{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/55 <br>KARAR NO: 2024/227<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/04/2021<br>NUMARASI: 2018/743 Esas 2021/583 Karar <br>DAVA: Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/02/2024 <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde nakliyat emtia poliçesi ile sigortalı ... Tic. A.Ş.'ye ait emtianın Türkiye'den Kazakistan'a taşınması esnasında 56 adet 329.62 m2, 6 adet 49.080 m2 taşyünü cephe paneli ve 24 adet 298,80 m2 taşyünü çatı panelinin 22/06/2017 tarihinde hasarlandığının tespit edildiğini, hasarlı emtialar ile ilgili tutanak düzenlendiğini, 28.269-TL olarak tespit edilen hasar bedelinin 11/08/2017 tarihinde sigortalı şirkete ödendiğini, müvekkili şirketin TTK'nın 1472. maddesi gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, bu miktarın 1 nolu davalı akdi taşıyıcı ile fiili taşıyıcı diğer davalılardan talep edilmiş ise de ödenmediğini, davalıların hasardan sorumlu olduğunu belirterek sigortalıya ödenen bedelin 03/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ....A.Ş. ve ...Ltd. Şti. vekili; davacının talep ettiği tazminat miktarında çelişki olduğunu, başlangıç kısmında 28.269-TL dava dilekçesinin sonuç kısmında ise 54.134-TL talep ettiğini, meydana gelen söz konusu zarardan taşımayı yapan müvekkili şirketlerin sorumlu tutulamayacağını, tutanaklarda da açıkça belirtildiği gibi firmanın şoförünün hasarı kabul etmediğini, dosyaya ibraz edilen resimlerden açıkça görüleceği üzere taşınan malların nizami olarak durduğunu, ... plakalı aracın sürücüsünün tutanağa şerh düştüğünü, hasara boşaltım sırasında boşaltmakla yükümlü malı teslim alan firmanın forklift sürücüsünün sebep olduğunu, bu hususun tutanaklarda belirtildiğini, müvekkil firmaların ne malı yükleme ne de boşaltma yükümlülüğünün olduğunu, müvekkili taşıyıcı firmanın sigorta şirketinin ... A.Ş. olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketlere kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; dosyada mübrez tutanaklardan şoförlerin bir kısmının tutanağı aynen imzaladığı, bir kısmının ise imzalanan tutanaklara ihtirazı kayıt düşerek hasarın malzeme indirilirken meydana geldiğini belirttikleri, ancak aynen imzalanan tutanaklarda da hasarın neden meydana geldiğinin yazılmadığı, bilirkişi raporunda hasarların istiflemeye bağlı sürtünme ve yükün tahliyesi sırasında kaba elleçlemeden meydana geldiğinin tespit edildiği, ayrıca davalıların sorumlu oldukları şoförlerin nezaret görevi esnasında bu şekilde hasar meydana gelebileceğini fark etmelerinin  teknik ve fiili anlamda mümkün olmayacağını belirttiği, dava konusu istiflemeye bağlı sürtünme sonucu meydana gelen hasarda, davalıların nezaret görevi esnasında bu hususu kolaylıkla fark edemeyecekleri davalıların kusurlarının bulunmadığı, kaba elleçleme sebebiyle meydana gelen hasarda taşıyıcının sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; ambalajın yeterli ve istifin doğru olduğunu, hasarın davalı taşıyıcıların kusuru sonucunda meydana geldiğini, bu hususta yetersizlik kabul edilse dahi taşıyıcıların emtiaları şerh düşmeden almaları nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazlarının incelenmediğini, yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, davacı tarafından sigortalanan emtianın davalı taşıyıcı tarafından taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Sigortalıya ait taş yünü emtiasının Düzce'den Kazakistan'daki alıcıya nakli davalı akdi taşıyıcı  ...Ltd Şti tarafından üslenilmiş, diğer davalı fiili taşıyıcılar tarafından 5 farklı araçla her bir araç için ayrı CMR belgesi düzenlenerek gerçekleştirilmiştir. ... plaka sayılı aracın davalı  ...Ltd Şti firmasına ait olduğu ve 30/05/2017 tarihli 916 sayılı CMR belgesi tahtında taşımanın fiilen bu davalı tarafından gerçekleştirildiği, yine ... plaka sayılı aracın davalı ...Ltd Şti firmasına