{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1736 Esas <br>KARAR NO: 2024/160 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/126 Esas - 2021/306 Karar<br>TARİH: 22/03/2021<br>DAVA: Tespit<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davacı olduğum şirket vade sorumlusunun şahsımla herhangi bir ortaklığı bulunmadığından şirketin kurulduğu tarihten itibaren cezaevinde hükümlü olduğunu ortağı olarak gösterildiğim şirketin bağkur ve de diğer borçlarının sürekli şahsım adına borçlandırma yapıldığı bu şirketin şahsımdan gizlenerek aşılıp faaliyet gösterdiği şirket sorumlusu ...'in sahte fatura kesmek amacıyla şirket kurduğu bu şirketle herhangi bir ortaklığının olmadığı buna rağmen ortak gösterilip maddi manevi zarara uğratıldığımı bilgilerinize arz ederim. Davacı maddi manevi tüm yasal haklarının iade edilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 22/03/2021 tarih 2020/126 Esas 2021/306 Karar sayılı kararında; \"....Davacının anılan şirketin ortaklarından biri olduğu ve de şirket ana sözleşmesi altında imzasını bulunduğu görülmüş olup ,davacı yan duruşmadaki beyanında imzanın kendine ait olduğunu kabul ederek imzalama iradesinin şirket kuruşuşu olmadığını beyan etmiştir.Davacı yan İTSM kaydına göre imza inkarı olmayan şirket kuruluş sözleşmesi ile davalı şirket ortağı olup davasını ispatlayamamakla aşağıdaki şekilde hüküm kuurlmuştur....\"gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf dilekçesi ile, yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığını, Müvekkilinin imzasının olduğu iddia edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 19/10/2010 T. ... Y. nolu evrakın,  Kadıköy ... Noterliği'nin 26/03/2013 T. ... Y. nolu evrakının aslını getirip, müvekkilinin imzası ile eşleştirilmek için dosyayı bilirkişiye göndermesi gerekirken eksik inceleme ile karar verdiğini, evrak aslının getirtilerek imza incelemesi yapılması gerektiğini, Müvekkilinin 2010, 2011 ve 2012 yıllarının çoğunu ceza tutukevinde geçiren müvekkilinin 19/10/2010 ve 01/03/2013, 26/03/2013 tarihinde ceza tutukevinde olup olmadığının Ceza İnfaz Kurumu'na sorulmasının talep edildiğini, Müvekkilinin ortağı olmadığı bu şirketin vergi borcu vs. Gibi mali yükümlülükler nedeniyle takibe alınıp, mağdur edildiğini, günlük işlerde çalışarak geçimini sağlamaya çalışan biri olarak şirket kurmak, şirket ortağı olmak gibi irade olmadığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davalı şirketin ortağı olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine,  karar verilmiş ve karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davalı şirketin dosya arasında bulunan sicil kaydı incelendiğinde, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numaralı  ...'nin ana sözleşmesinin 21/04/2010 tarihinde sicile tescil edildiği, ana sözleşmesine göre şirketin kurucularının ... ve ... olduğu, kuruluş sermayesinin 80.000 TL. Olup bu sermayenin 40.000 TL. 'si ..., 40.000 TL. 'si ise ... tarafından ödenmesinin taahhüt edildiği, şirket ortaklarından ...'in ilk 10 yıl için müdür olarak seçildiği, iş bu ana sözleşmenin Beyoğlu ... Noterliği tarafından 19/04/2010 tarih ve ... yevmiye nosu ile onaylandığı, iş bu ana sözleşme altındaki imzaların ... ve ...'e ait olduğu ve noter huzurunda imzalandığının belirtildiği, davalı  şirketin 01/03/2013 tarihinden itibaren tasfiyesine karar verildiği ve ...'in tasfiye memuru olarak atandığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davalı şirketin ana sözleşmesinin 22/03/2021 tarihli duruşmada davacıya gösterildiği ve davacı, şirket ana sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.Dava dilekçesine ekli Bakırköy 42 Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2015/765 Esas - 2018/360 Karar sayılı 03/05/2018 tarihli kararı incelendiğinde; Bakırköy 42 Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/765 Esas sayılı dosyası ile davacı ... ile birlikte ..., ..., ... hakkında vergi usul kanununa muhalefet suçundan cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda 03/05/2018 tarih ve 2015/765 Esas - 2018/360 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkında yapılan değerlendirmede; Bilirkişinin Sanık ...'ın şirket ortağı olduğu, müdürlük yetkisinin bulunmadığı, şirket müdürü ...'in sorumlu olduğunun belirtildiği, sanık ...'ın müsnet suçların işlendiği tarihlerde kısa süreler dışında cezaevinde olduğu, müsnet suçları işlemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle Sanık ...'un CMK. 223/2-e maddesi uyarınca delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği, verilen kararın 12/11/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Beyoğlu ... Noterliği tarafından 19/04/2010 tarih ve ... yevmiye nosu ile onaylanan şirket ana sözleşmesine göre davacının davalı şirketin kurucu ortağı olup şirkette %50 oranında hisse sahibi olduğu, iş bu ana sözleşme altındaki imzaların şirket ortakları ... ve ...'e ait olduğu ve noter huzurunda imzalandığının belirtildiği, noterce düzenlenen belge HMK. 204 madde uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup ayrıca davacı tarafından da şirket ana sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunun kabul edildiği, davacının davalı şirketteki ortaklığının devam ettiği anlaşılmakla; Bu tesbitlere göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi, dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacının aksi yöndeki istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 01/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9b99f37bf16baac","SID":"e5ae7f29194192ba"}}