{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1325 - Karar No:2024/125<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1325 <br>KARAR NO\t: 2024/125<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/05/2023<br>NUMARASI\t: 2022/220 E-2023/394 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 21.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21.02.2024\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya  gelmiş olmakla yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Müvekkil şirket ile davalı arasında müvekkilinin taahhüdü altında yapılan ... Ağrı Suçatağı 896 adet konut, birer adet 32 derslikli ilköğretim okulu 24 derslikli lise, cami, ticaret merkezi inşaatı işi için 30/05/2011 tarihinde beton alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince verilmesi gereken teminatlar ve her türlü ödemenin davalıya yapıldığını, davalının edimini doğrudan değil ......Ltd Şti. aracılığı ile ifa etmeye çalıştığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 05. maddesinde nakliye, pompa ve genel giderler fiyata dahil olmak üzere KDV hariç C 25 betonun fiyatının 87,00 TL/m3, C 20 betonun fiyatının 84,00 TL/m3 ve C 16 betonun fiyatının 80,00 TL/m3 olup ... fiyatlarındaki değişiklikler hariç birim fiyatın işin tamamlanmasına kadar geçerli olduğu, ... fiyatlarındaki fiyat artışı dışında fiyat farkı verilmeyeceğinin, sözleşmenin 4/12. maddesinde pompa birim fiyata dahil olup ayrıca ödeme yapılmayacağının,  4/23. maddesinde işverenin toplam beton ihtiyacının 15.000 m3 betonun 2012 yılına sarkması halinde aynı şartların geçerli olduğunun kararlaştırıldığını, işin devamı sırasında davalı şirketin keşide ettiği 26/03/2012 tarihli ihtarnameyle sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, sözleşmenin feshinden sonra müvekkili şirketin başka bir firmadan daha yüksek fiyatla beton almak zorunda kaldığı gibi ayrıca pompa ücreti ve mobil vinç ücreti ödemek zorunda kaldığını, sözleşmenin feshinden kaynaklı işin gecikmesi vs.nedenlerle idare nezdinde oluşan zararlardan kaynaklı talep haklarının saklı olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmenin feshinden sonra 18/05/2012, 24/05/2012, 09/07/2012, 09/08/2012, 10/08/2012, 24/11/2012 ve 01/12/2012 tarihli faturalarla ......Ltd.Şti’den beton ve pompa hizmeti almak zorunda kaldığını, aynı şekilde 07/06/2012 tarihli fatura ile de ......Ltd.Şti’den mobil vinç hizmeti satın aldığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin  hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı oluşan 10.000,00TL zararın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 14.11.2017 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davadaki talebini 79.153,22TL’na yükselterek bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.\t\t<br>\tDavalı vekili: Taraflar arasında  ... Ağrı Suçatağı 896 adet konut, birer adet 32 derslikli ilköğretim okulu 24 derslikli lise, cami, ticaret merkezi inşaatı işi için 30/05/2011 tarihinde beton alım sözleşmesinin imzalandığını, davacının  iddialarının asılsız ve mesnedsiz olduğunu davacı tarafından  müvekkili şirket aleyhine  Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/303 esas sayılı dosyasında aynı sözleşmeye dayanılarak fazla ödeme iddiası ile 350.975,49 TL’nın istirdaden tahsili istemiyle dava açıldığını, davanın 03/07/2014 tarihinde müvekkili şirket lehine sonuçlandığını, bu nedenle derdestlik nedeniyle  davanın reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği üzere ortada haksız bir feshin kesinlikle olmadığını, davacının profesyonellikten uzak tavırları ile ödemeleri devamlı surette geciktirmesi, plansız döküm ve siparişler nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu ve sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereğince edimlerini eksiksiz ve hatasız yerine getirmesine rağmen yaptığı işin parasını alamadığını, feshe kusuru ile davacının neden olduğunu bu nedenle işi başka firmalara yaptırmasından kaynaklı zarar taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince: Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan ve sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın  tazmini istemiyle açılan  tazminat  davası olduğu, taraflar arasında davacının taahhüdü altında yapılan ... Ağrı Suçatağı 896 adet