{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2169 - 2024/312<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2169 <br>KARAR NO\t: 2024/312<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/598 Esas - 2022/395 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/03/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 22/04/2020 tarihinde dava dışı ...'nin kullandığı, davalı Sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan ... plaka sayılı kamyonet ile davacının kullanımında olan ... plakalı motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, dava konusu kazaya ilişkin Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını belirterek, şimdilik geçici ve sürekli işgöremezlik zararı olarak toplam 200,00 TL maddi tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kaza nedeniyle davada yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, başvurunun usulüne uygun yapılmadığını, dava konusu kazada kusur dağılımının ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, sigorta şirketinin ancak poliçe limitleri kapsamında sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, kazaya karışanların kusur durumunun tespiti yönünden Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alındığı, Ankara ATK'nın 01/04/2022 tarihli raporunda; davacı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'nin kusursuz olduğunun bildirildiği, dosyaya celbedilen Mut1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/171 Esas-2021/887 Karar sayılı dosyası kapsamında aldırılan 02/07/2021 tarihli trafik bilirkişisi ... tarafından düzenlenen kazanın meydana geldiği olay yerindeki tespit ve incelemelere dayanan kusur raporu kapsamında kapsamlı değerlendirmelere yer verildiği, buna göre ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kusurlu olmadığının, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, olay yeri incelenerek düzenlenen bu kapsamlı rapor ile Ankara ATK tarafından düzenlenen 01/04/2022 tarihli kusur raporu kapsamının birbiriyle uyumlu olduğu, çelişki arz etmediği, bu nedenle yeni bir bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığı yönünde mahkemede tam bir vicdani kanaat oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsiklet ile Mersin ili Mut İlçesi istikametinden, Karaman İli Ermenek İlçesi istikametine doğru 22.04.2020 tarihinde ... isimli arkadaşıyla seyir halinde iken, seyir halindeki sürücü ...'nin kullandığı ... plakalı kamyonetin hatalı sollama yaparak önlerine çıkması ve ani fren yapıp yolun ortasında durması sonucunda, müvekkilinin durmaya çalışmasına rağmen kamyonete arkadan çarparak dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, bahse konu kazanın gerçekleştiği sırada müvekkili ..., seyir halindeki ... plakalı motorsiklette sürücü olarak kendi şeridinden gitmekte olduğundan dava konusu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, buna karşılık dava konusu kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurun sollama yasağına riayet etmeyip hatalı sollama ve ani fren yapan kamyonet sürücüsü ...'ye ait olduğunu, zira kaza tespit tutanağında sola tehlikeli viraj yön levhası olduğunun belirtildiğini, bu durumun kaza mahallinde sollama yasağı olduğunun delili olduğunu, yeniden bir kusur raporu alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tSürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir. İşleten ve sigorta şirketi de zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Kural olarak işleten, sürücünün kusuru oranında zarar gören üçüncü kişilere karşı sorumlu olup, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı da işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmektedir.<br>\tSomut olayda, 22.04.2020 günü saat 15:00 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile Mut istikametinden Ermenek istikametine çift yönlü devlet karayolunu takiben seyri sırasında olay mahalli virajlı yol bölümüne geldiğinde aracının ön kısımları ile önünde seyreden sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonete sağ şeritte arkadan çarpması sonucu davaya konu trafik kazası meydana geldiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda; davacı sürücü ...’ın gündüz vakti meskun mahal dışında çift yönlü yolda seyrederken geldiği olay mahalli virajlı yol bölümünde yola gereken dikkatini vermesi, ön ilerisinde seyreden araçlarla takip mesafesi bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle ön ilerisindeki araca tehlikeli şekilde yaklaşıp motosikletin ön kısımları ile arkadan çarpması neticesinde sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğu, sürücü ...’nin gündüz vakti meskun mahal dışında çift yönlü devlet karayolunu takiben sağ şeritte seyri sırasında arkasından gelen sürücünün sağ şerit üzerinde aracına arkadan çarpmasına maruz kaldığı olayda kural ihlali görülmediğinden atfı kabil kusuru bulunmadığının belirtildiği, ceza dosyasında keşfen düzenlenen raporda da; \"trafik kazası oluşumunda ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 84/d maddesi (arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiği ve tam kusurlu olduğu, ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ...'nin 2918 sayılı KTK'ya göre herhangi bir kusur ve kabahati olmadığı kanaatine varılmıştır.\" denildiği, raporların oluşa uygun olduğu ve birbirini teyit ettiği anlaşılmaktadır.<br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşuna uygun olmasına, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile dosyada alınan kusur raporunun birbirini teyit eder mahiyette olmasına, davalı sigortanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunmasına, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davacı tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, \t<br>\t5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK açık olmak üzere 06/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2eccdb46969db7f9","SID":"c8ebf9d0065d140c"}}