{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/472 <br>KARAR NO: 2024/575<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2023<br>ESAS NO: 2021/866<br>KARAR NO: 2023/1156<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 29/02/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  21/12/2023 tarih ve  2021/866 E -2023/1156 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifte ilk defa 2010 yılında kesin hesap yapılması ve ortakların borçlarının belirlenerek ferdileşme yoluyla tapu verilmesi konusu gündeme geldiğini, 09.05.2010 tarihli genel kurulun 6. gündem maddesinde bu konuda yönetim kurulunca yapılan hesap kabul edilmediğini, bu konuda yönetime yetki verilmesi teklifinin de reddedildiğini, daha sonra 2016 yılında kesin hesap maliyeti çıkartılmış olup 2018 yılında yapılan genel kurul ile bu maliyetin ne şekilde ödeneceğine karar verildiğini, 30.06.2018 tarihli genel kurul toplantısının 8. maddesinde, çıkartılan kesin hesap maliyetlerin 24 eşit taksitte ödenmesine ve 11. maddesinde çıkan kesin hesap borçlarını tamamen ödeyen ortakların kooperatif ile ilişkisinin kesilmesi karar altına alındığı  ve bu genel kurul kararına karşı dava açılmadığını, olup alınan kararların kesinleştiğini,  ek maliyet bedellerine ilişkin mahkemelerden farklı karar çıkması nedeni ile taraflarına ek maliyet bedeli atiye bırakılmış olup huzurdaki itirazın iptali davasında davalıdan şimdilik sadece kök maliyet taksitleri (toplam 24 taksit ) istendiğini, huzurdaki dosya ile birebir aynı olan dosyalarında yapılan yargılama neticesinde  kooperatifin üyesi olan davalıların müvekkili kooperatif tarafından çıkarılan kesin maliyet hesabı borcunun ödemesi gerektiği sonucuna varıldığını, buna karşılık, davalı tarafın tapu alırken yaptıkları ödeme dışında borçları kalmadığına ve artık kooperatif üyesi olmadıklarına dair savunmalarının ise reddedildiğini, gerek davalı aleyhine gerekse ödemesini yapmayan diğer tüm ortaklara itirazın iptali davaları açıldığı, her üye nezdinde kooperatif defter ve kayıtları üzerinde detaylı inceleme yapıldığını, dolayısıyla bu dosya bakımından da farklı bir inceleme yapılmayacağını, takip öncesi için %9 yasal faiz oranı üzerinden faiz talep edildiği, faiz yönünden de bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesini, yapılan faiz hesabında davalının ödemesi gereken aylık tutarlar ödemesi gerektiği ayın sonundan başlamak üzere faiz tahakkuk ettirildiğini, davalının üyelik ve borç durumu: davalı  ...  üye numarası ile takip tarihi itibariyle ve halen davacı kooperatifin üyesi olduğunu, üyelik belgeleri kooperatif defter ve kayıtları arasında yer aldığı gibi, davacının ismi genel kurul haziran cetvellerinde de yer aldığını, davalının kooperatife toplam kök maliyet borcu 49.356,88 TL olup (ek maliyet borcu hariç olup bu takipte ek maliyet borcu talep edilmediğini)  01.02.2019 tarihinden başlamak üzere 31.01.2021 tarihine kadar her aylık 2.056,54 TL ödemesi gerektiğini, davalı yan ödemesi gereken taksitleri geciktirmesi nedeniyle 24.05.2019 tarih ve 24 sayılı kooperatif yönetim kurulu kararı gereğince aleyhine icra takibi yapıldığını, dava konusu edilen taksitler davalının ödemesi gereken toplam kök maliyet miktarı olduğunu, icra ve inkar tazminatı talepleri, takip ve davaya konu alacakları kooperatif ile üyesi arasında üyelik ilişkisinden kaynaklanan bir alacak olup, kesin maliyet hesap raporuna istinaden doğduğunu, ayrıca genel kurul kararına ve yönetim kurulu kararına istinaden üye bazında 24 aylık ödeme takvimine bağlandığı, hem takip öncesi kooperatif tarafından hem de ödeme emriyle birlikte icra müdürlüğü tarafından davalıya tebliğ edildiğini, bu haliyle borç miktarının takip tarihi itibariyle likit, belli ve hesaplanabilir olduğunun açık olduğunu, diğer ifadeyle alacak likit olduğundan iik.m.67 gereğince ve yargıtay hgk 2010/19-376-397 e/k sayılı içtihadı gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmesinin bütün şartları mevcut olduğunu, açıklanan sebeplerle, davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini, davanın kabulü ile kayseri genel icra müdürlüğünün  ... , ... , ... sayılı dosyalarına vaki itirazın iptali ile takiplerin devamını,takip konusu borcun usulünce kesinleştirildiği ve davalıya tebliğ edilmiş olan kesin maliyet hesabına dayanması ve alacak kalemlerinin likit olması sebebiyle davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı kooperatifteki üyeliğinin sonlanması, karşılıklı ibralaşma ve davacı kooperatifin mahkeme önündeki ikrarı ile sabit olup davacı kooperatifin müvekkilinin halen kooperatifin üyesi olduğu iddiasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı