{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   37. HUKUK DAİRESİ  <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO\t: 2023/3363 <br>KARAR NO\t: 2024/235 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>BAŞKAN\t: ...\t  (...)<br>ÜYE\t: Dr. ...\t  (...)<br>ÜYE\t: ...\t(...)<br>KATİP\t: ...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/04/2023 Ara Karar<br>NUMARASI\t\t: 2023/303 Esas<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br><br>Asliye Ticaret Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası yazılı davada verilen karara karşı, davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosyadaki tüm kayıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. <br><br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2023/7667 Esas sayılı dosyası ile alacaklı/davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine müstenit icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin dava konusu bono ile ilgili herhangi bir borcu olmadığını, davalı şirket ile müvekkili arasında, birkaç kez araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, bunlardan biri de 26.06.2021 tarihinde imzalanan araç kiralama sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme hükümleri müvekkilince ifa edildiğini, araç kiralama bedelleri her ay düzenli bir şekilde davalı şirketçe müvekkili firmaya fatura edilmiş ve müvekkili tarafından bu fatura bedelleri ödendiğini, davalı şirket yetkilisi tarafından ilgili sözleşme metnine bahse konu bono hileli bir şekilde bitişik olarak eklendiğini, müvekkili söz konusu sözleşmeyi imzaladığını düşündüğünü ancak bahsedilen hileli şekilde sözleşme metninin devamı olarak düzenlenen bonoyu da imzalamış bulunduğunu, müvekkilinin bono imzaladığından hiçbir şekilde haberi dahi olmadığını, dava konusu icra takibinden önce davalı tarafça ilgili bono, tahsil amacıyla dava dışı 3. kişilere verildiğini, bu şahıslar, müvekkili ile iletişime geçtiğini ve bedelsiz senedin tahsilini talep ettiklerini, bu şahıslar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına 09.03.2023 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmanın hâlen devam ettiğini, 26.06.2021 tarihinde davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmenin bir sureti müvekkiline verilmediğini, sözleşmenin fotoğrafı dava dışı tahsilatçı şahıslar tarafından Whatsapp'tan atıldığını, tahsilatçı ... 21.02.2023 tarihinde müvekkiline sözleşme ve senet görüntülerini Whatsapp'tan gönderdiğini, ilgili bono, sözleşme metnine bitişik olduğunu, daha sonradan üst kısmı kesilmek suretiyle bono bağımsız evrak hâline getirildiğini, müvekkiline atılan mesajlarda bononun boş olan kısımları fotoşop ile çizildiğini beyanla, müvekkili adına başlatılmış olan Ankara 4. İcra Müdürlüğü 2023/7667 Esas sayılı icra takibinin müvekkili aleyhine daha büyük zararlara yol açmaması için öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatteyse uygun görülecek bir teminat karşılığında durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br><br>İSTİNAF<br>İstinaf Kanun Yoluna Başvuranlar<br>       İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.<br>İstinaf Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK'nin 209 maddesinin birinci fıkrasının dikkate alınması gerektiğini, senede dayalı işlemlerin durması gerektiğini, senedin sahte olması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ve soruşturmanın halen devam ettiğini, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için şartların oluştuğunu, tedbirin verilmemesi halinde telafisi imkansız zararların doğabileceğini, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu beyanla istinaf talebinde bulunmuştur.<br><br>UYUŞMAZLIK VE HUKUKİ NİTELENDİRME:<br>Uyuşmazlık; kira sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyatı tedbir isteminin reddi kararının kaldırılması talebine ilişkindir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nun “ihtiyati tedbirin şartları” başlıklı 389. maddesi \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir  zararın  doğacağından  endişe  edilmesi  hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" hükmünü içermektedir. Aynı Kanunun 390/3. maddesinde ise; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" hükmü bulunmaktadır. Öte yandan İİK’nun 72. maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, alacağın % 15’inden az olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilebilir.<br>Talebe konu somut olayda; davacı aleyhine kambiyo senetlerine müstenit icra takibi başlatıldığını,  dava konusu bono ile ilgili herhangi bir borcu olmadığını,  davalı şirket yetkilisi tarafından ilgili sözleşme metnine bahse konu bono hileli bir şekilde bitişik olarak eklendiğini, dava konusu icra takibinden önce davalı tarafça ilgili bononun tahsil amacıyla dava dışı 3. kişilere verildiğini,  adına başlatılmış olan Ankara 4. İcra Müdürlüğü 2023/7667 Esas sayılı icra takibinin aleyhine daha büyük zararlara yol açmaması için öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatteyse uygun görülecek bir teminat karşılığında durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekte olup, takip konusu alacağın %15 teminat karşılığında İcra Müdürlüğü veznesine yatırılması ve yatırılan paranın da ödenmemesi şekilde ihtiyatı tedbir kararı verilmesi gerekirken ihtiyatı tedbir talebinin reddine karar verilmesi yasaya ve hukuka uygun olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.     <br>HÜKÜM:\tYukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜNE, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/04/2023 tarihli ve 2023/303 Esas sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Dosyanın yeniden karar verilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>İstinaf peşin harcının istek halinde istinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafa iadesine, <br>İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,<br> HMK 27. maddesi gereği, tarafların hukuki dinlenilme hakkı nedeniyle ve 04/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Yasanın 27. maddesi ile HMK 302. maddesine eklenen 5.fıkrası uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan incelemede 29/01/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 29/01/2024<br><br>...<br>Başkan <br><br>Üye <br>...<br>Üye <br>...<br>Katip <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5c092c22b8b484e","SID":"4ae55a72ca532864"}}