{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2313 <br>KARAR NO: 2024/371<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/03/2019<br>NUMARASI: 2015/966 Esas - 2019/357 Karar<br>DAVA:  Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2024<br>Dairemizce verilen kararın asıl dava bakımından temyiz neticesi bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>ASIL DAVA: Davacı vekili; müvekkil şirketin İtalya'da faaliyet gösteren kimyasal ürünler üreten bir firma olduğunu, ticari ilişki çerçevesinde davalı şirkete kimyasal ürünler satıldığını, ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağı toplamının 564.360,14-euro olduğunu, bu alacak tutarının, davalı şirketten Kadıköy ... Noterliği'nin 02.04.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnameyle talep edildiğini ancak davalının borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine İst. Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu öne sürerek itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ASIL DAVAYA CEVAP: Davalı vekili; müvekkil şirketin deri kimyasalları pazarlama işi ile iştigal ettiğini, 1997 yılından bu yana davacı ile devam eden ticari ilişkisi olduğunu ve davacıya ait ürünlerin Türkiye pazarındaki satış ve pazarlanması bakımından müvekkiline distribütörlük/ tek satıcılık hakkı veren bir sözleşme ilişkisinin mevcut bulunduğunu, davacının, takibe dayanak yaptığı 20.03.2015 tarihli cari hesap ekstresindeki faturaların ödendiğini, sadece 22.11.2013 tarih 1.200-Euro tutarlı faturanın müvekkili kayıtlarında olmadığını, böyle bir mal alımının da yapılmadığını, davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.<br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında  1997 yılından başlayarak 2015 yılı ekim ayına kadar devam eden tek satıcılık hakkı veren bir sözleşme ilişkisi mevcut olduğunu, 2015 yılı başından itibaren davalı şirket tarafından anılan sözleşme ilişkisine aykırı biçimde müvekkili şirketin siparişlerine cevap verilmediğini,davalı şirket ortaklarından ...'nin kurucusu ve hisselerinin tümünün maliki olduğu müvekkili şirkete yaklaşık 200 metre mesafede ... Ltd Şti unvanlı bir şirket kurulduğunu ve bu şirket üzerinden müvekkilinin portföyünde bulunan  müşterilerine fiyat teklifi gönderildiğini, davalının haksız eylemleri neticesinde sözleşmenin fesih edildiğini  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.058.463-Euro müşteri (portföy) tazminatı ve müvekkilinin elinde kalan malların değeri olan 72.122-Euro olmak üzere toplam 1.130.585-Euro'nun davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı vekili ; taraflar arasında imzalanmış hiçbir yazılı sözleşme ve herhangi bir yetki şartı anlaşması mevcut olmadığını,  davacının davalıdan kimyevi boya maddesi satın alarak Türkiye'ye ithal ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin alım-satım ilişkisinden başka bir özellik taşımadığını, taraflar arasındaki ilişkinin distribütörlük olarak nitelendirilmesinin gerçek dışı olduğunu, davacının  talebinin hukuki dayanağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Asıl davada, davanın kabulü ile; icra takibine konu alacağın taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dayandığı,davalının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı ... S.P.A.'ya 575.999,42-Euro borçlu olduğu, davacının talep ettiği 564.360,14 -Euro'nun davalı şirket ticari defterlerinde tespit edilen tutardan daha düşük olması nedeniyle davacının 564.360,14-Euro alacaklı olduğundan itirazın iptali ile takibin devamına, likit alacak nedeniyle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline; Birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davalı/ birleşen davada  davacı vekili ; icra takibinde, takip alacaklılarının, takip konusu ettikleri alacak iddialarının dayanağı olarak takip talebinde gösterdikleri hususlarla bağlı olduğunu, bu sebeple de borçluların itirazları sonrasında açtıkları davalarda, takip taleplerinde yer alan alacağın dayanağına ilişkin hususlar dışında başka hususlara dayanamayacağını, takip talebinde dayanak gösterilen ihtarnamede talep edilen alacak ile 20/03/2015 tarihli cari hesap ekstresindeki alacağın da aynı olduğunu,distribütörün sözleşmeyi haklı feshi halinde, yatırımını geri alması için makul bir süre tanınması durumu olmayacağı için fiili bir zarar oluştuğunu, bu zararın da TTK'nın 122. maddesinde düzenlenen tazminat ile telafi edileceğini,elinde kalan mallar nedeniyle de zararının bulunduğunu belirterek; kararın kaldırılarak asıl davanın reddine ve takip tarihinden önce ödenen fatura bedelleri için kötü niyetle icra takibi yapan davacının kötü niyet tazminatına  mahkum edilmesini, birleşen dava bakımından yeniden inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE VE SÜREÇ: Asıl dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; davacı alacaklının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile davalı borçlu aleyhine başlattığı ilamsız takibe (taraflar arasındaki alım- satım ticari ilişkisinden doğan, 20.03.2015 tarihli açık hesap ekstresinde gösterilen 564.360,14-Euro fatura alacakları bakiyesi ile Kadıköy .... Noterliğinin 02.04.2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname konusu 756.316,44-Euro fatura alacağı bakiyesinden kaynaklanan, 564.360,14-Euro asıl alacağa davalının vaki itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi soncunda; 2019/1581 esas, 2021/1735 karar sayılı 25.11.2021 tarihli karar ile \"İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında davacının davalı hakkında