{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/299 <br>KARAR NO: 2024/168<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 14.10.2020<br>NUMARASI: 2018/269 Esas - 2020/644 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;   tarafların tacir olduğu ve ticari bir alacak söz konusu olduğunu, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yapılan itirazın haksız olduğunu, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ittiğini belirterek, itirazın iptaline ve  % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın yasal süresi içinde açılmadığını, süre yönünden reddinin gerektiğini, dava içeriği taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafça müvekkil şirkete takip konusu alacağı doğuracak herhangi bir mal ve hizmetin verilmemiş olduğunu, taraflar arasındaki ihtilafın yargılamaya muhtaç olduğunu ve likit bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Taraf beyanları, dosyada mevcut bilgi belgeler,  bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;   tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin yanların lehine delil niteliğindedir.  Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda  düzenlenen bilirkişi raporunda da davacının 26.01.2016 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 129.957,67 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, davalı tarafça dosyaya sunulan 07.08.2015 tarihli yazı; \"... San Ve Tic Ltd Ştlr nin bugün yapacağı 15.200,00 TL ödemeden sonra ... San Ve Tic Ltd Şti' ye borcu kalmamıştır.' şeklindeki belgenin ibra niteliğinde olduğu, bu nedenle savunmanın genişletilmesi kapsamında kalmadığı ancak iş bu yazının içeriğinin ve imzanın davacı tarafından kabul edilmediği, davalı tarafından da yazı aslının sunulmaması nedeni ile imza ve yazı incelemesi yapılamadığı...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki davalının 129.957,67-TL asıl alacak bakımından itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak faturaya dayalı likit bir alacak olmakla ve itirazın haksızlığı anlaşıldığından İİK 67//2 madde ve fıkrasına göre asıla alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Söz konusu uyuşmazlıkta likit alacağın varlığından söz etmenin mümkün olmadığını, alacağın kesin ve belirli bir alacak olmadığını, mahkemenin kararına dayanak yaptığı alacak tutarının bilirkişi raporları kapsamında ve de net olmayacak şekilde  belirlendiğini, müvekkili aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, bu konudaki emsal nitelikteki Yargıtay kararlarını sunduklarını, Mahkeme tarafından 26.02.2020 tarihli celsenin 1 ve 2 nolu ara kararı gereğince bilirkişi ek raporunda da varlığı açıkça tespit edilmiş olan  müvekkili şirketin davacı şirkete borcu kalmamış olduğuna dair 07.08.21015 tarihli ... San. ve Tic.Ltd.Şti kaşe ve imzasını taşıyan  ibra niteliğinde belge  aslının taraflarınca dosyaya sunulması talep edildiğini, Taraflarınca süresi içinde 10.03.2020 havale tarihli dilekçe ile mahkemeye sunmuş oldukları beyan dilekçesi ekinde bahsi geçen belgenin taraflarına 07.08.2015 tarihinde ... tarafından mail ekinde gönderilmiş olduğunun belirtildiğini ve anılan belge ve ilgili e mail yazışması dilekçe ekinde sunulduğunu, 07.08.2015 tarihli mail ekinde gönderilen belgede \" ... San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin bugün yapacağı 15.200 TL ödemeden sonra ... San.ve Tic.Ltd.Şti. Ye borcu kalmamıştır\" şeklinde açık ibare yer aldığını, Bilirkişi ek raporu ile de sabit olduğu üzere  ibra mahiyeti taşıyan metinde bahsi geçen 15.200 TL' nin davacı tarafa ödenmiş olduğu  ve 07.08.2015 tarihinden sonra davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi mal ve hizmet satışı da yapılmamış olduğu göz önüne alındığında  müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığı ve açılmış olan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu hususu açıkça ortada olduğunu, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken aslı olmadığından bahisle anılan belgeyi ve mail yazışmalarını yok saydığını, oysa anılan belge  ve mail yazışmaları davacı tarafça bile  \"resmi mail adresimiz değildir ve kesin delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir \" şeklindeki kaçamak cevaplarla kabul edildiğini ve içeriğine yönelik hiç bir itirazda da bulunulmadığını, hal böyle olmasına rağmen mahkemece anılan belge  ve yazışmaların yeterli seviyede  değerlendirilmediğini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin