{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/329 - Karar No:2024/89<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2022/329 <br>KARAR NO\t: 2024/89<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/388 E-2021/828 K<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 09/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/02/2024<br>\tEser sözleşmesinden  kaynaklanan menfi tespit talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; taraflar arasında çelik merdiven ve kedi yolları yapımına ilişkin 02.03.2020 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, davalının edimlerini eksik ve kusurlu olarak ifa etmesi üzerine taraflarca 08.06.2020 tarihli ek protokol düzenlendiğini, protokol gereğince 48.180 TL tutarlı bono senedinin teminat olarak verildiğini, davalının edimini halen yerine getirmediğini, eseri teslim etmediğini, fatura düzenlemediğini, ancak ihtiyati haciz kararı alarak teminat senedini icra takibine koyduğunu,  müvekkilinin icra baskısı altında 1.500 TL ödemek zorunda kaldığını öne sürerek 1.500 TL'nin istirdadına, müvekkilinin 48.180 TL bedelli bono yönünden icra takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili özetle; takibe konu senedin teminat senedi olmadığını, borca karşılık düzenlendiğini, protokolde senet içeriğinin belirtilmediğini, senette iki borçlu bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme uyarınca işleri tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, faturaların kesildiğini, davacıya verildiğini, davacının faturalara itiraz etmediğini savunarak davanın reddine ve en az %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince;\"Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında 02/03/2020 tarihinde davacı şirketin yüklenicisi olduğu işe ilişkin olarak davalı ile çelik merdiven ve kedi yolları imalat işçiliğine ilişkin 6098 sayılı TBK'nin 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde protokol imzalandığı, işçilik birim fiyatının 800,00 TL/ton olarak belirlendiği, sözleşmenin gerçekleştirilmesi sırasında 08/06/2020 tarihinde taraflar arasında düzenlenen ek protokol ile ek protokol tarihine kadar 17.500,00 TL karşılığı işin yapıldığının ve 30.680,00 TL'lik ise işin yapılacağının kararlaştırıldığı, ek protokol kapsamında davacılar tarafından davalıya takibe konu senedin düzenlenerek verildiği, protokol kapsamında bononun teminat senedi olduğu hususunun yazılı olduğu, davalı yüklenici tarafından ek protokolde protokol sonrasında yapılması gerektiği tespit edilen 30.680,00 TL bedelli ek işin yapıldığı hususunun dosya kapsamına sunulan belgeler ile ispat edilemediği, tarafların ticari defter ve kayıtlarında takibe konu bononun kayıtlı olmadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketten 25.218,44 TL alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde takibe konu bononun 17.500,00 TL'lik kısmının ek protokolünün düzenlendiği 08/06/2020 tarihine kadar davalının taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle yaptığı işin karşılığı, bakiye kısmının ise daha sonra yapması gereken işe ilişkin olarak teminat niteliğinde verildiği, davacıların davalının protokol sonrasında ek prokotolde kararlaştırılan işleri yapmaması nedeniyle takibe konu bononun 30.680,00 TL'lik kısmı yönünden davalıya borçlu olmadığı\" gerekçesiyle \"1) (a) Davanın KISMEN KABULÜ ile Ankara 5. İcra Dairesinin 2020/6746 esas sayılı dosyasında takibe konu edilen keşidecisi ..., kefili ..., lehtarı ..., keşide tarihi 08/06/2020, ödeme tarihi 25/06/2020, bedeli 48.180,00 TL olan bononun 30.680,00 TL'lik kısmı yönünden DAVACILARIN DAVALIYA BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, (b) Davacıların istirdata ilişkin taleplerinin reddine, (c) Kötü niyet tazminatına ilişkin taleplerin reddine\" karar vermiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki vakıaları tekrarla takibe dayanak bono senedinin 08.06.2020 tarihli protokolün 3. maddesi gereğince düzenlendiği, teminat senedi olduğu, illetten mücerretlik vasfını yitirdiği, kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılamayacağı, 19.01.2021 tarihli duruşmada davalıya teslime ilişkin belgelerin sunulması için süre verildiği, davalının belge sunamadığı, davalı edimini yerine getirmediğinden belge sunmasının da