{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2505 - 2024/220<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2505 <br>KARAR NO\t: 2024/220<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/246 Esas 2021/523 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 16/02/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 29/04/2011 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı ... Sigorta Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı ... AŞ’nin işleteni olduğu davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve bakım ihtiyacı doğduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını,\tdavalı ... Sigorta Şirketi yönünden, davacının kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi zararlarının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonuna 23/10/2017 tarihli ve 2017.E.66109 sayılı başvuruyu yaptığını ve davacının % 6,3 maluliyet oranına göre hesaplanan maddi tazminata hükmedildiğini, ancak davacının kaza nedeniyle yaşadığı psikolojik travmaların artarak devam ettiğini, sürekli maluliyete sebep olacak şekilde arttığını, davacının gerçek maluliyet oranının yüksek olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası kapsamında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 14/03/2018 tarihli rapordaki aleyhe tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini, davacının artan iş göremezliğinin tespiti için ek rapor alınmasını talep ettiklerini, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının uğradığı zararı karşılamaktan uzak, eksik ve yetersiz olduğunu, davacının iş göremezlik oranının artması nedeniyle dava açma gereği doğduğunu, davalı ... Sigorta şirketine  başvuruda bulunulduğunu, başvuru kapsamında davacıya kısmi ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin davacının uğradığı zararı karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik olduğunu, bakiye maddi zararlardan davalı sigorta şirketi ve aracın işleteni olan davalı şirketin sorumlu olduğunu, davalı ... Anonim Şirketi yönünden, davacının kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığını ve muayene, ameliyat ve bir çok tıbbi işleme maruz kaldığını ve uzun bir tedavi süreci yaşadığını manevi yönden zarara uğradığını ileri sürerek davacının artan işgöremezliği nedeniyle HMK 107. maddesi uyarınca talep artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla, 4.800,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL bakiye maddi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında bakıcı gideri talebini 597,38 TL’ye artırmış, davacının uğradığı geçici ve kalıcı işgöremezliği ve bakıcı gideri nedeniyle HMK 107. maddesi uyarınca talep artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla\t4.800,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL bakiye maddi tazminatın davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... Anonim Şirketi ’den müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 15.012,93 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.478,01 TL’ye, bakıcı gideri talebini 199,13 TL’ye artırmış, davacının ağır şekilde yaralanması nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Anonim Şirketi’den kaza tarihi olan 29/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ cevap dilekçesinde, davacının aynı kazayla ilgili olarak tahkim yoluna gittiğini ve verilen hükümlerin kesinleştiğini, Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2018/4588 Esas sayılı dosyası ile ödeme yapıldığından kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, sorumluluklarının poliçe teminat limitleri ile ve sigortalının kusuru oranında olduğunu, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu tarafından tespiti gerektiğini, maluliyete ilişkin maddi tazminat talebi hakkında Yargıtay uygulamalarına uygun olarak değerlendirme yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında kayıtsız şartsız ibraname karşılığından 29/09/2019 tarihinde 5.468,10 TL ödeme yapıldığını, ibraname ve ödeme belgesinin ekte olduğunu, ibranamenin geçersiz sayılmasının mümkün olmadığını, bakiye zarara ilişkin miktarın hesaplanması halinde ödeme tarihideki veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanması ve ödemenin mukayese edilmesi gerektiğini, sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olduğunu, sorumluluğun tespiti açısından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, bakım giderlerinin SGK sorumluluğunda olduğunu, bakıcı gideri ve tedavi giderleri bakımından sorumlulukları bulunmadığını, bakıcı ihtiyacı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının dava dışı ...’nın aracının içinde