ait olduğu ve 31/05/2017 tarihli 820 sayılı CMR belgesi tahtında taşımanın fiilen bu davalı tarafından gerçekleştirildiği, diğer araçların ise davalı ....Ltd Şti firmasına ait olduğu ve diğer CMR belgelerinde fiili taşıyıcının ...Ltd Şti olduğu, 4 aracın 22/06/2017 tarihinde teslim yerine vardığı, yapılan kontrollerde emtiaların bir kısmında hasar bulunduğunun tespit edildiği ve tutanak altına alındığı, bahsi geçen tutanaklarda araç sürücülerinin de imzasının bulunduğu, davacı sigorta şirket tarafından dava dışı sigortalıya % 35 koasürans hissesine düşen 7.725,08-USD karşılığı 28.269-TL hasar ödemesi yapıldığı, ödemeyi alan sigortalı firma tarafından hakların davacı sigorta şirketine temlik edildiği, satışın ... teslim şartı ve ödemenin mal mukabili kararlaştırıldığı, hasar bedelinin yükte menfaati bulunan ...A.Ş. firmasına yapılması nedeniyle halefiyet koşulunun gerçekleştiği ve davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. CMR nin 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. CMR’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. Yine CMR'nin 30. maddesi gereğince, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içinde  ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır. Somut olayda emtianın varış tarihinde davalı fiili taşıyıcının araç şoförünün de imzasının bulunduğu tutanak ile emtiadaki hasar tespit edilmiştir. Davalının araç şoförünün imzasını taşıyan hasar tutanağı karşısında, davalıya süresinde hasar ihbarının yapıldığı sabittir. Yukarıda belirtildiği üzere CMR'nin 17/2 maddesinde, Yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte, ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde taşıyıcı göndereni uyarmadan ve CMR'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecektir. Fark edebileceği durumlarda, hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde, kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır. Somut olayda, 22.06.2017 tarihinde ... araç sürücülerinin imzasını taşıyan tutanaklarda \"...aracın üzerinde bulunan malzemelerde sorun olduğu görüldüğü, sorun oluşan malzemelerin balya ürün numarası, boyları ve fotoğrafları ekte düzenlenmiş olup şahitler huzurunda...\" ifadeleri ile ... plakalı araç sürücüsünün \"... araçta olan malzeme indirirken forkliftçinin vermiş olduğu hasardır...\" şeklindeki açıklaması yer almaktadır. Taşımaları yapan davalılara ait araçlar trafik kazasına karışmamış olup  meydana gelen hasarın taşımayı yapan kamyonlara ait olduğunu gösteren herhangi bir bulgu bulunmamaktadır. Aynı hasarla ilgili olarak İstanbul Anadolu 10. ATM'nin 2018/536 E.2020/677 K. Sayılı dava dosyasında hazırlanan ve eldeki dava dosyasına da sunulan bilirkişi raporunda; taşınan malzemenin uzunluğu nedeniyle paletlerin araç üzerinden yan yana konumlanan iki forkliftin eş zamanlı bıçaklarını palet altına yerleştirmesi ve paleti araç üzerinden alarak tahliye etmesi gerektiği, forkliftler arasındaki senkronizasyonun kaybolması nedeniyle özellikle paletin en altında bulunan emtianın hasarlanmasının mümkün olduğu, hasarlı ürünlerin fotoğraflarının incelenmesi sonucunda hasarın alıcının adamları tarafından yapılan tahliye hatasından kaynaklandığı, dolayısıyla taşıyıcıların kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Taşınan emtianın üretici korumundaki gönderen tarafından ambalajlanıp paletlere istiflenmek suretiyle sevk aracına yüklendiği, parsiyel yük sözkonusu olmayıp komple kamyon hamulesi yük olarak taşındığı anlaşılmakta olup, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, hasarın sevkiyat sürecinde aracın mutat salınımlarından etkilenip sürtünme nedeniyle gelmiş olduğu kabul edilse bile taşıyıcının bu hususu önceden fark etmesi mümkün olamayacağından yüke nezaretten kaynaklanan müterafik kusurunun oluşmayacağı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ff772f7eae6cb53","SID":"fded186a68182b8c"}}