{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/173 <br>KARAR NO\t: 2024/367<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/295 E. - 2021/359 K.<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka 2020-M-5776 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/10/2021 tarih ve 2020/295 E. - 2021/359 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, mekkilinin http://....com.tr/ alan adının maliki olduğunu, müvekkiline ait \"...\" markasının T/03395 tescil numarası ile tanınmış marka statüsünde olduğunu,  davalının, müvekkilinin uzun yıllar ve emekler sonucu tanınmış hale getirdiği \"...\" markasının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan \"...\" markasını 05. sınıf emtialar yönünden tesadüfen tescil ettirmek istenmediğini, müvekkiline ait tanınmış markaya benzemek, tüketiciyi kandırmak ve iltibas yaratmak amacıyla oluşturulduğunu, müvekkiline ait \"...\" ve \"...\" markaları ile davaya konu \"...\" markasının görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından birebir aynı olduğunu, \"T\" harfinin niteliği gereği markaya ayırt edicilik sağlamadığını, müvekkilinin daha önce 03, 05, 10 ve 35. sınıfta tescil edilmiş \"...\" ve \"...\" markalarının müvekkilin inhisarında olduğunu ileri sürerek ...’in 29.06.2020 tarih ve 2020–M–5776 sayılı YİDK kararının iptali ile 20019/84435 başvuru nolu “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili şirketin, dental ve tıbbi malzeme sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren, dava konusu marka ibaresi üzerinde ilgili sınıflarda zincir markaları dolayısıyla kazanılmış hak sahibi olan bir firma olduğunu, işbu davada yer alan markanın reddi halinde, müvekkilin kazanılmış haklarının sekteye uğrayacağını, \"...\" ibaresinin \"...\"nin kısaltılmışı olup \"Diş hekimliğinin bir bölümü olup dişleri çevreleyen yumuşak ve sert dokuların anatomi fizyoloji ve histolojisini inceleyen, bu dokularda meydana gelen hastalıkları araştıran, bu hastalıkların tedavisini ve tedavi sonucu elde edilen sağlığın devamlılığını sağlayan bilim dalı.” anlamına geldiğini, markanın anlam ve oluşturulma biçimi açısından başka bir marka ile karıştırılması imkanı dahi bulunmadığını, davacı şirketin söz konusu markayı sadece “temizlik ürünleri” emtiası açısından kullandığını ve müvekkili şirket ile herhangi bir rekabet alanı olmadığını,  müvekkiline ait \"...\" markasının kullanım alanının diş hekimleri ve doktorların hakim olduğu bir alan olduğunu ve uzman tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin söz konusu dahi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının  \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının  2016/93518 sayılı “...” ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmakla beraber  başvuru markasının kapsamında kalan emtialar açısından mal/hizmet benzerliği oluşmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulu gerçekleşmediği, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"... \"  ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı tarafın  başvuru markasının kapsamında  kalan emtialar açısından \"...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, davacı tarafın  başvuru markasının kapsamında  kalan emtialar açısından SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık, SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret unvanı dahil  diğer fikri ve sınai mülkiyet hakkı, dava konusu  marka açısından  SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle,  davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu yapılan dayanak markalardan \"...\" açısından da değerlendirme yapılması gerektiğini, halkın, karşılaştırılan işaretler arasında bağlantı kurma ihtimali bulunmasının, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olduğunu, halk tarafından her iki markanın karıştırılacağının da açıkça ortada olduğunu, markaların, görsel olarak, ayırt edilemeyecek derecede aynı/benzer olduğunu, dava konusu markanın esas unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinde, müvekkili markası olan \"...\" ibaresinin ilk üç harfinin tamamı ile, aynı sırada alıntılanarak kullanıldığını, bu derece benzer şekilde oluşturulmuş bir markanın tüketiciler tarafından müvekkili markasından ayırt edilmesinin imkansız bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, bu nedenle, SMK m. 6/5'den kaynaklı tescil engeli oluştuğunu, ticaret unvanı yönünden SMK'nın 6/6.maddesi ve kötüniyetli başvuru yapılması nedeniyle SMK'nın 6/9.maddesindeki şartların gerçekleştiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü<br> istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek, münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli markaları bakımından başvuru kapsamında kalan emtialar yönünden benzerlik bulunmadığı, dava konusu başvuru ile itiraza mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, markalarda \"...\" harfleri ortak olarak bulunmakta ise de, başlangıç ve bitiş harfleri ve şekil unsuru ile başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf markaları benzer bulunmadığından davacı markasının tanınmış olmasının somut uyuşmazlığa bir etkisinin olmadığı, önceye dayalı hak sahipliği, ticaret unvanından kaynaklanan üstün hak ve kötü niyetli tescil iddialarının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024<br><br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"975d63b80c5b5ca8","SID":"eb44440349d50efd"}}