{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1994 <br>KARAR NO\t: 2024/308<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: Dr....  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2017/737 Esas - 2022/256 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 06/03/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 19/12/2016 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının davalı ... tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı 03/11/2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini açıklayarak; 30,00 TL'nin geçici, 30,00 TL'nin kalıcı işgöremezlik tazminatı, 20,00 TL'nin bakıcı gideri zararı, 20,00 TL'nin SGK tarafından karşılanmayan yol-tedavi gideri olduğunu bildirerek, şimdilik toplam 100,00 TL'yi talep ettiğini beyan etmiştir.<br>\tDavalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06/01/2020 tarihli maluliyete ilişkin raporda, davacının kaza nedeni ile kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, mevcut durumunun kaza ile illiyet bağı kurulamadığının  bildirildiği, davacı yanın itirazı üzerine İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 23/12/2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeni ile kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, 3 hafta iyileşme süresinin bulunduğu, işitme kaybı ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığının  bildirildiği, her iki rapor aynı mahiyette olduğundan oluşa uygun görülerek karar vermeye yeterli bulunmakla itibar edilmesi gerektiği, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 19/12/2018 tarihli raporunda, tarafların kusurları ile kusur oranlarının değerlendirildiği,  davalının sigortalısının %75 kusurlu olduğuna ilişkin kanaat bildirildiği, raporun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, aktüer bilirkişisinin 12/02/2019 tarihli ön raporu ile 10/03/2020 tarihli kök raporunda özetle, davacının maluliyeti bulunmadığından zarar hesabı yapılamayacağını bildirdiği, doktor bilirkişinin 21/10/2021 tarihli raporunda, davacının kaza nedeni ile tedavi ve yol gideri zararının bulunmadığını bildirdiği, davacı tarafça verilen kesin sürede masrafı yatırılmadığından yeniden aktüer bilirkişi raporu alınmadığı, davacının talep edebileceği geçici işgöremezlik tazminatının hesabına ilişkin uzman görüşü sunulduğu, incelenen uzman görüşünün oluşa uygun olduğu görülerek hükme esas alındığı, toplanan delillere göre davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkemece de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan raporla belirlendiği, kalıcı maluliyetinin ve bakıcı gideri ihtiyacının bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki talebinin reddi gerekeceği, tedavi ve yol giderlerine ilişkin olarak ise yine iddia edilen zararla trafik kazası arasında illiyet bağı mevcut olmadığından bu yöndeki talebin de reddi gerekeceği, geçici işgöremezlik tazminatı talebine ilişkin olarak ise davacının uzman görüşüne göre 28/02/2022 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.048,46 TL geçici işgöremezlik tazminatının 07/08/2017 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilin tazminat taleplerinin  eksik ve hatalı hesap edildiğini, hukuki dinlenilme hakları elden alınmak suretiyle itirazlar değerlendirilmeden dosyanın karara çıkarıldığını, sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, maluliyet oranına yönelik itirazlar dosya kapsamında mevcut olup, müvekkilin maluliyet oranının yeniden tespiti ve yine tazminat hesabının yeniden yapılması gerektiğini, müvekkil ...'ın 15.12.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde Niğde Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü ve sol kulağından kan gelmesi sebebiyle doktorlar tarafından beyin damarlarında zedelenme olduğunin kendisine söylendiğini, sonrasında Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gittiğinde sol kulakta işitme kaybı başladığını ve aradan zaman geçtikten sonra ise sağ kulağında da işitme kaybı başladığını ve işitme kaybının iyice arttığını, müvekkilin kaza anından itibaren sürekli artan bir işitme kaybı yaşadığını, İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda ise: ''Kişinin olay tarihinde başvurduğu hastanedeki tıbbi kayıtlarda, hastane başvurusunda; baş ağrısı şikayeti