konut, birer adet 32 derslikli ilköğretim okulu 24 derslikli lise, camii, ticaret merkezi inşaatı işi için 30/05/2011 tarihinde beton alım sözleşmesi imzalandığının çekişme konusu olmadığı, davalı tarafından sözleşmenin gereğinin yerine getirilip getirilmediği, feshin haklı olup olmadığı ve sözleşme gereği yerine getirilmemiş ise bundan davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zarar miktarının ne olduğu hususlarının çekişmeli olduğu, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/303 esas sayılı dosyası getirtilip incelendiği; davacı ......Ltd. Şti. tarafından davalı ... ......AŞ. aleyhine  Ağrı Suçatağı 896 adet konut, birer adet 32 derslikli ilköğretim okulu 24 derslikli lise, camii, ticaret merkezi inşaatı işi için  davalı tarafa yapılan fazla ödemenin iadesi talebiyle alacak davası açıldığı, mahkemenin 2012/303-2014/457 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, hükmün Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2015/550- 6308 sayılı ilamı ile bozulduğu, dava dosyasının bozma sonrasında 2016/401 esas numarası aldığı ve mahkemece 01.11.2017 tarihinde fazla fatura edilen beton tutarı olan 105.528,70 TL'nın davalıdan tahsiline karar verildiği, bu davanın fazla ödenen bedellerin iadesi talebi ile dava açıldığı eldeki dava yönünden derdestlik itirazının yerinde olmadığı  anlaşıldığından derdestlik itirazının  reddi gerektiği, taraflar arasındaki 30/05/2011 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde  sözleşmenin konusunun, 5. maddesinde bu sözleşme konusu beton alımı için ödenecek bedellerin ve ödeme şeklinin,  6.ve 7 maddelerinde teslimat ve yer tesliminin  düzenlendiği, beton alımı sırasında yaşanan aksaklıklar nedeni ile  taraflarca yazışmalar yapıldığı, ihtarlar gönderildiği ve en son davalı tarafça Bakırköy 44. Noterliğinin 26.03.2012 tarih, 07387 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği, taahhütlerini tamamladığı ancak sözleşme süresince basiretli bir tacir gibi davranılmadığından davalı şirketin mağdur olduğu, 17.01.2012, 31.01.2012 ve  06.02.2012 tarihlerinde gönderilen ihtarnamelerde, asılsız bazı suçlamalara değinildiğinden ortada karşılıklı güvensizlik yaratan hususlar oluştuğu bildirilerek  sözleşmesinin fesih edildiğinin ihtar edildiğinin görüldüğü, mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği 01.10.2019 tarih 2014/834-2019/725 sayılı kararının davalı vekilinin istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2022 tarih 2022/43-2022/316 sayılı kararı ile kaldırıldığını, kaldırma kararından sonra 06.10.2017 tarihli bilirkişi kurul raporunu hazırlayan bilirkişilerden inşaat mühendisi bilirkişinin artık bilirkişi kurulu listesinde yer almaması nedeni ile yerine başka bir inşaat mühendisi bilirkişi atanarak bilirkişilerden ek rapor alındığını, bilirkişi kurulu raporunda özetle;kök rapordaki  mali incelemelere ilişkin bir itiraz bulunmadığını, davalı itirazlarında değinilen Ankara 8. Ticaret Mahkemesindeki aynı taraflar arasındaki dava dosyası incelendiği...Ankara 8. Ticaret Mahkemesinde görülen davada, iş bu davanın da davalısı olan ... ... tarafından 1.064,656 m3 C20 betonunun fazla fatura edildiği, fazla fatura edilen beton tutarının 105.528,70 TL olduğu, bu tutarın 11.06.2012 dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacıya verilmesine karar verildiği ve bu kararın da Yargıtayca 28.02.2019 tarihinde 2018/2917 E,2019/876 K. ile onandığı, kısaca davacının getirilenden fazla beton bedeli tahsil edildiği iddialarının doğrulandığı, bu durumda dosya içeriğinde bulunan ve davalı tarafından sunulan belgelere göre kök raporda hesaplandığı üzere, davacının davalı yerine ... firmasından satın almak zorunda kaldığı için toplam 79.153,22 TL zarara uğradığı  görüş ve kanaati bildirildiği, rapora karşı davalı vekili tarafından itiraz edildiği ve itiraz üzerine alınan 2. ek raporda da bilirkişiler önceki raporlarında belirtilen hususları değiştirecek yeni bir belge sunulmadığını, davalının sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığını ve bu nedenle davacının 79.153,22 TL zarara uğradığını bildirdikleri, bilirkişi rapor ve ek raporlarının mahkemece yeterli bulunduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği, taahhütlerini tamamladığı ancak sözleşme süresince basiretli