{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1890 Esas <br>KARAR NO: 2024/362 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2017/347 Esas -  2021/473 Karar<br>TARİHİ: 17/06/2021<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  Müvekkili aleyhine, müvekkili şirketin lehtarının diğer borçlular ... keşideci olduğu 09/05/2014 tanzim, 14/03/2017 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senedin 149.658,95 TL'lik kısmı için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kısmi icra takibi başlatıldığını, işbu takip dosyasıyla gönderilen ödeme emrinde talep edilen asıl alacağa haksız ve kötü niyetli şekilde 46.007,83 TL takip öncesi faiz işletildiğini, müvekkili şirketin alacaklı bankaya talep edilen kadar işlemiş faiz borcu bulunmayıp işlemiş faizin 45.727,99 TL'lik kısmı kadar borçlu bulunmadığının tespiti amacıyla huzurdaki davanın ikamesinde zorunluluk hasıl olduğunu, takip talepnamesinde dayanılan senedin vade tarihi 14/03/2017, takip tarihi ise 21/03/2017 olduğunu, alacaklının talep ettiği 149.658,95 TL asıl alacağa, 46.007,83 TL'lik takip öncesi faiz işlettiğini, oysa ki takip alacaklısının yalnızca senedin vade tarihi olan 14/03/2017'den takip tarihi olan 21/03/2017 tarihi arası gün sayısı kadar işlemiş faiz talep etme hakkı bulunduğunu,  bu anlamda talep edilen asıl alacağa, senedin vade tarihi olan 14/03/2017 tarihinden takip tarihi olan 21/03/2017 tarihine kadar işletilecek faizin 279,84 TL kadar olacağını, bonoya bağlı alacaklar yönünden vade tarihinden itibaren faiz işletilebileceğinin izahtan vareste olduğunu, alacaklı tarafın kesin vade içeren senede bağladığı alacağına fahiş miktarda faiz işleterek müvekkilinden talep etmekte olduğunu, kesin vadeye bağlanan alacağa bu şekilde fahiş faiz talep eden alacaklı tarafından kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, basiretli tacir gibi davranması beklenir olan bankanın yükümlülüğünü ihlal edip talep hakkı olan bir haftalık faiz yerine birkaç yıllık faiz talebinde bulunması karşısında ağır kusurlu olduğu hususu ayrıca izahtan vareste olduğunu, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli fazladan talep ettiği bedelin %20'en az olmayan kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş, müvekkili aleyhine girişilen İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından kaynaklı talep edilen alacağa işletilen faizin 45.727,99 TL'lik kısmı haksız olup müvekkilinin bu bedel kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalı aleyhine %20'den az olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı şirketin müvekkil banka ile aralarında imzalanan sözleşmeler doğrultusunda kredi kullanmış  ancak bu krediyi kullanmasına karşın müvekkil bankaya borcunu ödememiştir. Ne davacı şirketin ne de tüm bankacılık sözleşmelerini kefil sıfatı ile imzalayan dava dışı ... müvekkil bankaya olan borcu ödememesi üzerine  davacının ve kefillerin hesapları ihtarname aracılığı ile kat edildiğini, buna karşın borcunu ödemeyen davacı ve kefiller aleyhine tarafımızca Anadolu ... Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından  yalnızca Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasına itiraz edilmiş olup, davacı tarafından takiplere karşılık hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine  tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı aleyhine kambiyo senedine ilişkin olarak Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının huzurdaki davaya konu ettiği icra takip dosyasının da bu olduğunu, davacının söz konusu kambiyo senedine dayalı icra takibine ilişkin huzurdaki davaya da konu edilmiş olan Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasını konu edinen ve halen derdest olan birden çok davasının bulunduğunu beyanla davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/06/2021 tarih 2017/347 Esas -  2021/473 Karar sayılı kararında; \"Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık: Davalı tarafından davacı  aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu  ...  İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu edilen işlemiş faiz alacağı yönünden davalıya borçlu olup olmadığı ile davacının davalıdan işlemiş faiz alacağı talep edip edemeyeceği hususundadır. Tarafların dilekçelerinde bildikleri delilleri toplanmıştır.Mahkememizin 24.05.2018 tarihli celse ara kararı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından 06.11.2018 tarihli bilirkişi ön raporunda eksiklikler bulunduğundan rapor ibraz edilemeyeceği beyan edilmiştir. Mahkememizce İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/196 Esas Sayılı dosyasının celp edildiği, celp edilen dosyanın incelenmesinde; davacısının ... Ltd. Şti., davalısının ... A.Ş. olduğu, davanın borca itiraz davası olduğu, itirazın kaynağının İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyasından kaynaklı talep edilen alacağa işletilen faizin 45.727,99 TL'lik kısmına itiraz olduğu, mahkemesince 15.02.2018 tarihinde davanın kabulüne dair karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/354 Esas sayılı dosyasının incelenmek üzere celp edildiği, celp edilen dosyanın incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ... A.Ş., dava konusu takip dosyasının İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı takip dosyasına konu 45.727,99 TL borcun bulunmadığına dair menfi tespit davası olduğu görülmüştür.Davacı vekili tarafından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/354 Esas sayılı dosyası ile verilen gerekçeli kararın emsal karar olarak mahkememiz dosyasına ibraz edildiği, gerekçeli kararın incelenmesinde; 19.01.2021 tarih ve 2017/354 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/196 Esas sayılı dosyası ile aldırılan 01.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak:  İcra dosyasına işlemiş faiz hesaplaması yapılırken takip dayanağı 500.000,00 TL bedelli senedin 149.658,95 TL'lik kısmının asıl alacak olarak bildirilmiş olması ve söz konusu senedin kalan alacağı bakımından ödeme tarihi bildirilmeyip ödeme belgesi de sunulmamış olması nedeniyle işlemiş faizin hesaplanmasında yalnızca takipte talep edilen 149.658,95 TL tutarlı asıl alacağın dikkate alınacağı, her ne kadar taleple bağlılık ilkesi gereği hesaplama alacaklının (davalının) takip talebini düzenlediği 20/03/2017 tarihinden itibaren yapılmış ve 239,86 TL işlemiş faiz hesaplanmışsa da davacının (borçlunun) dava dilekçesinde işlemiş faizin 279,84 TL'sinin kabul edildiği bildirildiğinden işlemiş faiz alacağının 279,84 TL olduğu, dosyada takip tarihi itibari ile toplamda 279,84 TL işlemiş faiz hesaplanmış olup icra takibinde 46.007,83 TL talep etmiş olan davalının (alacaklı) 45.727,99 TL fazla işlemiş faiz talep etmiş olduğu, icra vekalet ücret alacağının 14.860,60 TL olduğu, dosya borcunun icra dairesine ödenmesi halinde kapak hesabı yapılan dava tarihine göre 5.902,35 TL tahsil harcı ödenmesi gerektiği, dava tarihine (27/03/2017) göre kapak hesabı yapıldığında, borç tutarının 173.479,83 TL olduğunu beyan ve rapor etmiştir. Dosyada mevcut tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek; hükme esas alınan İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/196 Esas sayılı dosyası ile aldırılan 01.07.2017 tarihli bilirkişi raporu dayanak yapılarak; Taraflar arasında bankacılık işlemleri nedeniyle kredi sözleşmesi imzalandığı, menfi tespit davasına konu bono senedin kredi sözleşmesi nedeniyle davacı şirket tarafından cirolanarak davalı bankaya verildiği, davalı banka tarafından 500.000,00 TL bedelli bono senet üzerinden 149.658,95 TL'lik kısmı önünden İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı takip dosyası ile yasal takibe geçildiği, davacı şirket vekili tarafından İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/196 Esas Sayılı dosyası ile borca itiraz davası açıldığı, mahkemece bilirkişiden aldırılan 01.07.2017 tarihli rapora istinaden davanın kabulüne karar verildiği, aynı takip nedeniyle davacı vekili tarafından bono senet keşidecilerinden ... adına İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2017/354 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, mahkememize davacı vekili tarafından ibraz edilen gerekçeli kararın incelenmesinde 19.01.2021 tarih ve 2017/354 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, mahkememiz hükmüne esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı banka tarafından takip tarihi itibari ile dava konusu edilen 45.727,99 TL fazla faiz talep edildiği, davacı şirket vekili tarafından menfi tespit davası açmakta hukuki yararın bulunduğu, menfi tespit davasına