{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1929 Esas<br>KARAR NO: 2024/254 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2017/724 Esas - 2021/292 Karar<br>TARİH: 11/03/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davalı aleyhine Bandırma ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile toplam 12.927,82-TL asıl alacak için icra takibine giriştiklerini, ancak davalı borçlunun yetkiye, borcun 10.440,91-TL kısmına ve faize itiraz ederek bu takibi durdurduğunu ve 17.05.2016 tarihinde borcun 2.486,61-TL'lik kısmını ödediğini, akabinde yetki itirazı nedeniyle dosyanın İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğüne gönderildiğini ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davalıya ödeme emri tebliğ edildiğini, ancak davalının, borca itiraz ederek takibi tekrar durdurduğunu, takibin devamı açısından işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı tarafın müvekkili ile yaptığı alışveriş sonrasında sunulan e - faturalar düzenlendiğini, malların davalıya teslim edildiğini, ancak malların davalıya teslim edildiği halde fatura bedellerinin ödenmediği için müvekkili tarafından icra takibi yapılmak zorunda kalındığını belirterek, davanın kabulü ile, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  Davacı tarafın, Bandırma ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 12.927,82-TL bedel üzerinden müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını, yetkiye ve borca kısmen itiraz edildiğini, borcun kabul edilen 2,486,61-TL'sinin de dosyaya yatırıldığını, davacı tarafın, yetki itirazını kabul ederek yetkili icra dairesinde İcra takip işlemlerine devam ettiğini, ancak itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, zira müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının icra takibine konu ettiği cari hesap ekstresi incelendiğinde, müvekkili şirket tarafından düzenlenen, karşı tarafa gönderilen ve itiraz edilmeyen 21.07.2015 tarih, ... seri numara ve 5,66.-TL bedelli ve 31.12.2015tarih, ... seri numara 10.435,25.-TL bedelli iki adet e-fatura yer almakta olduğunu, yine müvekkili şirketin hizmet aldığı entegratör firma tarafından da iade faturalarını davacı firmaya ulaştığına dair onay da alındığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkili şirketin borcu bulunmadığının ortaya çıkacağını, ayrıca taraflar arasında bir anlaşma ve bu konuda bir mutabakat olmamasına rağmen davacı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturalarını kabul etmediklerini, kaldı ki taraflar arsında imzalanan ambalajsız ekmek fason üretim sözleşmesinde de bu yönde bir hüküm bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 11/03/2021 tarih 2017/724 Esas 2021/292 Karar sayılı kararında; \"....Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki akdi ve ticari ilişkiyi ispatla dosyaya konu  alacağa (davalı tarafından ödenen 2.486,61 TL düşüldükten sonra kalan  miktara) hak kazandığını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı anlaşılmış, davanın  kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile,  takibin aynen devamına karar verilmiştir. Eldeki dosya bakımından davalı tarafından dava tarihinden önce ödeme yapıldığı, davacı tarafından da itirazın kısmen iptali talep edildiğinden icra takibinden sonra yapılan 2.486,61 TL ödemenin mahsubu ile kalan miktar üzerinden takibin devamı gerektiği anlaşıldığından, belirtilen 2.486,61 TL ödeme hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (Adem Albayrak/Cihat Arslan, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2016 basım, sf; 1287 ) Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay 9. HD. 12.10.2020 tarih  2016/26775 Esas 2020/11341 Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, 1-Davanın  KABULÜNE, -Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile,  takibin aynen DEVAMINA, 2-Davacı tarafından itirazın kısmen iptali talep edildiğinden icra takibinden sonra yapılan 2.486,61 TL ödeme hususunda karar verilmesine yer olmadığına,3-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini,Müvekkili şirketin temel faaliyeti, dayanıklı ve dayanıksız tüketim mallarının gıda ve gıda dışı malların üretimi, ihracat, ithalatı ile dağıtımı pazarlaması ve ticaretini yapmak olduğunu, çalışmakta olduğu üreticiler tarafından imal edilen gıda ürünlerini, \"...\" ve yine ... bağlı konsept mağaza olan \"...\"  için tedarik ettiğini,  taraflar arasında ticari ilişki neticesinde müvekkili şirket tarafından  21.07.2015 tarih, ... seri numara ve 5,66 TL bedelli ve 31.12.2015 tarih, ... seri numara 10.435,25 TL bedelli iki adet iade e-faturası düzenlendiğini, Davaya konu İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazda “müvekkil şirket tarafından düzenlenen, karşı tarafa gönderilen ve itiraz edilmeyen 21.07.2015 tarih, ... seri numara ve 5,66 TL bedelli ve 31.12.2015 tarih, ... seri numara 10.435,25 TL bedelli iki adet iade e-faturanın davacı firmanı kayıtlarında yer almadığı” gerekçesiyle itiraz edildiğini, müvekkili şirketin hizmet aldığı entegratör firma tarafından da iade faturalarını davacı firmaya ulaştığına dair onay da alındığını,   Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/91 talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda “Temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtının dönülememesi, Türk Ticaret Kanununun 18’inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla , telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) itiraz edilebilmesi imkanını ortadan kaldırmadığını, Türk Ticaret kanununun 18. Maddesinde belirtilen yöntemler ile faturaya itiraz edilmesine ilişkin olarak Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinde belirtilen 8 günlük itiraz süresine uymak tacir olmanın hukuki sonuçlarından olduğunu, bu süre geçtikten sonra yapılan itirazlar ve e-fatura uygulaması üzerinden dönülen red yanıtları söz konusu faturaların alıcı tarafından fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğu” belirtittiğini, ve davacının 31.12.2015 tarihli e-faturaya itiraz işlemini TTK madde 18’e göre gerçekleştirmediğinin tespit edildiğini bu nedenle davacının davasının reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu,  03.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 10.326,15 tarihli faturanın içeriği beyan dilekçelerinde açıklandığı üzere davacı tarafından fazla fatura edilen ekmek iadeleri ile ekmek iadelerinden kaynaklandığını, bu nedenle ahlak ve iyiniyet kurallarından uzak  haksız kazanç sağlamaya çalışan davacı şirket ile ilgili müvekkili şirketin iade fatura kesmesi yerinde olduğunu ve bu nedenle davanın reddi gerektiğini,   İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ 01/07/2021 TARİHLİ EK İSTİNAF DİLEKÇESİ İLE, davacı tarafından davaya konu takibin ilk önce Bandırma ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile açıldığını, yetki ve kısmi itirazda bulunarak  2.486,61 TL ödenmek suretiyle itiraz edildiğini, söz konusu dosyanın yetki itirazının kabulü ile İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... esas sayılı numarasına kaydı yapıldığını ve  bu dosyadan işlem gördüğünü ancak davacı yapılan ödemeyi mahsup etmeden tekrar aynı 12.972,82TL bedelli ödeme emrini tebliğ etmesi nedeniyle dosyaya bu defa  2.486,61 TL'lik kısmın daha önce  ödendiği, kalan bakiyeye ise borcun bulunmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, Davacı itirazın iptalini 10.441,21 TL üzerinden açmasına rağmen, yerel mahkeme tarafından gerekçeye ve dosya içeriğine aykırı olarak \"davanın kabulü ile 10.441,21 TL  TL asıl alacak yönünden takibin devamına\" şeklinde karar vermesi gerekirken \" takibin aynen devamına\" şeklinde hüküm kurulduğunu icra dairesi tarafından hüküm fıkrası esas alındığından müvekkili şirketin icra dairesine daha fazla faiz, daha fazla icra inkar tazminatı ödemesine neden olacağını, davacı tarafından ilamdan kaynaklı talepler nedeniyle 12.972,82TL üzerinden icra inkar tazminatı talepli icra emri gönderildiğini,   İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturadan kaynaklı bakiye  cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davalı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde,Davacı tarafından davalı aleyhine 27/04/2016 tarihinde Bandırma ... İcra Müd. ... Esas sayılı dosyası ile cari hesap ekstresine dayalı olarak 12.927,82 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu vekilinin icra müdürlüğünün yetkisine ve 2.486,61 TL. Dışında kalan 10.441,21 TL. Lik kısmına itiraz etmesi üzerine dosyanın yetkili  İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğüne gönderildiği, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... esasına kayıt edilip bu dosyadan da  davalıya itiraz edilmeyen  borç miktarı düşülmeden aynı ödeme emrinin gönderildiği, davalı borçlu vekili itiraz dilekçesi ile; Yetkisiz icra müdürlüğünde itiraz edilmeyen 2.486,61 TL. miktarlı  borcun ödendiği belirtilerek borcun 2.486,61 TL. Dışında kalan 10.440, 91 TL. Lik kısmına ve ferilerine  itiraz ettiğini belirtmesi üzerine takibin durduğu, davacı alacaklı vekili tarafından itiraz edilen 10.4401,11 TL. Üzerinden itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı yüklenici ... Firması ile davalı ... arasında 15/01/2014 tarihli Ambalajsız Ekmek Fason Üretim Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusu başlıklı 2. Maddesinde;'' Yüklenici (davacı ) tarafından, ... adına ekli liste halinde belirtilen ürünlerin üretimi ve üretilen bu sözleşme konusu ürünlerin yine ...  adına,  ... belirlediği program dahilinde müşterilerine sabah,öğle,akşam sürekli olarak veya talebe göre günde altı kez sevk edileceği,'' sözleşmenin ücret başlıklı 3. Maddesinde ise;''  ...  