{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2354 - 2024/263<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                                               ( D İ R E N M E )<br><br>ESAS NO\t: 2023/2354 <br>KARAR NO\t: 2024/263<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>DAVACI\t\t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:  <br>\t<br>\tEskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.09.2020 T., 2018/917 E., 2020/356 K. sayılı kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine verilen Dairemizin 01.06.2022 T., 2020/1845 E., 2022/924 K. sayılı kararı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26.10.2023 T., 2022/3666 E., 2023/3531 K. sayılı kararıyla bozulmuş olmakla HMK m. 373/3 uyarınca duruşma açılmasına karar verildi, dosya incelendi:\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili,  taraflar arasında 03/04/2015 tarihinde personel temini hizmet alım sözleşmesi yapıldığını, bu kapsamda 06/05/2015-05/05/2018 tarihler arasında davalı şirkete koruma ve güvenlik hizmeti verildiğini, söz konusu sözleşme gereğince davacı şirketin edimini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davacı tarafından her ay sonunda düzenlenen fatura bedellerinin ödemelerinin davalı tarafından hem geciktirildiğini, hem de tam olarak yapılmadığını, bu durumun davacının zarara uğramasına neden olduğunu, 06/02/2018 tarihli  ihtarname ile ödeme yapılmasının ihtar edildiğini ancak borcun ödenmemesi nedeniyle 133.710,15 TL tutarındaki faiz alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın, başlatılan takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan tramvaylar ve tramvay duraklarında bilet kontrolü yapmak üzere görevlendirilecek personelleri temin amaçlı hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede faize ilişkin bir hükmün mevcut olmadığını, sözleşmeden kaynaklı bedellerin davacı tarafa ödendiğini,   işletilmiş olan faizin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br><br>DAVANIN SEYRİ VE SONUCU  \t:<br>\tİlk derece mahkemesince \"...taraf beyanları ve alınan bilirkişi raporu ile taraflar arasında, sözleşme gereği davacının tedarik hizmetini vererek faturaları düzenlediği, fatura bedellerinin davalı tarafından geç ödendiği tartışmasız olup, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede açıkça bir ödeme tarihi belirlenmiş değildir. Ancak belirtildiği gibi davacı tarafça sözleşmeye uygun olarak her ay sonunda hak edişlere bağlı olarak faturalar düzenlenip, teslim edilmiştir. TTK'nın 1530/4-a maddesi gereğince faturanın alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda borçlunun temerrüte düştüğü ve alacaklının faize hak kazanacağı anlaşılmakla, bu hükme uygun düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının gecikme faiz alacağının 143.509,77 TL olarak usule uygun olarak belirlendiği, davacı takipteki talebini ise 133.710,15 TL olduğu anlaşılmakla, davalının, itirazında haksız olduğu...\" gerekçesiyle davanın kabulüne icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir. <br>\tHükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 01.06.2022 T., 2020/1845 E., 2022/924 K. sayılı kararıyla; \"...1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle tacir olan taraflar arasındaki hizmet alın sözleşmesinin özel hukuk hükümleri kapsamında yapılmış bulunmasına göre;  davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>2- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121/son maddesinde temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceği açıkça düzenlenmiş olup ilgili hüküm emredici niteliktedir.  <br>Davacı tarafından davalı hakkında 2015 ila 2018 yılları arası için toplam 133.710,15 TL temerrüt faizi alacağının tahsiline yönelik olarak takip başlatılmış, toplam miktarın işleyecek faizi ile tahsili istenmiştir. Mahkemece hüküm tesis edilirken sadece itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğinden toplam faiz alacağına da faiz işletileceği sonucu tabiidir.Bu kapsamda, TBK'nın 121/son maddesi hükmüne aykırı olarak faize faiz işletilmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi...\" yönünde hüküm tesis edilmiştir.<br>Dairemiz kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26.10.2023 T., 2022/3666 E., 2023/3531 K. sayılı kararıyla; \"...1.Taraflar arasındaki uyuşmazlık faiz alacağına ilişkin olup tarafların sıfatı ve aralarındaki ticari ilişkinin niteliği dikkate alındığında TTK’nın 1530. maddesi gereğince borçlunun temerrüde düştüğü ve buna bağlı olarak davacı alacaklının faiz talep edebileceği açıksa da TBK’nın 131/2 maddesi gereğince en geç asıl borcun ödendiği tarihte feri nitelikte bulunan faiz alacağı hakkının saklı tutulmuş olması gerekir. <br>   \t 2.Davacı tarafından faiz alacak talebini de içeren 06.02.2018 tarihli ve 01.08.2017 tarihli ihtarnameler gönderilmiş olup, bu tarihten öncesine ait faiz alacağı hakkının saklı tutulduğuna dair bir çekince kaydı bulunmamaktadır.