kooperatifçe dava dilekçesinde müvekkilinin halen kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkiline  devredilen tapu hakkında daha önce kesin maliyet hesabı çıkarılmadığını, müvekkilinin kesin maliyet bedeli ödemeksizin tapuyu devraldığı iddia edildiğini, davacının bu iddialarının asılsız olduğu, kooperatif mevzuatı ve uygulamasıyla da bağdaşmadığını, müvekkili 2010 yılında çıkartılan kesin maliyet bedelini ödeyerek tapusunu aldığı davacı kooperatife karşı herhangi bir borcu kalmadığını, davacı kooperatif 2018 yılında yapılan genel kurul toplantısının 8. maddesine dayanarak müvekkilinden haksız ve kötü niyetli olarak para talep ettiğini, ancak söz konusu 30.06.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar mutlak butlan ile batıl olup genel kurulda alınan tüm kararların geçersiz olduğunu, bu nedenle söz konusu genel kurul kararına dayanılarak müvekkilinden para talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili, davacı kooperatifin ortağı iken üzerine düşen tüm hak ve yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiği ve üyeliği sebebiyle kendisine düşen taşınmazın tapusunu da alarak üyelikten ayrıldığını, bu husus davacı kooperatif ve müvekkilinin aralarında alacak ve borç ilişkisinin kalmadığına ilişkin karşılıklı ibralaşma ve kayseri asliye ticaret mahkemesi’nin 2014/1370 esas sayılı dosyasındaki mevcut belgeler ve davacı kooperatifin mahkeme önündeki ikrarı ile sabit olduğunu, mahkeme huzurunda yapılan ikrar kesin delil niteliği taşımakta olup mahkemece resen dikkate alınmasının gerektiğini, davacı kooperatifçe 2010 yılında kesin maliyet hesaplaması yapıldığı, kesinleşen ve müvekkilini yönünden kazanılmış hak teşkil eden bu miktarın müvekkili tarafından davacı kooperatife ödendiğini, 2010 yılında çıkartılmış ve kesinleşmiş olan konut kesin maliyet hesabı ile borcunu ödeyerek tapusunu alan müvekkilinden sözde kesin maliyet adı altında tekrardan para talep edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,davacı kooperatifin ilk kesin maliyet hesabının 2015 yılında çıkartılan kesin maliyet hesabı olduğu yönündeki iddialarının kabulü mümkün olmayıp usul ve yasaya aykırı olduğunu,Müvekkili konut kesin maliyet bedelini ödeyip tapusunu aldıktan sonra davacı kooperatif tarafından ibra edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı kooperatifin müvekkilinden bir alacağı olsaydı dahi zamanaşımına uğradığını, davalı kooperatifçe yapılan sözde kesin maliyet ve ek maliyet hesaplamasına üyelerce itiraz edilmesine rağmen gerekli usul işlemleri uygulanmadığı, söz konusu maliyet hesaplamaları batıl durumda olduğunu,kök maliyetin 492 kişi için hazırlandığını, ek maliyetin ise 378 kişi için hazırlandığı ve bu işlemin bir kısım üye aleyhine  sonuç doğurması nedeniyle  eşitlik ilkesine aykırı olduğu kayseri 2. asliye ticaret mahkemesinin 2019/466 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi ek raporu ile tespit edildiğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; öncelikle davacı kooperatif hakkında iflas kararı verilmesi nedeniyle davanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durmasını, müvekkili aleyhinde haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olan itirazın iptali davasının reddini, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan asıl alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının da davacı taraftan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"......Toplanan deliller, alınan bilirkişi kök raporu, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre; davalının kooperatif üyeliğinden ayrıldığına ilişkin herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı, kooperatif tarafından taahhüt edilen taşınmazın tapu kaydının davalı adına tescili halinde dahi davalının kooperatif üyeliğinden çıktığı şeklinde yorumlanamayacağı, bu nedenle bilirkişi kök raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin kanun ve ana sözleşmeye uygun olduğu, kesin ve ek maliyet hesabı sonucu çıkarılan borcu davalının ödemekle yükümlü olduğu, usulüne uygun alınan yönetim kurulu kararı çerçevesinde taksitlerin ödenmesi gerekirken her biri 2.056,54-TL olan borç tutarının ödenmediği usulüne uygun olarak tutulan kooperatif kayıtları ile sabit olup, kooperatif yönetim kurulu tarafından düzenlenen borcu yoktur belgesinin hukuken davacı kooperatifi bağlayıcı nitelikte bulunmadığı, bu nedenle davalının savunmasının yerinde olmadığı, davalının diğer savunmalarının da yerinde olmadığı, alınan genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının kanun ve ana sözleşmeye uygun olduğu, davacı kooperatif yetkili