bir tacir gibi davranılmadığından davalı şirketin mağdur olduğu , 17.01.2012, 31.01.2012 ve 06.02.2012 tarihlerinde gönderilen ihtarnamelerde, asılsız bazı suçlamalara değinildiğinden ortada karşılıklı güvensizlik yaratan hususlar oluştuğunu bildirerek  sözleşmenin fesih edildiğinin ihtar edildiği, ihtarda somut belgelere ve nedenlere dayanılmadığı, davacı şirketin sözleşme gereğince ödemelerini sözleşmeye uygun şekilde ve zamanında yaptığı, aksaklıkların davalı şirkete bildirilmiş olmasının aksaklıkların giderilmesi için gerekli olduğu, sözleşmenin tek taraflı feshi için haklı sebep oluşturamayacağı  bu  nedenle sözleşmenin haklı nedenle tek taraflı feshine ilişkin şartların oluşmadığı ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının 79.153,22 TL zarara uğradığı, her nekadar davacı tarafından dava belirsiz alacak davası olarak nitelendirilerek 15.11.2017 tarihli değer arttırım  dilekçesi ile talep arttırarak 79.153,22TL'nın  dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de davacının sözleşmenin feshinden sonra dava dışı şirkete yaptığı ödemeler ile pompa kurulum hizmeti nedeniyle ve mobil vinç hizmeti nedeni ile  yaptığı ödemeler belirli ve hesaplanabilir olduğundan ve bu nedenle dava belirsiz alacak davası olarak kabul edilemeyeceğinden davanın kabulü ile 79.153,22TL'nın 10.000,00TL'lık kısmının dava tarihinden 69.153,22TL'lık kısmının ıslah tarihi olan 15.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt  faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 79.153,22TL nin 10.000,00TL'lık kısmının dava tarihinden 69.153,22TL'lık kısmının ıslah tarihi olan 15.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. \t<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, ilk siparişin  sözleşme gereğince 25.05.2011 tarihinde yapılması gerekirken iki aya varan gecikme ile 08.07.2011 tarihinde  iletilmesi, bu ihlalin müvekkili şirketin santral, iş ve ekipmanının atıl kalmasına, dolayısıyla zararına yol açması, ödemelerin sözleşmede belirlenen zaman ve koşullarda yapılmayarak müvekkili şirketin finansal sıkıntıya maruz kalması, kantarın kurulması için davacı tarafından yer gösterilip teslim edilmemesi, siparişlerin en az 24 saat önceden yapılmasına dair sözleşme hükümlerine aykırı olarak 1-2 saat içinde beton tesliminin istenmesi, gönderilen betonun tesliminde  yetkili eleman bulundurulmaması nedeniyle  sorunlar yaşandığını, sözleşmenin açıklanan bu nedenlerle ifasının müvekkili şirket açısından çekilmez, katlanılamaz ve sürdürülemez hale geldiğini, fesih ihbarının bu gerekçelerle yapıldığını, kusuru nedeniyle sözleşmenin ifasını imkansız hale getiren davacının,  betonu başka firmadan ve ne suretle belirlendiği bilinmeyecek şekilde yüksek fiyatla aldığına dair iddiasının kabulü, yanı sıra  fiyat farkının müvekkili şirketten talep edilmesinin hukuki olmadığı gibi hakkaniyete de uygun olmadığını, feshin haklı olup olmadığı konusunda, uzmanlık alanları dışında kalan  inşaat mühendisi, hesap uzmanı ve mali müşavirden oluşan  aynı  bilirkişi kurulundan iki kez görüş alınmasının temel hukuk kurallarına uygun olmadığı gibi, hakimlik mesleğinin sahip olduğu  bilgi, deneyimle çözülmesinin  gerekli ve yeterli olduğunu, bu nedenle feshin haklılığı konusundaki bilirkişi görüşüne itibar edilmemesi gerektiğini, mahkeme kararında davacı yanın ihlallerini görüp  değerlendirmeden,\"...ihtarnamelerde bazı asılsız suçlamalara değinildiğinden ortada karşılıklı güvensizlik yaratan hususlar oluştuğu gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini tespit ve bu tespitin somut belgelere ve nedenlere dayanılmadığı...\"şeklinde özetlenebilecek yetersiz açıklamaya istinaden feshin haksız olduğuna ve müvekkili şirketin tazminat ödemesine karar verilmesinin hukuki ve adil olmadığını, örneğin ilk bilirkişi raporuna yansıyan \"...bir kaç ödemenin 77 günü geçtiğinin görüldüğü...