olup, davacının içinde bulunduğu aracın ters yöne girdiğini ve yüksek alkollü olduğu için direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve davalının aracına çarptığını, asıl kusurlunun davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsü olduğunu, bu durumun ceza dosyası ile belirlendiğini, ifadelerde ters yöne girdiğini kabul ettiğini, buna rağmen ... veya araç sahibine dava açmadığını 8 yıl sonra hiçbir kusurları yokken davalıya kötü niyetli olarak dava açtığını, aradan geçen 8 yıl içinde manevi zararın olmadığının açık olduğunu, alınan raporların üzerinden uzun zaman geçtiğini, sağlık durumu ve kusur oranının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 25/12/2020 tarihli raporda davacının % 6,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 1 ay süreyle başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği, anılan rapor ile davacının maluliyet durumunda artışın bulunmadığı, ancak daha önce geçici iş görmezlik ile bakıcı gideri talep edilmediği ve buna ilişkin yapılmış ödemenin olmadığı, davacının içinde bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün 0.86 promil alkollü olup ters yönden gelmesi nedeniyle % 75 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün gerekli tedbirleri almadığından % 25 oranındakusurlu olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden kesinleşmiş karar ile maluliyet artışının olmadığı, geçici ve bakıcı giderinin hesaplandığı, davalı ... Sigorta AŞ yönünden yapılan ödemenin ödeme tarihi itibarı ile gerçek zararı karşılamadığı, ibranamenin ödenen kısma ilişkin olduğunun kabul edildiği gözetilerek hesaplanan miktardan ödeme düşülerek yapılan hesaplamadan davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün arkadaşı olduğu, bu durumda % 20 hatır taşıması nedeniyle indirim yapıldığı, davacının sürücünün  alkollü olduğunu bilerek bindiği tespit edilemediğinden bu konuda indirim yapılmadığı, kazada davacının kusuru bulunmadığı, maluliyet durumu, yolcu olarak bulunduğu aracın durumu, tarafların ekonomik durumları, yaşanan korku ve endişe hali ile malüliyetin kalıcılık durumu, davacıyı zenginleştirmeyecek davalıyı ödeme güçlüğüne düşürmeyecek oranda duyulan acı ve ızdırabın bir nebze telafisi için manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle, ... Sigorta Şirketine yönelik davanın kısmen kabulüne, kalıcı ve geçici işgöremezlik yönünden kesinleşmiş tahkim kararı bulunduğu ve maluliyet artışı olmadığı gözetilerek geçici ve kalıcı işgörmezliğe ilişkin 4.900 TL'lik talebin reddine, bakıcı giderinin daha önce talep edilmemiş olduğu ve uzamış ceza zamanaşımı nedeni ile davanın süresinde açıldığı gözetilerek 597,38 TL bakıcı giderinden % 20 hatır taşıması indirimi yapılarak 477,91 TL'nin sigorta şirketine bakıcı giderine ilişkin talebin olmadığı gözetilerek 17.05.2019 dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... Sigorta AŞ ve ... .... Dış. Tic. AŞ yönünden %20 hatır taşıması indirimi yapılarak 12.010,34 TL kalıcı işgöremezlik, 1.182,40 TL geçici işgörmezlik, 159,30 TL bakıcı giderinin sigorta şirketine tüm talepler için başvuru yapıldığı gözetilerek ... Sigorta yönünden 31.03.2018 temerrüt tarihinden, ... Gıda AŞ yönünden 29.04.2011 kaza tarihinden yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,10.000 TL manevi tazminatın 29.04.2011 kaza tarihinden yasal faizi ile davalı ... .... Dış. Tic. AŞ.den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ile davalı ... Gıda AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının maluliyeti yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30/12/2020 tarihli raporunun eksik inceleme ile hatalı şekilde hazırlandığını, davacının bacağındaki kısalık farkı nedeniyle %3 oranı verildiğini, ancak kısalık farkının kaç cm olduğu dahi değerlendirilmediğini ve ölçülmediğini, arazın tek ya da çift yönlü olup olmadığının da belirtilmediğini ve incelenmediğini, davacının E cetvelinde tespit edilen yaşının hatalı olduğunu, ruhsal patoloji saptanmadığına ilişkin tespitin hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacının duygusal çökkünlük ve arabaya binme hususunda endişelerinin arttığını ve bu durumun iş gücü kaybına yol açtığını, artan iş göremezlik bulunmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, hatır taşıması indiriminin usule ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında hatır taşıması bulunmamakla birlikte kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı tarafça hatır taşıması indirimi talep edilmediğini, yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ticari amaçla kullanılan kamyonet türü bir araç olduğunu ve ruhsatnamesinde