{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2140 Esas<br>KARAR NO: 2024/387 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2018/1170 Esas - 2021/377 Karar<br>TARİH: 16/06/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki neticesinde oluşan 16.535,34 TL bakiye alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının önce borcun tamamına itiraz edip sonrasında müvekkili ile irtibata geçerek bir kısım malları iade ederek müvekkili şirkete ödeme beyanı tebligatı başlıklı ihtarname gönderdiğini, yapılan görüşmeler neticesiz kaldığından huzurdaki davanın açıldığını, yapılan itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile, davacının iddia ettiği ticari ilişkinin koli alımına ilişkin olduğunu, müvekkiline gönderilen kolilerin hatalı olması sebebiyle iade  için girişimde bulunduklarını gelen kolilerin hatalı olduğuna dair tutanakta tutulduğunu, davacı yanca iade alınacağının beyan edildiğini, davacı tarafından müvekkiline bir faturada gönderilmediğini, davacı yan ile yazılı ve sözlü görüşüldüğünü müvekkiline fatura edilmeyen ürünün işleme alınmayacağı üzere, Samsun noterliğinden 23/11/2017 tarihli ihtarname ile 5.450 adet ürünün müvekkiline fatura edilmesini istediklerini gecikme ve fatura beyan işlemlerinden dolayı oluşacak maddi ve manevi sorumluluklardan borçlu tutulamayacaklarını ihtar ettiklerini, davacının haksız olarak açtığı icra takibine itiraz ettiklerini, iade olunan ürünlerin düşülmesi neticesinde müvekkili ile davacı arasında bir ticari ilişki kalmadığını, cari hesap bakiyesinin bulunmadığını davanın reddini, kötü niyetli davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/06/2021 tarih 2018/1170 Esas 2021/377 Karar sayılı kararında; \"...Yukarıdaki bilgi ve belgeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde , borca konu faturaların davalının defterinde yer almadığı ,  bu haliyle defter kayıtlarının birbirini tutmadığı,  dava konusu malların bir kısmının iade edildiğinin davacının da kabulünde olduğu, bir kısmının ise yine ... 'e  iade edildiği; her ne kadar davacı yan bahse konu ...'ün şirketle ilişkisi olmadığını belirtmiş ise de 30/08/2017 tarihinde düzenlenen satın alma teklif ve sipariş formunda da davacı adına ... tarafından imzalandığı anlaşılmakla  davacının davalıdan alacaklı olduğu yönündeki beyan ve iddialarının yerinde olmadığı dolayısıyla davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile,  Davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, bilirkişi raporunda alacaklı olduklarının sabit olmasına rağmen davanın reddine karar verildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının dava ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Yerel Mahkeme 'Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe' başlığı altında delilleri değerlendirmiş ve gerekçesini belirtiğini ancak bu başlık altında  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası'ndan bahsedilmekte olup bu dosyanın dava ile hiçbir ilgisi bulunmadığını davaya konu icra takibi  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası olduğunu, yerel mahkemenin delilleri değerlendirmesi ve gerekçe yazımında yanlışlıklar bulunmakta olup kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, Gerekçede,  ürünlerin dava dışı ...'e iade edilmiş olması müvekkilini ilgilendirmediğini, tanık kendisine ürün iadesi yapılmadığını, imzalattıkları evrakı da okumadığını beyan ettiğini, Yerel Mahkeme gerekçesinde dava konusu ürünlerin dava dışı ...'e iade edilmiş olduğundan bahisle davalının müvekkiline borcu olmadığı kanaatine varıldığını ancak dava dışı ... tanık olarak dinlenmiş ve beyanında; 'ben davacı şirkette hiçbir şekilde çalışmadım, ... çalışırken işle ilgili ... la görüşmekteydim, benim çalıştığım şirkette baskılı ambalaj üretiyordu, iki firma arasında mal alışverişi olduğundan dolayı ben ... ile görüşmeler yapıyordum ... satış temsilcisi olarak çalışıyordum, ben 2015 -2017 yılları arasında çalışıyordum daha doğrusu 2015 sonrası çalıştım, davalı şirket ... ile ... A.