{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/306 <br>KARAR NO: 2024/278<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL AND. 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/09/2020<br>ESAS NO: 2019/298 <br>KARAR NO: 2020/300<br>DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/10/2019<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı kooperatif tarafından cari hesap bakiyesi ödenmeyen kooperatif alacağı ile 30/12/2017 tarihli 2015-2016 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı ve 27/05/2018  tarihli 2017 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan karar gereğince borçluya ait ödenmeyen üye aidat alacağının şifai taleplerine rağmen ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas  sayılı dosyasında icra takibine başlandığını, itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğunu, itirazın 64.044-TL asıl alacak ve 32.651,80-TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin aylık % 1,5 yıllık (yıllık % 18) faizi ile devamına, davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere  icra inkar  tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu,  davaya konu 2015-2016 yılı Genel Kurul Kararı ve 2017 yılı Genel Kurul Kararının taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkili olan davacının davacı kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, kooperatifin hiç bir inşai faaliyet gerçekleştirmediğini, davacı kooperatifin müvekkili olan davalıya aidat borçlarının ödenmesine ilişkin ihtarda bulunmadığını haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı şirketin %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına  hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Huzurdaki dava, kooperatif üyelik alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. İddia sahibi, iddiasını ispatla yükümlüdür. Davacı kooperatif kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim edilen heyet raporu dosya içeriği ile birlikte kül halinde düşünülüp değerlendirildiğinde; davacı kooperatifin 96.695-TL alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı taraf borcu olmadığını ileri sürmüştür. Davalı tarafça, kooperatif üyeliği kapsamında aidat ödendiğine dair bir belge veya senet dosyaya ibraz edilmemiştir. Kooperatifin, üyelerinden kararlaştırılan miktarda aidat talep edebileceğinin kabulü gerekir. Öte yandan, dava dışı ..., 11.04.2012 tarihinde kooperatife üye olmuş, 04.05.2012 tarihinde kooperatif kararıyla üyeliğe kabul edilmiştir. 17.02.2016 tarihinde dava dışı Kadir tarafından kooperatif üyeliğinin davalı ...'e devredildiği anlaşılmaktadır. 17.02.2016 tarihinde davalı ..., kooperatif üyeliğini devraldığında kooperatif birikmiş borcunun 53.194-TL olduğu bilirkişi heyetince tespit edilmiştir. Bu borçtan davalı ile dava dışı önceki üyenin müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiştir.'' gerekçesi ile davanın kabulüne İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptaline, duran takibin 96.695,80-TL üzerinden yasal faizi ile devamına, Asıl alacak olan 96.695,80-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;  ''Takip ve dava dilekçemiz incelendiğinde açıkça görüleceği üzere; davaya konu alacağımız için genel kurul kararları ve BK. belirtilen işbu amir yasa hükmü doğrultusunda yasal faizin 2 katı olan yıllık %18 (aylık %1.5) faiz talep edilmiştir. sayın mahkemece takip ve davaya konu asıl alacak ve yıllık %18 (aylık %1.5) işlemiz faiz talebimiz aynen kabul edilmiştir. Bu nedenle ve taleple bağlılık ilkesi gereği usul ve yasaya uygun olan bu talebimiz karşısında sayın mahkemenin takip sonrası için yıllık %9 üzerinden faiz kararı hukuki olmaktan uzaktır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir Davalı vekili, yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''davacı kooperatif tarafından hiçbir inşai faaliyet gerçekleştirilmemiştir. Kooperatif taahhüt ettiği hiçbir faaliyette bulunmamasına rağmen (peyzaj düzenlemesi, kat irtifakından kat mülkiyetine geçilmesi işlemleri de dahil olmak üzere) üyelerden sürekli olarak kooperatif aidat borcu adı altında alacak talebinde bulunmaktadır.  Davacı Kooperatif Davalı Müvekkile Aidat Borçlarının Ödenmesine İlişkin Bir İhtarda Bulunmamıştır. Müvekkil ..., kooperatifin ilk ortağı olarak bahsedilen ...'den devredilen borçlardan da sorumlu tutulmuştur. Oysa ki müvekkil sorumlu olacaksa da yalnızca devraldıktan sonraki borçlardan sorumlu tutulmalıdır. Müvekkilden istenen bedelin aidat bedeli mi yoksa genel gider bedeli mi olduğu hususunda belirsizlik bulunmakta ve bu hususların da raporda değerlendirilmediği görülmektedir. Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin de incelenmesi ve bu hususların yeniden değerlendirilip sorumlunun buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Talebimize rağmen dava ihbar edilmemiştir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;  Dava, kooperatif aidat alacağının ve gecikme faizini tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki kısmı itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takşp dosyasının incelenmesinde;  davacının davalı aleyhine 53.194,00TL üyelik devrinden doğan kooperatif alacağı (17/02/2016),10.850,00TL kooperatif alacağı ( 2018 yılı 2. Aydan 5. Aya kadar 750*4, 2018 yılı 6. Ay için 550TL, 2018 yılı 7. Ay için 1000TL, 2018 yılı 8. Aydan 2019 yılı 4. Aya kadar 700*9) ve 32.651,80TL işlemiş faiz olmak üzere 96.695,80.-TL Tutarında toplam alacağın icra gideri, vekalet ücretinin takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek aylık %1,50 (Koop. Gecikme zammı aylık değişen oranlarda) faizi ile tahsili talebiyle takip başlattığı, takibin dayanağının cari hesap bakiyesi ödenmeyen kooperatif alacağı ile  30/12/2017 tarihli 2015-2016 yılı olağan genel kurul toplantısı ve 27/05/2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul kararına göre ödenmeyen üye aidat alacağı olduğu görülmektedir. Kooperatifin ilk ortağı olan ..., 11.04.2012 tarihinde kooperatife üye 04/05/2012 tarih ve 429 nolu Kooperatif kararı ile üyeliğe kabul edilmiştir. 17.02.2016 tarihinde ... tarafından Üsküdar ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihbarnamesi ile ... 'e üyeliğini devrettiği, Aynı tarihli ... yevmiye nolu Üsküdar ... Noterliği'nin ihbarnamesi ile davalı ... tarafından davacı kooperatife keyfiyetin bildirildiği görülmektedir. Kooperatifin ana sözleşmesinin ortakların şahsi sorumluluğu başlıklı 20/3 maddesinde ''Kooperatife giren her ortak girişinden önce doğmuş olan kooperatif borçlarından dolayı diğer ortaklar gibi sorumludur'' hükmü yer almaktadır. Genel Kurul Kararları; 2015 yılı Genel Kurulu, 20.06.2015 tarihinde yapılmış olup; bu toplantıda üye aidatı olarak her bir üyeden yıllık 1.480.-TL alınmasına, bu bedelin 4 eşit taksitle tahsil edilmesine karar verilmiştir. 2016 yılı Genel Kurulu 25.06.2016 tarihinde yapılmış olup; bu toplantıda üye aidatı olarak her bir üyeden yıllık 2.684.-TL alınmasına, bu bedelin 4 taksitle tahsil edilmesine karar verilmiştir. 2017 yılı Genel Kurulu 31.12.2017 tarihinde yapılmış olup; bu toplantıda 2018 yılı Şubat, Mart Nisan, Mayıs aylarında 750.-TL, Haziran ayında 550.-TL ödenmesine karar verilmiştir. 2018 yılı Genel Kurulu 27.05.2018 tarihinde yapılmış olup; bu toplantıda üye aidatı olarak her bir üyeden yıllık 9.000.-TL alınmasına, bu bedelin 4 taksitle tahsil edilmesine karar verilmiş, buna göre; Temmuz 2018: 1000.-TL, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralik aylarında 700.-TL, Ocak- Mayıs 2019 aralığında 700.-TL, Haziran 2019 döneminde 1.000.-TL ödenmesi şeklinde karara varılmıştır.2019 yılı Genel Kurulu 26.05,2019 tarihinde yapılmış olup; bu toplantıda üye aidatı olarak her bir üyeden aylık 1.400.-TL alınmasına karar verilmiştir. Davacı kooperatifin ticari defter ve kayıtları incelenerek hazırlanan mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyet raporunda özetle; \".. Davalı yanın kooperatif hissesini 17/02/2016 tarihinde ... tarafından devir aldığı tarih itibariyle birikmiş kooperatif borcunun  53.194-TL olduğu, bu tarih sonrası davalı adına tahakkuk eden kooperatif üyelik aidatı toplamının 10.850-TL olduğu, yıllık yapılan genel kurullarca belirlenen aidat tutarları için takip tarihi olan 15/05/2019 tarihine kadar aylık 1,5 % üzerinden talep edilebilecek faiz hesaplamasının 32.677,13-TL olabileceği, buna göre aidat bedelleri ile devir üyelik  aidatı bedeli ve gecikme  faizi toplamının 96.721,13-TL olarak hesaplandığı ve fakat taleple bağlılık ilkesine göre bu tutarın en fazla 96.695,80-TL olabileceği''   belirtilmiştir. Somut olayda davalının kooperatif ortağı olduğu ve genel kurul kararı gereğince toplanmasına karar verilen aidatları ödemesi gerektiği sabittir. Kooperatif ana sözleşmesinin 20/3 maddesi gereğince de üyeliğinden önceki borçlarında da sorumludur. Genel kurul kararlarının iptal edildiğine veya geçersiz sayıldığına ilişkin iddia ve belgeye de rastlanmamıştır. Dolayısıyla sözü edilen genel kurul kararlarının istifa veya devir yoluyla kooperatif ortaklığından ayrılmamış bulunan davalıyı da bağladığı açıktır. Mahkemece davacının ticari defterleri incelenerek alınan bilirkişi raporuna göre alacak ve işlemiş faiz hesaplanmıştır. Bu bağlamda;  mahkemece davanın kabulü ile takibe itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı taraf kendisine ihtar