{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1365 <br>KARAR NO: 2024/744<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/01/2023<br>NUMARASI: 2019/150 E - 2023/92 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 07/03/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili başlangıçta asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için davalı borçlu ... aleyhine 05/05/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun ise, 28/06/2016 havale tarihli dilekçesi ile işbu icra takibi açısından borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini iddia ederek, takibe yönelik davalı borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanacak %16,80 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek %18 Katma Değer Vergisi ile birlikte takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın iddialarının gerçek olmadığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin kaçak kullanım bedeline dayandırılmakta olduğunu, bu hususun doğru olmadığını, kaçak elektrik kullanımının kesinlikle söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; ... Mah., ... Sokak no:... Sultanbeyli adresindeki ... numaralı tesisata dair 05/02/2016 tarihli sözleşmesiz enerji kullanmaktan kaynaklı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, davacı firmaya yazılan müzekkere cevaplarından ... numaralı tesisat ile ilgili davalı adına abonelik sözleşmesinin bulunmadığının anlaşıldığı, aynı tesisat numarasına dair 26/12/2014 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kök rapora itirazdan sonra sunulan  26/12/2014 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının hesaplamaya dahil edildiği, süresinden sonra sunulan delil mahiyetinde olduğu gerekçesi ile itiraz edilmiş ise de; dava dilekçesinin deliller kısmında davacı firma kayıt ve belgelerinin gösterildiği, yine davacı firma tarafından gönderilen ... numaralı tesisata dair evraklar arasında tüketim endeksi listesinde ilk okuma tarihi olarak 26/12/2014 tarihinin yer aldığı, takibe konu faturanın düzenlenmesinde işbu tutanağın da esas alındığı, sunulan belge ve bilgilere göre 26/12/2014 tarihli tutanağın süresinden sonra sunulan delil olarak kabul edilemeyeceği, davalının dava  konusu adreste kaçak tutanağında belirtildiği gibi perakende satış sözleşmesiz enerji kullanımından dolayı ve ilgili yönetmeliğin  m: 26/1a bendinde belirtildiği üzere kaçak elektrik kullandığı, kaçak elektrik tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olduğu, bu nedenle, ispat yükünün bu belgenin aksini iddia eden tarafa düşmekte olduğu, davalının tutanakların aksini ispatlaması gerektiği, tanık beyanı ile bunun mümkün olmadığı, kaçak elektrik kullanımından dolayı davacının  49.418,73TL asıl alacak,  1.705,96 TL  gecikme faizi,  307,07 TL  gecikme faizi KDV'si  olmak üzere toplam 51.431,77 TL davalıdan alacaklı bulunduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" gerekçeleriyle 1)Davanın kısmen KABULÜ ile, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı/borçlunun  49.418,73TL asıl alacak,  1.705,96 TL  gecikme faizi,  307,07 TL  gecikme faizi KDV'si  olmak üzere toplam 51.431,77 TL alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %16,80 oranında  faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA, arta kalan talebin reddine, 2)İptaline karar verilen 49.418,73 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;  mahkeme tahkikat aşamasının usul ve yasaya aykırı bir şekilde  sonlandırıldığını, sözlü yargılama aşamasına geçileceğinin taraflara tefhim veya tebliğ edilmediğini,   kaçak elektrik tespit tutanakları aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerden olup davalının kaçak elektrik kullandığının ispatı niteliğinde olduğunu,  mahkemece, hatalı ve eksik incelemeler neticesinde tanzim olunan bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle müvekkili şirketin alacağının  altında olmak üzere davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edildiğini, tutanak tanıklarının dinlenilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;  davacı tarafından yerel mahkeme dosyasında iki adet kaçak elektrik tutanağı sunulduğunu, ilk sunulan tutanağın, dava dilekçesi ekinde bulunan 05/02/2016 tarihli, ... seri nolu kaçak elektrik tutanağı olduğunu, ikinci sunulan tutanağın ise, 08/06/2022 tarihli bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesi ekinde bulunan 26/12/2014 tarihli, ... seri nolu kaçak elektrik tutanağı olduğunu, bilirkişi kök raporunda, yukarıda bahsedilen ikinci tutanak dava dosyasında bulunmadığı için kaçak elektrik katsayısı 1,5 olarak alındığını, , kaçak elektrik