{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2036 Esas<br>KARAR NO: 2024/250<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 06/02/2020<br>NUMARASI: 2017/145 Esas, 2020/87 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalı şirkete ait araçların ihlalli geçişleri nedeniyle, 9.960,65 TL geçiş ücreti ile geçiş ücretinin 10 katı 99.606,50 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 109.567,15 TL alacağın tahsili için davalı aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibin tamamına itiraz ettiğini, araçların OGS veya HGS'den geçiş ücretinin tahsil edilememesi ve OGS/HGS ile ilgili anlaşmalı bankadan provizyon alınamaması halinde gişedeki bariyerin açılmadığını ve gişe memurunun nakit yada kart ile ödeme talep ettiğini, ödeme gerçekleşmezse bilgilendirme amaçlı ihlalli geçiş bildiriminin sürücüye teslim edildiğini, ihlalli geçişi takiben 15 gün içinde ödeme yapılması halinde ceza tahakkuk ettirilmediğini, müvekkili şirketin 15 günlük sürede ödeme yapılmaması halinde araç sahiplik bilgisine ulaşabildiğinden bu sürede araç sahiplerine bilgilendirme yapma imkanı olmadığını, davalının davadan önce 9.796,55 TL ödeme yaptığından kalan bakiye miktar üzerinden takibe itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında; müvekkili şirketin uzun dönem araç kiralama sözleşmeleri ile üçüncü şahıslara kiraladığı araçların geçiş ücreti ve ceza tutarından müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, kiracıların fillerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırı olduğunu, davacının alacağını ispatlaması gerektiğini, bu kadar ihlalli geçiş yapmalarının mümkün olmadığını, müvekkili şirkete ait tüm araçlarda HGS_OGS tanımlı olup devamlı yeterli bakiye bulundurmasına rağmen, davacının sisteminden kaynaklı aksaklıklar nedeniyle geçiş ücretinin tahsil edilemediğini, hiçbir ihtarda bulunmadan cezai işlem uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğunu, davacının usulsüz geçişlerin tespiti için yeterli teknik altyapı sağlayamadığını, günde 100 adet araç için sorgulama yapılabildiğini, oysa müvekkilinin 35.000 den fazla aracı bulunduğunu,  özel hukuk hükümlerine tabi bir iş için davacıya para cezası tahakkuk ettirme yetkisinin verilemeyeceğini, geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki cezanın ölçülü olmadığını ve Anayasaya aykırı olduğunu, ihlalli geçişten 15 günlük süre geçtikten ve geçiş ücretinin 10 katı ceza tahakkuk ettirildikten sonra, ihlalli geçişe ilişkin bildirimlerinin müvekkiline tebliğ edilmesinin savunma hakkının ihlali olduğunu, müvekkili şirketin geçiş ücretini karşılayacak bakiyesinin de bulunduğunu savunarak davanın reddine ve davacının % 20'den az olmamak üzere tazminata  mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; bilirkişi raporunda geçiş ücretinin 4 katı oranında ceza tutarının 49.803,25 TL tespit edildiği, araçlarına ilişkin HGS - OGS kayıtlarını sunmayan davalının savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin 49.803,25 TL alacak üzerinden devamına, alacağın % 20'si  tutarında icra tazminatına hükmedilmesine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı ve davalı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa ile geçiş ücretinin 10 katı oranındaki ceza tutarının 4 katına düşürüldüğünü, dava tarihi itibarıyla tamamen haklı olduklarından dava tarihindeki değere göre lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yasal değişiklik ile konusuz kalan kısım yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak;  davacının sisteminin sorunsuz çalışmadığını, müvekkilinin araçlarında yeterli bakiye bulunmasına rağmen geçiş ücretinin tahsil edilemediğini, bilirkişinin geçiş anı ve 15 günlük süreçte yeterli bakiye bulunup bulunmadığı ile ilgili celbini talep ettiği kayıtlar getirtilmeden hüküm kurulduğunu, geçiş ücretleri ve ceza tutarından müvekkili şirketin değil uzun süreli araç kiralayan şirketin sorumlu olduğunu, tebligat yapılmadan ceza tesis edilmesinin mümkün olmadığını, icra tazminatına hükmedilmesinin şartlarının bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Dosya kapsamından davacı şirketin 9.960,65 TL geçiş ücreti ile geçiş ücretinin 10 katı 99.606,50 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 109.567,15 TL alacağın tahsili için davalı aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının takibe süresinde itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, yargılama sırasında 6001 Sayılı Yasa'nın 30/5 maddesinde düzenlenen, geçiş bedelinin 10 katı tutarındaki cezanın 4 katı olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 9.960,65 TL geçiş ücreti ve 4 katı ceza tutarı 39.842,60 TL olmak üzere toplam  49.803,25 TL alacak yönünden takibin devamına karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir. 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalı vekili, geçiş ücretlerinden araç kiralayanların sorumlu olduğunu, yeterli bakiye bulunmasına rağmen geçiş ücretinin tahsil edilmediğini, kendilerine bildirim yapılmadan ceza uygulandığını, ayrıca icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek hükmü istinaf etmiştir. Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında \".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır...\" yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine davalı geçiş ücretlerinden kendilerine ait araçları kiralayan şirketlerin sorumlu olduğunu belirtmişse de, 6001 sayılı Yasa'nın 30/5 maddesinde geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden tahsil edilebileceği öngörüldüğünden, davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Ayrıca bilirkişi raporundan, davalıya ait araçların davacının işlettiği köprü ve otoyoldan geçiş yaptığı, geçiş bedelinin 9.960,65 TL olduğu, yasal düzenleme gereği davacının bu geçiş ücreti ile 4 katı tutarında 39.842,60 TL tutarında ceza tutarı olmak üzere toplam 49.803,25 TL alacağı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte davacı davadan önce 9.796,55 TL tahsil ettiğini beyan ettiğinden, tahsil edilen bu tutar yönünden itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Buna göre  9.796,55 TL'nin düşülmesinden sonra toplam 40.006,70 TL alacak yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekir. Geçiş ücreti ve ceza tutarı belirlenebilir ve likit olduğundan 40.006,70 TL'nin % 20'si oranında icra tazminatına hükmedilmesi de gerekir. Bu nedenlerle davalının davadan önce ödenen tutar yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, sair istinaf nedenlerinin ise reddine karar verilmesi gerekir. 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davacı vekili, yargılama sırasında yasal değişiklik ile ceza tutarının 4 katına düşürüldüğünü, dava tarihinden geçiş ücretinin 10 katı ceza tutarı talep etmekte haklı olduklarını, dava tarihindeki değere göre lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir. Yargılama sırasında 6001 Sayılı Yasa'nın 30/5 fıkrasında yapılan değişiklikle, dava tarihinde geçiş bedelinin 10 katı tutarında uygulanan cezanın, 4 katına düşürüldüğü anlaşılmaktadır. Davanın devamı sırasında, dava konusu alacağın ödenmesi, menkul malın davacıya teslim edilmesi, gayri menkulün tahliye edilmesi gibi nedenlerle veya davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun yada Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle davanın konusuz kalması mümkündür. Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir.  Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine \"maktu vekalet\" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında \"Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği\" belirtilmiştir. Somut olayda, dava tarihinde dava değeri 9.960,65 TL geçiş ücreti ile geçiş ücretinin 10 katı 99.606,50 TL ceza tutarı olmak üzere toplam 109.567,15 TL olarak gösterilmiştir. Davacının davadan önce tahsil ettiği 9.796,55 TL dışında geçiş ücreti ve 4 katı ceza tutarı toplamı 40.006,70 TL alacağı bulunmaktadır. Kalan ceza tutarı ise davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun nedeniyle konusuz kalmış olup, davacının konusuz kalan bu miktar yönünden de dava tarihinde haklı olduğu gözetildiğinde, konusuz kalan miktar yönünden de davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda davacının istinaf başvurusunun da davadan önce ödenen tutar dışında konusuz kalan miktar yönünden kabulüne  karar verilmesi gerekir. 3-Açıklanan nedenler ile tarafların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE,  İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/145 Esas, 2020/87 Karar ve   06/02/2020 kararının HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince  KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında hüküm TESİSİNE, 2-a)Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,  kısmen konusuz kaldığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA, b)Davalının takibe itirazının KISMEN İPTALİ İLE takibin 40.006,70 TL alacak yönünden DEVAMINA, 9.796,55 TL yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, kalan kısım yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA,c)Alacak likit olduğundan kabulüne karar verilen 40.006,70 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 8.001,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.732,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.323,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.409,55 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, e)Davacı tarafından karşılanan 31,40 TL başvurma harcı ile 1.323,30 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davacı tarafından karşılanan posta gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.697,70 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 2.456,48 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,g)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA,h)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince taktir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,ı)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın ret miktarı üzerinden hesaplanan 9.796,55 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Davacının istinaf başvurusu yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 54,40 TL istinaf karar harcı  ile 16,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 219,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalının istinaf başvurusu yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 851,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 423,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 427,60 TL istinaf  karar harcı ile 43,30 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 619,50 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen miktarın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dair  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere hakim ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi.22/02/2024<br>MUHALEFET ŞERHİ: İlk derece mahkemesinde hükme esas alınan 01/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda geçişlerin yapıldığı tarihe dair davalının hesap kayıtlarının dosyada yer almadığı belirtilmiş, mahkemece söz konusu kayıtlar getirtilmeden hüküm kurulmuştur.Bu durumda davalıya ait araçların geçiş tarihinde ve geçiş tarihini izleşen on beş gün içinde, OGS HGS kayıtlarında geçiş ücretini karşılayacak yeterli bakiye bulunup bulunmadığı, yeterli bakiye bulunmasına rağmen geçiş ücretinin  sistemce tahsil edilip edilmediği hususunda gerekli kayıtlar getirtilerek bilirkişiden ek rapor alınarak sonucunu göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği görüşünde olduğumdan karara muhalif kaldığımı bildiririm.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ea6a92af9f95f88","SID":"d8ee3e31ba1d3ad2"}}