konusu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı takip dosyası borçlularının ayrı ayrı dava açabileceklerinden derdestlik itirazının yerinde olmadığı, davalı alacaklı bankanın/varlık yönetiminin takibe ve davaya esas asıl alacağı bulunduğu, davanın asıl alacağa işletilen faiz yönünden olduğu, takibin haksız ve kötü niyetli olmadığı, faiz talebinin kötü niyetli olarak talep edildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davanın Kabulüne, davacı tarafın İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile takip konusu edilen alacağa işletilen 46.007,83 TL'lik işlemiş faiz alacağının 45.727,99 TL'lik kısmı yönünden davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklı tarafından takibe ve davaya esas davacı taraftan asıl alacağı bulunduğu, davanın tarafından işletilen faiz yönünden olduğu, takibin haksız ve kötü niyetli olmadığı, faiz talebinin kötü niyetli olarak talep edildiği davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla;  kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, \"Davanın KABULÜNE, 1-Davacı tarafın İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile takip konusu edilen alacağa işletilen 46.007,83 TL'lik işlemiş faiz alacağının 45.727,99 TL'lik kısmı yönünden davalı alacaklıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,2-Davalı alacaklı tarafından takibe ve davaya esas davacı taraftan asıl alacağı bulunduğu, davanın tarafından işletilen faiz yönünden olduğu, takibin haksız ve kötü niyetli olmadığı, faiz talebinin kötü niyetli olarak talep edildiği davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla;  kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,\" karar verilmiş ve karara karşı davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı şirket ile ... A.Ş arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden şirkete krediler kullandırıldığını; kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi ve sözleşmelerde belirtilen muacceliyet koşulları oluşması sebebiyle borcun ödenmesi aksi halde hesapların kat edileceğine ilişkin olarak borçlulara ve kefillerine Beyoğlu .... Noterliği'nin 23.12.2016 tarih ve ... yevmi numaralı hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini; gönderilen ihtarnameye rağmen borçlular tarafından yapılan bir ödeme olmaması sebebiyle, borçlular aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibi başlatıldığını; davacı şirket tarafından  yalnızca Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına itiraz edildiğini; borcun geçen bu süre içerisinde de ödenmemesi sonucu ödenmeyen kredi alacağına istinaden borçlular tarafından keşide edilen kambiyo senedine mahsus olarak, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını; şu aşamaya kadar yapılan işlemlerin tamamen kanunun vermiş olduğu sınırlar çerçevesinde gerçekleşmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olmasının taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını,  Aynı kredi alacağına istinaden verilen bononun kredi alacağının ödenmemesi sebebiyle farklı bir icra dosyası üzerinden takibe koyulmuş olması ve alacağın bu yol ile tahsil edilmeye çalışılmasının kanunun vermiş olduğu bir yetki olduğunu; Temlik Eden ... A.Ş vekili tarafından da dile getirildiği üzere, tahsilde tekerrür olmamak kaydı İstanbul And. ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası açıldığını ve bu hususun dosya içerisinde bulunan takip talebine-ödeme emrine de şerh edildiğini; bu sebeple dava konusu edilen bononun da davacı firmaya kullandırılan tüm krediler kapsamında verilmiş olduğunun açık olup kullandırılan krediler ve bu krediler kapsamında işleyen faiz alacağının İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile talep edilmiş olmasında yasaya bir aykırılık bulunmadığını; her ne kadar dava konusu edilen takipte faiz alacağı olarak 46.007,43 TL yazılmışsa da bu miktarın tüm kredi alacağına istinaden talep edildiğini; bu kapsamda davacı şirket tarafından teminat mahiyetinde Temlik Eden ... A.