{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                      T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/81 <br>KARAR NO\t: 2024/389<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t   (...)<br>ÜYE\t\t: ...                      (...)<br>ÜYE\t\t: ...\t   (...)<br>KATİP\t\t: ...  \t   (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 31/10/2023 tarihli ara karar<br>NUMARASI\t: 2023/346 Esas<br>İHTİYATİ HACİZ TALEP<br> EDEN/DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>İHTİYATİ HACZE İTİRAZ<br> EDEN DAVALILAR\t: 1-... (...) - ...<br>\t  2- ... (...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... -...<br>DAVA\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 11/07/2023<br>TALEP\t: İhtiyati hacze itiraz<br>KARAR TARİHİ\t: 29/02/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 29/02/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  15/07/2021 tarihinde Körfez'de ...'ya ait ve sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla, müvekkili sigorta şirketi ...'un sigortalısının  ... olduğu, ...’e ait ve kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik  kazası tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü asli ve tamamen kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusursuz olduğunu, davalı sürücü takip mesafesine dikkat etmeyerek müvekkili şirket sigortalısının aracına arkadan çarptığını, müvekkilinin aracı kaza nedeniyle hasar gördüğünü, 26/08/2021 tarihinde eksperler tarafından görülen araçta 3.267,58 Euro tutarında hasar meydana geldiği tespit edildiğini, müvekkili şirketin zararının  zararı 3.267,58.-Euro olduğunu, davacı tarafın aracı Neova Katılım Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalandığını, dava açılmadan önce davalı sigortaya başvuruda bulunduğunu, başvuru 26/07/2022 tarihinde sigorta şirketine ulaştığını, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle dava şartı olan arabuluculuk süreci başlatıldığını ve anlaşmaya varılamadığını belirterek  3.267,58._Euro tazminatın fiili tahsil tarihinde aynen Euro olarak ve müvekkil şirketin sigortalısına ödeme yaptığı tarih olan 17.01.2022 tarihinden itibaren TCMB’nin bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına fiilen uygulanacağı bildirilen en yüksek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline(davalı sigorta şirketi için faizin başlangıç tarihi 11.08.2022 tarihidir), aynen tahsili mümkün olmadığı takdirde fiili tahsil tarihindeki T.C.M.B’nın efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek ve müvekkil şirketin sigortalısına ödeme yaptığı tarih olan 17.01.2022 tarihinden itibaren TCMB’nin bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına fiilen uygulanacağı bildirilen en yüksek faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,( davalı sigorta şirketi için faizin başlangıç tarihi 11.08.2022 tarihidir), yargılama sonucunda  hükmolunacak tazminatın temini açısından davalıların taşınır, taşınmaz tüm mal varlığı üzerinde borca yeter tutarda öncelikle teminatsız, olmadığı takdirde mahkemenizin belirleyeceği teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince 13/07/2023 ara karar ile; \"...Davacının ihtiyati haciz isteminin İİK. m.257 uyarınca ...  ve ... yönünden KABULÜNE, Neova Katılım Sigorta A.Ş. yönünden REDDİNE; Dava konusu edilen 93.602,44-TL alacak miktarının % 15'i olan 14.040,36-TL  karşılığı nakdi veya süresiz kesin banka teminat mektubu teminat olarak yatırıldığında; dava süresince davalıların taşınmaz ve araçları üzerinde üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına, dava konusu miktar ile sınırlı olmak üzere İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br> İhtiyati hacze itiraz eden davalılar vekili dilekçesinde özetle; İhtiyati haczin konulabilmesi için davacı tarafın bunun  gerekliliğine dair  delil sunma yükümü ihlal  edildiğini, ihtiyati tedbir kararı ile  kişilerin mülkiyet hakkı mahkeme kararı ile  kısıtlandığını, bu durumda mahkemeler için ancak belli  şartlarda bu karar verilebilmekte,  soyut iddialar ile  kişilerin  hakları elinden alınması mülkiyet hakkını ihlal edeceğini, davalı taraf sanki yüzde yüz kusurlu  ve yüzde yüz  haksız ve  mal kaçırma  içindeymiş  gibi  konan  ihtiyati tedbir  kararı  tamamen  yasal hükümlere aykırı  şekilde konulduğunu, bu şekilde hukuken yanlış bir karar verildiğini, davacı taraf kendi uğradığını belirttiği zarara dair müvekkilinin  kusur oranını, mal kaçırma durumunu  ispatlayan  tek bir delil dahi sunmadan bu kararın yanlış  olarak verildiğini, somut olaya özgü değerlendirme  yapmak  gerekme  olup, ölümlü yaralamalı kaza olmayan,  davalının kaçma şüphesi bulunmayan, davalılardan biri zaten sigorta şirketi olan (Kaldı ki davaya dahil edilmeyen bir de aracın kaskosu olması nedeniyle kasko şirketi bulunan) bir durumda ihtiyati tedbirin  İİK  257. maddesinin  hangi şartı  gerçekleştirmiş ki ihtiyati haciz kararı verilebileceğini, kazaya dair   mahkemeye davacı tarafça açıkça doğru olmayan  ifadeleri kontrol edilmeden ihtiyati haciz kararını içeren şartlar irdelenmeden karar verildiğini, davalılar hakkında  İİK  257. madde şartları bulunmadığını,  ihtiyati tedbirle zarar yükü paylaşımında oranlılık ilkesine aykırı davranıldığını, dava değeri 3.267,58 euro  olarak belirtilmiş olup, bu kaza nedeni ile müvekkilin kusuru bulunmadığını, kusur oranının sıfır olduğunu, müvekkil hakkında ancak kusuru oranında ve zararla orantılı olarak mal varlığı üzerinde tasarrufla ihtiyati haciz konulabileceğini, kusursuz olan müvekkilin mal varlığı