{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/78 Esas<br>KARAR NO: 2024/296<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/10/2020<br>NUMARASI: 2017/1120 E. - 2020/520 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... arasında leasing sözleşmesi imzalandığını, işbu leasing sözleşmesine göre davacı şirketin ... tarafından temin edilen malzemeler bakımından kiracı konumunda olacağı, ödenen kira bedellerinin malzemelerin tamamının bedeli karşılandıktan sonra sözleşmeye göre malzemelerin müvekkili şirketin olacağını, Sözleşme gereğince davacı şirket tarafından tüm kira bedelleri zamanında ödenmekte olduğunu, işbu malzemeler dolayısı ile davalı firmayla birebir olarak alıcı satıcı ilişkisi kurulmadığını, hal böyleyken davacı şirketin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunduğunun hiçbir koşulda imkan ve ihtimal dahilinde olmadığını, davacı şirketin işbu malzeme alım satımı sebebi ile yalnızca ...’e karşı leasing sözleşmesi gereğince sorumlu olup, sorumluluklarını yerine getirdiğini, Davalı firma tarafından öncelikle T.C Bakırköy ...Noterliği aracılığıyla söz konusu icra takibine de dayanak olarak gösterdikleri iki(2) adet faturanın ödenmesini talep eden 15/08/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile bahsi geçen faturaların gönderildiğini, işbu ihtarnamenin davacı şirkete tebliğini müteakip Samsun ... Noterliği’nin 22/08/2017 tarihli ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile işbu faturalara itiraz edilerek faturaların iade edildiğini, Davacı şirketin borcun sorumlusu olmamasına rağmen tahsil kolaylığı amacı güdülerek davacı şirket aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin borçlu olmamasına rağmen işbu takibin devam  etmekte olduğunu, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,  haksız ve kötü niyetli icra takibi dolayısıyla davacının uğradığı tüm zararların davalıdan alacağım %20’sinden az olmayacak şekilde tahsil edilerek davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davalının leasing firması ile hiçbir temasının olmadığını, bizzat davacı tarafından imza edilen sevk irsaliyelerinde de leasingden bahsedilmediğini, sadece davalı şirketin ve davacı şirketin adının geçtiğini, eğer gerçekten ortada aracı bir firma yahut leasing firması olsa idi sevk irsaliyelerinde leasing sözleşmelerinin de olması gerektiğini, en azından proforma faturaya konu edilen malların gümrük giriş beyannamalerinin bulunması ve dosyaya sunulması gerektiğini, davalıya teslim edilen malların, davalı tarafından yurt dışından ithal edildiğini ve gerekli gümrük giriş beyannamelerinin alınmış olduğunu, yurt dışından ithal edilen malların satışı esnasında KDV’sinin hesaplanması için gümrük giriş beyannamelerinin alınmasının zorunlu olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta proforma faturada yer alan ürünler yurt dışından ithal edilmiş olmasına rağmen gümrük giriş beyannamesi veya satın alınan yabancı firmaların kestiği faturaların yer almadığını, proforma faturanın dayanağı olan evrakların bulunmadığını, Sevk irsaliyelerinde sevk tarihi 22/12/2016 iken davacı tarafından dosyaya sunulan leasing sözleşmesinin tarihinin 15/02/2017 olduğunu, sözkonusu leasing sözleşmesinin 40.maddesine bakıldığında aslında sözleşmenin yürürlük tarihinden de daha ileri bir tarihe atılarak kiracının yükümlülüklerini tamamlamasının şart koşulduğunun görüleceğini, dolayısıyla hiçbir leasing şirketinin daha sözleşme imzalanmasından 2 ay önce malları teslim ettiğinin düşünülemeyeceğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. <br>İhbar Olunan Beyan Dilekçesinde Özetle; davalı tarafın delilleri arasında sunduğu belgelerden müvekkil şirket ile ... TİCARET A.Ş arasında akdedilen  ... numaralı Finansal kiralama Sözleşmesinin gösterildiği anlaşılmış olup, söz konusu finansal kiralama konusu mallara ilişkin fatura bedellerinin müvekkil şirketçe ödenmesi gerektiği iddia edildiğini, ...TİCARET A.