{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1437 <br>KARAR NO: 2024/345<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/01/2021<br>NUMARASI: 2018/327 Esas - 2021/46 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalı borçlu aleyhine 80.563,40-TL asıl alacağa ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 156,80-TL dışında borçlu olmadığından bahisle borca haksız olarak itiraz etiğini, davaya konu cari hesap ekstresindeki hizmetlerin borçlu tarafa verildiğini, ancak ödeme yapılmadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılı sonunda başladığını ve 2017 yılında belirli bir süre devam ettiğini, söz konusu ticari alışveriş karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin ödendiğini, bakiye 156,80-TL borcun da icra dairesine ödendiğini, müvekkilinin kayıtlarına göre davacıya borcunun bulunmadığını, davacının tek taraflı cari hesap kayıtlarının delil olamayacağını, salt davacı kayıtlarının esas alınması mümkün olmayıp bu hususta sevk irsaliyesi, fatura, sözleşme gibi bir kayıt da bulunmadığını, davacının bu kadar kısa sürede bu miktarda taşıma hizmeti vermesinin fiilen mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirket tarafından faturalara dayanak olabilecek ve davalı şirkete hizmetin verildiğine ilişkin irsaliye/taşıma irsaliyesi/sevk belgesi gibi somut herhangi bir belge ibraz edilmediği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; tüm taleplerine rağmen mahkemece davalının 2016 ve 2017 yıllarına ait BA formları getirtilmeyerek sadece Kasım 2017 BA formlarının getirtildiğini, bu nedenle eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarına delil olarak dayandıklarını, söz konusu yazışmalarda davalının, müvekkilince gerçekleştirilen 2017 kasım ayı taşımalarına ilişkin konteyner numaraları, güzergah ve ücretlerini liste halinde müvekkiline gönderdiğini, ancak mahkemece sundukları e-posta yazışmaları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, bu nedenle eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, yine e-posta yazışmalarında davalı şirketin taşıma hizmet taleplerinin bulunduğunu, dolayısıyla hizmetlerin bizzat davalı tarafından kabul edildiğini, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, diğer yandan davalının birbiriyle tutarsız olduğu tespit edilen 2017 yılı ticari defterlerinin hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkilinin ticari defter kayıtları ile davanın ispatlandığını, yine mahkemece alınmış olan üç adet bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, taşıma hizmet bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalıya verildiği iddia edilen taşıma hizmetlerinden kaynaklanan 80.563,40-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine takip başlatılmış olup, davalı tarafça 156,80-TL dışındaki borca itiraz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının cari hesap ekstresi dayanağı taşıma hizmetlerinin verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tarafların ticari defterlerine göre davacının 2016 yılından 21.192,80-TL alacağının 2017 yılına devrettiği, 2017 yılı açılışında ticari defterlerin birbiriyle uyumlu olduğu, davacının ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 70.563,40-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise 2017 yılında davacıdan 244.370,20-TL tutarında hizmet aldığı, 21.190-TL 2016 yılından devreden borcu ile birlikte borcunun 265.496,20-TL'ye ulaştığı, davalının yaptığı ödeme toplamı ise 255.654-TL olup bu ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, 31.12.2017 itibariyle davalının bakiye borcunun 9.843,20-TL olduğu, davalının 2018 yılında yaptığı 10.000-TL ödeme ile 156,80-TL alacaklı duruma geldiği, davacının 2017 kasım ayında düzenlediği 70.717,40-TL tutarlı 14 adet faturanın davalı şirket kayıtlarında bulunmadığı, bu faturaların davalı tarafça BA formuyla da beyan edilmediği, söz konusu faturalar konusu hizmetin verildiğinin kabulü halinde davacının davalıdan 70.563,40-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Bu durumda davacının 2017 kasım ayında düzenlediği 70.717,40-TL tutarlı 14 adet fatura konusu hizmetin verilip verilmediğinin tespiti gerekmektedir. Söz konusu davacı faturaları nakliye bedeline ilişkin olup faturaların davalıya tebliğine dair kayıt bulunmamaktadır. Faturalar davalının ticari defterlerinde de kayıtlı değildir. Ancak davalı şirket uzantılı e-posta adresinden davacıya gönderilen 14.12.2017 tarihinde gönderilen 2 adet e-postada Kasım 2017 liste ve ilave liste ektedir denilerek ekte tablolar gönderilmiştir. Bu tablolarda taşıma tarihi, güzergah ve konteyner numaraları ile taşıma bedeli listelenmiş olup, toplamı 60.000-TL olarak gösterilmiştir. Davacının 2017 BS formunda 94 belge karşılığı 266.970-TL satış kayıtlı olup, davalının aynı dönem BA formu ise 79 belge karşılığı 206.640-TL alış içermektedir. Ancak davacı vekilince davalının 2017 yılı Kasım ayı BA formunda düzeltme yaptığı belirtilerek düzeltme öncesi BA formu sunulmuş olup, burada davalının Kasım 2017 tarihinde davacıdan 15 belge karşılığı 60.330-TL mal hizmet alışı kayıtlıdır. Sonradan çıkarılan bu kaydın eklenmesi halinde davalının 2017 yılı toplam BA formu 94 adet ve 266.970-TL'ye karşılık gelmekte olup davacının aynı dönem BS formu ile birebir aynı tutara karşılık gelmektedir. Bu durumda davalıya ihtilaf konusu Kasım 2017 dönemindeki 14 adet davacı faturasına konu taşıma hizmetinin verildiğinin kabulü gerekmekte olup, davacının davalıdan 70.563,40-TL alacaklı olduğunun kabulü ile bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi yerinde bulunmamıştır.Diğer yandan takip konusu alacak likit olup davalı da itirazında haksız olduğundan, kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmelidir.Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak \"davalının kısmi itirazının kısmen iptaline ,likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,fazla istemin reddine \" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2021 Tarih 2018/327 Esas - 2021/46 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki takibe yönelik kısmi itirazın kısmen iptaline, takibin 70.563,40-TL alacak üzerinden devamına, hükmedilen alacağa takip tarihinden itibaren davacının talebiyle bağlı kalınarak yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine, %20 oranda hesaplanan 14.112,68-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\"<br>İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 4.820,18-TL harçtan davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 970,33-TL ve icra veznesine yatırılan 402,82-TL olmak üzere toplam 1.373,15-TL harcın mahsubu ile kalan 3.447,03‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 1.409,05‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.300-TL bilirkişi ücreti ve 142,40-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.442,40-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.145-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 9.843,2‬0-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" Yatırılan 1.373,13-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 86,90-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 80-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3df5f4daddadc873","SID":"9ac1b5d6b3965ded"}}