başlattığı ilamsız icra takibinde 564.360,14-Euro açık hesap alacağının tahsilini talep ettiği, takibin sebebinin 20.03.2015 tarihli açık hesap ekstresinde gösterilen 564.360,14-Euro bedelli  fatura alacakları bakiyesi ile Kadıköy ... Noterliğinin 02.04.2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname konusu 756.316,44-Euro alacağın bakiyesi olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen ihtarname ile davacı kayıtlarına göre mezkur faturaların vadesinin geçtiği ve halen ödenmediği belirtilerek 21 adet fatura bedelinden dolayı 756.316,44-Euro alacak bulunduğu belirtilmiş, söz konusu faturaların 2013 ve 2014 yıllarında düzenlendikleri, ihtarnamede listelenerek  tarih ve miktarlarına da yer verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça, davalı şirket ile devam eden ticari ilişkiden doğan ödemeler düşüldükten sonra bakiye alacağın mevcut olduğu takip talebinde borcun dayanağı olarak 21 adet fatura gösterilmiş ve listelenen faturalardan dolayı alacaklı olduğu bildirilerek bakiyesinin tahsili talep edilmiştir. Uyuşmazlığın eldeki itirazın iptali davasında incelemenin takip ve dava konusu faturalarla sınırlı olarak mı yoksa taraflar arasındaki tüm ticari ilişki değerlendirilerek mi yapılması gerektiği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.İtirazın iptali davalarında takipte dayanılmayan bir belgeye dayanılması mümkün değildir. İlk derece mahkemesince; dayanak faturalardan ötürü davalıdan alacaklı olmadığı kabul edilerek, tarafların iddia, savunma ve delillerinin yalnızca takibe konu faturalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davacının alacak talebini açıkça takip eki belgede de belirtildiği gibi ödenmeyen faturaların bakiyesine dayandırdığı,takip dayanağı faturaların  ödemelerinin gümrük ve banka kayıtları ile yapıldığı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, (Somut olaya emsal olabilecek Dairemizin 2018/604 esas, 2020/217 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11 HD nin  2020/6162 esas, 2021/ 4521 karar sayılı ilamı aynı yöndedir.) asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak asıl davanın reddine, birleşen davanın reddine\" karar verilmiştir.Kararımızın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11 HD'nin 2022/1301 esas, 2023/5440 karar sayılı 28.09.2023 tarihli karar ile \"İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Takip talebinde asıl alacak \"cari hesap alacağı\" olarak talep edilmiş, ayrıca borcun sebebinin \"...02.04.2015 tarih ve ... Yevmiye No'lu İhtarname konusu alacak bakiyesi\" olduğu belirtilmiştir. Takipte borcun sebebi olarak gösterilen ihtarname tamamen taraflar arası ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağının ödenmesine ilişkindir. Bu durumda icra takibinin cari hesap alacağına ilişkin olduğu kabul edilerek, itirazın iptali davasında taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi ve cari hesaba ilişkin defter kayıtları ve belgeler nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken takibin sırf faturaya dayalı icra takibi olduğu ve ödendiği şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.\" denilerek  kararın birleşen dava yönünden onanmasına, asıl davaya yönelik kararın bozulmasına karar verilmiştir.Usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, her ne kadar takip talebinde belirtilen faturaların ödendiği belirlenmiş ise de ,davalının incelenen kendisine ait ticari defterlerde cari (açık) hesapta ihtarda belirtilen faturalar nedeniyle bir borç olmadığı,zira bu faturaların peşin ödendiği ancak davalının daha evvel ki yıllardan beri gelen ticari ilişki nedeniyle cari hesabında  talep olunan miktarı aşan tutarda borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile itirazın iptaline, likit alacak nedeniyle %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine ilişkin hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2019 Tarih 2015/966 Esas 2019/357 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"1-Asıl davanın kabulü ile; davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı  icra takip dosyasına yaptığı itirazın, 564.360,14-Euro asıl alacak bakımından iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre Devlet bankalarının euro olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle takibin devamına,  %20 oranda hesaplanan 326.200,16-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2- Birleşen davaya ilişkin karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına,Asıl davada ilk derece yargılamasına ilişkin olarak;\"Alınması gereken 126.541,25-TL karar harcından, davacı tarafından yatırılan 19.598,90-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 106.942,35-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 19.626,6‬0-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 6.000-TL bilirkişi ücreti ve 259-TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.259-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 77.986,84.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Talep halinde ve karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" Asıl davada davalı/ birleşen dava davacısı tarafından yatırılan 26.736-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı/ birleşen davada davalı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 13-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı/ birleşen davada davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nin 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da9dbbc5c2b00976","SID":"c40ff2b8441f394f"}}