{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/353 - 2024/241<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/353 <br>KARAR NO\t: 2024/241<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/556 Esas 2021/762 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 16/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29/02/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2019 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla çarpışması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 27.498,56 TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvurunun eksik belge ile yapıldığını, maluliyet ve kusur yönünden rapor alınması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, kazaya başıboş köpeğin etkisinin %75 oranında olduğu, karşı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan rapora göre, davacıda %8 oranında daimi maluliyet, 3 ay tıbbi iyileşme süresinin belirlendiği, davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 27.498,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 26.10.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın teselsül hükümlerine göre açıldığını, davacının yolcu olması nedeniyle kusurunun bulunmadığını, bu nedenle kusur oranına göre davalının sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kusur raporunun kaza tespit tutanağı ile çelişkili olduğunu, kabul etmediklerini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın kaza yapması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek davalıdan sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.<br>\tDava konusu olaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, ... idaresindeki, davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın, aynı şeritte önünde seyreden ... idaresindeki ... plakalı aracın önüne köpek çıkması nedeniyle ani fren yapması sonucu bu araca arkadan çarptığı, sürücü ...’ın önündeki aracı takip mesafesine uygun şekilde seyretmemesi nedeniyle asli kusurlu olduğunun, sürücü ...’in kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı; raporda, kaza öncesi yola çıkan başıboş köpeğin kazanın oluşumuna etkisinin %75 oranında, önünde aynı yönde seyreden araç ile kendi aracı arasında yeterli ve güvenli takip mesafesi bulunmayan sürücü ...’ın kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, bu rapor hükme esas alınarak karar verildiği anlaşılmış olup anılan raporda belirlenen kusur oranının kaza tespit tutanağı ile belirlenen kazanın oluşumuna uygun düşmediği ve kaza tespit tutanağı ile çelişki meydana geldiği görülmüştür.<br>\t Bu nedenle kaza tespit tutanağı, kaza krokisi, araçların seyir şeritleri, çarpışma noktası, araçların hasarları, takip mesafesi,  sürücülerin ifadeleri ve 2918 sayılı KTK'nın 56 ve 84. Maddesi de değerlendirilerek  kaza tespit tutanağı ve ATK raporu arasındaki kazanın oluşu ve kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi için  Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli üç makine mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan ayrıntılı gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.<br>\tKabule göre de, Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına  sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” Aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.”  demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. <br>\tSomut olayda, davacının, davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, dava dilekçesinde, davanın teselsül hükümlerine göre açıldığının belirtildiği, mahkemece alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün az da olsa kusurlu olduğu anlaşıldığına göre yukarıda açıklanan teselsül hükümleri gereği davacının hesaplanan sürekli işgöremezlik zararının tamamından davalı şirketin sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğuna karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>\t2-Kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafınca yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendisi-ne iadesine,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t5-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6eefcddcc43c39ca","SID":"2f08c652b4611f31"}}