kullanma süresinin ise 90 gün olarak belirlendiğini, bilirkişi ek raporunda ise, davacının kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ... seri numaralı tutanak dikkate alınarak, kaçak elektrik katsayısı 2 olarak alınmış, kaçak elektrik kullanma süresi 365 gün olarak belirlendiğini, ön inceleme duruşmasında verilen süre içinde delillerin dosyaya sunulmamış olduğunu,   davacının davanın açılmasından yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra sunmuş olduğu belgenin dikkate alınmaması ve kök rapordaki hesaplamalara göre hüküm kurulması gerekirken, süresi içerisinde sunulmayan belge esas alınarak düzenlenen ek rapora göre hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak elektrik tahakkukuna dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı  şirket çalışanları tarafından   05.02.2016  tarihinde davalının   adresinde yaptıkları incelemede  Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketim Tespit Tutanağı düzenlendiği,  söz konusu tutanağın “....Perakende Satış sözleşmesiz sayaçtan enerji tüketiminden tutanak tutuldu '” şeklinde tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi kök raporunda, davalının dava  konusu adreste \"Perakende Satış Sözleşmesiz\" enerji kullanımından dolayı ve ilgili yönetmeliğin  m26/1a bendinde de belirtildiği üzere   kaçak elektrik kullandığı, davalının ilk kaçak kullanımı nedeniyle  kaçak katsayısının(m.30/2) 1,5 katı olarak ele alınacağı, davacının tahakkuk hesap detayında 360 gün süre ve ihtilafsız dönem bir sonraki tarih aralığından günlük ortalama tüketim değerinin 228,924 kwh alınarak 360 x  228,924 = 82.412,80 kwh enerji miktarı üzerinden tahakkuk hesabı yaptığ bu 360 günlük süreyi hangi bilgi /belgelere nazara alınarak alındığı belli olmadığından, kaçak kullanım süresi 90 gün olarak kabul edilerek 16.409,97 TL Kaçak Enerji Bedeli ve kaçak enerji bedeline 566,48 TL Gecikme Faizi ve 101,97 TL Gecikme Faizi KDV'si hesap edilmiş olup  toplamda 17.078,42 TL tahakkuk hesap edildiğini mütalaa etmiştir. İtiraz üzerine alınan ek raporda ise, sunulan  26.12.2014 tarihli CE000416   seri nolu Kaçak Elektrik tutanağı nedeniyle   kaçak katsayısının(m.30/4) 2 katı olarak ele alınacağını, 26.12.2014 tarihli tutanakta sayaç değeri:  4.183 kwh, 05.02.2016 tarihli tutanakta sayaç değeri:  86.595 kwh olduğunu, bu 2 adet kaçak tutanağı arasında geçen 406 gün boyunca  82.412 kwh (86.595 - 4.183) enerji tükettiği tespitleriyle; davalının günlük ortalama 202,99 kwh  (82.412 / 406) elektrik tükettiğini, Yönetmeliğin m.29/1a bendinde de işbu kaçak süresinin 12 ayı geçmeyeceğinin belirtilmesi sebebiyle;  365 x 202,99 =74.091 kwh üzerinden kaçak hesabı değerlendirileceğini,   günlük ortalama tüketim miktarı (202,99 kwh) x Azami Kaçak Kullanım süresi( 365 gün) = 74.089,61 kwh hesap edildiğini, tüketilen enerji miktarına  49.418,73 TL Kaçak Enerji Bedeli ile kaçak enerji bedeline 1.705,96 TL Gecikme Faizi ve 307,07 TL Gecikme Faizi KDV'si hesap edilmiş olup  toplamda 51.431,77 TL tahakkuk hesap  edildiğini mütalaa etmiştir. Buna göre, davalı tarafça abonelik sözleşmesi yapılmaksızın elektrik kullanımı yapıldığının sabit olduğu. Bu kullanımını yönetmelik gereği kaçak kullanım olduğu, ilk kaçak tespitinin 26.12.2014 tarihinde yapıldığı sonrasında abonelik sözleşmesi de imzalanmadığı değerlendirildiğinde bilirkişi hesaplamasının yönetmelik hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla rapor un hükme esas alınması ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Davacı vekili tahkikat aşamasının usule aykırı şekilde sonlandırıldığını ileri sürmüş ise de  31/01/2023 tarihli celsede davalı vekilinin mazeret talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin ise hazır olduğu, mazeret talebi öncesi ek rapor alınmasını talep etmiş ise de mazeretin reddine ilişkin ara karar sonrası davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, süre talebinin olduğuna ilişkin beyanın da bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davacının dava yazısında belirttiği hesaplamada ilk kaçak tutanağından bahsedildiği, bu tutanağın hesaplamada değerlendirildiği, davacı tarafça dosyaya fiziken sunulmaması halinde dahi resen yazı ile istenebileceği değerlendirildiğinde davalının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,  davacı ve davalının  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalıdan alınması gereken 3.513,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 878,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.634,95 TL'nin davalıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af9453c69a7f1fee","SID":"1bdac7a6724f00c5"}}