{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1799 Esas<br>KARAR NO: 2024/405<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/05/2023<br>NUMARASI: 2022/240 Esas -  2023/399 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... numaralı boş olan çekin 15/08/2014 tarihinde çalındığını, bu kapsamda savcılığa başvuruda bulunulduğunu, çekin İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden davalı tarafından takibe konulduğunu, ancak çekteki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, bu kapsamda müvekkilinin icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötüniyet tazminatına hükmedilerek yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 11/06/2013 tarihli akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında müvekkiline verildiğini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, çekin sahte imza ile keşide edildiği iddiasının şahsi defi niletiğinde olduğundan iyi niyetli üçücü kişi olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, dava konusu olayda ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.<br>DAİREMİZ KARARI: İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/04/2019 tarih ve 2016/470 Esas - 2019/386 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 03/03/2022 tarih ve 2019/2662  Esas - 2022/344  Karar sayılı ilamı ile; \"...  Davalı vekili tarafından 'Davacı şirketin çekin düzenlenme tarihi itibariyle başka yetkilileri de (... ve ...) olmasına rağmen, mahkemece o yetkililer yönünden imza incelemesi yapılmadığı'\" iddia edilmiş ise de; dosyada mevcut ticaret sicili kayıtları ile çekin düzenlenme tarihi olan 18.10.2015 tarihi itibariyle davacı şirketin tek yetkilisinin ... olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. İncelemeye konu ve karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması şarttır. Mahkemece davacı şirket yetkilisinin mahkeme huzurunda imza ve yazı örneklerinin aldırılmadığı anlaşıldığından alınan rapor eksik incelemeye dayalıdır. Mahkemece davacı şirket yetkilisinin huzurda yeteri kadar imza ve yazı örnekleri aldırıldıktan sonra davalı vekilinin itirazlarının da karşılanması için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden yeni rapor alması gerektiğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına\" karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 tarih ve 2022/240 Esas - 2023/399 Karar sayılı kararıyla; \"...Davalı vekili tarafından davacı şirketin çekin düzenlenme tarihi itibariyle başka yetkilileri de (... ve ...) olmasına rağmen, mahkemece o yetkililer yönünden imza incelemesi yapılmadığı\" iddia edilmiş ise de; dosyada mevcut ticaret sicili kayıtları ile çekin düzenlenme tarihi olan 18.10.2015 tarihi itibariyle davacı şirketin tek yetkilisinin ... olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkememizce istinaf ilamı gereğince, davacı şirket yetkilisinin huzurda yeteri kadar imza ve yazı örnekleri aldırıldıktan sonra davalı vekilinin itirazlarının da karşılanması için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden yeni rapor alınmış olup ATK raporunda çekteki davacı şirket adına atılı imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmaması nedeniyle davanın kabulü ile davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibe konu 18/10/2015 keşide tarihli, 46.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitisine, temlikten önce davalı ... bank'ın yetkili son hamil olduğu, davacının ise keşideci olduğu anlaşılmakla senetlerin mücerretliği ilkesi gereğince davalı son hamilin keşideci imzasının kendisine ait olup olmayacağını bilemeyeceği dikkate alınarak davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Mahkeme kararının yeterli gerekçe içermediğini, matbu ve genel geçer birtakım ifadelerle hüküm tesis edildiğini, hangi somut gerekçe ile söz konusu rapora itibar edildiği, hangi hukuki gerekçe ile taleplerimizin ve beyanlarımızın kabul görmediğinin izah edilmediğini, Mahkemenin eksik inceleme ile istinaf kararına aykırı olacak şekilde hüküm tesis ettiğini; istinaf kararında denetime elverişli bir rapor alınması gerektiğinin belirtildiğini, \"Davacı şirket yetkilisinin bol miktarda oturarak ve ayakta her iki eli ile yazı ve imza örneklerinin alınması ve çekin keşide tarihinden önceki yıllara ait yakın mukayese belge asıllarının celbedilmesi, bu eksiklikler giderildikten sonra dosyanın tekrardan ATK'ya gönderilmesi\" yönündeki talepleri konusunda mahkemece bir değerlendirme yapılmadan hüküm verildiğini, Kaldı ki, yerleşmiş içtihatlar uyarınca; raporun itiraza uğraması halinde Mahkeme'nin ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor aldırması gerektiğini, Hükme esas alınan ATK