\" tespitine hiç değinilmediğini, siparişlerin sözleşmeye aykırı  keyfi şekilde yapıldığına, sözleşme gereğince tek kişi yerine birden fazla muhatabın müdahalesi nedeniyle ifada karmaşa çıkmasına, sonucunda da betonun teslim edilememesi ve personelle ekipmanın  atıl bir halde beklemesine yol açtığına dair olguların karar yerinde değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin tüm iyi  niyetli uygulamalarına karşılık vermeyen ve mağduriyeti sürekli kılan davranışlarında ısrar eden davacı ile sözleşmenin ifasının  imkansız hale geldiğini,  tarafların defter kayıtlarının teslim tesellüm ve ödeme belgeleri ile sabit olup,  fesih işleminin haklı gerekçelerle gerçekleştiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\tMahkemenin 2014/834E- 2019/725 K sayılı 01.10.2019 tarihli kararında özetle: Davanın kabulü ile 79.153,22TL nin 10.000,00TL lik kısmının dava tarihinden 69.153,22TL lik kısmının ıslah tarihi olan 15.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/43 E- 2022/316 K sayılı 18.03.2022  tarihli kararında özetle: “…Taraflar arasında, davacının taahhüdü altında yapılan ... Ağrı Suçatağı 896 adet konut, birer adet 32 derslikli ilköğretim okulu, 24 derslikli lise, cami, ticaret merkezi inşaatı işi için 30/05/2011 tarihinde hazır beton üretimi sözleşmesi akdedildiği ihtilafsız olup davacı yüklenici, davalı ise taşerondur. Sözleşmeye göre, sözleşmede yazılı cinslerde belirtilen hazır betonların davalının beton santralinde üretilerek davacının istemiş olduğu betonların idareyle yapılan sözleşme doğrultusunda teknik şartnamelere uygun şekilde teslimi işi davalı yanca üstlenilmiştir. Davacı yüklenici ...... Ltd. Şti. tarafından davalı taşeron ... ......AŞ. aleyhine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/303 esas sayılı dosyasında açılan davada davacının Ağrı Suçatağı 896 konut, 32 derslik ilköğretim okulu, 24 derslikli lise, cami, ticaret merkezi inşaatının beton döküm işlerinin yapımı konusunda davalı taşeron ile 30.05.2011 tarihli beton alım sözleşmesi imzaladıkları belirtilerek davalının sevk irsaliyelerinde beton miktarını fazla göstererek fazla bedel tahsil ettiğini ileri sürerek yapılan fazla ödemenin ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ettiği, mahkemenin 2012/303-2014/457 sayılı kararı ile  fazla ödeme olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2015/550E- 6308K sayılı 10.12.2015 tarihli ilamı ile bozulduğu, dava dosyasının bozma sonrasında 2016/401 esasına kaydedildiği, mahkemece bozma ilamına uyulduğu ve yargılama sonucunda  alınan bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemece 01.11.2017 tarihli kararla davanın 105.528,70 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/2917E-2019/876K sayılı 28/02/2019 tarihli ilamı hükmün onandığı ve 2019/2185E-2020/569 K.sayılı 17/02/2020 tarihli ilamla  davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddedilmiş olduğu belirlidir. Mahkemece yapılan yargılamada, davalının ticari defterlerinin incelenmesi hususunda  talimatla SMMM bilirkişiden alınan 28/03/2016 tarihli rapor sonrasında, inşaat mühendisi, hesap uzmanı ve mali müşavirden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden 06/10/2017 tarihli bilirkişi raporu alınmış  ve mahkemece bu rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur.\tYargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere bilirkişi raporuna itiraz edilmesi durumunda teknik itirazların karşılanması yönünde ek rapor alınması gerekir. Mahkemece 08/06/2018 tarihli duruşma ara kararı gereğince bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği halde ek rapor alınmadığı gibi davalı vekilinin ek rapor alınması konusundaki talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar da oluşturulmamıştır. Bu durumda, eser sözleşmesi kapsamında taraf iddia ve delilleri, kesinleşen dava dosyası, davalının rapora itirazları da değerlendirilecek şekilde tarafların sözleşmedeki öncelikli edimleri ve ifada tarafların sözleşmeye aykırı davranışlarının bulunup bulunmadığı hususları incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine…” karar verilmiştir. <br>\tMahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın  kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup mahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.406,95 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.351,80TL harcın mahsubu ile bakiye 4.055,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21.02.2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>         Başkan                 Üye\t               Üye                Katip <br>   <br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32e310f69ac34cce","SID":"af399c2c1c193855"}}