imkansız olduğu, kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu, icra baskısı altında ödenen 1.500 TL'nin istirdadının talep edildiği, mahkemece talebin gerekçesiz reddedildiği, yasal tüm koşullar oluştuğu halde kötü niyet tazminatının da gerekçesiz olarak reddine karar verildiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kambiyo senedinin bir ödeme aracı olduğu, mahkemece müvekkilinin işleri yerine getirmediği kabul edilmiş ise de, davacı tarafça kambiyo senedi verilmiş olmasının edimlerin yerine getirdiğine karine teşkil ettiği, edimin ifa edilmediği konusunda ispat yükünün davacıya düştüğü, incelenen ticari defter kayıtlarından anlaşılacağı üzere bedelin bir kısmının davacı tarafından müvekkiline ödendiği, müvekkilinin parayı henüz tahsil etmediği için senedin bir kısmı için fatura kestiği, KDV yüküne girmemek için bakiyesi için fatura düzenlenmediği, müvekkilinin alacaklı olduğu, kambiyo senetleri illetten mücerret olduğundan ticari defterlere kayıtlarının zorunlu bulunmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. \t\t\t<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında imzalanan \"Protokol\" başlıklı 02/03/2020 günlü sözleşmede Ankara Havelsan Teknoloji Kampüsünde dava dışı ....Limited Şirketi tarafından yapılacak montajlara ait çelik konstrüksüyon imalatlarının, malzemesi davacı tarafça sağlanması ile davalı tarafından kendisine ait iş yerinde 800 TL/ton birim fiyatla işçiliğinin yapılmasının kararlaştırıldığı görülmüştür. <br>\tTaraflarca 08.06.2020 tarihinde düzenlenen protokolde de; bu protokol tarihine kadar imalat yapılan ve teslim edilen merdiven ve korkulukların bedelinin 17.500 TL olduğu, ayrıca protokol tarihi itibariyle 5 adet büyük ve 3 adet küçük merdiven imalatının tamamlanmış olduğu kantar tikesi ile teslim alınacağı, 1 adet merdivenin de yarım kaldığı, bu merdivenin de tamamlandıktan sonra kantar tikesi ile teslim edileceği, teslim edilen ve hesabı görülen bedelin 17.500 TL olduğu, hali hazırdaki merdivenlerin 30.680 TL  yaklaşık bedelde olduğu, 48.180 TL bedelli senedin verildiği kantar tikesi esas alınarak mahsuplaşma yapılacağının kabul edildiği görülmüştür. <br>\tYargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunun kabulü halinde aslolan sözleşme kapsamındaki işin sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığının kabulü gerekir. Aksinin ispatı ancak sözleşmedeki iş sahibi tarafından, sözleşmenin ifası sırasında işin eksik yapıldığı, yarım bırakıldığı hususunda yükleniciyi ihtarla temerrüde düşürmesi ve bu hususta yaptıracağı tespitle mümkün olacaktır. Somut olayda; davaya konu işler yönünden davacı yüklenici, davalı ise taşeron olup, aksi ispatlanmadığı sürece işin davalı tarafça yapılıp teslim edildiğinin kabulü gerekir. <br>\tTaraflar arasındaki ihtilafsız olan 02.03.2020 günlü ve 08.06.2020 günlü protokollerin incelenmesinde, 08.06.2020 günlü protokole kadar davalı tarafça 17.500 TL'lik imalat yapıldığı ve bu bedele hak kazandığı ihtilafsız olup, bu imalat ve bedel dışında da davalı tarafça 5 adet büyük, 3 adet küçük merdivenin imalatının bitirildiği, ancak kantar tikesi ile tartımının yapılmadığı, ayrıca bir adet merdivenin de kısmen imal edildiği kabul edilerek eksikler bitirildikten sonra kantar tikesi ile teslim edileceğinin kararlaştırıldığı görülmüş olmakla, teslim edilen ve hesabı görülen 17.500 TL bedelli imalat dışında da  hali hazırda imalatı yapılan ancak kantar tikesi ile tartılmamış olan imalatların yaklaşık bedelinin 30.680 TL olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. <br>\tTüm bu açıklamalar ve dosya kapsamında Yargıtay yerleşik içtihatları ve taraflar arasındaki 08.06.2020 günlü protokol birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça yapılıp teslim edilen 17.500 TL dışında da bir kısım imalatlar yapıldığı ihtilafsız olmakla, mahkemesince 17.500 TL dışındaki imalatın yapılıp, teslim edildiğinin ispat edilemediği gerekçesine dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\tMahkemesince yapılması gereken iş taraflar arasındaki protokoller, taraf delilleri toplanarak ve gerektiğinde dava dışı .... Şirketi tarafından sözleşme konusu işe ilişkin düzenlenen belgeler de getirtilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle davalı tarafça yapıldığı ispatlanan imalatların protokoller kapsamında bedelinin tespiti ile belirlenecek bedelden ispatlanan ödeme ve bu kapsamda verilen dava konusu senet de değerlendirilmek suretiyle bir karar vermekten ibarettir. <br>\tAçıklanan nedenlerle eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı karara yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüyle, mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına göre inceleme yapılmak üzere dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine oy çokluğuyla karar verilmiştir.