{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/359 <br>KARAR NO: 2024/173<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 08.10.2020<br>NUMARASI: 2020/86 Esas - 2020/462 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile ... Ltd. Şti arasında ... sözleşme nolu Taşıma Hizmet Sözleşmesi düzenlendiği, davalı şirket adına ... ve ... plakalı araçların aylık nakliye hizmet bedeli karşılığı olarak faturalar düzenlendiği, faturalara konu toplam borcun 34.960,46 TL tutarındaki bakiyesi ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığı, müvekkiline mutabık olup olmadığı hususunun sorulduğu,  mutabakat mektubuna karşı onay vererek bunu davalıya bildirdiklerini,  buna rağmen ödemenin yapılmadığını, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durdurulduğu, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptalini, borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve takipte talen edilen %19,5 faiziyle takibin devamını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında, 09.03.2016 yürürlük tarihli ve ... sözleşme numaralı Taşıma Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini ve davacı  ile müvekkil şirket arasında bir hizmet alım ilişkisi başlandığını, davacının, müvekkil şirket müşterisi dava dışı ... İçkiye ait ürünlerin taşıması esnasında, 27.02.2017 tarihinde, tamamıyla kendi kusuru ile taşıma işini yaptığı ve müvekkil şirket müşterisine ait ürünler ile yüklü kamyonu çaldırdığı,  bu hırsızlık olayı sonucu oluşan 1.482.159,60 TL zararın davacı ya fatura edildiğini, davacı yan, müvekkil şirkete verdiği hizmet karşılığında, 31.10.2016 tarihinde 16.888,64 TL ve 30.11.2016 tarihinde 19.360,99 TL tutarında faturalar düzenleyip  gönderdiğini, müvekkil şirketin gönderilen bu faturaları cari hesabına işlediğini ve 07.02.2017 tarihinde davacı yana bir mutabakat mektubu göndererek mutabakat sağladığını, ancak 27.02.2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu oluşan zarar ile ilgili olarak davacı yana 1.482.159,60 TL fatura kesilerek gönderildiğini beyan edip, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine,  davacının dava değerinin %40'ı oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Toplanan deliller, icra takip dosyası, dava dilekçesi, cevap dilekçesi,  bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı şirket arasında taşıma hizmet sözleşmesi düzenlendiği, davacıya ait bakım onarım servisinde, davalı adına ... ve ... plakalı araçların aylık nakliye hizmet bedeli olarak, 31/10/2016 tarihinde toplam 16.888,64 TL tutarında ve 30/11/2016 tarihinde toplam 19.630,99 TL tutarında faturalar düzenlendiği, davalı tarafa buna ilişkin mutabakat mektubu gönderildiği, davalı şirketin de mutabakat mektubuna onay vererek bunu davacı tarafa bildirdiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde, taraflarına gönderilen faturaların cari hesaplarına işlediği ve 07/02/2017 tarihinde davacı tarafa mutabakat mektubunu gönderdiği hususunu kabul ettiği, dolayısıyla taraflar arasında söz konusu faturalara ilişkin mutabakat sağlandığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafça cevap dilekçelerinde, davacı yanın, davalı şirketin müşterisi dava dışı ... içkiye ait ürünlerin taşınması sırasında ürünler ile yüklü kamyonun çaldırdığını ve buna ilişkin zarardan sorumlu olduğunu, hırsızlık olayı sonucu oluşan 1.482.159,60 TL zarara ilgili olarak davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, fakat ödeme emrinin usulsüzlük sebebi ile İstanbul Anadolu ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/323 esas sayılı dosyası ile ilgili şikayet hakkında karar verildiğini, dosyanın Yargıtay'da olduğunu, söz konusu zarar sebebi ile davacı şirketçe kendilerinin alacaklı olduğunu bildirilmiş ise de, usulüne uygun takas mahsup talebinin davalı tarafça ileri sürülmediği, kaldı ki, davalı tarafın cevap dilekçesinde kabul ettiği üzere, başlatılan icra takibinde söz konusu fatura alacaklarının mahsup edilerek, takibe girişildiği, bu yönüyle de takas mahsup talebinin ileri sürülse dahi dinlenilemeyeceği, davacı tarafça ileri sürülen alacağın yargılamaya muhtaç ayrı bir alacak olduğu, mahkememiz dosyası ile ilintili olmadığı, davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü...\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile, 34.960,46 TL, 560,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.520,78 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Usuli olarak, kendilerince, cevap dilekçesinde zikredilen delillerinin sunulmadığını,  HMK gereği süre verilmesi gerekirken süre verilmediğini, böylece müvekkilinin adil yargılanma ve yargılamaya etkin katılım hakları ihlal edildiğini, Davacının, müvekkili şirkete verdiği hizmet karşılığında, 31.10.2016 tarihinde 16.888,64 TL ve 30.11.2016 tarihinde 19.360,99 TL tutarında faturalar düzenlediğini ve gönderdiğini, müvekkili şirket gönderilen bu faturaları cari hesabına işlediğini ve 07.02.2017 tarihinde davacı tarafa bir mutabakat mektubu göndererek mutabakat sağladığını, Ancak 27.02.2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu oluşan zarar ile ilgili olarak davacı yana 1.482.159,60 TL fatura kesilerek gönderildiğini, taşıma hizmet sözleşmesinin 4.2.