raporunun hatalı olduğunu ve raporun hükme esas alınamayacağını; davacı şirket yetkilisinin bol miktarda samimi imzası ve yazı örnekleri alınmadan rapor tanzim edilmesinin usule aykırı olduğunu, Ayrıca imza incelemesinin çekin keşide tarihinden önceki yakın yıllara ait belgeler mukayese alınarak yapılması gerektiğini, ATK Raporu'nda, önceki raporlarda incelenen belgeler esas alınarak mukayese edilecek yeni belgeler temin edilmeksizin ve çekin keşide tarihine yakın olmayan belgelerle değerlendirme yapılmış olduğunu, tanzim edilen raporda suret belgeler üzerinden ve belgelerin tarihleri dikkate alınmadan yapılan incelemenin hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunun aydınlatıcı, ayrıntılı ve denetime elverişli olmadığını, yer alan değerlendirmelerin fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmediğini, Müvekkil şirket, iyi niyetli ve meşru hamil olup, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu; dava konusu çekte ... banka A.Ş’nin son ciranta olduğunu, çekteki imzanın davacı borçluya ait olup olmadığını bilebilmesinin mümkün olmadığı gibi böyle bir yükümlülüğü de bulunmadığını, dava konusu çekteki ciro zincirinin hukuka uygun olduğunu, Çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia eden davacı tarafın, yetkili hamil olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığı iddiasını kesin, inandırıcı ve somut delillerle ispatlayamadığını, Müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin ve kurulan hükmün usule aykırı olduğunu; yukarıda açıklandığı üzere müvekkile temlik eden bankanın iyiniyetli hamil olduğunu, ayrıca davacı tarafın imzaya ilişkin itirazları şahsi def’i niteliğinde olduğunu ve şahsi def’ilerin iyi niyetli 3. kişiye karşı ileri sürülemeyeceğini, Mahkemece kötüniyet tazminatı isteminin reddedilmesine rağmen, yargılama giderlerinin tamamını müvekkil şirket aleyhine hükmetmesi ve reddedilen kısım yönünden müvekkil şirket lehine vekalet ücretine hükmetmemesinin usule aykırı olduğunu, Temlik eden bankanın ve müvekkil şirketin, huzurdaki davanın ikame edilmesine sebebiyet vermediği dikkate alındığında temlik eden banka / müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca ATK rapor ücreti yargılama sırasında davacı tarafça yatırılmasına karar verilmişken yargılama sonunda bu ücretin de müvekkile yükletilmesinin hatalı olduğunu.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. \t<br>GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davanın KABULÜ ile; davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibe konu 18/10/2015 keşide tarihli, 46.000 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, -Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine.\"  karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı şirketin takibe konu 18/10/2015 keşide tarihli, 46.000,00 TL tutarlı çekin keşidecisi göründüğü, davacının çeki boş olarak çalındığı ve çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu; davalının ise, iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini savunduğu görülmüştür. Mahkemenin davanın kabulüne dair 10/04/2019 tarih ve 2016/470 Esas - 2019/386 Karar sayılı kararı Dairemizin 03/03/2022 tarih ve 2019/2662  Esas - 2022/344  Karar sayılı ilamı ile; \"... mahkemece davacı şirket yetkilisinin mahkeme huzurunda imza ve yazı örneklerinin aldırılmadığı anlaşıldığından alınan rapor eksik incelemeye dayalıdır. Mahkemece davacı şirket yetkilisinin huzurda yeteri kadar imza ve yazı örnekleri aldırıldıktan sonra davalı vekilinin itirazlarının da karşılanması için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden yeni rapor alması gerektiğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına\" karar verilmiştir. İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada mahkemece davacı şirket yetkilisi ...'in imza ve yazı örnekleri aldırıldıktan sonra Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırıldığı, Kurum'un denetime elverişli ve yeterli bulunan 25/01/2023 tarihli raporu ile, \"... inceleme konusu çekteki imzalar ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, inceleme konusu çekteki yazılar ile ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı.\" anlaşılmıştır. Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, çekteki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ve bu duruma bağlı olarak davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine dair vermiş olduğu kararının isabetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 3.142,26 TL harçtan, peşin alınan 785,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.356,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb7678ca830729c3","SID":"e6bf3836e790ebe6"}}