<br> \tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-)\tTaraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,<br>2-)\tAnkara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/12/2021 tarih ve 2020/388 E-2021/828 K<br><br> sayılı kararının HMK 353/1-a.6 madde  gereğince kaldırılmasına,<br>3-)\tDavanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-)\tDavacılar tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,<br>5-)\tDavalı tarafından yatırılan 523,94 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>6-)\tTaraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödenen istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 09.02.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br> <br><br>KARŞI OY<br><br>\tYargılama faaliyeti, uyuşmazlığın çözümüne etkili ve çekişme konusu olan, hukukun sonuç bağladığı vakıalara hukuk normunun uygulanmasıdır. Dava malzemesinin taraflarca getirilmesi ilkesi gereğince vakıaların taraflarca ileri sürülmesi gerekir. Taraflarca ileri sürülen vakıalar bağlayıcı olup, tarafların dayandıkları vakıalar mahkemece değiştirilemez ( Selman Arısoy, “ Medeni Yargılama Hukukunda Hâkimin Türk Hukukunu Resen Uygulamasının Temeli: Vakıalar, Vakıaların Önemi, Vakıaların Çeşitli Yönlerden Sınıflandırılması ve Vakıaların Tespiti”, Istanbul Hukuk Mecmuası, s 1-47). <br>\tİspat yükü ise, ileri sürülen vakıanın ispatsız kalması riskine kimin katlanacağını ifade eder. Norm teorisi gereğince, ispat yükü iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir ( Barış Toraman  “ Medeni Usul Hukukunda İspat Hakkına Dair Bazı Tespit ve Değerlendirmeler” Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı, H.Pekcanıtez’e Armağan,  2014, s. 1483-1523; HMK 190/1).<br>\tTaraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler (HMK 193/1). Delil sözleşmesinde, hangi vakıanın hangi delil ile ispat edileceği   açıkça gösterilmelidir. Delil sözleşmesinin varlığı taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürebileceği gibi,  mahkemece de re'sen gözetilmelidir. <br>\tEser sözleşmesinde iş sahibi iş bedelini ödemek; yüklenici ise, sözleşme  ve iş sahibinin kullanım amacına uygun olarak eseri imal edip,  teslim etmekle yükümlüdür. Eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini ispat yükü de yüklenicidedir. Teslim bir hukuki işlem olmayıp, maddi vakıa olduğundan, kural olarak, tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Eserin teslimi hususunda taraflarca delil sözleşmesi akdedilebilir ( Yargıtay 15 HD, 20.03.2017, 526/1599). Örneğin binanın yapı kullanma izin belgesi alınmış olarak teslim edileceği kararlaştırılmışsa, teslim ancak yapı kullanma izin belgesi ile ispatlanabilir. <br>\tSomut olayda davacı şirket yüklenici, davalı şirket taşeron, diğer davalı ise, takibe dayanak bonoyu avalist sıfatıyla imzalayan kişi olup, 02.03.2020 tarihli çelik merdiven ve kedi yolları imalat işçiliğine ilişkin sözleşmede malzeme davacı tarafça karşılanmak üzere imalatın davalıya ait iş yerinde 800 TL/ton birim fiyatla yapılmasının kararlaştırıldığı, 08.06.2020 tarihli protokolde ise, \"... 1.İmalatı yapılmış olan ve teslim edilen merdiven ve korkuluklar için 17.500 TL ve şu an imalatı bitmiş ve kantar tikesi ile teslim edilecek olan merdivenler ile 1 adet yarım kalan merdiven mevcut malzemelerin dışında eksikleri temin edilerek tamamlanıp teslim edilecektir. 2. 5 adet büyük ve 3 adet küçük merdiven hali hazırdır. Kantar tikesi ile teslim edilecektir. Bir adet merdiven hazır durumda değildir. Bitirilip en kısa sürede kantar tikesi ile teslim edilecektir. 