{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1926 Esas<br>KARAR NO: 2024/260<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:16/05/2017<br>NUMARASI: 2015/113 E. - 2017/75 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır tasarım, üretim ve satış alanında faaliyet gösteren, alanının tanınan ve güvenilir tasarımcılarından olduğunu, müvekkili adına tescilli ... no.lu endüstriyel tasarımı olan \"Aydınlatma Elemanı-1\"i davalıların  \"...\" olarak, tüm Türkiye ve Dünya mağazalarında teşhir ettiklerini, internet üzerinden yayınladıklarını, üretimini yaptıklarını ve  ... mağazalarında 29,99 TL'ye sattıklarını ve müşterilerinin müvekkiliyle ticaretini bitirdiklerini ileri sürerek müvekkiline ait ... no.lu endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün tespitini ve önlenmesini, ürünün yer aldığı her türlü görsel ve yazılı evrak, broşür, katalog, kartvizit, reklamasyon ürünü, tabela ve diğer ürünlerden, her türlü online ortamdan kaldırılmasına, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 52 nci maddesinin a bendi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili lehine, 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat ile 50.000,00 TL itibar kaybı tazminatının, alacağın belirsiz olması nedeniyle tecavüzün başladığı tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP ve KARŞI DAVA: Davalı vekili cevap  ve karşı dava dilekçesinde; müvekkillerinden ... nin 1983 yılında Hollanda'da kurulduğunu, ev eşyaları, iç dekorasyon, mobilya ve benzer ürünlerin satışına yönelik perakende sistemini geliştirip dünya çapında faaliyet gösterdiğini, diğer müvekkilinin ... Grubu şirketlerinden olup Türkiye'deki ... firmalarını işlettiğini, mağazalarında binlerce çeşit ürünü tüketicilere sunduğunu, \"...\" adlı ürünün de perakende satışının yapıldığını, davacının ... sayılı endüstriyel tasarımıyla müvekkillerinin ... adlı ürününün aynı olmadığından, dava konusu tasarıma tecavüz oluşturmadığını, haksız rekabet teşkil etmediğini, asıl davanın reddine karar verilmesini, karşı dava olarak; davacının tasarımı ile aynı formda aydınlatma tasarımının davacının tescil başvuru tarihinden önce dünya çapında kamuya sunulduğundan, dava konusu ürünün yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığından, hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI; İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk  Mahkemesi'nin 16/05/2017 tarihli  2015/113 E-  2017/75 K sayılı kararıyla;  davalının örnek olarak sunduğu Fransa'da tescilli ... no.lu tasarım ile davacının tescilli ... no.lu aydınlatma elemanı tasarımının görsellerinin, kullanılan mataryeller aydınlatma elemanı olması sebebiyle, birbiriyle ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduğu, söz konusu Fransız tasarımının davacı tasarımından önce tescilli olduğu da dikkate alındığında, davacının tasarımının tescil başvuru tarihinde yenilik özelliğinin olmadığı, ayırt edici nitelikte farklılıklarının da olmadığı, benzer niteliklerinin daha çok olduğu, davacı tasarımı için hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle karşı dava yönünden hükümsüzlük talebinin kabulüne, dava konusu davacı tasarımının hükümsüzlüğüne asıl dava yönünden ise iltibas ve tecavüz oluşmayacağı gerekçesiyle davacının tasarıma tecavüz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURULARI; Davacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; dilekçeleri ve dosyada mevcut belge ve dökümanlar incelendiğinde, tasarım fuarı olan, dünya genelinde her ülkeden onlarca tasarımcının katıldığı uluslararası nitelikteki 2011 yılında düzenlenen ... müvekkilinin “ İkindi Aydınlatma” adlı tasarımı ile katıldığını ve ürününü sergilediğini, ...'nın ürün tasarımcısı olan ... de aynı yıl ... katıldığını, tasarım ... müvekkilinin tasarladığı aydınlatma elamanını görmemiş olmasının söz konusu olmayacağını, müvekkilinin tasarımını görüp sergilendiği 2011 yılındaki Bienalden dava tarihine kadar herhangi bir girişim ve hukuki yola başvurmamış olmasına rağmen, müvekkiline ait  ... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine ilişkin karşı dava açmış olmalarının haksız ve kötü niyetli, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiş olmalarına rağmen, mahkemece sundukları deliller incelenmeden ve bu durum aydınlatılmadan hüküm kurulduğunu, ... numara ile tescillendiği iddia edilen ... Aydınlatma Elemanının; tescillendiği tarihten itibaren kullanılıp kullanılmadığı  tescilinin geçerli olup olmadığı, görselleri ile sağlıklı bir inceleme yapılıp yapılamayacağı, kamuoyunun görebileceği şekilde sergilenip sergilenmediği araştırılmaksızın hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini, Mahkemece eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, yargılama