{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA <br>                   T.C.<br>\tADANA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ\t\tKARAR<br><br>ESAS NO\t: 2020/783 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/271<br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ... ...<br><br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 31/08/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 17/03/2022<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH: ...<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;<br>\tTALEP     : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;  davalı ... türkiye çapında  dağıtım işleri yaptıran şirket olduğunu,   şirketin işini acenteler vasıtasıyla yaptırdığını,  davacı ... ... 2012 yılından 2014 yılına kadar davalının  Adana ... Acentisi olarak çalıştığını, acenteler, acente sözleşmesi gereği teşkilatlarını kurduktan ve para  kazanmaya  başladıktan sonra davalı şirketin iş bu acenteleri  zorlayarak,  acentelerden para sızdıma yolunu seçtiğini,  ..., ...'nin yetkili kişisi olduğunu,  ...ın, ...'in görevlendirdiği biri olduğunu,  acenteler ile dirket olarak münasebet kurarak dolaylı münasebet kurarak acentelerden bayilik ücreti adı altında usulsüz paralar aldtığını,  acente bir yerde ...in baskısına karşı koyamaz durumda olduğunu,  acentenin onbinlerce para harcayarak teşkilatını kurmuş, artık kazanmaya  başladığını,  davalının zorlamasına  karşı koyamayacak bir halde olduğu belirtilmiştir. ...'nin müvekkillerden 3 değişik yol kullanarak; 94.780,-TL para  aldığını belirterek,   davalı ...'in  hiçbir sebep yokken acente sözleşmesini  ani bir kararla  fesih ettiğini, sözleşmenin fesih  eder iken  öncesinde  sözleşmeyle ilgili ihtar veya  uyarıda bulunulmadığını,  iş bu davnın davalıların haksız olarak aldığı 94.780-TL paranın  davalının  haksız fesih  etmesi  sonucu  uğranılan kaybın ve çalışma sonucu  davalıya  kazandırılan ticari itibarı talep ettiklerini,  fazlaya dair  hakların  baki kalmak kaydıyla davalının şimdilik  5.000-TL karın  01.01.2014 tarihniden itibaren faizi ile birlikte  ödemesine karar verilmesini, davalının şimdilik  kazandırılan müşteri bedelinin 5.000-TLsinin,  01/01/2014 tarihinden itibaren  faizi ile birlikte  ödemesine karar verilmesini, davanın kabulü ile yargılama ve avuktalık  ücretinin  karşı  tarafa yükletilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>\t Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından istirdat ve tazminat  talepli olarak  açılan davaya usule ve esasa ilişkin  itiraz ettiği öncelikle  yetkisizlik nedeniyle  reddinin gerektiği,  taraflar arasında akdedilmiş  olan acentalık sözleşmesinin; 27. Maddesinde yetki klozunun bulunduğu bu nedenle davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini belirtmiştir. Bu olmadığı takdirde istirdat davasının koşullarının oluşmadığını,  bu nedenle  de esastan  davanın reddini talep etmiştir. <br>\tDava Acentalık sözleşmesinden kaynaklanan istirdat ve tazminat davasıdır.<br>\tMahkememizce2016/... esas 2017/... kararı ile yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Mahkemesinin 2020/... esas 2020/... karar 18/09/2020 tarihli kararı ile yetki şartının geçerli olup olmadığının değerlendirilerek yetkisizlik itirazının karara bağlanarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş olduğu anlaşıldı. <br>\tBam 9 Hukuk Dairesinin kaldırma kararı doğrultusunda Vergi Usul Kanunun 177.maddesi ve ilgili mevzuat hükümlerine göre ...'ın 1. sınıf tüccar mı, yoksa 2. Sınıf tüccar(esnaf) mı olduğu araştırılarak davacı ...'ın 24/10/2019 tarihinde Emtia Sözleşmeleri aracılık faaliyetine başladığı ve halen faaliyetine devam ettiği, ayrıca gelir vergisi mükellefi olduğu, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. <br>\t6100 sayılı HMK'nın \"Genel Yetkili Mahkeme\" başlıklı 6.maddesinin 1.fıkrasında Genel Yetkili Mahkemenin davalının gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.    <br>\tYargıtay 17.HD.nin 14/06/2013 tarih ve 2013/6995 esas, 2013/9059 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 17. maddesinde” Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” düzenlemesi yer almaktadır. <br>\t     \tYetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nun 17 maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kalabilir. Taraflar, sözleşmeyle yetkili kıldıkları mahkeme yanında kanunen yetkili olan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, bunu ayrıca sözleşmede belirtmelidirler.   Aksi   halde    davanın   yalnız    yetki sözleşmesiyle belirlenen mahkemede açılması gerekir. (HMK. mad 17). Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanır. <br>\t    Somut olaya gelince davalının süresinde mahkemenin yetkisine itiraz ettiği,  davaya konu dosya içerinde bulunan sözleşme incelendiğinde, her iki tarafın tacir olduğu anLaşıldığından,6100 sayılı HMK.nun 17/1 maddesi kapsamında sözleşmeyle yetkili kıldıkları İstanbul mahkemeleri yanında kanunen yetkili olan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam edeceğinin düzenlenmediği, böylelikle taraflarca Acentalık sözleşmesinin 27.maddesiyle yetkili kılınan İstanbul  mahkemelerinin  yetkili olduğu anlaşıldığından, mahkememizin HMK 17.maddesi uyarınca yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili Nöbetçi İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur   <br>\tH Ü K Ü M  :  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t 1- 6100 sayılı HMK.nun 19/2 maddesi gereğince davalı vekilinin YETKİ İTİRAZININ KABULÜNE, <br>2-6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,<br>3- HMK'nun 17. Maddesi uyarınca MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE<br>4-6100 sayılı HMK:nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin  İSTANBUL NÖBETÇİ  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,<br>5- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına(tebliğ ile beraber),<br>7- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,<br>8-6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların  yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, <br> Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı,   6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı   . 17/03/2022<br><br>Katip ...<br> <br> <br> <br>Hakim ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22f64837371f8480","SID":"0fb8fbf43c4eb81f"}}