{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/320 <br>KARAR NO: 2024/167<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 13.10.2020<br>NUMARASI: 2019/522 Esas - 2020/714 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının emlak komisyon işleri yapmakta olduğunu, davalı ile aralarındaki anlaşmaya istinaden taşınmaz satımına ilişkin simsarlık faaliyetinde bulunduğunu,  bu faaliyete istinaden, ... numaralı 24/12/2018 tanzim tarihli 171.690,00 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davalının fatura bedelini ödememesi nedeniyle, 04/02/2019 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, takibin başlatılmasının ardından davalı şirketin fatura bedeline istinaden 08/02/2019 tarihinde 100.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, davalının yapmış olduğu ödemenin ardından ödeme emrinin 12/02/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının icra takibinin 100.000,00 TL tutarındaki kısmına itiraz ettiğini, davalının fatura bedelini takip başlatılmadan önce ödemediği için takip başlatılmasına sebebiyet verdiğini, yapılan itirazın ise takibin fer'isine ödemekten kaçınma kastı taşıdığını ve kötü niyetli olduğunu, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın fer'iler yönünden iptali ile %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş olunan komisyonculuk sözleşmesi uyarınca yürütülen ticari faaliyetlere yönelik olarak davacı tarafından müvekkili şirkete 171.690,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini, düzenlenen bu faturaya ilişkin olarak davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine 04/02/2019 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden 171.690,00 TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, iş bu dosya üzerinden tanzim olunan 04/02/2019 tarihli ödeme emrinin 12/02/2019 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ olduğunu, müvekkili şirketin ödeme emri tebliğ edilmeden 100.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, yapılan ödeme akabinde tebliğ olunan ödeme emrine ilişkin olarak 15/02/2019 tarihinde süresi içerisinde takip konusu bedelin 100.000,00 TL tutarındaki kısmına haklı olarak ve ödeme yapıldığını belirtmek suretiyle itiraz edildiğini, ödeme emri tebliğ edilmeden önce müvekkili şirket tarafından ödenen alacak bakımından tahsil harcı alınması ve bu bedelin müvekkili şirket tarafından karşılanmasının talep edilmesinin mümkün olmadığını, icra vekalet ücretinin vekil ile asil arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiğinden müvekkil şirketin söz konusu ücretten mesul tutulabilmesinin mümkün olmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddedilmesi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davada müvekkil lehine alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, bu nedenlerle açılan davanın reddini,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Bilindiği gibi takip tarihinden sonra ancak ödeme emri tebliğ olmadan önce ödeme yapılmış ise Harçlar Kanunu uyarınca tahsil harcının alınmayacağı yerleşik içtihatlarla sabittir. Zira Harçlar Kanununda tahsil harcının; ödeme veya icra emrinin tebliği üzerine hacizden evvel ödenen paralardan %4,55 oranında başlamak üzerine belirli oranlarda tahsili ön görülmüştür. Ne var ki vekalet ücreti yönünden bunu söylemek mümkün değildir. Takip başlatmakla davacı taraf vekalet ücretine hak kazanmıştır. Davalı vekili vekalet ücretinin davacı ile vekili arasında iç ilişki olduğunu iddia etmiş ve bir takım içtihatlar sunulmuş ise de, sunulan içtihatların eldeki dava ile ilişkili olmadığı anlaşılmıştır. Dava, vekalet ücreti yönünden takibin devamı talepli olduğundan Mahkememizce davaya konu borç fer'isi ile ilgili rakam ve miktar belirtilmeksizin yalnızca alacak kalemi zikredilerek takibin devamına karar vermekle yetinilmiştir. Nitekim Yargıtay 19. HD'nin 2013/11292 E. 2013/15316 K. Sayılı ilamında