3. Teslim edilen ve hesap görülen rakam 17.500 TL'dir. Hali hazırdaki merdivenler 30.680 TL yaklaşık bedeldir. Kantar tikesi esas alınacaktır. Toplam senet tutarı 48.180 TL'dir. Son merdiven teslim edildiğinde kantar tikesi ile hesap görülecek ve mahsuplaşma yapılacaktır... Eki bir adet teminat senedidir.\" tespitlerine yer verildiği, protokolün eki olan 08.06.2020 düzenleme tarihli, 25.06.2020 vadeli, 48.180 TL bedelli bono senedinin davacı yüklenici tarafından tanzim edildiği, diğer davacı ... tarafından avalist sıfatıyla imzalandığı, lehtarının davalı olduğu anlaşılmaktadır. <br>\tDavalı Şirket tarafından bono senedine dayanarak davacılara karşı takip başlatılmış, davacılar senedin teminat senedi olduğunu, davalının protokol gereğince edimini ifa etmediğini, protokole konu merdiven ve malzemeleri teslim etmediğini öne sürerek istinaf incelemesine konu menfi tespit ve istirdat talepli eldeki  davayı açmışlardır. Takibe dayanak bono senedi metninde teminat senedi olduğuna dair ibare yok ise de, davalı yüklenicinin ek protokole itirazının bulunmadığı,  malların teslim edilerek edimin yerine getirildiği ve teslim edilen mallara karşılık davacıdan kambiyo senedi alındığı savunulmakla takibe dayanak bononun sözleşme gereğince verildiği, dolayısıyla teminat senedi olduğu kabul edilmiştir. <br>\tKural olarak menfi tespit talepli davalarda ispat yükü davalıda olduğu gibi, yukarıda açıklandığı üzere eser sözleşmesi hükümleri gereğince de, ispat yükü davalı yüklenicide olup, eseri sözleşmeye uygun olarak imal ve teslim ettiğini ispatlaması gerekir. Davalı tarafça imalatın eksiksiz ve kusursuz olarak tamamlandığı savunulmuşsa da, ek protokolde yapılan imalat tutarı 17.500 TL olarak belirlenmekle birlikte, bakiye 30.680 TL tutarlı imalatın tamamlanacağı ve kantar tikesiyle teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Taraflar yaklaşık 30.680 TL tutarlı imalatın henüz tamamlanmadığını ve  teslim edilmediğini belgelemiş olduklarından ve eserin davalıya ait işyerinde imal edileceği kararlaştırılmış bulunduğundan,   sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde sözleşme kapsamındaki imalatın yüklenici (somut olayda davalı taşeron) tarafından yapılmış olduğunun karine olarak kabulüne  ilişkin ilke olayımızda uygulanamaz. Davalı taşeron sözleşmede belirtildiği üzere kendi iş yerinde imal edeceği 30.680 TL tutarlı eseri tamamladığını ve davacı yükleniciye teslim ettiğini ispatlamaladır. Protokolde bakiye imalatın kantar tikesiyle teslim edileceği kararlaştırılmış olmakla, davalı teslimi ancak kantar tikesiyle kanıtlayabilir. Davalı tarafça teslime ilişkin kantar tikesi sunulmamıştır.  Bu itibarla mahkemenin protokolde yazılı bakiye imalatın teslim edildiğinin kanıtlanamadığına dair   gerekçesinin isabetli olduğu, ancak dosya kapsamına ve mahkemenin de kabulüne göre,  ek protokolde teslim edilen imalat tutarı 17.500 TL ile  yaklaşık bakiye imalat tutarı 30.680 TL toplamı 48.180 TL  bedelli bono senedinin teminat olarak verildiği ve teminat senedine dayanarak başlatılan  icra takibinde 48.180 TL asıl alacak ile ferilerinin tahsilinin talep edildiği,  davalının kendi defter kayıtlarına göre 50.018,44 TL tutarlı e-fatura düzenlediği,  yine bakiye alacağının 25.218,44 TL olarak kayıtlı olduğuna dair bilirkişi tespiti gözetildiğinde, sözleşmede KDV ye değinilmediğinden birim fiyata KDV nin dahil olduğunun kabulüyle, ek protokolde yazılı yaklaşık bedel esas alarak toplam iş bedeli 48.180 TL, teslim edilen imalat bedeli 17.500 TL ve  davalının tahsilatı 24.800 TL olmakla, davacı yüklenicinin 7.300 TL fazla ödeme yaptığı, ayrıca takip sonrası 1.500 TL ödeme yapıldığı ve bu ödemenin davalı defterinde kayıtlı olmadığı, böylece toplam fazla ödeme 8.800 TL olmakla, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere yapılan imalat tutarı 17.500 TL davacı yüklenici tarafından ödenmiş olduğundan, menfi tespit talepli davanın ve 1.500 TL nin istirdadına ilişkin talebin kabulüne karar vermek gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, mahkeme kararının HMK 353/1.b.2 madde gereğince kaldırılmasıyla, davanın kabulüne dair yeniden hüküm tesisine karar vermek gerektiği gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.  <br>\t <br>                                                                                         Üye ... <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f1361cb5eec8746","SID":"45d4bc7e5c162c10"}}