üzerinde ihtiyati haciz konulması ölçülülük unsuruna da aykırı olduğunu, Türkiye'de dava açan yabancıların uyması gereken  teminat koyma usulüne riayet edilmediğini, davalılardan birisinin sigorta şirketi olması nedeni ile  alacak  maddi güvence ile destekli olduğu halde ihtiyati  haciz konulması  haksızlık olduğunu, müvekkilin kazada kusurunun sıfır olup hiç kusurunun bulunmaması, buna rağmen haksız  yere ihtiyati  haciz kararı verilmiş olması, müvekkilimin mülkiyet hakkının korunmasına  ve anayasaya aykırı olduğunu, malvarlığının kullanılması,  tasarrufu  haksız yere  önlendiğini, ortada ölümlü veya yaralamalı  büyük miktarlar içeren bir kaza  dahi olmadığı, müvekkil kusurlu olsaydı bile hem trafik sigortası hemde kasko sigortası bulunması nedeniyle maddi olarak güvence altındaki bir alacak nedeniyle, davacının hiç bir delil  sunmadan ve ihtiyati  haciz şartları oluşmadan ekonomik varlığını  ve tasarrufunu engelleyen bu kararın verilmiş olması tamamen yasalara aykırı ve haksız olduğunu, HMK ve İİK gereğince  kanuni  yasal düzenlemelere  ve ihtiyati haczin amacına aykırı  şekilde  haksız yere konan ihtiyati  haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince 31/10/2023 tarihli ara karar; \"...İhtiyati hacze itirazın REDDİNE  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İhtiyati hacze itiraz eden davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haczin konulabilmesi için, davacı tarafın bunun gerekliliğine dair delili sunmasının icap ettiğini, davalılar hakkında İİK 257. madde  şartlarının olmadığını, ihtiyati tedbirle, zarar yükü paylaşımında oranlılık ilkesine aykırı davranıldığını, davalılardan birisi sigorta şirketi olması nedeni ile alacak maddi güvence ile destekli olduğu halde ihtiyati haciz konulmasının haksız olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın her ne kadar ihtiyati haczin şartlarının sağlanmamış olduğunu ileri sürmüşse de dava konusu somut olay neticesinde ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiğini, yine İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulunun İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının talep eden tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulması olup dava dilekçeleri ekinde sunmuş oldukları evraklar ile kusur dağılımında davalının daha ağır kusurunun olduğu, meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı şirket sigortalısının aracında hasar meydana geldiğini, davacı şirketinin sigortalısının zararını giderdiği açık olduğundan ve bu hali ile de ihtiyati haczin uygulanması için yasanın aramış olduğu şartlar sağlanmış olduğundan davalının ihtiyati hacze ilişkin itirazlarının reddinin gerektiğini, davalılar her ne kadar kazanın meydana gelmesinde kusurları bulunmadığını beyan etmişse de gerek dava dilekçelerinin ekinde sunmuş oldukları kaza tespit tutanağından gerekse de davalıların itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu trafik kazası tespit tutanağından, davalı araç sürücüsünün davacı şirkete sigortalı araca arkadan çarpmış olduğunun ortada olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/10/2023 tarihli ara karar, 2023/346 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep; ihtiyati hacze itiraza ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalıların vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; dava dışı ... tarafından sigortalanan ... plakalı aracın davacı tarafından sigortalandığı, 15/07/2021 tarihinde davalılardan ...’ya ait, diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... plakalı araca arkadan çarptığı, meydana gelen maddi hasarlı ve yaralanmalı kaza neticesinde, sigortacı tarafından sigortalıya zarar bedelinin ödendiği, kazanın davalının kusuruna dayanılarak davalılar hakkında dava açtığı ve ihtiyati haciz talep ettiği, mahkemece ihtiyati hacze karar verildiği, davalının itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İİK'nın 257/1 maddesi; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\".<br>İİK'nın 257/2 maddesi; \"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder\".<br>İİK'nın 258/1 maddesi; \"... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur ...\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın var olması halinde ihtiyati hacze karar verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şart olmayıp alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Başka bir söyleyişle alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekli ve yeterlidir.<br>İİK'nın 265-(1) maddesindeki; \"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.\" şeklindeki hüküm ile itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır.<br>Eldeki uyuşmazlıkta; alacağın trafik kazası nedeniyle sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkından kaynaklandığı, kazanın varlığı ile davacının sigorta lehtarına ödeme yaptığını ve kazaya neden olan karşı taraf olduğunu ispatladığı, bu hale göre alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yaklaşık olarak ispat edildiği borçlunun itirazlarının İİK'nın 265. maddesinde sayılı itirazlardan olmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; ihtiyati hacze itiraz eden davalıların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ihtiyati hacze itiraz eden davalıların istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 157,75-TL istinaf karar harcının ihtiyati hacze itiraz eden davalılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/02/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65c9821326751a83","SID":"7b875e945b6170c1"}}