açıkça: \"Dava, icra takip tarihinden sonraki fer’ilere ilişkin olup, bunlar yönünden icra memurunca kapak hesabı yapılacağından mahkemece sadece bu kısımlara yönelik itirazın iptali ve takibin devamı şeklinde hüküm kurulmakla yetinilmesi ve takipteki alacak miktarı davadan önce ödenmekle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. \" gerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, icra inkar asıl alacağa bağlı bir kalem olup, 100.000,00-TL'lik asıl alacak ödeme emri tebliğ olmadan önce ödendiğinden icra inkar tazminatı hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır. Davacı vekili 100.000,00-TL'yi öncelikle faiz, vekalet ücreti, dosya masrafları gibi kalemlerden düşerek kalan asıl alacak için TBK 100 uyarınca eldeki davayı açsa idi bu husus tartışılabilirdi. Ancak davacı vekilinin dava açarken ki iradesinden yapılan 100.000,00-TL'lik ödemeyi asıl alacaktan mahsup ettiği anlaşılmaktadır. Yine reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetli olduğu ispat olunmadığından davalının icra inkar tazminatı adı altında talep ettiği kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.  Eldeki davaya uygulanması gereken AAÜT'nin 11/4 maddesi: \"Borçlu ödeme süresi içerisinde borcunu öderse bu Tarifeye göre belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilir. Maktu ücreti gerektiren işlerde de bu hüküm uygulanır\". Hükmünü haiz olup, 100.000,00-TL'lik alacağın ödenmesi gereken dörtte üç vekalet ücreti 8.062,50-TL'dir. Zira davalı taraf ödeme süresi içerisinde bu borcu ödemiştir. Davacı ise dava değerini 10.750,00-TL olarak yani dörtte üç indirmeksizin tamamından göstermiştir. Her ne kadar Mahkememizce rakam ve miktar belirtmeksizin takibin devamına karar verilmesi gerektiğinden davanın tam kabulü gibi hüküm kurulmuşsa da, esasen yatırılan harç ve dava değeri dikkate alındığında reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacı tarafça başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına davalı tarafça takip tarihinden sonra ödeme emri tebliğ olmadan önce 100.000,00-TL'lik ödeme yapıldığından takibin bu ödemenin ferisi olan vekalet ücreti yönünden devamına, tarafların icra inkar tazminatı istemlerinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İcra vekalet ücreti vekil ile asil arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiğinden müvekkili şirketin söz konusu ücretten mesul tutulabilmesi mümkün olmamasına rağmen mahkemece bu hususa ilişkin itirazlarının  nazara alınmadığını, Dava konusu vekalet ücreti bakımından müvekkili şirket aleyhine herhangi bir ödeme işlemi tahakkuk etmeyeceğini, zira müvekkili şirket tarafından ödeme emri kendisine tebliğ edilmeden önce; bir diğer deyişle takipten habersiz olarak ve tamamen iyi niyetli bir şekilde davacıya ödeme yapıldığından bu kısma ilişkin olarak davacının herhangi bir vekalet ücretine hak kazanmasının mümkün olmadığını, Hiç bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının bir an için vekalet ücretine hak kazandığı varsayılsa dahi işbu vekalet ücreti vekilin alacaklı müvekkilinden tahsil etmesi gereken bir vekalet ücreti olup bu durum tamamen tarafların iç ilişkileri ile sınırlı olduğunu, dolayısıyla alacaklı ve vekili arasındaki iç ilişkiden kaynaklanan bir alacaktan, sırf alacaklı ile arasında borç ilişkisi bulunduğundan sebeple borçlunun mesul tutulabilmesi mümkün olmadığını, bu kapsamda alacaklının sadece borçlu ile arasında bulunan borç ilişkisini gerekçe göstererek kendi ödeme yükümlülüğünde bulunan bir borç kalemini borçluya yükletmeye çalışması istisnasız kötü niyetli ve haksız olduğunun açık bir göstergesi olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.04.2004 Tarih ve 2004/12-213 E. ve 2004/215 K. sayılı  hükmü esas alınarak somut uyuşmazlıklara ilişkin ihtilafların bu kapsamda değerlendirilmesi ve vekil ile asil arasında olduğunun kabulü