{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1673 <br>KARAR NO: 2024/43<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/05/2023<br>NUMARASI: 2021/261 Esas -  2023/434 Karar<br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ...’in %40 hisse payına sahip olduğu ... Vergi No’lu ... Paz. Ltd Şti  31.10.2013 tarihinde Erenköy Vergi Dairesi nezdinde resen terkin edilerek kapatılmış olduğunu, şirketin  ofisi ve adresi de resmi olarak bulunmamakta olduğundan bu tarihten sonra kanunen muhafazası lazım gelen şirkete ait tüm yasal defterler ve evrakların muhafazasına ortaklarca özen gösterilmiş ise de, müvekkilin hissedarı olduğu şirketin Eski adresi olan ... cad. ... sokak. ... Kadıköy/İstanbul adresinde bulunan adresinden, an itibari ile şirket ortağı ...’in mali müşavirlik ofisi olarak kullanmakta olduğu ... mah. ... sitesi ... blok,d:... apt:... Kadıköy/İSTANBUL adresindeki mali müşavirlik ofisine taşınma esnasında muhtemelen, hissedarı olduğu yukarıda bilgileri verilen şirkete ait  2011/2012/2013 yıllarına ait yevmiye defteri,defter-i kebir  ve envanterler defteri ile yine anılan şirkete ait ...-...-... çek numaralı ... Bankası Ihlamurkuyu şubesine ait 3 adet çek yaprağınında kayıp olduğunu, ilgili şirkete ait muhafazası lazım gelen tüm resmi evraklar ... sitesinde bulunan ofisde muhafaza edilmekte olup, 15/04/2021 tarihinde incelemek üzere geriye dönük bir faturataya ihtiyaç duyulması  neticesinde yapılan inceleme sonucunda; yukarıda bilgileri verilen şirkete ait 2011/2012/2013 yıllarına ait yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanterler defteri ile yine anılan şirkete ait ... - ...-... çek numaralı ... Bankası Ihlamurkuyu şubesine ait 3 adet çek yaprağıda kayıp olduğunun fark edilmiş olduğunu, konu adreste herhangi bir olağan dışı hırsızlık gibi bir vakada bilgi dahilinde olmadığı için yukarıda anılan evrakların taşınma esnasında zayi olduğu pek muhtemel olduğunu, kıymetli evrakların ve şirkete ait muahafazası lazım gelen yasal defterlerin istem dışı  zayi olmasından sebeple müvekkili ve ortağı olduğu ... Paz. Ltd Şti nin, art niyetli şahıslara karşı riskli bir durumda kaldığı gibi, Ortakların ve yetkililerin Muhafaza ile sorumlu olduğu anılan defeterlerin   talep halinde ibraz edilememesi durumuna binaen ilgili resmi kurumlar   nezdinde ilgililerin idari ve cezai  yaptırımlara maruz kalma ihtimali içerisinde olduğunun açık olduğunu, arz olunan hususlar dairesinde , istem  ve kusursuz olarak zayi olan yukarıda bilgileri verilen ... Paz. Ltd Şti’ye ait 2011/2012/2013 yıllarına ait yevmiye defteri,defter-i kebir ve envanterler defteri ile yine anılan şirkete ait  ... - ... - ... çek numaralı ... Bankası Ihlamurkuyu şubesine ait 3 adet çek yaprağı hakkında zayi belgesi düzenlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"..Yargıtay 11. HD’nin 16.11.2011 tarih ve 2010/3476 E., 2011/15231 K. sayılı kararı gereğince davacının tacir olması sebebiyle hakkında zayi belgesi verilmesi istenen faturaları koruması hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekmekte olup, davacının kaybolduğunu ileri sürdüğü faturaları gerekli dikkat ve özeni göstermediği, basiretli bir tacir gibi davranmadığı anlaşılmaktadır. Bununla beraber özellikle Kozyatağı Vergi Denetim Daire Başkanlığının 13/06/2022 tarihli cevabi yazısıyla davacı şirket hakkında 2016 dönemi ile ilgili sahte belge kullanma yönünden vergi incelemesinin tamamlanarak vergi ziyaı cezası kesildiğinin bildirilmesi karşısında ve yukarıda açıklanan deliller kapsamında da davacının iddialarına itibar edilmemiş, sonuç olarak da davanın reddine \" karar verilmiştir. Mahkemece 28.09.2023 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin ek karar ile istinaf talebinin yasa gereği iki  haftalık sürenin geçirilmesini takiben yapılmış olması sebebiyle reddine, eski hale getirme talebinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 374 ve devamı maddelerinde sayılan sebeplere dayalı olmaması sebebiyle reddine karar verilmiş olup, davacı vekilince istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesine ait yukarıda esas bilgileri verilen dosya üzerinden kurulan 2023 /434 karar ve 04.05.2023 tarihli kararın usul ve esasa açıkça aykırılık teşkil etmesi ve yine iş bu kararın usule aykırı olarak kesinleştirilmesine dair 26.09.2023 tarihli eski hale getirme talepli dilekçeleri ile birlikte anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmasına rağmen ilk derece mahkemesince haklarının kullanılmasının kanuna aykırı olarak engellendiğini, ilk derece mahkemesince eski hale getirme talepleri hakkında hiç bir inceleme ve tahkikat yapılmadığı gözetildiğinde iş bu kararının usul ve esas yönünden  adil yargılanma hakkını  ihlal ettiğini beyan ederek ilk derece mahkemesine sundukları 26.09.2023 tarihli eski hale getirme taleplerinin  kabulüne karar verilerek, eski hale getirme dilekçesi ekinde sunulan istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinin   kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 82. maddesine dayalı olarak açılmış ticari defter ve belgelerin ziyaa uğraması nedeniyle zayi belgesi verilmesi ve  TTK'nın 818/1-s madde hükmü delaletiyle, aynı kanunun 757.madde hükümlerine göre zayi olduğu iddia edilen çekin iptali  istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan eski hale getirme ve  istinaf başvurusu üzerine mahkemece 28.09.2023 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin ek karar ile istinaf talebinin süresinde olmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebinin ve HMK'nın 374. maddesine dayalı eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilince ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, davacı vekili tarafından ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yayıpmıştır. İstinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin karara karşı istinaf yoluna başvuru süresi HMK'nın 346/2. Maddesi uyarınca kararın tebliği tarihinden itibaren bir haftadır. Ancak mahkeme kararında istinaf yoluna başvuru süresi iki hafta olarak gösterilmiştir. Davacı tarafından istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin karara karşı kararın tebliğinden itibaren bir hafta geçtikten sonra ve fakat iki haftalık süre içinde istinaf yoluna başvurulmuştur. Anayasa’nın 36, 40/2 ve HMK’nın 297. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alındığında, mahkemelerin kararlarında ilgililere başvurulabilecek kanun yollarını, başvuru merciilerini ve başvuru sürelerini sadece göstermeleri yeterli olmayıp aynı zamanda doğru olarak göstermeleri de anayasal gerekliliktir. Bu sayede bireylerin Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve bu çerçevede adil yargılanma hakkı tesis edilmiş olacaktır. Mahkemenin kanun yolu ve süresini hatalı belirtmesi hâlinde, usul kurallarının mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacak şekilde katı uygulanmaması, mahkemenin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü de gözönüne alındığında kararda belirtilen süreye uyularak yapılan kanun yolu başvurusunun, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirilerek süresinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiği açıktır(Yargıtay HGK'nın 30.03.2021 Tarih, 2019/(21)10-768 E. - 2021/361 K. Sayılı Kararı). Bu halde istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin karara karşı sunulan istinaf dilekçesinin süresi içinde sunulduğu dikkate alınarak istinaf incelemesinin yapılması gerekir. Üsküdar ...Noterliğinin 25.01.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı davacı şirketin  imza sirkülerinde yetkili olduğu belirtilen temsilcisinden alınan vekaletnamede Av.... ile Av...'ın davacı şirkete ortak vekil olarak tayin edildiği görülmüştür. Davacı vekili Av. ... tarafından 26.09.2023 tarihinde sunduğu  dilekçe ile kendisi yerine diğer vekile yapılan usulsüz tebligata dair 24.07.2023 tarihinde bilgi sahibi olunduğunu, anılan tarihlerin öncesinde ve sonrasında hem yurt dısında olması hem de e-imzasının geçerlilik süresinin dolmasından kaynaklı olarak yurt dışından eski hale getirme talebinde bulunamadığını belirterek öncelikle gerekçeli kararın yeniden tarafına tebliğine, aksi halde eski hale getirme talebinin kabulü ile dosyanın istinaf incelemesine tabi tutulmasını talep etmiştir. Eldeki davada davacı vekilinin istinaf süresinin kaçırılması nedeniyle eski hale getirme istemi ilk derece mahkemesince HMK 374.maddede yazılı yargılamanın iadesi yönünden incelenmiş ve talebin reddine karar verilmiş ise de HMK'nın 98/2.maddesi uyarınca eski hâle getirme, istinaf yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde bölge adliye mahkemesinden talep edilir. Bu nedenle davacı vekilinin eski hale getirme sebeplerinin bulunup bulunmadığı Dairemizce ön sorun olarak incelenmiştir. 6100 Sayılı HMK 95/1 maddesinde \"Elde olmayan sebeplerle kanunda belirtilen veya hakimin kesin olarak belirlediği süre içerisinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hale getirme talebinde bulunabilir\"; HMK 95/2 maddesinde \"Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hale getirme dışında başka bir yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hale getirme talebinde bulunulamaz\" hükmü düzenlenmiş olup, HMK'nın 96.maddesi uyarınca eski hâle getirme isteminin işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmesi gerekir. Yasal düzenlemeler kapsamında,  davacı şirketin birden fazla vekille temsil edildiği, birden fazla vekille takip edilen işlerde tebligatın vekillerden birine yapılmasının yeterli olduğu ve vekillerden birinin mazeretinin bulunmasının sürelerin işlemesine engel teşkil etmeyeceği, davacı vekilince eski hale getirme dilekçesinde ileri sürülen hususların \"elde olmayan sebeplerden\" olmadığı, bu nedenle eski hale getirme koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla Dairemizce davacı vekilinin eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin mahkemece verilen 28.09.2023 tarihli ek kararın istinafı yönünden yapılan değerlendirmede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir. Somut olayda, davacı şirketin ortak vekili olan Av....'a 24.06.2023 tarihinde yapılan tebligat geçerli olduğundan davanın reddine ilişkin kararın en geç 10.07.2023 tarihine kadar istinaf edilebileceği gözetildiğinde mahkemece davacı vekilinin iki haftalık süre geçtikten sonra 26.09.2023 tarihinde yapmış olduğu istinaf  başvurusunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin eski hale getirme talebinin reddine, ilk derece mahkemesinin, davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin 28.09.2023  tarihli ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ek karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin  eski hale getirme talebinin REDDİNE, 2-İlk derece mahkemesinin, istinaf başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin 28.09.2023  tarihli ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin  ek karara karşı yaptığı İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 3-Davacı tarafından ek karara karşı yapılan başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı vekili tarafından daha önce yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb02db4a69bafd1e","SID":"c63a10a98ba75c6e"}}