-m maddesi gereği, taşıyıcı, ...'ya karşı, sözleşme konusu hizmeti sağlarken malları depolara, benzeri yerle ve tesislere taşınması esnasında ...'ya, ... çalışanlarına, üçüncü şahıslara, kullanılan araca ve eşyalara gelebilecek maddi ve manevi her tür zarardan sorumlu olduğunu, Cevap dilekçesinde detaylıca açıkladıkları üzere, davacının ve müvekkili şirketin ticari bir ilişki içerisinde olduğunu, iş bu ticari ilişkiye dair tarafların sürekli olarak birbirlerinden alacaklı ve borçlu konuma geldiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin devam ettiğini, Cari hesap ilişkisi içerisine giren tacirlerin karşılıklı talep ve ihtara gerek kalmaksızın birbirlerine takas ve mahsup hakkını tanıdığı izahtan vareste olup, istinafa konu kararın gerekçesinde açıklandığı üzere müvekkili şirketçe usulüne uygun mahsup talebi olmadığından bahisle cari ilişkiyi göz ardı etmenin kabul edilemez nitelikte olduğunu, Cari hesapla ilgili ticarete ilişkin özel teamüller saklı olduğunu, takas hakkında, cari hesabın ayrık tutulduğunu, bu nedenledir ki cari hesaba kaydedilen alacak ve borçların takasında Borçlar Kanunu hükümlerinin (YBK 101  102, eBK 85  86) uygulanamayacağını (ARSLANLI, s. 245  246), Neticeten; müvekkili şirket ile davacı yan cari ilişki içerisinde bulunmakta olup, müvekkili şirketin hesap kayıtlarında davacının ikame ettiği davaya konu faturalar işlenmesine rağmen halen alacaklı görünmesi, tacirler arası cari hesap ilişkisi bulunmakla, TBK'nın 101.maddesi vd.maddelerin uygulama alanı bulamayacağını, cari hesabın temel amacının karşılıklı mahsuplaşma olduğu göz önüne alındığında müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, deliller toplanmadan ve celsede taraflar önünde tartışılmadan, alanında uzman bir bilirkişi marifeti ile ticari kayıtlar incelenmeden karar vermenin adil yargılanma ile bağdaşmayacağı sebepleri ile mahkeme kararının bozulması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇEDava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, yük taşıma ilişkisine dair açık hesap ve faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafından taraflar arasındaki taşıma hizmeti sözleşmesi uyarınca davalıya taşıma hizmeti verildiği, takip ve dava konusu alacağa dayanak iki adet faturanın kesildiği, bu faturalar konusu alacak yönünden mutabakat belgesi imzalandığı, ancak davalının iki fatura konusu alacağı ödemediği iddiasıyla eldeki dava açılmıştır. Davalı ise davacı faturalarının cari hesaba alacak olarak kaydedildiğini, 07.02.2017 tarihli mutabakatın imzalandığını, ancak bu mutabakat tarihinden sonra 27.02.2017 tarihinde yaşanan hırsızlık olayı sonucu oluşan zarar nedeniyle davalıya 1.482.159,60 TL fatura düzenlendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.2-m maddesi uyarınca davalının zarar nedeniyle sorumlu olduğunu, davalının davacı aleyhine bu alacak kapsamında başlattığı icra takibinde davacı alacağının mahsubu ile takip başlatıldığını, tüm bu hususlar dikkate alındığında ve davalının davacıdan alacağı kapsamında borcun bulunmadığını savunduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince davalı savunması ve delilleri  araştırılmaksızın, ön inceleme duruşması sonucu,  davalı savunması ile davacının dava ve takip konusu faturaları kendi ticari defterlerine işlediği kabulü ve taraflar arasında imzalanan mutabakata göre davanın kabulü cihetine gidilip hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Gerekçeli karard,a davalının iddia ettiği karşı alacağı kapsamında usule uygun takas mahsup talebi bulunmadığı, davacı aleyhine  başlatılan takipte  davacının iş bu davadaki alacağının mahsup edildiğinin belirtildiği, bu yönüyle de takas mahsup talebinin ileri sürülmesine rağmen dinlenemeyeceği, davacının var olduğunu ileri sürdüğü alacağın yargılamaya muhtaç olduğu, iş bu dava ile ilintili olmadığı belirtilerek takas mahsubun değerlendirilmediği açıklanmıştır. Davalı tarafından davacının takip ve dava konusu  alacağı kabul edilmekle birlikte kendisinin de tarflar arasındaki sözleşme hükümleri ( 4-2.m) maddesi uyarınca dava dışı taşıtanın mallarının çalınması nedeniyle uğranılan zarardan ötürü alacağı bulunduğu belirtilerek bu alacak miktarı gözetildiğinde davacıya borcun bulunmadığı savunularak takas mahsup talebinde bulunulmuştur. Ancak mahkemece bu talebe ilişkin  herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan, takipte istenilen işlemiş faize ilişkin inceleme ve hesaplama da yapılmadan  yazılı şekilde, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece,  davalının,  davacının sözleşme hükümleri uyarınca  çalınan mallar kapsamında karşı  alacağı bulunup  doğduğu, bu nedenle davacıdan alacaklı olduğu şeklinde ileri sürdüğü takas mahsup talebi kapsamında, sözleşme hükümleri ve davalı tarafça sunulan deliller değerlendirilerek davalının bu savunmasının araştırılması ve davacıdan takasa konu alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde  eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle,  HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesinde dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6.maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 08.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fff422c2e53717a6","SID":"65130cb35656da00"}}