{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/233 <br>KARAR NO: 2024/366<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/12/2020<br>NUMARASI: 2018/480 E. - 2020/397 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı tarafın ... sayılı \"...\" markasının tescil kapsamındaki gözlük emtialarında tescil edildiği günden bugüne hiçbir şekilde kullanılmadığı, davalının bu alanda herhangi bir faaliyetinin (Hususiyetle ... markalı ürün imalatı ve satışı) bulunmadığını, yeni tarihli markalarının hiçbirinde 9. Sınıfta yer alan gözlük emtialarına yer vermediğini, bu durumun markanın kullanılmadığını gösterdiğini, davalının ... markalı bir gözlük üretmediğini sadece tekstil alanında çeşitli malların perakendeciliğini yaptığını  bu nedenlerle davalıya ait ... sayılı \"...\" markasının 6769 s. SMK 9., 26, 192 ve Geçici 4. Maddeleri uyarınca kullanmama nedeniyle iptaline, iptal kararının şartlarının ilk oluştuğu tarihten itibaren geçerli olmasına müvekkilin hususiyetle gözlük emtiasındaki faaliyetlerinin davalının markasından doğan haklara tecavüz etmediğinin tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Markasının Türkiye’de ve tüm dünyada müvekkil adına tescilli ve tanınmış bir marka olduğunu, “...” markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğunu, müvekkilinin  “...”, “...”, “...” ve “...” adları verilen  tanınmış  desenlerin  yaratıcısı olduğunu, müvekkilin  aynı desenlerde gözlük, gömlek, elbise ve pijama altı ürettiğini; güneş gözlüklerinin sap kısımlarında yer alan desenlerin ilgili giysilerin desenleri ile bir örnek olduğunu; davacının markası henüz başvuru aşamasındayken 24 Kasım 2016 tarihinde davacının marka vekillerine e-mail yoluyla bir talep yazısı gönderilerek, karıştırılma ihtimaline yol açacak bir markanın tescil edilmemesini talep ettiklerini; bunun üzerine davacının “marka hakkından vazgeçme talep formu”nu müvekkiline sağladığını; müvekkilin, davacının bu olumlu dönüşüne güvenerek davacının marka başvurusunun yayımına itiraz etmediğini; yayıma itiraz süresi sona erdikten sonra davacının Türk Patent Enstitüsü’nün eksik evrak bildirimine yanıt vermemeyi tercih ettiğini ve imza sirkülerini tamamlayarak müvekkilinin itiraz süresini kaçırmasına kasten sebep olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu iddia ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın Reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda, davalının \"...\" markasını taşıyan gözlüklerin satışını gerçekleştirdiği tespitlerine dayanak olarak birtakım faturanın, sosyal medya  hesap çıktılarının, gazete haberleri gibi delillere yer verdiğini, \"...\" markasını taşıyan gözlükler üzerinde \"... \" ibaresinin de yer aldığına kanaat getirirken yalnızca tek bir adet görseli esas alındığını ve bu görselden yola çıkarak davalının satışını gerçekleştirdiğini belirttiğini tüm ... marka gözlüklerde aynı zamanda ... markasının da yer aldığına kanaat getirerek isabetsiz bir değerlendirmede bulunulduğunu, zira davalının Türkiye piyasasında satışını yaptığı ve faturalandırdığı belirtilen ... markaları gözlüklere ilişkin faturalarda herhangi bir şekilde \"...\" markasının yer aldığının görülmediğini, davalının desen tasarımlarının, \"...\" marka güneş gözlüklerinin sap kısmında da kullanılmasından ibaret olduğunu,  faturalara da bu şekilde yansıdığı görülen kullanımların her birinde \"....” ibaresinin yazılı olarak yer aldığına dönük bir delilin bulunmadığını, davalının, ... markalı gözlükler için,  ortak bir ticari faaliyet yürüttüğü varsayımında, reklam amaçlı ve prototip olarak ürün reklam görselinde \"... \" markasını da kullandığı kabul edilse dahi bu kullanımın ne kadar yaygınlaştığını, başka bir ifadeyle tüketici kitlesiyle ne derece bir buluşma yaşadığının davalı tarafça ispatlanabilir olmadığını, tek bir adet görselin, \"ciddi kullanımını\" ispatına elverişli olmadığını, keza \"...\" gözlüklerinde de davalının desenlerinin kullanımı da \"...\" markasının kullanımı açısından şüphesiz bir karine teşkil etmeyeceğini, netice itibariyle tüketicinin desenler üzerinden davalı markaları ile bir ilişki kurmasının beklenmesinin, oldukça zorlama bir yorum olacağını, raporda belirtilen gözlük ürünlerinin \"...\" markası ile anılacağını, ülkemizde gerçekleştirildiği iddia olunan satışlara konu ürünlerin tamamının dava dışı \"...” markasına ilişkin olduğunu bu nedenle davalı tarafın ... sayılı markasının markasal anlamda ciddi bir şekilde kullanıldığının ve söz konusu markanın 09. Sınıftaki emtialar bakımından iptali şartlarının oluşmadığı yönündeki eksik ve hatalı olarak düzenlenen işbu rapora dayanılarak verile kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, kararın  denetime elverişli bir bilirkişi raporuna v sunulan ciddi kullanım delillerine dayandığı gibi, ayrıca taraflar arasında Ankara 4. FSHHM Nezdinde görülen dava da dikkate alınarak verildiğini, davacının ... ile işbirliğine ait ürünlerde müvekkil markası'nın bulunduğuna ilişkin değerlendirmenin yalnızca \"reklam amaçlı prototip\" bir ürün görseli esas alınarak yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sunulan  faturalarla kullanımın  kanıtlandığını,  gözlüklerin sap bölümünde açıkça \"...