{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/940 <br>KARAR NO\t: 2024/186<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/03/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/303 Esas,  2022/179 Karar<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'nun 22 Aralık 2014 tarihinde ... Spor Kompleksi Tur.... Ltd. Şti unvanlı şirketi kuduklarını, daha sonra tarafların 04/09/2015 tarihli sözleşme ile ayrıldıklarını ve ...'nun şirketteki % 34 hissesini 1.000.000,00.-TL bedel karşılığı diğer ortak ...'ya sattığını, bu sözelşmeye Av. .... ve ...'ın tanık olduklarını, dava konusu senet keşidecisinin aynı zamanda lehtar olarak ... 04/09/2015 tarihli hisse devir sözleşmesinde var olan bütün haklarını aldığını ve ilgili sözleşmede o tarihte mevcut şirket pasiflerin ayrıntılı olarak tek tek belirtildiğini, ancak davalının güveni kötüye kullanarak şirketten ayrılacağını bile bile güya 31/07/2015 tanzim tarihli 25.000-TL bedelli bonoyu Erzurumdaki şirketten ayrılacağını bile bile ortağı olduğu ....daki şirketi borçlu göstererek ... sahibi olduğu diğer şirket olan ... ....Ltd. Şti lehine tanzim ettiğini ve bu bonoyu devir sözleşmesinin yapıldığı tüm şirket aktif ve pasiflerinin açıkça ortaya konduğu toplantıda gündeme getirilmediğini, zira Erzurumda faaliyet gösteren şirketin Ankarada ortağı olduğu şirkete böyle bir borcun bulunmadığını, bunun tamamen ayrılacağı şirket sahibi olduğu diğer şirketi haksız ve hukuka aykırı olarak borçlandırma, güveni kötüye ullanma eyleminden başka bir şey olmadığını, Ticaret Sicilden ve ilgili yerlerden sorulması halinde ...'nun senedin hem borçlusu hem de lehtarı olan her iki şirketin ortağı olduğunun ortaya çıkacağını, bu senede konu Ankaradaki şirketin Erzurumdaki şirketten bir alacağı, bir karşılığının bulunmadığını, davalı daha sonra senedi 3. Bir kişiye, .............'ya  ciro ettiğini ve bu kişi tarafından müvekkili aleyhine Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/.... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi yapıldığını, müvekkilinin bedelsiz olan bu senedi cebri icra baskısı altında Ankara .... İcra Müdürlüğü'ne 17/...2017 tarihinde 34.699,98.-TL olarak ödemek zorunda kaldığını, buna ilişkin banka dekontunun ekte suduklarını, zira müvekkilinin böyle bir senedin varlığından icradan kendisine ödeme emri tebliğ olununca haberi olduğunu, 04/09/2016 hisse devir sözleşmesinde yazılan borçlar dışında müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığı senet keşidecisinin aynı zamanda alacaklısı gözüken ... tarafından bizzat kabul edilmiş ve tanıklarla birlikte imza altına alındığını, hatta ekte sunulan davalı ve müvekkili arasında yapılmış olan 04/09/2015 tarihli anlaşma protokolünde tutanak altına alınan borçlar dışında kalan borçlardan ...'nun sorumlu olacağının açıkça belirtildiğini, hem senet alacaklısı hem de senet lehtarı olan şirketin ortağı ... hakkında güveni kötüye kullanma ve bedelsiz senedi icraya koyma suçlarından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/..... soruşturma Esas nosuyla hakkında dosya açıldığını, daha sonra davalı yanın sahte olarak düzenlediği bonoya başka kişilere ciro ederek müvekkili şirket hakkında icra takibi yapılmasına sebep olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ödeme emrini görünce şok olduğunu, zira şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle 31/07/2015 keşide tarihli ... tarafından imzalanan ve müvekkili tarafından Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün 2016/.... Esas sayılı dosyaya numarası ile takibe konu edilen senet bedeli olan toplamda 34.699,98.-TL'nin ödeme tarihi olan 17/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra İflas Kanunu Madde 72 de belirtildiği üzere  Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğini, davaya konu takibi yapan icra dairesi ve müvekkilinin yerleşim yerinin Ankara olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini  talep ettiklerini, dava konusu icra takibinin tarafı olmayan müvekkilinin hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın esastan reddi ile HMK m. 329/1 gereğince müvekkille aralarında kararlaştırılan vekalet ücretinin davacıdan alınması gerektiğini, HMK m. 329/2 gereğince, müvekkilini strese sokan huzurdaki dava nedeniyle davacı tarafın disiplin para cezasına çarptırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalının, müvekkili olduğu şirketin ortağı olduğunu ancak bu ortaklıktan 04.09.2015 tarihinde çıktığını, davalının ortağı olduğu başka bir şirket adına (... ... İnş. Taah. Oto. Spor Tesisleri Bilgisayar Tek. Tic. Ltd. Şti.) 31.07.2015 tarihinde senet düzenleyerek teslim ettiğini, bu tarihin davalı şirket ortaklığından çıktıktan sonra atıldığını, müvekkil şirketin dava dışı ... ... İnş...Ltd. Şti.'ye herhangi bir borcunun olmadığını, ancak icra takibi nedeniyle senet bedelinin ödendiğini bu nedenle ödenen tutarın davalıdan istirdadını talep etmiştir.