Ş ile müvekkil şirket  arasında ... tescil nolu 15.02.2017 tarihli ... numaralı Finansal kiralama Sözleşmesi akdedilerek satıcı ... tarafından düzenlenen 15.02.2017 tarihli proforma konusu malların kiralanamsı kararlaştırıldığını, anılan finansal kiralama sözleşmesi uyarınca Satıcı ... tarafından düzenlenen ... nolu 20.02.2017 tarihli fatura konusu mallar Kiracı ... TİCARET A.Ş 'ne finansal kiralanmıştır. Finansal Kiralama Sözleşmesi Finansal Kurumlar Birliği nezdinde  ... no ile  tescilli olup sicil kamuya açık olduğunu,  müvekkili şirket fiannsal kiralama sözleşmesine konu malları,  Satıcı ... tarafından düzenlenen  ... nolu 20.02.2017 tarihli fatura karşılığında satın alınarak fatura bedelinin tamamı olan 527.476,40TL  20.02.2017 tarihli ekli dekont ile Satıcı hesabına ödediğini, müvekkili şirket satıcı hesaplarına fatura bedelini ödeyerek yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacı ve davalı arasındaki ticari ilişki ile hiçbir ilgisi ve sorumluluğu bulunmadığını beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"somut olayda davacı tarafından konsinye satış çerçevesinde teslim alınan malların iadesi söz konusu olabilir. Ancak, işbu davada konsinye mal satışı söz konusu değildir. Çünkü, konsinye satışlarda VUK'nun 230/5'inci maddesi uyarınca mal hareketinin sevk irsaliyesine bağlanması zorunludur. Bu nedenle malın alıcıya/davalıya gönderilmesi sırasında, satıcı/konsinyör tarafından sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve malların konsinye suretiyle gönderildiğinin sevk irsaliyesinde belirtilmesi gerekir. Konsinye olarak gönderilen mallar satıldıkça satıcı/davalı tarafından alıcıya/davacıya satış faturası düzenlenmektedir. Somut olayda, davalının davacıya konsinye mal için sevk irsaliyesi düzenlenmediği açık ve ortadadır. Bu açıklamalar ışığında davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığı, davalı tarafın takibe konu faturaların dayanağı olan ürünleri davacı tarafa teslim ettiği ve davacı tarafından bedellerinin ödenmediği,\" gerekçeleriyle Davanın REDDİNE, Mahkememizce verilen tedbir kararı uygulamaya konulmadığından İİK 72/4.maddesi  uyarınca davalı lehine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirket alacaklı olduğunu ispat edemediği halde mahkemenin davanın reddi kararının hatalı olduğunu, davalının sadece delil olarak  sevk irsaliyelerini sunduğunu, bir malın siparişi olmaksızın teslimi yada mutabakat olmaksızın fatura tanzimi bir borcun varlığını ispat için yeterli olmayacağını, davalının kötü niyetli olduğunu, davaya konu  11.08.2017 tarih, ... sayılı KDV dahil 555.191,79 TL tutarlı ve 11.08.2017 tarih, 417771 sayılı KDV dahil 130.310,65 TL tutarlı faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde olmadığını, müvekkilinin bu faturalara itiraz ettiğini, davalıdan ürün siparişi ile ilgili bir yazışma teklif gibi hiçbir evrak olmadığını, davalı iddiasında direkt ürünü müvekkilinin sipariş ettiğini, bu cihazları yurtdışından getirdiğini gösteren bir takım gümrük belgeleri dosyaya sunmuş ise de; bu belgeler müvekkilin davalıya sipariş verdiğini veya davalıdan cihazları satın aldığını göstermediğini, mahkeme davanın  reddine gerekçe gösterdiği sevk irsaliyelerinde imzası olan kişilerin imzalarının gerçekliği araştırmadan karar verdiğini,  bu husus bilirkişi raporlarında da işaret edilmiş ve irsaliye üzerinde imzası bulunanların müvekkil şirket çalışanı olup olmadıklarının ve bu konuda yetkili olup olmadıklarının tespit edilmediğini, bilirkişiler düzenlenen faturaların yok hükmünde olduğunu belirttiğini, teslim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde düzenlenmeyen faturanın VUK hükümleri uyarınca yok hükmünde olduğundan, müvekkilinin faturalardan dolayı borçlu olması mümkün olmayacağını, bilirkişi raporlarının hükme esas alınmadığını,   yargılamada eksiklik olduğunu, müvekkili davalının alacak iddiasının tek dayanağı sevk irsaliyesindeki ürünleri davalıya geri iade ettiğini gösteren 28.04.2017 tarihli geri iade alım tutanağını dosyaya ibraz ettiğini, davalı defterlerinde söz konusu ürünlerin başka bir faturaya konu edilip edilmediği de araştırılmadığını,  müvekkili şirket dava dışı grup şirketinden cihazları kiraladığını, davalıdan satın alması gibi bir durum söz konusu olmadığını, istinaf isteminin kabulünü, davanın reddini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu,  İİK 72 maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır. Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında; Alacaklısının davalı .... Ltd. Şti., borçlusunun davacı ... A.Ş. olduğu, takip miktarının toplam 701.584,23 TL olduğu, alacağın dayanağının toplamı (565.191,79 +130.310,65 =) 695.000 TL olan iki adet fatura olduğu belirtilmiştir. 16/10/2019 tarihli  bilirkişi heyet raporunda özetle; Davalı şirketin 2016 ve 2017 yılı yasal defterlerin açılış ve yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, davalı şirketin davacı adına düzenlediği iki adet sevk irsliyesi  içeriği ekipman/malzemelerin davacı şirket adına ... ve ... tarafından teslim almış olarak görüldüğü davacı, ... antentli 28.04.2017 tarihli, Geri Alım İade Tutanağı başlıklı belge ile 22.12.2016 tarih ve 199851 sayılı, 24.02.2017 tarihli 200120 nolu sevk irsaliyesi ile teslim alınan ürünlerden 16 adedinin davalıya iade edildiğine ilişkin beyanda bulunduğu, sevk irsaliyelerinde imzası bulunan ... davacı şirket çalışanı olduğunun belirlenmesi halinde söz konusu belge ile davacının sevk irsaliyesi içeriği ekipmanları teslim alındığının kabul edilmiş olduğu, davalı tarafından düzenlenmiş olan iki adet faturanın davacıya tebliğ edildiğinin belgelenmediği, ayrıca davalının düzenlemiş olduğu faturaların VUK.nun 231/5 maddesine göre sevk irsaliyesinin düzenlenmesinden sonra 7 gün içinde tanzim edilmesi gerektiği, 7 gün içinde düzenlenmeyen faturaların yok hükmünde olduğu, bu durumda davalının düzenlemiş olduğu faturalarda yer alan KDV tutarlarının tebliği bellenemeyen olan fatura olması hesabı ile davacıdan talep edilemeyeceği, zira davacının teslim tebliğ almadığı ve indirim konusu yapamadığı KDV'yi davalıya ödemesinin mümkün olmadığı, sevk irsaliyelerinde imzası bulunan ... ve ...'ın davacı şirket çalışanı olduğunun belirlenmesi halinde; Davacının takip tarihi itibariyle davalıya toplam 580.934,30 TL. borçlu olacağı, davalı her ne kadar fatura alacağına ilişkin ihtarname keşide etmiş ise de, İki faturanın davacı tarafından teslim alındığı ve fatura bedellerinin davacı tarafından  bilindiği belgelenmediğinden, ve ayrıca temerrüt ihtarına havi ihtarnamenin de davacıya tebliğ edildiğine ilişkin dosyada tebliğ şerhi bulunmadığından, davacının temerrütünden bahsedilemeyeceği, bu nedenle şimdilik işlemiş faiz talep hakkının doğmadığı, belirtilmiştir. 02/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Davacı Şirketin 2016 ve 2017 yılı yasal defterlerinin açılış ve yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, davalı şirketin, Davacı şirket adına düzenlediği iki adet sevk irsaliyesi içeriği ekipman ve malzemelerin Davacı Şirket adına ... tarafından teslim alınmış olarak görüldüğü, davacı Şirket, 2016 Aralık ve 2017 Şubat aylarında sevk irsaliyesi ile teslim aldığı ekipman ve malzemeleri; 28.04.2017 tarihli ... başlıklı Geri Alım İade Tutanağı ile Davalı Şirkete iade edildiği, dava dosyasında sunulan Leasing Sözleşmesinde, kiralamanın yine grup şirketlerinden biri olan dava dışı; ... ile ... Tic.A.Ş. arasında yapıldığı, davacı Şirketin, ... .’ya verdiği, dava dışı ... A.