{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/614 <br>KARAR NO: 2024/203<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/10/2020<br>NUMARASI: 2015/1386 Esas - 2020/570 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/02/2024 <br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında sigorta poliçesi akdedildiğini, bu poliçeye ilişkin olarak 15/12/2014 tarihi itibariyle muaccel halde bulunan 20.793,24-TL prim borcu bulunduğunu anılan borcun ödenmesi için Beyoğlu ... Noterliğinden 15/12/2014 günü ... yevmiye sayıyla keşide edilen ihtarnameden olumlu bir  sonuç çıkmaması üzerine tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaliyle alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davalı ile  davacı arasında 01/01/2013-01/01/2014 dönemi için 1 yıl süre ile akdedilen sigorta poliçesi kapsamında imzalanan protokolün ödeme planı başlıklı belgesinde 01/02/2013 tarihinden başlamak üzere her ay 18.695,70-TL'nin ödeneceğine ilişkin takvim belirlendiğini, müvekkilinin prim borçlarını tamamen ödediğini, borcun varlığını kabul anlamına gelmemekle beraber davacının ihtar göndermeden önceki e-posta yazışmalarında 31.113,25-TL borç bulunduğunu iddia ettiğini, borcun dayanağının sorulması üzerine işten ayrılan ya da emekli olan personelin ödemelerinin eksik olduğunun, bazı ödemelerin dekontlar ile eşleştirilemediğinin belirtildiğini ve emeklilerin ödeme dekontlarının toplanmasını istediklerini, bunun üzerine işten çıkan ya da emekli olan personellere ilişkin bilgilendirmenin yapıldığını, işten ayrılan ya da emekli olanlara ilişkin sigorta poliçesinin devam ettirmek isteyenlerin ödemelerini kendilerinin yaptığını ve ödemelerin davacı tarafından takip edildiğini, davacı firmanın devamında bu kez e-postalarda farklı olarak 20.793,24-TL talep ettiğini,borcun hangi çalışana ait olduğu yönünde bildirimde bulunmadığını, müvekkili firmadan ayrılan ya da emekli personellerin işe devam ediyormuş gibi ödeme talep edilmesinin doğru olmadığını, bunların ödeme yapıp yapmadığının kontrol edilmeyerek zararın artmasına davacının sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI\t: Mahkemece; davacı ile davalı arasında davalı çalışanları yönünden grup özel sağlık sigorta sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından 0001... 2309 numaralı poliçeden bakiye 20.793,24 TL prim borcunun davalı tarafından ödenmediği iddiası ile icra takibi başlatıldığı, hüküm kurmaya elverişli olan ve önceki bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin ve tarafların rapora itirazlarını da karşılayan 26/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı ile davacı arasında şirket çalışanları ile ilgili yapılan poliçenin 0001....2307 sayılı grup sağlık poliçesi olduğu, poliçenin tanziminden önce işten ayrılanların ya da emekliler için yapılan grup sağlık poliçesi numarasının 0001...... nolu poliçe olduğu, şirketten ayrılanlar ya da emekli olanlar yönünden çalıştıkları devredeki sağlık poliçelerinin devamının yürütüldüğü, ... ile biten poliçenin prim tutarının 205.645,70-TL olduğu, davacının ticari defterlerinde ise bu poliçe yönünden 205.645,70 TL alacak kaydı yapıldığı, bu tutarın sigortalılar tarafından ödendiği, ödeme tutarının toplamının 229.386,37 TL olduğu, sonu ... ile biten poliçenin şirkette fiilen çalışanlara ait olmadığı,çalışıyorlar ise sonu ... ile biten poliçe kapsamına dahil edilmesi gerektiği, sonu ... ile biten poliçenin sigorta çalışanlarını kapsadığı, davaya konu edilen ... nolu poliçeye ilişkin prim ödemelerinin fiilen sigortalılardan tahsil edildiği ... sayılı poliçe yönünden davalı şirketten hiçbir prim tahsil edilmediği, davalı şirketin çalışanlarını kapsayan ... nolu poliçe primlerinin davalı tarafça ödendiği,  dolayısıyla fiili duruma göre sigorta ettiren sıfatının davalı nezdinde oluşmadığı, davalının emekli olan çalışanlar yönünden ödenmediği iddia olunan prim borcundan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; 2309 sayılı poliçenin davalı şirketten ayrılan ya da emekli olan kişileri kapsadığı hususunun açıklığa kavuşturulmadığını, varsayımsal değerlendirme yapıldığını, kaldı ki ... sayılı poliçenin şirkette çalışan ya da ayrılan kişileri kapsayıp kapsamadığının dava konusu prim borcuna etkisinin bulunmadığını, çünkü prim ödeme borcunun sigorta ettiren tarafa ait olduğunu, davalının ... sayılı poliçeden haberdar olduğunu, davalının aksi yönde bir iddiası bulunmadığını, ayrıca davalının 12/07/2018 ve 06/09/2018 tarihli yazılı beyanlarının içeriğinden bu poliçeden haberdar olduklarının anlaşıldığını, davalı tarafından ileri sürülen hususların çalışanları ile kendi iç ilişkilerini ilgilendirdiğini, primlerin sigortalılar tarafından ödenmiş olmasının sigorta ettiren sıfatı bulunan davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, 27/12/2016 ve 06/09/2018 tarihli bilirkişi raporu ile davalıdan alacaklı olduklarının açıkça ortaya konulduğunu