Yüklenici'ye ödeyeceği satış noktası teslim KDV dahil sözleşme konusu ürünlerin fiyatları tarafların anlaşması neticesinde belirlenir. Ancak piyasa şartlarına ve serbest rekabet kurallarına uygun olarak ... fiyatlarda değişiklik yapabilir. Bu durumda sözleşme konusu ürünlerin rakip satış noktalarında daha düşük  fiyat ile satılması halinde, ,,, sözleşme konusu ürünlerin satış fiyatında indirime gidebilir. Satış noktasındaki bu indirim Yüklenici tarafından karşılanacaktır....,'' hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafından davalı adına düzenlenen temel faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın davalı tarafından davacı adına düzenlenen 21/07/2015 tarihinde düzenlenen 5,66 TL. Miktarlı temel fatura iade açıklamalı iade faturası ve (davalı tarafından davacı adına düzenlenen 07/12/2015 tarih  ... nolu ve 10.326,15 TL. miktarlı fiyat farkı bedeli açıklamalı iade faturasını davacının ticari defterlerine işleyip tekrardan 24/12/2015 tarihli ....4264 nolu 10.326,15 TL. Miktarlı fatura ile davalıya iade etmesi üzerine davalının tekrardan davacıya 31/12/2015 tarihli 10.435,25 TL. Tutarlı  fiyat farkı bedeli açıklamalı temel fatura iadesi gönderiyor, bu fatura davacı tarafça ticari defterlere alınmıyor.) davalı tarafından en son düzenlenen 31/12/2015 tarihli 10.435,25 TL. Tutarlı  fiyat farkı bedeli açıklamalı temel fatura iadesinden kaynaklanmaktadır.Mahkemece davacının ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle talimat mahkemesince mali müşavir bilirkişiden  alınan raporda; davacının ticari defterlerinin yerinde incelenmesi esnasında Davalı tarafından davacıya gönderilen 07/12/2015 tarih  ... nolu ve 10.326,15 TL. miktarlı fiyat farkı bedeli açıklamalı iade faturasının neden kesildiği hakkındaki sorusuna karşı;'' Muhtelif dönemlerde  Önalların teslim ettiği ürünlere istinaden kesilen faturaların ... tarafından fiyat düşürülmesi nedeni ile olduğu,'' şeklinde cevap verildiği belirtilmiştir. Davalı vekili talimat mahkemesince alınan bu rapora karşı verdiği 31/12/2019 tarihli beyan dilekçesinde; ''... yani davacı teslim ettiği ürünler daha az olmasına rağmen daha fazla ürün için fatura kesmiş, yine anlaşmaya aykırı olarak ücretlendirmesi gereken rakamdan daha fazla bedel üzerinden faturalandırma işlemi gerçekleştirtiğinden,'' fiyat farkı faturalarının düzenlendiğini beyan etmiştir.Davalı tarafça, beyan dilekçesinde belirttiği iade faturasına konu ürünlerin eksik teslim edildiğine ilişkin ve  yine anlaşmaya aykırı olarak ücretlendirmesi gereken rakamdan daha fazla bedel üzerinden faturalandırma işlemi gerçekleştirtiğine yönelik herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığı anlaşılmıştır.Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, 6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı,sahibi ve halefleri aleyhine delil sayılır. Somut olaya döndüğümüzde, davaya konu alacağın dayanağı olan temel satış faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve taraf ticari defterleri arasındaki farkın davalı tarafından davacı adına düzenlenen 21.07.2015 tarih, ... seri numara ve 5,66 TL bedelli ve 31.12.2015 tarih, ... seri numara 10.435,25 TL bedelli iki adet iade faturasından kaynaklandığı, davacının temel faturalarını ticari defterine kaydetmiş olan davalının, iade faturalarına konu ürünlerin eksik teslim edildiğine ve anlaşmaya aykırı olarak ücretlendirmesi gereken rakamdan daha fazla bedel üzerinden faturalandırma işlemi gerçekleştirtiğine yönelik herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığı anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin kurulan hükmün infazda tereddüt oluşturduğuna yönelik ek istinaf dilekçesindeki istinaf sebepleri incelendiğinde,Davacı tarafça,  istinafa konu itirazın iptali davasının davalı borçlu tarafından itiraz edilen 10.440,91 TL. Üzerinden açıldığı, mahkemece davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 10.440,91 TL. Üzerinden devamına yönelik hüküm kurulması gerektiği halde infazda terüddüt oluşturacak şekilde  takibin ( itiraz edilmeyen ve davalı tarafça ödenen kısmı da kapsar şekilde ) aynen devamına yönelik hüküm kurulması yerinde olmayıp davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın kabulü ile takibin 10.440,91 TL. üzerinden devamı  yönünde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  11/03/2021 tarih ve 2017/724 Esas - 2021/292 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 1-Davanın  KABULÜ ile;  Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile,  takibin talep gibi  10.440,91 TL. Asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, 2- Hükmedilen 10.440,91 TL. asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince alınması gereken 713,21.TL harçdan peşin olarak yatırılan 178,31.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,90.TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 214,31.TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 223,50.TL tebligat ve müzekkere gideri ile, 1.600,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam: 1.823,50.TL yargılama giderinin  davalıdan tahsili ile davacıya  verilmesine, 6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı kendisini yargılama sırasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 10.440,91.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Bakiye gider avansı varsa talep halinde iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde iadesine, 10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 54,50.TL posta gideri olmak üzere; toplam 216,60.TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,11-Bakiye gider avansı bulunması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/02/2024 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"516160f890a42731","SID":"71619934dac55092"}}