{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1717 <br>KARAR NO: 2024/339 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 20/11/2020 <br>DOSYA NUMARASI: 2018/927 Esas - 2020/748 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 22/02/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağına işleyecek temerrüt ticari faizi ve masrafları ile birlikte tahsili amacıyla  icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, taraflar arasında cari hesapla ilgili karşılıklı teyid mesajları bulunduğunu, davalının takibe ve borca yönelik itirazlarının yersiz olduğunu beyanla, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesi dava ve talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Müvekkili şirketin çikolata üretimi ve ihtacatı konusunda sektöründe öncü firmalar arasında yer aldığını, davalı müvekkilinin faaliyet konusu olan çikolata üretimi için gereksinim duyduğu hammaddelerden birkaçını davacı taraftan sipariş etmiş isede taraflarına siparişlerin teslimatının gerçekleştirilmediğini, davacının taleplerinin yasal dayanaktan yoksun somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbirinin usül kuralları çerçevesinde iddia edilen vakıayı ispata elverişli olmadığını beyanla, davanın reddine ve  davacının alacağın %20'sinden aşağı olmayan kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretininin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/11/2020 tarih ve 2018/927 Esas - 2020/748 Karar sayılı kararı ile; \" Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Davacı vekili delil listesinde delil olarak; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, taraf ticari defter ve kayıtları, cari hesap mutabakatları, bilirkişi incelemesi olarak belirtilmiştir. Davalı cevap dilekçesinde delil olarak; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, tanık belirtilmiştir. Dosyaya getirtilen İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 24/09/2018 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 27/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 03/10/2018 tarihinde borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itirazın ve 08/10/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Mahkememizce bilirkişi olarak görevlendirilen ... tarafından  09/10/2019 tarihinde sunulan bilirkişi raporu özetle; Davacı ... Ltd. Şti. ile Davalı ... arasında cereyan eden ticari alışveriş neticesinde, davacı tarafın 9.381,04 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davacının davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas nolu dosyası ile 9.381.04 TL cari hesap bakiye alacağının tahsili talebi ile takip başlattığı, davacı tarafından başlatılan icra takibine karşın davalı şirketin borca yapmış olduğu itirazla takibin durdurulduğu, davacı tarafından sunulan ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı tarafa ait defter tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yapıldığı, kayıtların genel kabul görmüş muhasebe standartları doğrultusunda tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil eder nitelikleri taşıdığı, dolayısıyla 9.381,04 TL tutarındaki cari hesap alacağın defter delili yönüyle ispatlanmış olduğu, davalı tarafın ise incelemek üzere defter kaydı sunmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasında, alacağa dayanak faturalara konu malların davalıya teslim edilip edilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. HMK'nun 187. maddesi gereğince, ispatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. 190. maddede ise ispat yükü düzenlenmiş olup; \"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir\" düzenlemesi bulunmaktadır. Satım sözleşmesinde, satım konusu emtianın usulüne uygun şekilde alıcıya teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü satıcıya aittir. Satıcı bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Bilirkişi raporunda sevk irsaliyelerinde malın ne şekilde kime teslim edildiği ile ilgili imza ve bilgi bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı vekili 20/11/2020 tarihli dilekçesinde yemin davetiyesi gönderilmesi talebinde bulunulmuş ise de dava dilekçesinde ve delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tarafların iddiaları ile toplanan deliller ve usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Satım konusu emtianın usulüne uygun şekilde alıcıya teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü kendisine ait olan davacının bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve dolayısıyla icra takibi ile davaya konu alacağını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine, davacının icra takibinde haksız ve  kötüniyetli olması koşullarının bir arada bulunması gerektiği ancak davacının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın REDDİNE, 2- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının ticari ilişkiden kaynaklanan borcunun tahsili amacıyla yukarıda  İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu- davalının borcu olmadığından bahisle haksız olarak borca itiraz etmekle takibin durduğunu, itirazın iptali ve takibin devamı için ilk derece mahkemesinde dava ikame edildiğini, Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ve takibe konu 9.381,04 TL tutarında davacının alacaklı olduğu, davalının ise defterlerini ibraz etmediği ve davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı hususlarının belirtildiğini, Davalı tarafa, iki kez meşruhatlı davetiye çıkarıldığı halde davalının, defterlerini ibraz etmediğini, Dosyaya mübrez 08.10.2018 tarihli delil dilekçelerinde, \"Taraf ticari defter ve kayıtları\"nın da delil olarak belirtilmiş olup davalı tarafa defterlerini ibraz için iki kez gönderilen meşruhatlı davetiyeye rağmen davalının, defterlerini ibrazdan kaçınması nedeniyle davanın sübut bulmuş olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddi kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesine sunulan 20.11.2020 tarihli dilekçelerinde de \"Davalı taraf, meşruhatlı davetiyeye rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olmakla yokluğumuzda davamızın kabulüne karar verilmesi, aksi düşüncede ise  yemin delilinin sağlanması için davalı şirket yetkilisine yemin davetiyesi gönderilmesine karar verilmesi\"nin talep edildiğini, ilk derece mahkemesinin ise dava dilekçesi ve delil dilekçesinde yemin delili bulunmadığını belirttiğini, 08.10.2018 tarihli delil dilekçelerinde, 5. nolu paragrafında her tür delile de dayanılmış olup her tür delilin, yemin delilini de kapsamakta olduğunu, bu yönü ile de ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla; Açıklanan sebepler çerçevesinde öncelikle davalı tarafın, ilam vekalet ücreti için İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile yaptığı icranın tehirine, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 20.11.2020 tarih ve 2018/927 E- 2020/748 K. sayılı kararının, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargı giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini, Aksi halde istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takibi dayanağı cari hesaba konu faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmesine rağmen davalı tarafından cari hesap alacağının ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında istinafa gelen temel uyuşmazlık; cari hesaba konu faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş olması halinde davacının davalıdan cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarı hususlarındadır. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih,  2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, faturaya konu alacağın dayanağının ve iade faturası düzenlenmesi halinde iade faturası dayanağının düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. Davacının tek taraflı düzenlediği ve kendi defterine kaydettiği faturalar davasını ispatlaması için yeterli değildir. Fatura sözleşmenin ifası aşamasına ilikin olmakla fatura düzenlenmesine dayanak mal veya hizmet tesliminin faturayı düzenleyen tarafından, somut olayda davacı tarafından geçerli ve yazılı deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Mahkemece tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş, davacının incelenen defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve davacı lehine delil niteliğinde olduğu, davacının davalıdan dört adet fatura karşılığında 9.381,04 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine sunulmamıştır. Davacı tarafından faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ispatlar geçerli yazılı ve kesin bir delil dosyaya sunulmamıştır. Davacı tarafından delil listesinde \"...her tür delil...\" ibaresinin belirtildiği, ancak açıkça yemin deliline dayanılmadığı anlaşılmakla Mahkemece davacının karşı tarafa yemin teklifi talebinin reddine ve neticeten ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği  kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a9c877bf75369a0","SID":"f10858fa71e9f3e3"}}