Ş.'ye verilen bono kapsamında bankanın davacı/borçludan olan tüm alacaklarını talep etmesinde yasaya aykırılık bulunmadığını; kullanılan kredi karşılığında verilen bono bedelinin bu alacaktan çok daha fazla olduğunu, Talep edilen temerrrüt faizi oranının yasal dayanağı ve hesaplama tarzı hakkında, imzalanan genel kredi sözleşmesinin ilgili maddelerince hesaplama yapılmakta olduğunu; kanunların şekil şartı öngördüğü haller hariç olmak üzere Türk Hukukunda akit serbestisi mevcut olduğunu; bu durumun karşısında, taraflar arasındaki borç ve alacak ilişkilerinin tabi olacağı usul ve esasların taraflarca serbest olarak belirlenebilmekte olduğunu; Genel Kredi Taahhütnamesinin tarafların serbest iradesiyle tanzim ve imza edildiğini, Sözleşmede davalının kullanacakları kredilerden oluşan borç miktarına uygulanan cari faiz oranının ve temerrrüt faiz oranının tesbiti ve uygulanmasına ilişkin hükümlerin T.T.K. ve BK.’nun hükümlerine uygun bulunduğunu; T.T.K.’nun 8. maddesine göre, ticari işlerde faiz miktarının serbestçe tayin olunabileceğini; temerrüt faiz oranının da taraflarca serbest olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını; bu durumun aksine hükmün mevzuatlarında bulunmadığını; Bu oran, Türk banka sisteminde uygulanmakta olan alt sınır içinde bir oran olup, gerek M.K. 2 ve gerekse hak ve nefaset bakımından hakkın suistimaline ya da aşırı kazanç elde edilmesine yol açabilecek düzeyde değildir. Menfi tespit davasına konu İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyası borçlularının ayrı ayrı dava açabileceklerinden derdestlik itirazının yerinde olmadığı şeklinde  verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu;  İstanbul And. 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/354 E. - 2021/44 K. sayılı dosyasında verilen karar ile borçluların 45.727,99 TL'lik kısmından sorumlu olmadığının tespitine karar verildiğini; verilen karar ile İstanbul And. .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında faiz miktarının her borçlu yönünden birlikte değerlendirilmesi gerektiğini; asıl alacak her borçlu yönünden aynı olacağından faiz miktarının da her borçlu yönünden aynı olacağını; bu sebeple derdestlik itirazlarının değerlendirilmeden reddedilmiş olmasının hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu; verilen kararın usul ve yasalara aykırı olduğundan istinaf incelemesi neticesinde dosyanın bozulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve resen nazarı itibara alınacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takipte, takip talebinde yer alan takip öncesi işlemiş faiz tutarından kısmen borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalı tarafından 09/05/2014 tanzim, 14/03/2017 vade tarihli 500.000,00-TL bedelli bonoya dayalı kambiyo takibi yapıldığını, takibe konu edilen tutarların  149.658,95-TL asıl alacak, 46.007,83-TL işlemiş faiz, 192,26-TL protesto masrafı, 801,44-TL BSMW ve 450,00-TL komisyon alacağı olmak üzere 197.110,48-TL olduğunu, bononun vadesinin 14/03/2017 takip tarihinin 21/03/2017 olduğunu, davalının bonoya dayalı olarak başlattığı takipte ancak bu iki tarih  arasında işlemiş faiz talep edebileceğini, bu tutarın da 279,84-TL olduğunu, takip öncesi için fazladan 45.727,99-TL faiz istenildiğini ileri sürerek, bu fazla faiz tutarı yönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı yan;   davacı şirkete, davalı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında krediler kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, ihtarnamede verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi nedeniyle davacı ve dava dışı kefil hakkında İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas, ... esas ve ... esas sayılı dosyaları ile ilamsız takip yapıldığını, davacı tarafından  yalnızca 2017/1003 esas sayılı ilamsız takibe itiraz edildiğini ve diğer takipler yönünden ödeme yapılmadığını, bu nedenle  davacı aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla işbu dava konusu  Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı kambiyo takibinin başlatıldığını, davacının işlemiş faiz tutarına yönelik ayrıca İstanbul Anadolu 10 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/196 esas sayılı dosyası ile borca itiraz davası açtığını, aynı talepleri orada da ileri sürdüğünü, bu nedenle hem derdestlik hem hukuki yarar itirazlarının bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; İstanbul Anadolu 10 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/196 esas sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığı ve borca itiraz davasının kabulüne karar verildiği, bu dosyada