{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/458 - 2024/556<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/458 Esas <br>KARAR NO\t: 2024/556<br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/551 Esas, 2023/737 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Kişilik Haklarına Yönelik Saldırının Hukuka<br>\t\t Aykırılığının Tespiti/Yayının Durdurulması   <br> <br> Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.    <br>İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin itibar ve saygınlığına saldırıda bulunduğunu ve kamuoyunun yanıltıldığını, bu içeriğin durdurulması gerektiğini, söz konusu saldırıya ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, saldırının tespit edilerek durdurulmasını talep etmiştir.     <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece verilen ara kararda özetle; dava dilekçesinde Türk Medeni Kanununun 25. maddesine göre kişilik haklarına yönelik saldırının hukuka aykırılığının tespiti ile durdurulmasının, kaldırılmasının ve üçüncü kişilere duyurulmasının talep edilerek Türk Medeni Kanunu kapsamında kişilik hakları kapsamına giren taleplerde bulunulması, davanın şahıs varlığına ilişkin bir dava olup malvarlığı haklarına ilişkin bir dava olmaması, şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesinin görevli olması nedenleri ile mahkememiz görevsiz olduğundan davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine, talep halinde dava dosyasının genel görevli Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davanın Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrası, 114. maddesinin 1. fıkrasının c bendi ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince mahkemenin görevsiz olduğundan dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu talebin asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğini, öncelikle aşağıda dava konusu somut olaya tekraren yer vermekte fayda görüldüğünü, yerel mahkeme tarafından verilen göreve ilişkin kararın hukuka ve yargı kararlarına açıkça aykırı olduğunu, nitekim yargı kararlarının da haklılığını ortaya koyduğunu, somut olayda basın özgürlüğünün sınırlarını aşan bir saldırının söz konusu olduğunu belirterek davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kişilik haklarına saldırının tespiti, yayının durdurulması ve düzeltme metni yayınlanması talebine ilişkindir. <br>Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. <br>Davacı vekilinin, dava dilekçesinde talep etmiş olduğu müvekkili kuruluşun itibar ve saygınlığına saldırı niteliğinde bulunan haberin internet sitesinden tedbiren kaldırılmasına karar verilmesi talebi yönünden yapılan incelemede; <br>5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücaele Edilmesi Hakkında Kanun'un \"İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi\" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında; \"İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.\" hükmü düzenlenmiştir.  <br>Anılan yasal düzenleme uyarınca, internet ortamında yer aldığı belirtilen içeriklerinin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi istemleri yönünden Sulh Ceza Hakimliği görevli olduğundan, işbu talep yönünden mahkemenin görevli olmaması nedeniyle dava şartı noksanlığından istemin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esası görüşülerek tüm talepler yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Görev dava şartı niteliğinde olup taraflarca ileri sürülmese bile, mahkemece re’sen göz önünde tutulmalıdır.\t(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10/12/2018 tarihli,2016/12634  esas,2018/7778 karar sayılı ilamı)<br>Bu kapsamda; yukarıda belirtilen talep yönünden mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş ise de, işbu talepte Sulh Ceza Hakimliğinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkemece  yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>Davacı tarafın dava dilekçesinde talep etmiş olduğu davalı tarafın dava konusu yayını ile ilgili olarak düzeltme metni yayınlanmasına talebine ilişkin olarak Dairemizce yapılan incelemede;<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesine göre, mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Aynı Kanun'un 114.maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup dava şartlarının mevcut olup olmadığı davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı gibi tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceği düzenlenmiştir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan Kanun maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Aynı Kanun’un 5/2. maddesinde ticari davaların, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmış, maddenin 3.  fıkrasında; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 29/11/2017 tarih ve 2016/190 Esas, 2017/7675 Karar)  <br>Eldeki dosyada; taraflar tacirdir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04/12/2019 tarih 2017/1454 Esas, 2019/5777 Karar sayılı benzer nitelikte kararında da belirtildiği üzere, bu eylem her iki tarafın ticari işletmeleriyle ilgilidir. Tarafları da tacir olan uyuşmazlığın ticari dava olarak asliye ticaret mahkemesinde görülüp çözülmesi gerekmektedir. Bu nedenle bu talep yönünden asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>             Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esası incelenmeksizin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>      1)Davacı tarafın istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/10/2023 gün ve 2023/551 Esas, 2023/737 Karar sayılı kararının HMK'nın 353. maddesinin 1.fıkrası (a) bendinin 3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,    <br>2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, <br>3)Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine,  <br>4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>         Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353.maddenin (1).fıkrasının (a) bendinin (3). maddesi uyarınca kesin olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda 04/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.      <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imza<br><br>Üye<br><br> e-imza <br><br>Üye<br><br>  e-imza<br><br>Katip<br><br> e-imza <br><br><br><br><br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dbbb9a1db4caacb0","SID":"513a40765fb56b2e"}}