{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/1990 Esas 2024/78  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1990 <br>KARAR NO\t: 2024/78<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ     <br>TARİHİ\t\t:15/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/579 Esas 2021/646 Karar<br>DAVACI <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 26/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t:  17/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  17/01/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili  Banka’nın  ... Şubesince,  kredi sözleşmelerine istinaden ...'in müşterek ve müteselsil kefaleti ile .... Şti. lehine krediler tesis edildiğini, borçlunun lehine tesis edilen ve kullandırılan kredilerin süresinde geri  ödenmemesi üzerine Yenimahalle 3. Noterliğinin 20/06/2019 tarih 17951  yevmiye no.lu hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, davalı lehine mahkemenin 2018/669 esas dosyasında 18.09.2020 tarihinde konkordato projesinin tasdiki kararı verildiğini, alacaklarının çekişmeli hale geldiğini, alacağı itiraza uğramış olan alacaklılara ilandan itibaren 1 ay içerisinde İİK 308/b maddesi uyarınca  alacak davası açmak için ihtarda bulunulduğunu belirterek, karşılıksız yazılan 5 adet çek sebebiyle 9.270,00TL, 5491 Sayılı çek kanunu gereği 14 adet iade edilmemiş çek nedeniyle depo edilmesi gereken 28.420,00TL müvekkil banka alacağının tespiti ile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte  konkordato yürürlükte bulunduğu sürece konkordato koşullarına göre, konkordatonun feshi halinde  ise, alacağın tamamının  tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra İflas Kanunu'nun 308/b maddesi gereğince Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/h maddesi göz önünde bulundurularak dava şartının gerçekleşmemesi sebebiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, tüm bunlarla birlikte Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/699 Esas sayılı dosyası ile tasdik edilen konkordato, \"faizsiz\" olduğu için davaya konu alacağın aslı, faiz alacağı olmakla ayrıca davanın esastan reddi gerektiğini, davanın kabulü halinde tasdik edilen konkordatoya tabi bu alacak ile diğer alacaklar arasında eşitsizlik doğacak olup bu durumun konkordato hukukunun temeline aykırılık teşkil edeceğini, davaya konu alacağın \"faiz\" değil \"asıl alacak\" mahiyetinde kabul edilirse de bu kere dava tarihine değin faiz hesap edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; kesin mühlet süresi içinde kalan ihtarname tarihi (20.06.2019) itibarıyla davacı bankanın davalı kredi müşterisinden 9.720,00TL nakdi ve 28.420,00TL gayrinakdi olmak üzere toplam 38.140,00TL alacaklı olduğu,9.720,00TL’nin nakden tahsili ile 28.420,00TL’nin nakden deposunun talep edilebileceği belirtilmiş ise de;  çekin karşılıksız çıkması halinde muhatap bankanın yasal sorumluluk tutarını ödemesinden sonra çek hesabı sahiplerinden bu tutarı bankaya ödeme yükümlüğünün doğacağı için bu sözleşme eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğundan, gayri nakdi alacağın konkordato davasında çekişmeli alacak olarak talep edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2020 tarih ve 2018/669 esas 2020/430 karar sayılı dosyasında 9.720,00 TL banka alacağının olduğunun tespiti ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2020 tarih ve 2018/669 esas 2020/430 karar sayılı dosyasında tasdik edilen proje kapsamında 30.01.2021 tarihinde başlamak ve takip eden her ayın 30.günü veya takip eden mesai günü sonuna değin faizsiz olarak 84 ay eşit taksitte davalı tarafından davacı bankaya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil  banka’nın ...    Şubesince  kredi sözleşmelerine istinaden ...‘in müşterek ve müteselsil kefaleti ile .... Şti lehine krediler tesis edildiğini ve kullandırıldığını, davalı .... Şti lehine tesis edilen ve kullandırılan kredilerin süresinde geri  ödenmemesi üzerine Yenimahalle 3. Noterliğinin 20/06/2019 tarih 17951  yevmiye no.lu hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, alacaklı müvekkil Banka tarafından kredi sözleşmelerine bağlı olarak .... Şti'ne kullandırılan  20/06/2019  tarihli ihtarnameye konu alacaklar;  5491 Sayılı çek kanunu gereği 14 adet iade edilmemiş çek nedeniyle depo edilmesi gereken 28.420,00 TL, karşılıksız yazılan 5 adet çek sebebiyle 9.720,00 TL olduğunu, her ne kadar yerel mahkeme tarafından gayri nakdi alacağın konkordato davasında talep edilemeyeceğinden bahisle depo edilmesi gereken tutar olan 28.420,00 TL yönünden davanın kısmen reddine karar verilmiş ise de  Çek Kanunu uyarınca  başka bir sözleşme olmasa dahi çek yaprağının tesliminin gayrinakdi  