{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>57. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2841 <br>KARAR NO: 2024/292<br>TÜRK  MİLLETİ  ADINA     <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2022<br>NUMARASI: 2021/629 Esas, 2022/842 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 21/02/2024<br>KARAR Taraflar arasındaki davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;                                            <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı; taraflar arasında ... Mah. .... Sok. No:... Merkez Edirne adresinde yurt binası ve dükkanların bulunduğu mecur için son ve de geçerli 01/10/2013 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi yapıldığını, kira konusu yer için inşaat ve dekorasyon hizmetleri ödemeleri için bankadan kredi kullanıldığını, müvekkili şirket hesabına banka tarafından bu kredinin aktarıldığını, müvekkili şirket tarafından davalılardan kiracı sıfatındaki davalı şirket ortağı ve yetkilisi olan ...'e Edirne ... Noterliğinden ... yevmiye sayılı ve 27/09/2013 tarihinde mecur için yaptırdıkları dekorasyon ve bir takım inşaat harcamaları için 3. Kişilere adlarına ödeme yapması için vekaletname çıkardıklarını, davalı ...'in vekaletnamedeki yetkilerini ve güveni kötüye kullanarak banka hesabındaki paranın 289.780,00-TL'sini kendi şirketine \"kira avansı iadesi\" açıklaması ile aktardığını, haksız olarak müvekkili şirket hesabından çekilen paranın iadesi  için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının gerek işbirliği ve ortaklık sözleşmesinden, gerekse de kira ilişkisinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, haksız bir şekilde, davalı müvekkil şirketi tahliye etmeye, tapuda yer alan kira şerhini fek etmeye, konu taşınmazı elden çıkarmaya çalıştığını, taşınmazı satmama, tasarruf etmeme, hatta kiracı müvekkili şirketin onayı olmadan teminat dahi göstermeme/ipoteğe konu etmeme gibi yükümlülükleri mevcut olduğunu, ancak davacı yan Edirne’de açmış olduğu dava ve yapılan savcılık şikayetinden istediğini elde edemeyince bu kez de haksız bir şekilde alacak yaratmaya çalıştığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu alacak yönünden zamanaşımı itirazında bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davacı yanın tüm taleplerinin ve davasının reddi ile alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; \"...1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine...\" karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ve davalı arasından bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, vekaleten yapılan işlemler vekaletin kötüye kullanılması olduğunu, vekaletin ne amaçla kullanılması gerektiği davalıların işlemlerinden görülebildiğini, davalı ..., müvekkili şirket hesabındaki parayı kendi şahsi hesabına geçirdiğini, kötü niyetli hareket ettiğini, davalıların, kiracı şirketi müvekkiline değil kendi ortaklarına devir etme borcu altna girdiğini, davalıların takas -mahsup talebinde bulunulamayacağını, belirtilerek istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının usuli eksiklik ve esas nedenler bakımından bozularak, ilk derece mahkemesine iadesine, İstanbul ... İcra Müdürülüğü ... Esas sayılı icranın tehirine yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın istinaf başvurusu dosya içeriği ve somut hakikatlerle bağdaşmadığı için ve yerel mahkemenin gerekçeli kararı son derece isabetli olduğunu, Mahkeme'nin gerekçeli kararında da yer aldığı üzere savunmalarında yer alan tüm beyanları, davacı yan tarafından sunulan hesap ekstreleri ile doğrulandığını, müvekkili şirket ...in pay sahiplerinin, diğer davalı müvekkili ... ile birlikte, muhatabı ...’nin damadı ve güvenilir kişisi ... olduğunu ve ortaklığın da halen devam etmekte olduğunu, dolayısı ile taraflar arasındaki protokolün de hala geçerli ve ayakta olduğunu, gelinen noktada, davacı yanın istinaf sebebi olarak saydığı tüm hususlar yerel mahkemenin gerekçeli kararında ayrıntıları ile karşılığını bulduğunu, davacı yanın istinaf incelemesi talebi hukuki dayanaktan yoksun olup, reddi gerektiğini belirterek davacı yanın istinaf başvurusunun reddi ile, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/629 E. - 2022/842 K. sayılı dosya kapsamında verdiği  12/10/2022 tarihli kararının korunmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 08/02/2024 e- imza tarihli dilekçesi ile müvekkili şirketin alacağı talebine ilişkin davada, dava konusu alacak ve borçlar taraflar arasında imza edilen 24.11.2023 tarihli sulh protokolü çerçevesince fesh edilmiş olup taraflar karşılıklı olarak tüm borç ve alacaklardan birbirlerini ibra ettiğini belirterek davada talep edilen istemlerden vazgeçtiğini, davalıya karşı açılan davadan feragat ettiğini belirttiği,Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde; davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı vekilinin 09/02/2024 tarihli dilekçesi ile de davacıdan  herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığını bildirdiği görülmüştür. Davadan feragat davaya son veren taraf işlemlerinden biridir HMK'nun 307. maddesi gereğince feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK'nun 309. maddesi gereğince feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir . Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. HMK'nun 310. maddesi gereğince feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Davacı tarafın davasından feragati ile HMK'nun 307. maddesi hükmü uyarınca davacı talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmiş sayılacağından ve HMK'nun 311. maddesi gereğince feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından; Davacının  usul ve yasaya uygun davadan feragati nedeniyle, davacının istinaf talebinin esası inceenmeksizin usulen kabulü ile  İDM kararının HMK 353/1-b.2 gereğince kaldırılmasına, davacının davasının feragat nedeniyle reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı davadan feragat ettiğinden dairemiz kararı gereğince davacı vekilinin istinaf başvurularının incelenmesine yer olmadığına, kesin olmak üzere karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A.İstinaf Başvuruları Yönünden; 1.Davacının istinaf talebinin usulen KABULÜNE, HMK m.353/1-b-2 uyarınca İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/10/2022 tarih, 2021/629 Esas, 2022/842 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davalı lehine vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına, 4.Davacının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talep halinde iadesine,  gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,      <br>B.Davanın Esası Yönünden; 1.Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,  2.Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 346,90TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4. Davalı tarafın beyanı dikkate alınarak lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5.Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 21/02/2023  günü, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bffabd51dbe2592","SID":"9f9dffc543f3e97e"}}