Ş nin birlikte iş yapması için ben tanıştırdım tanıştırdığım kişiler davacı yandan ... bey ile davalı yandan ... bey ile tanıştırdım, iş yapma konusunda anlaştılar ürünler alındı bazı ürünler hatalı çıktı hatalı ürünleri ... geri aldı, diğerlerini ... kendisi kullandı bu anlaşma sağlandıktan bir süre sonra beni çağırdılar ... şirketine gittim Yakup bey evraklar ile ilgili bir eksiklik var imzala arşive kaldıracağız dedi bende art niyet görmediğimde imzaladım daha sonra davalı avukatı beni arayarakburdan mal alarak imha etmişsindedi ben böyle birşey yapmadığımı söyleyince hem alıp hem davacı adına özür dilediğimiz söyledi ben böyle birşey yapmadım, zaten buna olanakta yoktur, Yakup bey ile yüzleşmek isterim' şeklinde beyanda bulunduğunu, tanık beyanı dikkate alındığında bir kısım ürün iadesi yapılmadığı, bu ürünlerin davalı tarafça kullanıldığını, imzalatılan evrakı okumadığının ortada olduğunu, diğer taraftan davalının ürün iadesi yaptığı iddiasında bulunduğu ...'ün müvekkili şirkette çalışmadığı hem SGK kayıtlarından hem de tanık ...'ın beyanlarından açıkça ortaya çıktığını,  ürün iadesi iddiasının kabulü usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davalının defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulmadığını, davalının iade yaptığı beyanı dikkate alındığında işlenmemiş faturalar olduğunu, hal böyle iken davalının defterinde faturaların olmaması defterlerinin delil olarak değerlendirilmemesini gerektiğini, 30.08.2017 tarihli satın alma teklif ve sipariş formunda ... imzasının bulunduğundan bahisle bu durumunda hangi hususu ispat ettiğini gerekçelendirmeden davacının davalıdan alacaklı olmadığı kanaatine varıldığını davanın yorum yoluyla genişletilemeyeceğini, değerlendirilemeyeceğini, Yerel Mahkeme gerekçeli kararında 30.08.2017 tarihli satın alma teklif ve sipariş formunda ... imzası olduğundan bahisle davanın reddine karar verdiğini ancak bu durumun hangi hususa delil olduğunu gerekçelendirmediğini, dosyada tarafların beyanlarından ticari satım olduğu, hatalı ürünlerin bir kısmının iade edildiğini, bilirkişi raporunda değinildiği gibi davalının Samsun ... Noterliği 23.11.2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 5.450 adet kutu bedeli 8.681.85-TL borçlu olduğunu ikrar ettiği ihtilafsız olduğunu, diğer taraftan tanık ... beyanlarından anlaşıldığı üzere bir kısım iade edilmeyen ürünlerin davalı tarafından kullanıldığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dava konusu İstanbul ...İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası   incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine cari hesaptan kaynaklı toplam 16.619,26 TL. Alacağın tahsili talebiyle 11/10/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından 14/12/2018 tarihinde 8.681,85 TL. Alacak üzerinden istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, 30.08.2017 tarihinde düzenlenen satın alma teklif ve sipariş formunda, 10.000 adet kutunun %18 KDV dahil 15.930 TL bedelle termin tarihi olan 15/09/2017 tarihine kadar teslim edilmek üzere davalı tarafından sipariş edildiği ve sipariş formunun altında tedarikçi teyidi kısmında ... isminin yazılarak