bir kredi anlaşması hükmünde olduğunu, diğer taraftan davalı ile imzalanan genel kredi sözleşmelerinde “banka’nın depo talep hakkı”nı düzenlemekte olduğunu, buna göre gayrinakdi krediler için bedelin deposunun istenebileceği düzenlenmiş olup,  davalıya teslim edilen çek yapraklarından dolayı müvekkili bankanın ödemiş olduğu yaprak sorumluluk  bedelleri de artık nakde dönüştüğü için bu bedellerin de ödenmesi gerekmekte olduğunu, hal böyleyken müvekkil bankanın ödediği yaparak sorumluluk bedelleri ile alacak nakdi alacak hükmünde olduğundan konkordato aşamasında talep edilebileceği açık olduğunu, nitekim yargılama sırasında istihsal olunan bilirkişi raporu ile de  gayrinakdi alacağın talep edebileceği ve bu alacak kalemlerinin tamamının anaparadan oluştuğunu rey ve mütalaa edildiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br><br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; konkordato davası neticesinde çekişmeli hale gelen alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnamesi, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/669 Esas 2020/430 Karar sayılı kararı, Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2019/9534 Esas sayılı dosyası, hesap ekstreleri vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/669 Esas 2020/430 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı şirket  tarafından konkordato istemiyle açılan davada dosyamız davacısı banka tarafından Komiserler Kurumuna yapılan başvurunun alacağın itiraza uğradığı gerekçesiyle çekişmeli alacak olarak değerlendirildiği ve hesaba dahil edilmediği anlaşılmıştır. <br>\t01/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;  mühlet süresi içinde kalan ihtarname tarihi (20.06.2019) itibarıyla davacı bankanın davalı kredi müşterisinden 9.720,00TL nakdi ve 28.420,00TL gayrinakdi olmak üzere toplam 38.140,00TL alacaklı olduğu, 9.720,00TL’nin nakden tahsili ile 28.420,00TL’nin nakden deposunun talep edilebileceği, talep konusu çeklere ilişkin olarak 17.05.2019-26 06.2019 dönemindeki banka asgari sorumluluk meblağlarının ihtarname tarihi (20.06 2019) itibarıyla 5 adet çekin banka asgari sorumluluk meblağının ödendiği, bu nedenle, ihtarname tarihi itibarıyla 9.720,00TL tutarında nakdi risk doğduğu, risk bakiyesinin 26.06.2019 tarihinde sorunlu krediler hesabına (SKH) aktarıldığı, ihtarname tarihi (20.06.2019), 02.01.2019 tarihinde başlamış bulunan bir yıllık kesin mühlet süresi içinde yer aldığı, dosyaya sunulan çek yaprak durumu listesine göre 2 adet çekin takastan karşılıksız çıktığı, 1 adet çekin karşılıksız çıktığı ve 11 adet çek yaprağının ise kullanılmayıp boş bırakıldığı, buna göre 14 adet çekten kaynaklı olmak üzere gayrinakdi risk oluştuğu bildirilmiştir.  <br>\tDosya kapsamından, davacı ... A.Ş. Samanpazarı Şubesi ile davalı ... Ltd. Şti. Arasında arasında 29/01/2014 tarihli ve 3.000.000,00TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında nakit ve gayrınakit krediler kullandırıldığı, borcun kredi borcununu ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından açılan konkordato davasında davacı bankanın başvurusunun alacağın itiraza uğradığı gerekçesiyle çekişmeli alacak olarak değerlendirilerek  hesaba dahil edilmemesi üzerine İİK.nun 308/b maddesine dayanılarak nakdi ve gayrınakdi alacakların tahsili istemiyle  eldeki davanın  açıldığı anlaşılmıştır. <br>\tDavacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan nakit ve gayri nakit  alacağı bulunduğunu, davalıdan olan nakit ve gayrınakit alacaklarının konkordato komiserler kurulunca kabul edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tUyuşmazlık, davacının genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan komiserler kurulunca kabul edilmeyen nakit ve gayri nakit bir alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tAçılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde nakit ve gayrınakit alacaklarının komiserler kurulu tarafından kabul edilmediğini  ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır.<br>\tYargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içeren bilirkişi raporu ile, kesin mühlet karar tarihi itibarıyla davacının davalıdan 9.720,00 TL nakit, 28.420,00 TL gayrınakit alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. <br>\t<br>\tDavacı yan davalıdan gayrınakit alacağı bulunduğunu iddia ederek gayrınakit alacağın da tahsilini talep etmiş ise de,  gayri nakit alacağın tahsili değil ancak davacı tarafından depo edilmesi talep edilebilecektir. Davacı yan ise dava dilekçesinde nakit ve gayri nakit ayrımı yapmaksızın alacağın davalıdan tahsili yönünde talepte bulunmuştur. <br>\tHükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kesin mühlet karar tarihi itibarıyla davalıdan 14 adet çekten kaynaklanan 28.420,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilince sunulan 04/01/2024 tarihli dilekçede dava konusu çek yapraklarının basım tarihlerinin 15/01/2018 olduğu bildirilmiştir. <br>\t Bu durumda depo talebine konu edilen çeklerin basım tarihleri gözetildiğinde Çek Kanunu'nun 3/9. maddesinde öngörülen 5 yıllık süre dava tarihi olan 26/10/2020 ve  ilk derece mahkemesi karar tarihi olan 15/09/2021 tarihlerinde dolmamış ise de, dosya Dairemize geldikten sonra, Dairemizin inceleme tarihi olan 21/12/2023 tarihi itibarıyla sona ermiş durumdadır. Bir başka anlatımla Dairemizin inceleme tarihi itibarıyla davacı bankanın çek yapraklarından kaynaklanan yasal sorumluluğu sona ermiş durumdadır. <br>\tBu durumda gayri nakit alacak yönünden Dairemiz karar tarihi itibarıyla davacının yasal sorumluluğunun sona erdiği, davacının gayri nakit alacağa yönelik talebinin konusuz kaldığı gözetilerek gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekmiştir. <br>\tGayri nakit alacağa ilişkin dava konusuz kaldığından yargılama giderleri yönünden davadaki haklılık durumunun dava tarihine göre tespiti gerekecektir. <br>\tYukarıda açıklandığı üzere davacı yan gayri nakit alacağın tahsilini değil, ancak deposunu talep edebileceği halde işbu davada gayri nakit alacağın da tahsilini talep etmiştir. Bir başka anlatımla, davacı dava tarihi itibarıyla konusuz kalan gayri nakdi alacağın tahsili yönünden davalı aleyhine dava açmakta haksızdır. <br>\tHal böyle olunca, davacının davalıdan bilirkişi raporu ile tespit edilen 9.720,00 TL dışında başkaca nakit alacağının bulunmadığı, gayri nakit alacağın bulunduğu tespit edilmiş ise de, Dairemiz inceleme tarihi itibarıyla davacı bankanın çeklerden kaynaklanan yasal sorumluluk süresinin sona erdiği, gayrınakit alacak yönünden davanın konusuz kaldığı, dava dilekçesindeki gayrınakit alacak talebinin depo edilmesine yönelik değil, tahsile yönelik olduğu, davacının gayrınakit alacağın tahsilini talep edemeyeceği gözetilerek gayrınakit alacak yönünden gelinen aşamada dava konusuz kaldığından kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilerek Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında konusuz kalan gayrınakit alacağa ilişkin talep yönünden yargılama giderleri gayrınakit alacak yönünden de işbu davada haksız bulunan davacı üzerinde bırakılmıştır. <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek gayrınakdi alacak yönünden kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, gayrınakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince KABULÜ ile,<br>\tAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/09/2021 tarih ve 2020/579 Esas 2021/646 Karar sayılı hükmünün  KALDIRILMASINA,<br>\tB)Davanın KISMEN KABULÜNE,<br>\t1-Davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2020 tarih ve 2018/669 esas 2020/430 karar sayılı dosyasında 9.270,00 TL banka alacağının olduğunun tespiti ile Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/09/2020 tarih ve 2018/669 esas 2020/430 karar sayılı dosyasında tasdik edilen proje kapsamında 30.01.2021 tarihinde başlamak ve takip eden her ayın 30.günü veya takip eden mesai günü sonuna değin faizsiz olarak 84 ay eşit taksitte davalı tarafından davacı bankaya ÖDENMESİNE, <br>\t2-Gayri nakit alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-Harçlar Kanunu gereği nakit alacak üzerinden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç, 54,40TL başvuru harcı ve 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 116,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t5-Harçlar Kanunu gereği gayri nakit alacak üzerinden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t6-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nakit alacak üzerinden hesap ve takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gayri nakit alacak üzerinden hesap ve takdir olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından sarf edilen 1.000,00TL bilirkişi ücreti, 73,20TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.073,20TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 536,6‬0 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı  üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t10-Bakiye gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\tC)1-Davacı tarafından peşin yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin, yatıran  üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 17/01/2024\t     <br><br><br>  Başkan-                 Üye - \tÜye -             Zabıt Katibi<br>        <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"839678c8e55b2b73","SID":"32ea4a16a9f80b02"}}