{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                       T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/158 <br>KARAR NO\t: 2024/390<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t (...)<br>ÜYE\t\t: ...                    (...)<br>ÜYE\t\t: ...                    (...)<br>KATİP\t\t: ...\t (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/11/2023 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2022/13 Esas <br><br>DAVACI \t: ÖZ İNAN OTOMOTİV TİC. SANAYİ LTD. ŞTİ. - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALILAR\t: 1-... (T.C. NO: ...) - ...<br>\t2- ... (T.C. NO: ...) - ...<br>\t3- DOĞANİUM BİLGİ TEKNOLOJİLERİ LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>\t <br><br>DAVA\t: Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Tazminat<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir<br>DAVA TARİHİ\t: 03/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 29/02/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların davacıya ait ürünü özellikle müvekkilinin müşteri portföyü ile temaslar kurarak, onlara daha uygun fiyatlara satma girişiminde bulunduğunu, müvekkilinin emeğinden, iş, sonuç ve deneyimlerinden haksız faydalandığını, bu suretle davacıya ait ürünü yetkisiz kullandıklarını, davacının müşterilerini sözleşmelerini feshetmeye yönelttiklerini ve haksız rekabet yaptıklarını, dosyaya sunulan tüm bilirkişi raporlarında, davalıların gerçekleştirdiği haksız rekabet  kesin olarak ortaya konulduğunu, gerek sunulan bilgi ve belgeler gerekse alınan rapor, ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat şartını sağladıklarını, bu nedenle; davalı faaliyetlerinin tedbiren durdurulması ve haksız rekabete sebep olan programın kullanılmasının önlenmesi konusunda ihtiyati tedbir uygulanmasını talep ettiklerini, HMK 389/1 maddesinde \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" demek sureti ile dava konusuna ilişkin ihtiyati tedbir kararı verileceği düzenlendiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde, davalıların haksız eylemler ile müvekkili maddi ve manevi olarak zarara uğratacakları açık olduğunu, müvekkilinin haklı endişesinin giderilmesi ve zarar görme ihtimalinin ortadan kaldırılması gerektiğini, haksız rekabette dava açma hakkına sahip olan kimse, mahkemeden gerekli önlemelerin alınmasına, ihtiyati tedbir olarak karar verilmesini her aşamada isteyebileceğini, yaklaşık ispat şartı sağlandığından ve davalıların eylemlerini devam ettirdikleri sürece müvekkili yönünden telafisi imkansız zararlar doğacağından öncelikle teminatsız aksi kanaatte teminatlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince 17/11/2023 tarihli ara karar ile; \"...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ihtiyati tedbir talebinin reddinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, zira mahkemece de yaklaşık ispat şartı ile ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebileceği değerlendirildiğini, dosyada mevcut tüm delillerin ve alınan raporların yaklaşık ispattan çok daha fazlasını sağladığını, dava dosyası ekinde sunulan bilgi ve belgeler ile yaklaşık ispat şartı sağlandığından ve davalıların eylemlerini devam ettirdikleri sürece davacı yönünden telafisi imkansız zararlar doğacağından öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, ticari itibarı zedelenen davacının ekonomik menfaatlerinin de zedelendiğini, haksız rekabetin önlenmesi için kaçınılmaz şekilde rekabetin işlenmesinde etkili olan davalılara ait yazılımın kullanılmasının ve şirket faaliyetlerinin durdurulması için Muallimköy G.O.S.B.’ye müzekkere yazılması gerektiğini, davalı şahıslar ayrıca müşterilere ait kullanıcı adı ve şifreler ile müşterilerin bilgisayarlarına bağlanmaya devam ettiğini, verileri hukuka aykırı olarak kopyalamakta ve müşterilerin ve onlardan hizmet alan 3. kişilerin kişisel verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirdiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalılar vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2023 tarihli ara karar, 2022/13 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>Talep; ihtiyati tedbir talebinin kabulü istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelenmesinde; davalıların, davacıya ait ürünü davacının müşteri portföyü ile temaslar kurarak, onlara daha uygun fiyatlara satma girişiminde bulunduğu, davacının emeğinden, iş, sonuç ve deneyimlerinden haksız faydalanıldığı belirtilerek, davacının olduğu iddia edilen sigorta hızlı teklif programının kullanımının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. <br> HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.<br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş, hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.<br>Uyuşmazlık; davacıya ait ürününün davalılar tarafından yetkisiz kullanılması, davacının müşterilerinin sözleşmelerini feshetmesi ve haksız rekabet ortamı oluşturulması sonrasında davalıların kullandığı ve davacıya ait olduğu iddia edilen sigorta hızlı teklif programı isimli ürünün kullanımının tedbiren durdurulmasının gerekip gerekmediği, davalı şirketin faaliyetlerinin durdurulup durdurulamayacağı noktasında bulunmaktadır.<br>Tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilince ortaya konulan iddia ve anlatımlar, mevcut delil durumu değerlendirildiğinde; mahkemece davacı tarafın iddialarının birden fazla oluşu, yapılacak yargılama sonucu gerçeğin ortaya çıkacak olması gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Karar başlığında; davalıların T.C. kimlik numarası, taraf ve vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, tedbir talep eden/davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 157,75-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/02/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye  ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br> ...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6eccfaecabe139d8","SID":"9eee5c9b1b240afa"}}