organlarınca alınan kesin maliyet ve ek maliyet hesabının kesinleştiği, eşitlik ilkesine aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davacının davalı kooperatif üyesi aleyhinde başlatmış olduğu icra takipleri yerinde görülmüş olup; bilirkişi heyetinin düzenlediği ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporu çerçevesinde davalının da aralarında bulunduğu kooperatif üyelerine dairenin endekslenmiş maliyetinden ödemelerin endekslenmiş tutarı düşülmek suretiyle hesaplama yapılması gerektiği, kök maliyete göre yapılan ek maliyet hesabının davalı gibi kooperatif üyelerine tahsis edilip ferdileştirilen konutların m² ölçümlerinin farklı olmasından kaynaklandığı, konut büyüklüklerinin hesaba alınması (davacıya tahsis edilen konut 130m²'dir) ve bu suretle taksit tutarlarının belirlenmesi gerektiği, davacı tarafça davalı kooperatif üyesine tahsis edilen taşınmazın m² cinsi büyüklüğü dikkate alınarak bilirkişiler tarafından davacının talep edebileceği alacak tutarının hesaplanması sonucu davacı alacağının dava ve takip konusu (3 ayrı takip dosyasının toplamı olmak üzere) 49.356,89-TL asıl alacak (2.035,35X24 taksit), 5.160,15-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.517,04-TL olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.Davacı kooperatif alacağının kesin ve ek maliyet hesabı sonucu çıkarılan ve ödeme tablosu davalıya tebliğ edilen borç tutarından kaynaklandığı, davalı borçlu tarafından kendisine devredilen taşınmazın m² cinsi büyüklüğü, kesin maliyet bedelinin kooperatif genel kurul kararında alınmış olması, dolayısıyla alacağın belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle likit nitelikte alacağa haksız itiraz nedeniyle yasal koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş......\" gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu<br>A-Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,  takibin devamına, <br>B-Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,  takibin devamına, <br>C-Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,  takibin devamına, <br>2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile,<br>A-Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  esas sayılı dosya yönünden asıl alacağın (8.226,15-TL) %20'si tutarında olmak üzere 1.645,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>B-Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  esas sayılı dosya yönünden asıl alacağın (32.904,59-TL) %20'si tutarında olmak üzere 6.580,91-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>C-Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  esas  sayılı dosya yönünden asıl alacağın (8.226,15-TL) %20'si tutarında olmak üzere 1.645,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  İşbu davanın,  davacı Kooperatif tarafından talep edilen kesin ve ek maliyet taleplerine ilişkin itirazın iptali davası olduğunu, müvekkilinin, davacı Kooperatife üye iken üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 2010 yılında çıkartılan kesin maliyet hesaplamasındaki bedelin %10'luk risk payını da ödediğini, istifa dilekçesi vererek, davacı Kooperatifle karşılıklı ibralaştığını ve ilişiğinin kesildiğini, müvekkilinin, Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin değişik 61. madde hükmü uyarınca kendisine tanınan hak ile tapusunu alarak üyeliğinin sona erdiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6310 E., 2022/185 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere  denilmekle davacının inşaatların devam ettiği kesin maliyet hesabı ve dava dilekçesinde anlaşıldığından davanın erken bir dava olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verildiğini, bu karara göre de tüm binaların bitip maliyet hesabı yapılmadan üyelerden herhangi bir ad altında para istenemeyeceğinin sabit olduğunu, bununla birlikte yerel mahkeme kararındaki bir başka hukuka aykırılık ise hükme esas alınan bilirkişi raporundan kaynaklandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunu oluşturan bilirkişiler arasında kooperatif hukukçusu bilirkişinin bulunmadığını, raporu hazırlayan bilirkişilerin mali müşavir, inşaat mühendisi ve mimardan oluştuğunu, söz konusu heyette kooperatif hukukçusu bilirkişi bulunmaması sebebiyle alınan raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kararın yalnızca bu yönden de kaldırılması gerektiğini, dolayısıyla gerek güncel Yargıtay uygulamaları, gerekse istinaf ve yerel mahkemeler tarafından verilen kararların bu yönde olup, müvekkilinin  Kooperatife karşı herhangi bir borcu olmadığı, Kooperatifçe ne adda olursa olsun istenilen tutarın haksız ve hukuka aykırı olduğu mutlak olup, işbu sebeple istinaf kanun yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah ettiği sebeplerle usul ve yasaya aykırı olarak verilen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/866 E. 2023/1156 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, kooperatif kesin maliyet alacağının tahsili istemiyle başlatılan üç ayrı ilamsız icra takibine İİK'nun 67. Maddesi gereğince yapılan itirazın iptali  istemidir. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı takip ve davada istenen miktar 35.976,17 TL'dir.Bu takip yönünden; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih ve 2021/6310 E - 2022/185 K sayılı ilamında belirtildiği üzere;Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarının karşılamaktır. Bu amaçla bir araya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.Kooperatifler Kanunu 23.maddesine göre \"kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Kooperatif ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesindir. Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir. Somut olayda; Kooperatif Ana Sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61.maddesi ve kur'a çekimine ilişkin 62.maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat sona erdikçe, biten binalar için kur'a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre %10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerin teslim edilerek kooperatiften istinaf edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62.maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağını ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetlerin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle, geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62.maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp, bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de, henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. Bu gerekçeler doğrultusunda kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunabilecektir. Bu durumda yerel mahkemece eldeki davanın erken açılmış dava olduğu gerekçesiyle usulden reddi ile, masraf ve vekalet ücretinin de bu doğrultuda ve bu konudaki Yargıtay HGK nun 2013/385 Esas - 2014/100 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilmek suretiyle (Davanın erken açılmış olması nedeniyle usulden reddi halinde davalı lehine maktu vekalet ücretini geçmemek üzere nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair) sonuçlandırılması gerekmiştir. Bu yönüyle davalının istinaf sebebinin haklı ve yerinde olduğu, ancak işbu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece  mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki gibi karar verilmesine dair işbu hüküm kurulmuştur.Davacının talebi alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı takip ve davada istenen miktar 8.645,00 TL ve  Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı takip ve davada istenen miktar 9.895,46 TL'dir.Mahkemece bu takipler yönünden de davacının talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı taraf kararı istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde netice olarak istinaf yoluyla kaldırılarak düzeltilmesi istenen karardaki kabule konu miktarın/dava değerinin  ayrı ayrı takipler yönünden 8.645,00TL ve 9.895,46 TL olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :\"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.\" şeklinde düzenlenmiştir.02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak \"binbeşyüz\" Türk Lirası ibaresi \"üçbin\" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun \"Parasal sınırların artırılması\" başlıklı ek 1. maddesinde;\"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.<br>(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.\" hükmü getirilmiştir.Mahkemece 21/12/2023 tarihinde nihai karar verilmiş olup, HMK 341/2-4 maddesi uyarınca hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL’dir.Dolayısıyla davalının istinaf talebine konu olan işbu nihai karardaki,  Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı takip ve davada istenen miktar 8.645,00 TL ve  Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı takip ve davada istenen miktar 9.895,46 TL olması nedeniyle ayrı ayrı kabul edilen karar miktarı itibariyle 17.830,00 TL nin altında olması ve usul ekonomisi gereğince  üç ayrı takip için birlikte işbu tek itirazın iptali davası açılmış olsa da ayrı ayrı icra takip dosyaları olduğundan itirazın iptali taleplerinin de birbirinden ayrı ve bağımsız dava/talep niteliğinde olması nedeniyle her bir takip miktarının ayrı ayrı dikkate alınması gerekmekle karar tarihi itibariyle KESİN nitelikte bir karardır.