<br>\t3.Bu hususlar dikkate alındığında mahkemece yapılacak iş; 01.08.2017 tarihinden öncesine ilişkin asıl borç tahsil edilene kadar faiz alacağı saklı tutulmadığından bu tarihten önceki ödemelere ilişkin faiz talebinin reddine, bu tarihten sonraki ödemelere ilişkin faiz talebinin ise, yukarıda belirtilen ihtarnamelerin, faiz alacağının saklı tutulması niteliğinde olup olmadığını tartışmak ve sonucuna göre karar vermekten ibaret olup, bu hususlar gözden kaçırılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmamış...\" denilerek dairemiz kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. <br>\t DİRENME GEREKÇELERİ         :<br>Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faiz alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\tBozma ilamına esas olan 01.08.2017 tarihli ihtarname ile 821.731,25 TL hizmet bedeli asıl alacağın avans faizi ile birlikte tahsili istenmiş, faiz isteme hakkı saklı tutulmuştur.  06.02.2018 tarihli ihtarname ile ise 176.137,44 TL hizmet bedeli asıl alacağının tahsili istenmiş olup,yine ihtar tarihine kadar olan ticari temerrüt faizinin saklı tutulduğu açıktır.<br>\tTBK m. 131 \" Asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur.<br>\tİşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu <br>anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilir.<br>\tTaşınmaz rehnine, kıymetli evraka ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır.\" hükmünü haizdir. Buna göre, davacının faiz isteyebilmesi için ifa anına kadar yaptığı bildirimde bu hakkını saklı tutması gerekir. <br>\tSomut olaydaki ihtarnamelerde de asıl alacakların ödenmesi istenmekle birlikte faiz alacağının saklı tutulduğu belirtildiğine göre, bozma ilamında belirtilen hususlara katılmak mümkün olmamış, eski kararda direnilmesi gerekmiştir.<br> DAİREMİZ KARARI \t\t:<br> 1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle tacir olan taraflar arasındaki hizmet alın sözleşmesinin özel hukuk hükümleri kapsamında yapılmış bulunmasına göre;  davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>2- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 121/son maddesinde temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceği açıkça düzenlenmiş olup ilgili hüküm emredici niteliktedir.  <br>Davacı tarafından davalı hakkında 2015 ila 2018 yılları arası için toplam 133.710,15 TL temerrüt faizi alacağının tahsiline yönelik olarak takip başlatılmış, toplam miktarın işleyecek faizi ile tahsili istenmiştir. Mahkemece hüküm tesis edilirken sadece itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğinden toplam faiz alacağına da faiz işletileceği sonucu tabiidir.Bu kapsamda, TBK'nın 121/son maddesi hükmüne aykırı olarak faize faiz işletilmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>Dairemizin 01/06/2022 tarih, 2020/1845 E, 2022/924 K. sayılı kararında DİRENİLMESİNE;<br>1-Yukarıda I nolu bentte açıklanan nedenlerle, HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/917E., 2020/356K sayılı dava dosyasında verdiği 08.09.2020 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin  aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan  İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.<br>2-Yukarıda II nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>HMK m. 353/1,b,2 ve 355 gereğince, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/917E., 2020/356K. sayılı dava dosyasında verdiği 08/09/2020 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>Buna göre:<br>\"Davanın KABULÜ ile,<br>Davalının Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5036 E sayılı takip dosyasına ilişkin itirazının iptali ile takibin sadece 133.710,15 TL temerrüt faizi alacağı yönünden devamı ile ayrıca faiz işletilmesine yer olmadığına,<br>Alacağın %20'sine karşılık gelen 26.742,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>Alınması gerekli 9.133,74 TL. karar ilam harcından, davanın açılışı sırasında yatırılan 1614,89 TL. peşin harç düşülerek kalan 7518,85 TL.'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>Davanın açılışı sırasında yatırılan 35,90 TL. başvurma harcı ile 1614,89 TL. peşin harç toplamı 1650,79 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davacı tarafından yapılan 5 tebligat gideri 70 TL, 8 elektronik tebligat gideri 40 TL ve 1 bilirkişi gideri 380 TL olmak üzere toplam 490 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.' ne göre takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yatırılan gider avansı ile davalı tarafından yatırılan delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya/davalıya iadesine,\"<br>\t3-Peşin alınan istinaf karar harcının davalıya karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine.<br>\t4-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t5-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>13/02/2024   tarihinde,  duruşmalı yapılan inceleme sonucunda,\t\tdavalı vekili Av.   ...'in yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda,  HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  13/02/2024<br><br>       Başkan                       Üye                   Üye                 Katip <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb0d8ac47ff70979","SID":"19dfe3e8f98e5143"}}