ticari araç olarak kullanıldığı belirtildiğinden avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... Sigorta Şirketi lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davalı ... sigorta AŞ ve ... Anonim Şirketi yönünden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmadığından adı geçen davalılar yönünden hatır taşıması indirimi yapılmasının mümkün olmadığını, davalılar tarafından süresi içinde hatır taşıması indirimi talep edilmediğini,\t... plakalı aracın işleteni bir ticaret şirketi olduğundan aracın ayrıca yük nakli ticari amaçla kullanıldığından avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davalılar yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi ve ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatır taşıması indirimi nedeniyle kısmen kabulüne karar verildiğinden vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarırın davacının uğradığı zarar ve dosya kapsamına göre eksik ve yetersiz olduğunu, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre hakkaniyete aykırı olduğunu,  davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçtiğini, davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın açılmasına haksız şekilde sebebiyet verildiğinden davanın kısmen kabul veya reddi nazara alınmaksızın tüm arabulucuk ücretinin davalılarca karşılanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDavalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece kusur yönünden eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının hatır taşımacılığıyla yolcusu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün kaza esnasında alkollü olduğunu ve ters yola girdiğini, bu nedenle kazada % 75 oranında asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, davalı şirkete ait araç sürücüsünün ise gerekli tedbirleri almadığından % 25 oranında kusurlu bulunduğunu, davacının sürücünün aracına binerken alkollü olduğunu bilip bilmediği dava süresince araştırılmadığını, bilmediği varsayımı ile hüküm kurulduğunu, araç sürücüsünün arkadaşı olduğunu ifade ettiğini, müterafik kusurun ayrıca en az % 20 oranında indirim sebebi teşkil ettiğini, bu husus araştırılmadan ve indirim sebebi uygulanmadan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, manevi tazminat aracılığıyla zenginleşme yasağına rağmen mahkemece 10.000,00 TL üzerinden kaza tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, manevi tazminatın belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartların gözetilmesi gerektiğini, karara esas alınan adli tıp raporunda davacının kaza ile illiyetli psikiyatrik hastalığının bulunmadığının tespit edildiğini, davacının artan bir manevi zararından tıbben dahi söz etmenin mümkün olmadığını, daha önce hiç talep edilmemiş olmasına rağmen, uzamış ceza zamanaşımı hükümleri esas alınarak ve kaza tarihinden bu yana 10 yıldan fazla süre ile faize işletilerek manevi tazminata karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının zaman içinde kazaya bağlı olarak artan bir zararı bulunmadığı saptanmasına rağmen yapılan ödemeler eksik ve yetersiz bulunarak tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporlarına göre ispatlanamadığını, davacının geçmişte ve güncel maluliyetine sebep olan fiziksel ve ruhsal sorumları ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı, bu bağın bizzat davacının ağır kusuru ile kesildiğini, işleten sıfatıyla sorumlulukları bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, 29/04/2011 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... Sigorta Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davalı ... Gıda AŞ'nin işleteni olup davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, davalı ... Sigorta Şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunduğunu ve % 6,3 maluliyet oranına göre tazminat ödendiğini, ancak maluliyet oranında artış olduğunu ileri sürmüş, davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve davalı ... Gıda AŞ'den manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece kusura ilişkin alınan 29/07/2021 tarihli raporda davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 25/12/2020 tarihli raporda davacının % 6,3 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 1 ay süreyle başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği, anılan rapor ile davacının maluliyet durumunda artışın bulunmadığı, davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığı, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alındığı, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün arkadaşı olup  % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... Gıda AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-Dosya içeriğinden, 29/11/2011 tarihinde dava dışı ...'nın idaresindeki ... plakalı araç ile tek yönlü bölünmüş yolda ters istikamette seyrini sürdürmek isterken dava dışı ... idaresindeki ... araç ile karşılıklı çarpışmaları sonucunda kazanın meydana geldiği belirtilerek sürücülerin ihlal ettiği kuralların belirtildiği, kazaya ilişkin olarak Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1711 Esas, 2012/1057 Karar sayılı kararı ile dava dışı sürücü ...'nın alkollü olduğu halde idaresindeki araç ile trafiğe çıktığı ve ışıklı kavşaktan ters yola girerek karşı yönden gelen araca çaptığı gerekçesiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişi tarafından ibraz edilen 29/07/2021 tarihli raporda, davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve kusursuz olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın 0,86 promil alkollü olduğu, sevk ve idaresindeki aracı ile olay mahallini tersten kullandığı sırada karşı yönden gelen ... plakalı araçla çarpışmasıyla meydana gelen kazada % 75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün aracının seyir hızını, hava, yol, trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun bir seyir hızıyla sevk ve idare etmesi, ayrıca her ne kadar ilk geçiş hakkı kendisinde olsa dahi aracının devrilmesi de hesaba katıldığında aracının hazının yüksek olması nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davalı ... AŞ vekili tarafından ibraz edilen 11/08/2021 tarihli dilekçe ile kazanın meydana geldiği yolun niteliğine, araç sürücülerinin ihlal ettiği belirtilen kurallara ve kusur oranlarına itiraz edildiği, mahkemece davalı vekilinin somut itirazları değerlendirilmediği ve kusura ilişkin yapılan incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. <br>\tBu durumda kaza tespit tutanağı ve ekli kroki, kazanın meydana geldiği yolun niteliği, araçların seyir yönü, çarpışmanın gerçekleştiği nokta, dava dışı araç sürücülerinin beyanları, ceza dosyası içeriği birlikte değerlendirilerek tarafların kusur oranının belirlenmesi için İTÜ Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak bilirkişi kurulundan tarafların itirazları da değerlendirilmek suretiyle gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.<br>\t2-6098 sayılı Borçlar Yasasının, \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. <br>Hatır için taşıma ve aracın hatır için verilmesinde işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi tutulmuş olması nedeniyle her olayda hâkim işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, tazminattan indirim de yapabilir. Hatır taşıması hakim tarafından re’sen gözetilemez. Bu nedenle hatır taşımacılığını işletenin, sürücünün ve işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin ileri sürmesi gerekir. Hatır taşıması olduğunu ispat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür. <br>Somut olayda kabule göre mahkemece karar gerekçesinde davacı lehine hesaplanan maddi tazminatlardan davacının ... plakalı araçta hatır için taşındığının kabulü ile indirim yapıldığı belirtilmiştir. Ancak dosya kapsamından, davalı ... Sigorta AŞ'nin kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, davalı ... AŞ'nin aracın işleteni olduğu, hatır taşımasının davacının yolcu olarak bulunduğu araç yönünden değerlendirilebileceği gözetilmeden karşı araç işleteni ve sigorta şirketi yönünden hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmış olması doğru olmadığı gibi davalı ... Sigorta Şirketi tarafından hatır taşıması savunmasında bulunulmadığı halde anılan davalı yönünden hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmış olması da isabetsizdir.<br>\t3-Dava dilekçesinde ... plakalı aracın işleteni olan davalı ... AŞ ile aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ... Sigorta AŞ yönünden hüküm altına alınacak tazminatın avans faizi ile tahsili talep edilmiş olduğu, kazaya karışan aracın ticari şirkete ait olması nedeniyle hüküm altına alınan tazminata avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş olması doğru değildir.  <br>\tDavacı vekili ve davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davacı vekili ve davalı ... Anonim Şirketi vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekili ve davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile;  6100 sayılı HMK’nın 353/1.a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davacı vekili ve davalı ... Anonim Şirketi vekilinin tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı vekili ve davalı ... Şirketi vekilinin tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42680d909700489f","SID":"20a90a19071201c0"}}