alınan raporun mahkemece de hükme esas alındığı ve yeni bir rapor aldırılmadığı, hükme esas alınan bu bilirkişi raporuna göre  davalı banka tarafından takip tarihi itibari ile 45.727,99 TL fazla faiz talep edildiği, kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. UYAP üzerinden dairemizce incelenen İstanbul Anadolu 10 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/196 esas sayılı dosyası kapsamından, davacının 27/03/2017 tarihinde, davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı kambiyo takibinde borca itiraz davası açıldığı, talebin davalı tarafından 09/05/2014 tanzim, 14/03/2017 vade tarihli 500.000,00-TL bedelli bonoya dayalı olarak 149.658,95-TL asıl alacak ve 46.007,83-TL için başlatılan kambiyo takibinde, yalnızca bononun vade tarihi ile takip tarihi arasındaki süre için temerrüt faizi talep edilebilecek olmasına rağmen, fazladan  istenen  45.727,99-TL işlemiş faiz yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi, davalının İİK'nun 169/a maddesi uyarınca tazminata mahkum edilmesi yönünde olduğu anlaşılmıştır. Davacının aynı dilekçe içeriği ile bu kez işlemiş fazla faiz yönünden menfi tespit talepli olarak 28/03/2017 tarihli iş bu menfi tespit davasını ikame ettiği tespit edilmiştir. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 31/03/2017 tarihli tensip tutanağı ile işlemiş faiz yönünden İİK'nun 169/a bendi uyarınca takibin geçici olarak durdurulmasına karar verdiği, bilahare yapılan yargılama sonucu, 15/02/2018 tarihli 2018/77 karar sayılı karar ile davanın kabulü ile İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında, fazla istenen  45.727,99-TL işlemiş faiz yönünden takibin durdurulmasına, davacı davasında haklı çıktığından 45.727,99-TL'nin %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri, dava konusu bononun genel kredi sözleşmesinden doğan borcun tahsili amacıyla takibe konulduğu, takipte talep edilen faizin bonodan doğan faiz değil, genel kredi sözleşmesinden doğan faiz olduğu, mahkemece derdestlik itirazlarının haksız olarak reddedildiği yönündedir.  HMK'nun  297/1-c bendi uyarınca mahkemece tarafların tüm talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar vermesi zorunludur. Mahkemece, aynı takiple aleyhine icra takibi başlatılan dava dışı kefil ...'in aynı gerekçe ile İstanbul Anadolu 5 Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davanın taraflarının, iş bu dosya ile farklı olması nedeniyle davalının derdestlik ve hukuki yarar itirazı reddedilmiş ise de, davalının cevap dilekçesinde ayrıca doğrudan davacının İstanbul Anadolu 10 İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/196 esas sayılı davası ile açtığı borca itiraz davası yönünden de derdestlik ve hukuki yarar itirazlarında bulunulmuş, mahkemece bu itirazların yerinde olup olmadığı yönünden olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış, davalının istinaf sebebi bu yönden yerinde bulunmuştur. Kabule göre de; davacının menfi tespit davasında, takip dayanağı bonodan ötürü borlu olmadığının tespitini değil, takipte talep edilen işlemiş faiz tutarının, vade tarihine göre  fazla hesaplanmış olması nedeniyle fazla istenen faiz tutarı yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, aynı gerekçe ile menfi tespit davası tarihinden bir gün önce borca itiraz davası da açtığı, menfi tespit yargılaması devam ederken, icra hukuk mahkemesince İİK'nun 169 ve 169/a maddeleri uyarınca menfi tespit davasına da konu edilen fazla faiz tutarı yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın kanun yolu aşamasında olduğu ve kesinleşmesi halinde davacı aleyhine başlatılan takibin menfi tespit davasına konu edilen ve mahkemece de kabul edilen 45.727,99-TL işlemiş faiz yönünden iptal olacağı açık olup, mahkemece icra hukuk mahkemesindeki yargılamanın sonucuna göre eldeki menfi tespit davasının konusuz kalıp kalmayacağının, buna göre bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılıp değerlendirilmemesi de yerinde olmamıştır. Sonuç itibariyle, davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 297 ve 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 2017/347 Esas -  2021/473 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/02/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"937072c1419bd4d9","SID":"3e5071a999ca6b30"}}