üzerinde durulmadığını, tamamlayıcı delil kapsamında tanık dinlenmesine ve de delil listesinde  yemin ve isticvaba dayanmış  olmalarına rağmen yemin ve isticvaba başvurmadığını, tüm bu hususların önemli bir eksiklik olup kararın hukukiliğini zedelediğini,  HMK'nın 199.maddesine göre; uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamda ki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları belge olduğunu, HMK'da belirtildiği üzere mail yazışmalarının belge olarak kabul edildiğini, Yargıtayın içtihatlarında alacak davalarında mail yazışmalarının belge niteliği taşıdığı açıkça belirtildiğini,  Mahkemenin  hüküm kurarken hatalı ve eksik oluşturulmuş olan  bilirkişi raporunu karara esas aldığının görüldüğünü, bilirkişi raporunun usul ve esas bakımından eksiklikler içerdiğini, öncelikle taraflarınca müvekkili şirket ticari defter ve muhasebe kayıtlarının yerinde inceleme şeklinde incelenmesinin talep edildiğini ancak bilirkişinin şirket merkezine gelmediğini ve şirket yetkilileri ile irtibata geçmediğini, bu durumun Yargıtay 19. HD. E. 2015/13847 K. 2016/3361 T. 29.2.2016 K. Sayılı kararına aykırı olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda  yer alan 2016 yılına ait devir tutarları doğru olmadığı gibi devre dayanak yapılan faturalara konu mal ve hizmetin verildiği de davacı tarafça ispat edilmediğini, bilirkişi raporunda içerikleri ispat edilemeyen ve davalı tarafça kabulü yapılmayan işlemler ile ilgili ispat edici mahiyette vesaik sunularak ispatı halinde ispatı yapılan dayanak belge tutarı kadar miktarın davacı alacağından mahsubunun yapılmasının gerekeceği beyan edilmiş ise de bilirkişi raporuna konu mal ve hizmetin verildiği hususu davacı tarafından hiç bir şekilde ispat edilemediğini, davacı ile müvekkili şirketin arasındaki ticaretin başlangıcı 2012  yılında başlamış olmasına rağmen taleplerine rağmen 2012 ve  2013 yılları defter ve kayıtların incelenmediğini, bilirkişinin müvekkili  defterlerinde 2016 yılına devir olan 78.565,13 TL’ lik davacı alacağının olduğu ve müvekkili şirket  tarafından düzeltme kayıtları ile ilgili ispat niteliğinde herhangi bir belgenin sunulmadığı gerekçesi ile 2016 yılına devir görünen 78.565,13 TL’yi davacı alacağı olarak kabul ettiğini, bu beyan ve tespitin kesinlikle hatalı olduğunu, devir tutarı hatalı kayıttan kaynaklanmış olup karşılığında herhangi bir mal ve hizmet alımı olmadığını, bu hatayı görebilmek ve gerçeği ortaya çıkarabilmek için incelemenin taraflar arasındaki ticaretin başlangıç tarihi olan 2012 ve 2013 yıllarını da kapsayacak şekilde detaylı olarak yapılmasının zorunlu olduğunu, dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek tarafların ticari defter ve kayıtları titiz bir şekilde incelettirilerek, taraf defterleri arasındaki farkın sebebi buldurularak, bu farkın irdelenerek sonuca gidilmesi gerektiğini, emsal nitelikteki Yargıtay 19. Hd., E. 2011/8962 K. 2012/2158 T. 15.02.2012 K. Tarihli Kararının da bu yönde olduğunu, ayrıca ek raporun sonuç ve kanaat kısmında bilirkişinin açıkça görüş beyan ettiğini,  davacı taleplerinin zamanlaşımına uğramış olup bu husustaki itirazlarının da göz önüne alınmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinde açık hesap alacağının tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca  iptali ve inkar tazminatının tahsili  istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı, davalı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı cari hesap alacağının tahsili için takip başlatmış, davalının takibe itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.İlk derce mahkemesince yapılan yargılama sonucu taraf ticari defter ve kayıtları ile sunulu deliller kapsamında bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, alınan kök rapora itiraz edilmesi üzerine, davalının sunduğu ödeme belge ve delilleri kapsamında davacının kanıtlandığı kabul edilen asıl alacak tutarı yönünden davanın kısmen kabulüne, kabul edilen tutar yönünden davacı lehine inkar tazminatına karar verilmiştir. Davalı vekilince delil olarak sunulan 07.08.2015 tarihli fotokopi ibranamenin dikkate alınmaması ve  bu ibraname kapsamında mail yazışmasının tarafları olan ...  