belirterek kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, taraflar arasında imzalanan grup özel sağlık sigorta sözleşmesinden kaynaklı, prim alacağının tahsili için açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı ... şirketi tarafından davalı şirket aleyhine bakiye prim borcu açıklamasıyla 20.793,24-TL prim alacağının tahsili için genel haciz yolu ile ilamsız takip yapıldığı, davalının süresi içerisinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasında geçerli olan grup özel sağlık sigorta sözleşmesinin incelenmesinde taraflarının davacı ve davalı olduğu, sözleşmenin konusunun davalı personelinin anlaşmalı sağlık kurumları listesinde yer alan kurumlarda gerçekleşen tanı ve tedavilerine ait sağlık giderinin ilgili poliçe yılı içerisinde yapılması koşulu ile poliçede belirtilen teminatlar, teminat limitleri ve limit ödeme yüzdeleri dahilinde karşılanacağı, sözleşmenin poliçenin başlangıç tarihinin 01/01/2013, bitiş tarihinin 01/01/2014 olduğu, sözleşmenin sorumluluklar başlıklı 3.1 maddesinde \"sigorta ettirenin çıkışı yapılacak sigortalılara ait bildirimlerin yapılması, sigortacının sigortalılara iletilmek üzere yapacağı bildirimler hakkında sigortalıları bilgilendirmesi ve sigorta sözleşmesinden doğan diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi ile sorumludur\" şeklinde olduğu görülmüştür. Sigorta sözleşmelerinde kural olarak prim borçlusu sözleşmenin diğer tarafı sıfatıyla sigorta ettirendir. (TTK.m.1430/1). Sigorta sözleşmesi, bir kimsenin nam ve hesabına dahi yapılmış olsa sigorta priminden sigorta ettiren sorumludur. Davalı şirketin bahsi geçen grup sağlık sigorta poliçesine ilişkin sigorta sözleşmesinde sigorta ettiren sıfatıyla imzası bulunmaktadır. Prim borcuna dayanak poliçe ... numaralı sigorta poliçesidir. Şirket çalışanları ile ilgili yapılan poliçenin ... sayılı grup sağlık poliçesi olduğu, işten ayrılanların ya da emekliler için grup sağlık poliçesi numarasının ... olduğu, aktif çalışanlar ile ilgili olmayan şirkette çalışıp da ayrılanlar ya da emekli olanlar yönünden çalıştıkları devredeki sağlık poliçelerinin ... nolu poliçe üzerinden devam ettirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı şirketin sigorta ettiren sıfatıyla prim sorumluluğun bulunduğu açıktır.Davalı, ... ile ilişkili poliçeden haberi olmadığını, böyle bir poliçe teatisi de gerçekleştirilmediğini, sadece şirket eski çalışanlarının şirket iç yönetmeliği kapsamında önceden var olan sağlık poliçelerine devam etmelerine imkan tanındığı, işten ayrılan kişilerin grup sigortası poliçesinin devam ettirildiğinden kendilerinin bilgisi olmadığını ileri sürmekte ise de şirket iç yönetmeliğinde işten ayrılan çalışanların sağlık poliçelerine devam etmelerine dair özel düzenleme yapıldığı, bahsi geçen grup sağlık poliçelerinde davalının sigorta ettiren sıfatıyla imzasının bulunduğu anlaşıldığından, çalışanların işten ayrıldıktan sonra sağlık sigortalarının devam ettiğinin davalının bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerekir. Şirket iç yönetmeliğinde prim ödemelerinin işten ayrılan çalışanlar tarafından yapılması gerektiği düzenlenmiş ise de bahsi geçen iç yönetmelik davalı ile çalışanları arasındaki ilişkiyi düzenlemekte olup davacı ... şirketi yönünden bağlayıcılığı bulunmadığından davalının sigorta ettiren sıfatıyla davacıya karşı prim sorumluluğu devam etmektedir. Davacı tarafından toplamda 250.179,61-TL prim üretildiği, bunun 229.386,37-TL kısmının ödendiği anlaşılmakla, davalının davacı ... şirketine 20.793,24-TL prim borcu bulunmaktadır.  Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davalının itirazının iptali ile takibin devamına, hükmedilen alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle davacı lehine alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatı takdirine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1386 Esas - 2020/570 Karar sayılı 22/10/2020 tarihli kararının, HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; Davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin 20.793,24-TL alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, Alacağın % 20'si oranında hesaplanan 4.158,64-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, İlk derece yargılamasına  ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 1.420,38‬-TL karar harcından mahkeme veznesine peşin yatırılan 252,39-TL ve icra veznesine yatırılan 103,97-TL olmak üzere toplam ‬‬356,36‬-TL harcın mahsubu ile kalan  1.064,02‬‬‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 384,06‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 3.503-TL bilirkişi ücreti, 295-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.798‬-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\"Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından sarf edilen 91,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db06401561fdeaf4","SID":"870d0b0a4eff46db"}}