olduğu, muayene bulgularında patoloji saptanmadığı, BTM ile giderilebilir, kesin kati hekim raporudur şeklinde kayıtlı olduğu, bu tarihte işitme kaybına yönelik herhangi bir şikayeti veya yapılmış muayene ve tetkikinin olmadığı, harici olarak kafa ve yüz bölgesinde lezyon tanımlanmadığı, bundan yaklaşık 6 ay kadar sonra yapılan muayenesinde odyometrik olarak sağ kulakta orta ileri, sol kulakta ileri derecede sensorinöral tip işitme kaybından bahsedildiğinin anlaşıldığı, olay tarihli tıbbi belgelerinde işitme kaybına yönelik bir bulgusu tanımlanmamış olduğundan, bahsedilen  işitme kaybı ile iddia edilen olay arasında illiyet bağının bulunduğunun tıbbi delilleri olmadığı..'' şeklinde açıklandığını, kazadan sonra hastane tarafından müvekkile beyin damarlarının zarar gördüğü söylenmiş olmasına rağmen İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda kaza ile müvekkilin son durumu arasında nasıl illiyet bağı kurulamamış olduğunun anlaşılmadığını, kaldı ki müvekkilin sağ kulakta orta ileri, sol kulakta ise ileri düzeyde sensorinöral tip işitme kaybı gözlendiği belirtilmiş olmasına rağmen kaza ile illiyet bağı kurulamadığının belirtilmesinin yeterli ve ayrıntılı inceleme yapılmadığının göstergesi olduğunu, müvekkilin tedavi ve yol giderine ilişkin herhangi bir zararı bulunmadığına dair bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını kabul etmediklerini, dosyanın  T.C İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na veya bir üst kuruma tevdiini talep ettiklerini,  kusur raporundaki aleyhe olan hususları da kabul etmediklerini, bakıcı giderine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilin kaza sonrası iyileşme sürecinde, yol, ilaç, tıbbi malzeme, bandaj, eve doktor- hemşire gelmesi, pansuman, ambulans, taksi, refakatçi gideri gibi giderleri yapmak zorunda kaldığı gibi tedavi sırasında vücudunda bir çok kemik kırığı olması nedeniyle hastaneye gidip gelirken her defasında ambulans veya taksi kullanmak zorunda kaldığını, fizik-tedavi almak zorunda kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı, tedavi ile  yol giderinin tahsili talebine ilişkindir.<br>\tDosyadaki yazılara kanuni gerektirici sebeplere, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, kişinin olay tarihinde başvurduğu hastanedeki tıbbi kayıtlarda, hastane başvurusunda; baş ağrısı şikayeti olduğu, muayene bulgularında patoloji saptanmadığı, \"BTM ile giderilebilir, kesin kati hekim raporudur\" şeklinde kayıtlı olduğu, bu tarihte işitme kaybına yönelik herhangi bir şikayetin veya yapılmış muayene ve tetkikinin olmadığı, harici olarak kafa ve yüz bölgesinde lezyon tanımlanmadığı, bundan yaklaşık 6 ay kadar sonra yapılan muayenesinde, odyometrik olarak sağ kulakta orta ileri, sol kulakta ileri derecede sensorinöral tip işitme kaybından bahsedildiğinin anlaşıldığı, olay tarihli tıbbi belgelerinde işitme kaybına yönelik bir bulgusu tanımlanmamış olduğundan, bahsedilen işitme kaybı ile iddia edilen olay arasında  illiyet bağının  bulunduğunun tıbbi delilleri olmadığı, mevcut belgelere göre; ... oğlu, ... doğumlu, ...’ın 15/12/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazası yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (işgöremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) hafta kadar uzayabileceği aynı yönetmelik 15.maddesi çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının belirlendiği, yine aynı şekilde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı’nın 06/01/2020 tarih 72446162/641.03.01/43 sayılı raporunda; şahsın kaza sonrası başvurduğu Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin tıbbi belgelerinde tıbben yaralanma olarak nitelendirilecek herhangi bir travmatik lezyon saptanmadığı, kişinin mevcut son durumu ile kaza arasında bir illiyet bağı kurulamadığı, dolayısıyla kişinin geçici ve daimi maluliyet raporu, bakıcıya muhtaç olup olmadığı hususlarında değerlendirme yapılamadığının bildirildiği, her iki raporda da illiyet bağının saptanamadığı ve bu nedenle de yol giderinin de hesaplanamadığının anlaşılmasına göre davacı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davacı tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 06/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7912c5472b2c906d","SID":"c76400e3f6d0e3c8"}}