<br>Mahkememiz'ce Erzurum Ticaret Odası'na yazılan müzekkere cevabında davalının, davacı şirtkette 11...2015 tarihine kadar ortak ve şirket müdürü olduğu bildirilmiştir. Dava konusu senet incelendiğinde ise, senedin düzenlenme tarihi 31.07.2015, düzenleyenin ... Spor Komp. Tur. Düğ. İnş. Tah. Mob. San. Tic. Ltd. Şti ve lehtarının ... ... İnş. Taah. Oto. Spor Tesisleri Bilgisayar Tek. Tic. Ltd. Şti. olduğu anlaşılmıştır. Davacının iddia ettiği üzere senedin düzenlenme tarihinin sonradan yazıldığı hususu ispat edilememiştir. Dolayısıyla davalının davacı şirketin müdürü olduğu dönemde bu senedi düzenlediği ve dava dışı  ... ... İnş. Taah. Oto. Spor Tesisleri Bilgisayar Tek. Tic. Ltd. Şti.'ne verdiği sabittir. Davacı taraf bu senet nedeniyle borçsuzluğunu iddia edip yaptığı ödemenin istirdadını talep etmektedir. Bu durumda menfi tespit iddiasının senedin lehtarı olan  dava dışı ... ... İnş. Taah. Oto. Spor Tesisleri Bilgisayar Tek. Tic. Ltd. Şti.'ne karşı ileri sürülmesi gerekir. Davalının şirket müdürü olduğu dönemde senedi düzenlendiği ve senedin lehtarının dava dışı ... ... İnş. Taah. Oto. Spor Tesisleri Bilgisayar Tek. Tic. Ltd. Şti. olduğu anlaşıldığından, senetteki tarihin sonradan atıldığı iddiası ispat edilemediğinden esas yönünden ve senet nedeniyle borçsuzluk iddiası ise senedin lehtarına karşı ileri sürülmesi gerektiğinden dava şartı (pasif husumet yokluğundan)...\" gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senet keşidecisinin aynı zamanda lehtar olan ...'nun 04/09/2015 tarihli hisse devir sözleşmesinde var olan bütün haklarını aldığını ve ilgili sözleşmede o tarihte mevcut şirket pasiflerini tek tek belirttiğini, ancak davalının güveni kötüye kullanarak şirketten ayrılacağını bile bile güya 31/07/2015 tanzim tarihli 25.000,00-TL bedelli bonoyu ortağı olduğu Erzurum'da ki şirketi borçlu göstererek Ankara'da sahibi olduğu diğer şirket olan ... .... Ltd. Şti. lehine tanzim ettiğini, bu bononun devir sözleşmesinin yapıldığı şirketin aktif ve pasiflerinin ortaya konulduğu toplantıda gündeme getirilmediğini, Erzurum'da faaliyet gösteren şirketin Ankara'da ortağı olduğu şirkete böyle bir borcu olmadığını, bunun tamamen hukuka aykırı olarak borçlandırma ve güveni kötüye kullanma eyleminden başka bir şey olmadığını, dava dosyasına sunulan davalı ile müvekkili arasında yapılmış olan 04/09/2015 tarihli anlaşma protokolünde tutanak altına alınan borçlar dışında kalan borçlardan ...'nun sorumlu olacağının açıkça belirtildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle 34.699,98-TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerekirken kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, eski şirket yöneticisine karşı açılmış hukuki sorumluluk davasıdır.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından davalı aleyhine, Ankara ..... İcra Müdürlüğü'nün 2016/.... Esas sayılı takip dosyasında 3. kişiye ödenen toplam 34.699,98-TL'nin davalıdan tahsili amacıyla açılan dava da, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2017 tarih, 2017/.... Esas, 2017/....Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın gönderildiği Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi heyetince davanın eski şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazimat davası olarak nitelendirilerek kesin yetki kuralı olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verildiği, yetkili mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın gönderildiği Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 31/05/2021 tarih, 2021/2063 Esas, 2021/7987 Karar sayılı ilamı ile, davanın eski şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası olarak nitelendirildiği ve Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesince tek hakim ile yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>5235 sayılı Kanun'un 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren, 6545 sayılı Kanunun 45. maddesiyle değişik 5/3. maddesi, \"Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın;<br>1. İflas, iflasın ertelenmesi, iflasın kaldırılması, iflasın kapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan davalara,<br>2. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işler ile davalara,<br>3. Şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara,<br>4. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, iptal davalarına, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara, ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. Heyet hâlinde bakılacak davalarla ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır. Bu fıkrada belirtilen dava ve işler dışında kalan uyuşmazlıklar mahkeme hâkimlerinden biri tarafından görülür ve karara bağlanır. Başkan ve üye hâkimler arasında dağılıma ilişkin esaslar, işlerde denge sağlanacak biçimde mahkeme başkanı tarafından önceden tespit edilir.\" hükmünü içermektedir.<br>Buna göre, şirket yöneticisine karşı açılan sorumluluk davasının bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılması gerekirken, tek hakimle yürütülüp sonuçlandırılması doğru olmamıştır.<br> Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının re'sen dikkate alınan sebeplerle HMK 355, 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf isteminin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-3. maddesi uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Kararın kaldırılma gerekçesine göre davacının sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, <br>4-Kararın kaldırılması nedeniyle başvuru sırasında peşin alınan karar harcının davacıya iadesine,<br>5-İstinaf başvurusu aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafça varsa yatırılmış olan teminatın iadesine,<br>8-Gerekçeli kararın tebliği, teminat ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere .........  tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4f3b3c1c1558b71","SID":"3814953a2c10f019"}}