<br>\"Ön inceleme<br>MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.)<br>(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:<br>a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması<br>b) Kararın kesin olması<br>c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması<br>ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi<br>d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi<br>(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.<br>(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.\" şeklindeki yasa hükmü gereğince dosya üzerinden yapılacak ön incelemede kararın kesin olduğunun tespiti halinde ön incelemede öncelikle gerekli kararın verilmesi gerekir.<br>Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen hükmün Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip ve davada istenen miktar 8.645,00 TL ve  Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı takip ve davada istenen miktar 9.895,46 TL olması nedeniyle dava/talep ve dolayısıyla kabul edilen karar miktarının 8.645,000 TL ve 9.895,46 TL ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2-4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri on yedi bin sekiz yüz otuz Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin verilmiş kararlar kesin olup istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alındığından, davalının bu takiplere ilişkin istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca kararı veren mahkeme tarafından reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükmü ve 352/1-b maddesi uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davalının bu takiplere ilişkin istinaf başvurusunun HMK 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine dair  karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. \t<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 21/12/2023 tarih ve 2021/866 E - 2023/1156 K. sayılı istinafa konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip ve davada istenen miktar 8.645,00 TL ve  Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı takip ve davada istenen miktar 9.895,46 TL olması nedeniyle dava değerinin/kabul edilen karar miktarının ayrı ayrı karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davalının bu takiplere ilişkin verilen kararla ilgili yaptığı istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  esas sayılı takip dosyası yönünden verdiği kararla ilgili yaptığı istinaf başvurusunun KABULÜ İLE ; HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek yeniden karar verilmek üzere KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 21/12/2023 tarih ve 2021/866 E - 2023/1156 K. sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,\t<br>Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine, buna göre;<br>\"1-Davanın Kısmen KABUL KISMEN REDDİ ile, Davacının davalı hakkında başlatmış olduğu;<br>A-Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,  takibin devamına, <br>B-Kayseri Genel İcra Dairesinin ... ... ...  esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,  takibin devamına, <br>2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile,<br>A-Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya yönünden asıl alacağın (8.226,15-TL) %20'si tutarında olmak üzere 1.645,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>B-Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  esas  sayılı dosya yönünden asıl alacağın (8.226,15-TL) %20'si tutarında olmak üzere 1.645,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Alınması gereken 1.266,00-TL karar ve ilam harcından, davacıdan  peşin olarak  alınan 751,16-TL harcın  mahsubu ile bakiye 515,30-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 818,96‬-TL, posta ve tebligat masrafı 185,00-TL, bilirkişi ücreti 4.500,00 TL olmak üzere toplam 5.503,96‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.nin 7/2 ve 13/1  maddeleri  gereğince davalı lehine takdir edilen 5.756,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>7-Davalı tarafından yapılan yargılama olmadığından karar tesisine yer olmadığına<br>8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde  davacıya iadesine,<br>\"<br>3-Davalı tarafın istinaf aşamasında yatırmış olduğu 931,03 TL istinaf karar harcının  talep halinde davalıya iadesine, <br>4-Davalı tarafın istinaf aşamasında yapmış olduğu posta gideri 272,00 TL'nin ve  1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine<br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024\t<br>\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e2812819c5ef18a","SID":"e473803a562e9787"}}