Ş.’ye ait 15.02.2017 tarihli proforma faturanın aslının adı geçen sözleşme taraflarından temin edilmesi gerekliliği, dava dışı ....’nın proforma fatura karşılığı yaptığı ödeme belgesinin  gerekliliği,  davacı Şirketin, 11.08.2017 tarih ... sayılı KDV dahil 555.191,79 TL ve 11.08.2017 tarihli ... sayılı KDV dahil 130.310,65 TL’lik faturaların ticari defterlerinde hiç kayda alınmadığı, davalı Şirket tarafından irsaliye tarihi 22.12.2016  ve 24.02.2017 tarihinde düzenlenen irsaliyelere ait faturaların 11.08.2017 tarihinde düzenlendiği VUK 231/5. maddesi  “Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar, hiç düzenlenmemiş sayılır.” Hükmü  gereği faturaların mahkemece değerlendirilmesi gerektiği,    davacıya ait 22 Ağustos 2017 tarih ve ... nolu yevmiye numaralı cevabı ihtarname ile;  taraflarına tebliğ edilen 11.08.2017 tarihli ... ve ... nolu iki adet faturanın şirketleri nezdinde hiçbir dayanağı olmadığı ve borçlarının da bulunmadığı gerekçesiyle faturalara ve içeriğine 6102 sayılı TTK 21.mad. uyarınca yasal süresi içerisinde itiraz ettiği ve faturaları iade ettiği, dava dışı proforma fatura sahibi  ... A.Ş’ nin, Davacı yana temin ettiği ekipman ve malzemeleri nereden temin ettiğine dair fatura, gümrük beyannamesi, vb. belgelerin  istenmesi,  yani mal tedarikçisine inilmesi gerekliliği, davalı yanın, davacı yanı temerrüde düşürdüğünden faiz talep edebileceği, \" belirtilmiştir. Davalı ile dava dışı ihbar olunun .... arasında 15/02/2017 tarihinde  Finansal Kiralama Sözleşmesi tanzim edildiği, ihbar olunan ... Aş. tarafından .... adına düzenlenen 15/02/2017 tarihli proforma faturada birden fazla ürünün yer aldığı, davacı ile davalı arasında 28/04/2017 tarihinde  16 adet ürüne ilişkin olarak 22/12/2016 tarihli ... nolu ve 24/02/2017 tarihli ... nolu .... LTd. Şti. firması irsaliyesi ile korsinye olarak teslim alınan ürünlerin iade edildiğinin belirtildiği, iade eden olarak davacı şirket adına ... imza ve kaşesinin bulunduğu, davacı tarafından da bu iadeye dayanıldığı, bu nedenle irsaliyeli  ürünleri teslim alanlardan birisinin ... olduğu anlaşıldığından  ...'nun davacı şirket çalışanı olmadığına yönelik iddia yerinde değildir. Davacı tarafından Samsun .... Noterliğinin 22/08/2017 tarihli ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile faturalara itiraz edilerek iade edildiği, fatura tarihlerinin 14/08/2017 tarihi olduğu, davacı tarafından faturaların süresinde iade edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı firmanın alacak iddiasının ....ya malzemeleri temin eden aracı firmadan istemesi gerektiğini, müvekkil hakkında takip başlatılamayacağını, davalının müvekkil şirkete leasing sözleşmesinde belirtilen malzemelerin teslimini gerçekleştirdiğini, leasing sözleşmesinde ve teslimat irsaliyesinde kalem kalem tüm malzemelerin aynı olduğunu gören müvekkilinin bu malzemeleri leasing sözleşmesi gereği teslim edilmek üzere getirilen malzemeler olduğu düşüncesi ile teslim aldığını, irsaliyeye imza attığını, davalının kötü niyetli olarak teslimat irsaliyesi ile yeniden malzemeleri faturalandırdığını, teslimatı yapılan malzemelerin müvekkil şirkete leasing sözleşmesi gereği teslim edilecek malzemeler olduğunu ödemenin ... e gerçekleştireceğini, müvekkilinin sadece ... ya borçlu olduğunu ve borcunu ifa etmekte olduğunu, davalı tarafından sanki yeni bir satış işlemi yapılıyormuş gibi fatura düzenlediğini, borçlu olmadığının tespitini ileri sürmüş olup, talimat dosyasından aldırılan 02/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava dosyasında sunulan Leasing Sözleşmesinde, kiralamanın yine grup şirketlerinden biri olan dava dışı; ... ile ... Tic.A.Ş. arasında yapıldığı, davacı Şirketin, ....’ya verdiği, dava dışı ... ait 15.02.2017 tarihli proforma faturanın aslının adı geçen sözleşme taraflarından temin edilmesi gerekli olduğu belirtildiğinden, davacının, davalının, ihbar olunanın ...Tic.A.Ş.nin defterleri de incelenmek suretiyle davacıya teslim edilen ürünler ile dava dışı davacının grup şirketine leasing sözleşmesi ile teslim edilen ürünler ile aynı ürünler olup olmadığı bu hususta makine bilirkişisi de eklenmek suretiyle rapor aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacının vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarih, 2017/1120 E. 2020/520 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62fff969908fe25e","SID":"150e203d93a0188c"}}