gerektiğini, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.04.2004 Tarih ve 2004/12-213 E. ve 2004/215 K. sayılı yukarıda belirtilen ilamı esas alınarak verilen Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 23.06.2014 Tarihli 2014/15576 E. ve 2014/18161 K. sayılı ilamı uyarınca ödeme emrinin tebliğinden önce müvekkili şirket tarafından ödenen bedele ilişkin olarak talep olunan vekalet ücretinin asıl alacağa bağlı feri bir alacak olduğu, asıl alacağın ödendiği, bu alacağın asil ile vekil arasındaki iç ilişkiden kaynaklanması sebebiyle müvekkili şirketten tahsil edilemeyeceği, alacaklının vekili ile arasındaki ilişki nedeniyle doğan bu alacaktan alacaklı müvekkilinin tek başına sorumlu olacağı açıkça görüldüğünü, kaldı ki; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verirken aynen: \"Her ne kadar davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, icra inkar asıl alacağa bağlı bir kalem olup, 100.000,00-TL'lik asıl alacak ödeme emri tebliğ olmadan önce ödendiğinden icra inkar tazminatı hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır.\" denilmek suretiyle icra inkar tazminatının asıl alacağa bağlı bir alacak olduğundan talebin reddine karar verildiğini,  vekalet ücretinin de asıl alacağa bağlı bir alacak olmasına rağmen davacının talebinin kabulüne karar verildiğini, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararının kendi içerisinde çeliştiği sabit olup, bu haklı sebepleri ile Yargıtayın konuyla ilgili süreklilik arz eden içtihatları çerçevesinde, davacının taleplerinin haksız olduğu gözetilmeksizin yargılamaya devam olunarak davanın kabulüne karar verilmesi hukuka ve usule aykırı olmakla, iş bu haksız tanzim olunan kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Haksız ve kötü niyetle müvekkili şirket aleyhine dava ikame eden davacı aleyhine asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine  karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı tarafça 04/02/2019 tarihinde başlatılan icra takibinde,  davalının asıl alacak tutarının  100.000,00-TL'lik kısmını takip tarihinden sonra ancak ödeme emri tebliğ olmadan önce 08/02/2019 tarihinde ödemesi sebebiyle, bu tutar yönünden takibe yönelttiği itiraz kapsamında, takipten sonra ödenen 100.000,00-TL'lik alacak kısmı  yönünden duran takibin ferisi niteliğinde olan vekalet ücreti yönünden takibin devamı için açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne  karar verilmiş; bu karara karşı davalı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere, Yargıtay 19. HD'nin 2013/11292 E. 2013/15316 K. Sayılı karar içeriği de dikkate alındığında; dava konusu uyuşmazlık,  takip tarihinden sonra fakat ödeme emri tebliğ olmadan önce yapılan ödeme sebebiyle davalının icra vekalet ücretinden sorumlu olup olmadığı hususundadır.  Takip başlatmakla davacı taraf vekalet ücretine hak kazanmıştır. Davalı vekili vekalet ücretinin davacı ile vekili arasında iç ilişki olduğunu iddia etmiş ve bir takım içtihatlar sunulmuş ise de sunulan içtihatların eldeki dava ile ilişkili olmadığı anlaşılmakla,  vekalet ücreti yönünden takibin devamı talebi yönünden,  davaya konu borç fer'isi ile ilgili rakam ve miktar belirtilmeksizin yalnızca alacak kalemi zikredilerek takibin devamına karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin icra vekalet ücretinin takip alacaklısı ile vekili arasındaki iç ilişkiye ilişkin olup, davalının vekalet ücretinden sorumlu görülemeyeceği yönündeki istinafı yerinde görülmemiştir. Yine reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetli olduğu ispat olunmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddi de isabetli olmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde değildir. Davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 400,75 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 08.02.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ecf6b3397e4e747a","SID":"8ee6e4b9b27b6027"}}