\" yazdığının  görüldüğünü, müvekkili ile ray-ban arasında yapılan işbirliği ürünlerinde açıkça müvekkilinin markasının bulunduğunu ve ürünlere ilişkin görsellerin  dava dosyasında yer aldığını davacı'nın faturalar üzerinde müvekkil markasının yer almaması nedeniyle, faturaların kabul edilemeyeceği iddiasının mesnetsiz olduğunu sunulan faturalarda da gözlük ürünlerinin  sarı renk ile işaretlendiğini ve \"...\" kısaltması İngilizce \"...\" yani güneş gözlüğü kelimesini temsil ettiğini ve faturalarda yer alan kodu\" ileriki eklerde fotoğrafları yer alan ürünler ile birebir örtüşmekte olduğunun göz önünde olduğunu, belirterek istinaf taleplerinin reddine,  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava,  davalıya ait ... sayılı \"...\" markasının 9.sınıftaki \"gözlükler, güneş gözlükleri ve bunlara ilişkin aksesuarlar\"  için kullanmama  nedenine dayalı kısmen   iptali istemine ilişkindir. ... tescil no.lu “ ...” markasının 09.sınıfta “..., ..., ..., ...” emtialarında ve, 03,14,16,18, 35. Sınıfta  davalı adına tescil edilmiştir.Markanın tescilinden itibaren sahibi tarafından fiilen kullanılması zorunludur. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile  aynı yasanın 9/1 maddesinde \"Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.\" hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin  kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen  \"ciddi kullanımın\" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. Markayı tescilli olduğu  tüm emtialarda kullandığının ispat yükü  marka sahibine aittir.  5 yıllık kullanım süresi dava tarihinden geriye doğru 5 yılı  kapsar.  SMK 26/4 maddesine göre,  Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda  davalının, gözlük ürtiminde diğer bir gözlük markası olan “...” ile işbirliği yaptığı,   davalı tarafından satışı ve tanıtımı yapılan gözlüklerin saplarında “...” markasının yanı sıra “...” markasının yer aldığını, markanın  ciddi kullanımını gösterir internet kayıtları, mağaza açılışları, basın haberleri, faturalar, satış, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerini  gösteren  delillerin dosyaya ibraz edildiğini,  dava konusu markanın 09. sınıftaki emtialar yönünden iptali şartlarının oluşmadığını bildirmişlerdir. Ankara 4. FSHM‘nin, 2018/462 esas sayılı dosyasında taraflar arasında  ... adına tescil edilen ... ibareli markanın hükümsüzlüğünün talep edildiği, eldeki dosya davacısı şirketin anılan bu davada kullanmama defi'inde bulunduğu, yapılan yargılama sonucu \"Kullanım ispatı açısından ise davacının  kullanım ispatına konu markalarında Türkiye sınırları içinde gözlük türü ürünlerde yaygın olarak kullanılığını kanıtladığı, nitekim bilirkişi raporunda da bu husus \" Davacı tarafından sunulan deliller kapsamında, 2008/63138 ve 2012/67878 sayılı markaların, gerek 9. sınıf kapsamında gözlük emtiasında gerekse de 35. sınıfta gözlük emtialarının satışı hizmetlerine ilişkin olarak, Türkiye’de ciddi kullanımının olduğu,\" ve \"Davacı tarafından yapılmış olan, reklam ve promosyon faaliyetleri, internet satışlarına ilişkin bilgi ve görseller göz önüne alındığında, bunların markanın ciddi kullanımına ilişkin yeterli deliller olarak kabul edilmeleri gerektiği düşünülmektedir. Davacını söz konusu kullanımlarının Türkiye’de olduğu da görülmektedir.\" şeklinde de ifade edildiği görüşünden anlaşılmaktadır.\" gerekçesine yer verilerek  davacının 09.sınıfta   “...” markasını kullandığının tespit edildiği, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın istinafı üzerine Ankara BAM 20.HD'nin  2021/370 -  2023/376 sayılı kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği görülmektedir. Dosya kapsamına göre, davalının markasını iptali talep edilen 09 sınıfta tescilli olduğu gözlük emtialarında piyasada satışa sunulan ürünlerde  \"...\" markası dışında \"...\" ibaresine de yer verilerek   markanın işlevine uygun, markasal etki yaratacak şekilde yarar elde edecek, pazar payı yaratacak ve tanınacak şekilde piyasada yoğun ciddi şekilde kullandığının davalı tarafça ispat edilmiş olduğu,  SMK 26/1-a maddesi kapsamında kısmi iptal koşullarının mevcut olmadığı  anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen deliller kapsamında kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye  göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1.fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/12/2020 tarih ve 2018/480 E., 2020/397 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a Temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"117e8d3165637d0b","SID":"fa2789b75989608d"}}