çekilmediğini, temerrüdün oluşmadığını, faiz talep edilemeyeceğini belirtilmiş ise de, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2012/6669 E. 2013/563 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi hükmü karşısında, genel kurulun belirlediği tarih kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur. Her ne kadar davalı taraf, kooperatifin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürmekte ise de; bu iddia dava konusu olmayıp, genel kurul kararları iptal edilmedikçe kooperatif üyelerini bağlar. Bu sebeplerle davalı itirazına itibar edilmemiştir. Davalı vekilinin diğer itirazı ise ihbar talebine rağmen davanın ...'e ihbar edilmediği yönündedir. Davanın ihbarı 6100 sayılı HMK'nun 61-64. maddelerinde düzenlenmiştir. Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği açıklanmıştır. Bir davada ihbar talebi olduğu takdirde mahkemece yapılması gereken, ihbar dilekçesinin talep olunana tebliğidir. Ancak somut dosyada dava ihbar edilmemiştir. İhbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmaması, ancak davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabileceği, ihbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında fer'i müdahaleye ilişkin HMK'nun 69/2 fıkrası hükmünün kıyasen uygulanacağı hususları bir arada değerlendirildiğinde mevcut yargılama yönünden ihbarın somut bir etkisi bulunmamaktadır. \"Her halükarda, mahkemenin davanın ihbarı talebini kabul veya redde ilişkin kararlarının tek başına kanun yoluna götürülmesi mümkün değildir. Nihai kararla kanun yoluna götürülmesi halinde de bunun bir bozma sebebi teşkil etmemesi gerekir. Zira, ihbar talebi reddedilmişse ilgili taraf bunu mahkeme dışı yolla yapabilecek durumdaydı. İhbar talebi kabul edilmişse bu mevcut dava bakımından kendi başına büyük bir önem taşımamaktadır çünkü vaki ihbar üzerine üçüncü kişi otomatik olarak fer'i müdahil sıfatını kazanmamaktadır, bilakis ihbar üzerine bile olsa başvurusu üzerine, fer'i müdahalenin koşulları ayrıca değerlendirilecektir (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.I, s761, 762).\" Yapılan açıklamalar uyarınca ihbarın yapılmamış olması kararın kaldırılma nedeni olarak değerlendirilmemiştir. Davacının istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; 6098 sayılı TBK'nın 120/2.maddesi, 3095 sayılı yasanın 1/1. ve 2/1.maddesi, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/10/2018 tarihli 2017/2240 E. 2018/4371 K sayılı ilamı da nazara alındığında, uygulanacak azami faiz aylık % 1,5 oranındadır. Takip dosyasında da  asıl alacağa aylık % 1,5 oranında işleyecek faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Mahkemece asıl alacağa takip tarihinden sonra işleyecek faizin yasal faiz olarak belirlenmesi doğru görülmemiştir. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, \"Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ...\" duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca REDDİNE ile, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/298  E. 2020/300 K. Sayılı 29/09/2020 tarihli kararının  6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,3- Davanın KABULÜ İLE,a-  İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesinin 2019/19097 Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptaline, duran takibin 96.695,80-TL üzerinden aylık %1,5 faizi ile devamına, b- Kabul edilen alacak miktarı 96.695,80-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir, 4-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden, a-Harçlar yasası gereğince alınması gereken  6.605,29 TL harçtan peşin alınan 1.167,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.437,44-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, b-Davacının yapmış olduğu 1.218,65-TL harç ve 1.889,40-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 3.108,05-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,  c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 5-İstinaf İncelemesi Yönünden; a-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 1.651,32 TL harcın mahsubu ile 1.223,72 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine,c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile 373,20 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,ç-Davalı tarafça sarf edilen istinaf yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına, d-Davacı tarafça sarf edilen 341,00 TL (İstinaf harcı ve posta masrafı) yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine, f-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, g-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/02/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62c1da6235652930","SID":"43001d0d6c98f0ff"}}