvekkil şirkete ait patent koruması altında bulunan üretim yöntemini kullanmak suretiyle fermente et üretimi yapmakta ve işbu ürettiği ürünleri market ve raflarda tüketici ile buluşturmakta olduğunu, -Dava dilekçesi ekinde görüleceği üzere davalı şirketin dava konusu tecavüz fiilini işleyerek müşterilerin mallarını bir arada görüp satin alması için marketlerde probiyotik et ürünü üretim yöntemi ile \"dana ...\" satışı yapmakta olduğunu, tüm bu online satiş yerlerinde satışa sunulmakta olan davalı yana ait ürünün ambalajında ise \"Türkiye'de ilk ...\" sloganının yer almakta olduğunu; müvekkile ait probiyotik fermente et ürünü üretim yönteminin Türkiye'de kullanan ilk firma imiş algısı oluşturulmak istenmekte olduğunu, Müvekkil şirkete ait patent başvurusu yapıldığı tarih olan 13.01.2023 tarihinde probiyotik fermente et ürünü üretimi yapan ilk firmanın müvekkil şirket ... A.Ş. olduğu, işbu durumun; Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan yukarıda künye bilgilerine yer verilmiş olduğunu, müvekkile ait patent başvuru dosyası muhteviyatında görülecek olan istemler başlıklı 3 sayfadan oluşan anlatımlar ile davalı şirkete ait tecavüz fillini oluşturan ürünün üretim yönteminin birebir örtüşmekte olduğunu, kaldı ki; istemin birebir aynı şekilde kullanılmasına gerek olmayıp; tecavüz fiilinin doğduğunun kabul edilebilmesi için eşdeğerinin kullanımının da yeterli görülmüş olduğunu ve bu nedenle huzurda yapılacak yargılama neticesinde davalı şirketin aynı yahut eşdeğer kullanım ile gerçekleştirdiği üretimlerin öncelikli olarak durdurulması amacıyla tedbir taleplerinin kabulünü talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 23/11/2023 tarihli ara karar ile;  Dava konusu patent başvurusunun 1 no.lu isteminde geçen yönteme göre sığır eti ile koyun etinin birlikte kullanılması gerektiği ancak, tecavüz teşkil ettiği iddia edilen ürünlerin üretim yöntemine ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, patent başvurusunun üretim yöntemine ilişkin olduğu, içeriğinde yalnızca dana eti bulunduğu, koyun eti bulunmadığı, bu nedenle söz konusu ürünlerin dava konusu patent başvurusunun koruma kapsamına girmediği, buna mukabil HMK'nun 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği\" gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir reddi kararının yerinde olmadığını, ... Holding, ... Kooperatifleri’nin sahip olduğu şirketleri temsil eden ana şirket olduğunu, 17 grup şirketi ile sektörde önemli bir rolü olduğunu, söz konusu grup şirketlerden birinin de müvekkili şirket ... olduğunu, Türkiye ve Türkiye sınırları dışında bilinirliğe ulaştığını, güvenilir, köklü ve toplumun her kesimince bilinirliği yüksek köklü bir şirket olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda patent koruması altındaki yöntemin “sığır ve koyun etinin birlikte kullanılması” gerektiği belirtildiği, bu iddiayı kabul etmediklerini, müvekkili şirkete ait dava konusu tecavüz fiilinin gerçekleştiği yöntem patentinin istemler kısmında “…sığır ve/veya koyun etlerinin kullanıldığı fonksiyonel et ürünü üretim yöntemi…” şeklinde ifade olunduğunu, bilirkişi tarafından hatalı rapor düzenlendiğini,  “Buluş, fonksiyonel özellikte probiyotik fermente et ürünü üretim yöntemi olup özelliği; sığır ve koyun etinin ve yağının türlere göre ayrı ayrı veya beraber kıyma haline getirilmesi veya…” denilmek suretiyle; sığır ve koyun etinin beraber kullanılabileceği gibi ayrı ayrı da kullanılabileceğine işaret ettiğini, bilirkişi raporunda davalıya ait ürünlerin içeriğinde sadece dana etinin bulunduğu ve fakat sığır etinin bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu ürünlerin dava konusu patent başvurusunun koruma kapsamına girmediği kanaatine varılmasının taraflarınca kabul edilemeyeceğini,  HMK'da 390/son hükmü gereğince aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, istinaf isteminin kabulünü, tedbir isteminin kabulünü  talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi heyet raporunda; dava konusu patent başvurusunun araştırma işlemlerinin devam ettiği ve henüz tescil edilmemiş olduğu, dava konusu patent başvurusunun 1 no.lu bağımsız isteminin bir üretim yöntemine yönelik olduğu, dava dosyasında tecavüz teşkil ettiği iddia edilen ürünlerin üretim yöntemine yönelik bir açıklama ya da delil bulunmadığı, dava konusu patent başvurusunun 1 no.lu isteminde geçen yönteme göre sığır eti ile koyun etinin birlikte kullanılması gerektiği ancak, tecavüz teşkil ettiği iddia edilen ürünlerin içeriğinde yalnızca dana eti bulunduğu, koyun eti bulunmadığı, bu nedenle söz konusu ürünlerin dava konusu patent başvurusunun koruma kapsamına girmediği\" belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun 28/11/2023 tarihinde taraf vekiline tebliğ edildiği mahkemenin 23/11/2023 tarihinde tedbir talebinin reddine karar verildiği, raporun ürün ambalajı üzerinde inceleme yapılarak  düzenlendiği, davacı patent başvurusunun ise usul/ yöntem patenti olduğu, davacı tarafça dünyada ilk defa kendisi tarafından bu ürünün patentlendiği ileri sürülmekte olup davalının üretim yaptığı yerde SMK 141/2 maddesi gözetilerek uzman  bilirkişilerce inceleme yapılarak ve uzman bilirkişilerden rapor alınarak yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/11/2023  tarih, 2023/154 E. sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e2e9ddf2805d9dfe","SID":"9995b220cc726baf"}}