{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2285 <br>KARAR NO: 2024/505<br>KARAR TARİHİ: 09/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2022<br>NUMARASI: 2022/418 2022/934<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki davada İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi ile  İstanbul 11. Asliye Ticaret  Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesince, \"...Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktdır. Ancak, davacının sigorta şirketi, davalının tacir ve dava dışı sigortalının da tacir olmasına göre, ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine...\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"...Dava dilekçesinden, sigorta poliçesinden, ekspertiz raporundan anlaşıldığı üzere sigortalı toplu yapı yönetimidir. Toplu yapı yönetimi tacir olmadığından eldeki davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinin bulunmaması karşısında görevli mahkemenin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu ...\" gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. Eldeki davada, voltaj dalgalanması sebebiyle hasar gören sigortalı binadaki asansör için sigortalıya ödenen tazminatın halefiyete dayalı olarak zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalı şirketten talep edilmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37E.-9K. sayılı kararında, \"sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur\" şeklinde içtihadda bulunmuştur. Bu nedenle, uygulamada, sigorta rücu davalarının, TTK 1472. maddeden kaynaklanmış olması nedeniyle halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bir başka ifadeyle sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki dava, ticari dava niteliğinde ise davaya ticaret mahkemesinde bakılacak, böyle değilse yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir dava da ticaret mahkemesi görevli olmayacaktır. Somut olayda, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta ve halefiyete dayalı talepte bulunulan kişi olan dava dışı (selef) ... Toplu Yapı Geçici Yönetimi'nin tacir olmamasına göre, BK 71. maddesi ile davalı kurumun yönetmeliklerden kaynaklı sorumluluğu ve varsa taraflar arasındaki abonelik sözleşme hükümleri çerçevesinde çözümlenecek mutlak ticari nitelikte olmayan işbu davaya bakmak görevi HMK 2. maddesi uyarınca  asliye hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır <br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 09/02/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"124466e6e504d3f3","SID":"5d7be6d66d5ca9f7"}}