imzalandığı, bu sipariş formu ile sipariş edilen kutu 19/09/2017 tarih ve ... numaralı irsaliye ile 6.180 adet kutu, 19/09/2017 tarih ve ... numaralı irsaliye ile de 4200 adet olmak üzere toplam 10.380 adet kutunun davalı tarafa teslim edildiği sabittir. İrsaliyelerdeki ürünlerin tesliminin ardından 20.09.2017 tarihinde düzenlenen tutanakta ... ve ... no'lu İrsaliyelerdeki ürünlerin ayıplı olduğunun tespit edildiği, ürünlerin satışı yapan şirket tarafından iade alınacağı hususları belirtilmiş ve bu belge davalı firma ile davacı firma adına ... tarafından imzalandığı,18.11.2017 tarihinde ise davalı tarafından düzenlenen ... numaralı iade irsaliyesi doğrultusunda; 2.300 adet kutunun ... tarafından imza karşılığı iade alındığı, aynı tarihte ... numaralı iade irsaliyesi ile de, 2.630 adet kutunun ... tarafından imza karşılığı iade alındığı, davalı tarafından davacı muhataba Samsun ... Noterliğinden gönderilen  23.11.2017 tarih ve ... no'lu ödeme beyanı tebligatı başlıklı ihtarnamesinde, 10.380 adet kolinin hatalı ve bozuk olan olanların iadesi düşüldükten sonra kalan 5.450 adedinin hesap bakiyesinin kendilerine fatura edilmesine istinaden mutabık olunan ödeme vadesine göre çek olarak ödemesinin yapılacağı, gecikmeden ve fatura beyanından doğacak aksaklıklardan sorumlu olmayacağının ihtar edildiği, söz konusu ihtarnameye istinaden davacı tarafça davalı tarafından teslimatı onaylanan 5.450 adet kutuya karşılık davalı adına fatura düzenlenip gönderildiğine dair delil ibraz edilmediği, 08/06/2018 tarihli ... imzalı tutanakta, davalı uhdesinde kalan 5450 adet kutunun da ...'e teslim edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça, 30.08.2017 tarihli sipariş formunda, 20.09.2017 tarihli tutanakta ve 08/06/2018 tarihli tutanakta imzası olan  ...'ün davacı firma çalışanı ve yetkilisi olmadığı, bu nedenle ürün iadesi iddiasının davacı tarafı bağlamayacağı ileri sürülmüş ise de, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere  taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı  30/08/2017 tarihinde düzenlenen satın alma teklif ve sipariş formunda da davacı adına ... tarafından imzalandığı, bu nedenle ... tarafından yapılan işleme davacının muvafakatinin olduğu, bu kişi tarafından yapılan işlemlerin davacıyı bağladığı, 04/03/2021 tarihli duruşmada tanık olarak ifadesi alınan ... beyanında;08/06/2018 tarihli tutanakta belirtilen ürün iadesinin yapılmadığını, davalı tarafın imzalattıkları evrakı da okumadan imzaladığını ileri sürmüş ise de, 08/06/2018 tarihli tutanak içeriğinde açıkça 5.450 adet ürünün teslim alındığını beyan edip altını imzaladığı gözetildiğinde, iradesinin sakatlandığı ileri sürülmediği gibi bu yönde delil de ibraz edilmediğinden tutarak içeriğinin kabul edilmesinin gerektiği, 30.08.2017 tarihinde düzenlenen satın alma teklif ve sipariş formunda termin tarihinin 15/09/2017 tarihi olarak belirtildiği, sipariş formunun 5. Maddesinde ise; ''Termin tarihine kadar teslim edilmeyen siparişimizin iptali saklı kalmak koşulu ile siparişimizin tamamı teslim edilmeden ödeme yapılmaz,'' hükmünün düzenlendiği, davacı tarafça termin tarihine kadar tüm siparişlerin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmediği, davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin tamamının davacıya iade edildiği gözetildiğinde davacının davalıdan alacaklı olmadığı anlaşılmakla;  İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, ışığında  mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  \t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"208ac4af06daf180","SID":"21101a010a87da03"}}