ve ...' ın tanık olarak dinlenmeksizin hüküm kurulmasının yasa ve usule aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de belgenin fotokopi niteliğinde olduğu, mahkemece verilen önele rağmen söz konusu belge  asılının sunulmadığı ve belgenin davacı yanca kabul edilmediği gözetildiğinde, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir. İlk derce mahkemesince yargılama sürecinde taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davalının ödemeye ilişkin sunduğu belgeler kapsamında sonuca varıldığı anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi kök ve ek raporu içeriğine göre, davacı faturalarının davalı defterlerinde  de kayıtlı olduğu, yine davalının kendi kayıtlarında davacıya takip tarihi itibariyle 78.565,13 TL borçlu görüldüğü, davacının ise kendi kayıtlarında 202.204,67 TL alacaklı görüldüğü,  ancak davalının belge ile kanıtladığı toplam 72.247,00 TL'lik ödemelerin davacı kayıtlarında görülmediği, davalının kendi defterlerinde kanıtladığı bu ödemeler dışında devir farkı ve tashih kaydı ile yaptığı işlemlerin dayanaklarının davalı yanca kanıtlanmadığı, buna göre davacı alacağından davalının kanıtladığı ve davacı defterlerinde görülmeyen 72.247,00 TL lik ödemelerin mahsubu ile sonuca gidilmesi isabetli olup, aksi yöndeki davalı istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Davacının kanıtlanan alacağa likit alacak olup, haksız itiraz nedeniyle kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden davacı lehine inkar tazminatına karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki davalı istinafı yerinde görülmemiştir. Davalı vekilince cevap dilekçesinde davanın reddi ile birlikte, kötü niyet tazminatı talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne- kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalının kötü niyet tazminat talebi hususunda olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmadığı gibi, gerekçede de bu husus tartışılmamıştır. Davalının kök rapora itirazları kapsamında sunduğu ödeme belgeleri ışığında ek rapor alınarak, davalının kanıtladığı ve davacı kayıtlarında olmayan ödemeler dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna göre davalının kanıtladığı ancak davacı yanca takip konusu yapılan toplam 72.247,00 TL'lik kısım yönünden davacının kötü niyeti sabit olmakla, davalı lehine bu tutar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz karar verilmemiş isabetsiz olmuş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile  HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kötü niyet tazminatı yönünden  düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kötü niyet tazminatı yönünden  düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine yönelttiği itirazın 129.957,67 TL asıl alacak bakımından iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takipteki koşullarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,  2-Alacak faturaya dayalı likit bir alacak olmakla ve itirazın haksızlığı anlaşıldığından İİK'nın 67//2. maddesi uyarınca, asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 25.991,53 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davalının, tahsil ettiği alacak tutarı olan 72.247,00 TL bakımından icra takibine girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından, İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca, bu tutarın takdiren %20'si oranında hesaplanan 14.449,40 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  4-Alınması gerekli 8.877,40 TL harçtan, peşin alınan 2.442,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.435,27‬ TL harcın davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan  AAÜT gereğince 20.793,00  TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 2.483,24 TL  harç, 76,50 TL tebligat müzekkere gideri, 700TL bilirkişi ücreti toplamı 3.259,74‬ TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 1.173,51‬ TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 2.086,23‬ TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,  8-Davalı tarafından yapılan 61,50 TL tebligat müzekkere giderinin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 22,14 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye 39,36 TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru ve peyin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına;  istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,  b-Davalı tarafça sarf edilen 55,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 217,60 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,11-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 08.02.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff0e2f14be403600","SID":"8c1092440c703167"}}