{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1826 <br>KARAR NO: 2024/33<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 19/10/2023<br>NUMARASI: 2022/947 Esas (Derdest)<br>DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir  talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili 05/09/2023 tarihli esasa ilişkin beyan dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat kuralının karşılandığını, davalıların haksız rekabete devam etmeleri nedeniyle müvekkili şirketi bırakıp davalı şirket ile çalışmaya başladıklarını, müvekkili şirketin iflasın eşiğine geldiğini, davalı ... şirketinin davalı gerçek kişi ortak ve müdürleri aracılığıyla bilirkişi ön raporunda tespit edilen fiillerinin ağırlığı, ihlalin boyutu ve dilekçede belirtilen şirketlerin müvekkili şirketle çalışmayı bıraktıkları göz önüne alınarak davalı şirketin ticari faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince 19.10.2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir/haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"...ihtiyati tedbire ilişkin yasal düzenleme, dava konusu, dava dilekçesinde ve sonrasında sunulan talep, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın devam ettiği, uyuşmazlığın esasını çözer mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, haksız rekabetin oluştuğu ve men edilmesi gerektiğine ilişkin iddiaların yaklaşık olarak ispat edilemediği anlaşılmakla ihtiyati tedbir taleplerinin reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir  talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön raporda haksız rekabete ilişkin tespitlerin önemli olduğunu,  yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, bilirkişi ön raporunda davalı gerçek kişilerin davalı şirketi kurduktan sonra davalı işyerinde çalışmaya devam ettikleri ve davacı ile davalı tüzel kişi şirketlerin aynı sektörde faaliyet gösterdiği, bu hususların iş sırlarının taşındığını ortaya koymak açısından yeterli olduğu tespitinin yapıldığını, tüzel kişilerin organları eliyle işlem ve fiillerde bulunduklarını ve bu işlemleriyle hukuki olarak sorumlu olduklarını, davalı gerçek kişilerin hem davalı tüzel kişinin genel kurulunu oluşturmakta olup, hem de davalı tüzel kişinin müdürleri yani yönetim organı olduklarını, dolayısıyla davalı tüzel kişinin tüm karar organı ve yürütme organının aynı sektördeki müvekkili şirket bünyesinde çalışması ve bu suretle iş sırlarının taşınmasının davalı tüzel kişi şirketin haksız rekabette bulunduğunu net şekilde  ortaya koyduğunu, davalıların  haksız rekabete devam ettiklerini, müvekkili şirketin müşterilerinin bir bir müvekkil şirketle çalışmasını durdurmasına sebep olduklarını, ihtiyati tedbir taleplerinin şu aşamada ivedilikle kabulü gerektiğini, davalı gerçek kişilerin müvekkili şirkette çalışmaktayken yazdıkları raporlar ve yönettikleri operasyonlar hakkında müvekkil şirket aleyhine olarak bakanlıklara şikayette bulunduklarını, kendi hata/kusurları (yahut kasıtlı eksiklik) sebebiyle müvekkili şirketi bakanlıklar eliyle kapattırmaya çalıştıklarını, Ticaret Bakanlığı tarafından müvekkili şirket hakkında 1 aylık faaliyetten men kararı verildiğini, bu karara karşı açtıkları iptal davasının hali hazırda Ankara 10. İdare Mahkemesi 2023/1533 E. Sayılı dosyada derdest olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen ara kararın kaldırılarak davalı şirketin ticari faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasına ilişkin  ihtiyati tedbir  kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle davalı şirketin ticari faaliyetlerinin tedbiren durdurulması istemine ilişkindir. Mahkemece 19.10.2023 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Haksız rekabet davasında ihtiyati tedbiri düzenleyen Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1.maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56.maddenin birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir '' düzenlemesi yer almaktadır. İhtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme, dava sonunda elde edilebilecek hukuki durumun ihtiyati tedbirle sağlanamayacağına dair kuralın istisnasını teşkil etmektedir. TTK’nun 61/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususunda hakime bir takdir yetkisi tanınmış ise de anılan hükümde bu yetkinin HMK 389 vd. maddeleri hükümlerine uygun olarak kullanılması gerektiği de vurgulanmıştır. HMK'nın 389/1. maddesi ise, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.\" şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda davacı vekili, bilirkişi ön raporu dosya kapsamına alındıktan sonra  haksız rekabetin ve zarar doğma ihtimalinin varlığının yaklaşık ispat düzeyinde ispat edildiğini ileri sürerek davalı şirketin ticari faaliyetinin durdurulmasına ilişkin  ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup, ara karar tarihi itibariyle mevcut delillere göre davalı şirketin haksız rekabet teşkil edebilecek eylemleri bulunup bulunmadığı yönünden yaklaşık ispatın gerçekleşmediği anlaşılmakla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin bu gerekçeyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56dac2a7f5ac6cad","SID":"0142249ce84ed04c"}}