aşamasında Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, Fransa Fikri Mülkiyet Bürosu’ndan davaya konu gerekli belgelerin istenmesi ve alanında uzman bilirkişiler tarafından tekrar inceleme yapılması gerektiği konusunda talepte bulundukları halde mahkemenin, hiçbir belge aslını değerlendirmeye almadan hüküm kurduğunu, 12.05.2017 tarihli uzman görüşünün tasarım tescili ile ürün karşılaştırılması bölümündeki tespitinden anlaşıldığı üzere, ... aydınlatma elemanının, müvekkilinin tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve koruma kapsamına tecavüz oluşturduğu aşikâr olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesine cevabında; Mahkeme hükmünün 5 inci fıkrasında davalı karşı davacı müvekkili lehine 2.860,00 TL ücreti vekâlete hükmedilmesi gerekirken 15.550,00 TL olarak hükmedildiğinden, maddi hatanın düzeltilmesini, hüküm fıkrasının 6 ncı maddesinde hükümsüzlük davalarının kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafa ait ... sayı ile tescilli markanın sicilden terkinine karar verilmediğini belirterek hüküm fıkrasına eklenmesini talep etmiştir.Dairemizin 24/06/2021 tarihli, 2020/321 Esas-2021/775 Karar sayılı kararıyla; davacıya ait markanın ilk tescil tarihinin 25.02.2008 olduğu, 2013 yılında yenilendiği ve hükümsüzlük davasının, 30.06.2015 tarihinde  aynı ve benzer tasarımın rüçhan hakkının daha önce olması sebebine dayanılarak karşı dava olarak açıldığı, tescilin kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediği, davalı karşı davacı tarafın, davacı markasına tecavüzün tespiti ve önlenmesi isteğiyle aleyhine dava açılıncaya kadar uzun süre sessiz kaldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin çok sayıdaki kararında; \"556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 KHK) 42 nci maddesindeki Paris Konvansiyonuna göre tanınmış sayılan marka sahiplerinin hükümsüzlük davasını tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde açması gerekeceğinin belirtilmesi ve bu hususta dava açma hakkının sınırsız sürede kullanılmasının, yasal düzenlemenin ruhu ve hukuk mantığı ile bağdaşmayacağı dikkate alındığında, bu husustaki yasal boşluğun, açıklanan tanınmış markalar için öngörülen 5 yıllık sürenin, en azından diğer markalar yönünden açılacak davalar içinde uygulanarak doldurulması Dairece yerinde görüldüğü, bu yöndeki uygulamanın istikrarlı şekilde devam ettiği tespitleri ile 5 yıllık sürenin tüm markalar yönünden uygulanacağının kabul edildiği, davacıya ait markanın tescil tarihi olan 25.02.2008 tarihi ile hükümsüzlük davasının açıldığı, 30.06.2015 tarihi arasında 5 yıldan fazla süre geçtiğinden, davalı karşı davacı tarafça tasarımın rüçhan hakkının daha önce olması sebebine dayanılarak karşı dava açıldığından, tescilin kötü niyetli olduğu iddia edilmediğinden, karşı davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı karşı davalı tarafın istinaf sebebinin kabulüne karar verildiği, davalı - karşı davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede davalı karşı davacı vekilinin  \"hükümsüzlük davalarının kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafa ait ... sayı ile tescilli markanın sicilden terkinine karar verilmediğinden, hüküm fıkrasına eklenmesi\" talebi maddi hata kapsamında kalmadığı , Mahkemece verilen hükmün genişletilmesi niteliğinde olduğundan, tavzihi düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305 inci maddesi uyarınca mümkün olmadığı, davacı karşı davalı tarafın istinaf sebebi uyarınca hükümsüzlüğe ilişkin kararın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğinden, bu hali ile sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davalı- karşı davacı vekilinin istinaf talebinin reddine İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.<br>TEMYİZ BAŞVURULARI; Davacı-karşı davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde ; asıl dava yönünden istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ve  re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl davaya yönelik red kararı yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (554 sayılı KHK) hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekirken 556 sayılı KHK hükümlerine göre değerlendirildiğini bu anlamda maddi hata içerdiğini, 554 sayılı KHK'nın 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tasarımın hükümsüzlüğü davasının koruma süresinin devamınca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılacağının belirtildiğini, söz konusu tasarımın tescilinin 24.09.2018 tarihine kadar yenilendiği ve davanın 30.06.2015 tarihinde açıldığı gözetildiğinde dava açma hakkının ortadan kalkmadığını, İlk Derece Mahkemesince dava konusu tasarımın yeni ve ayırtedici nitelikte olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük kararı vermesinin yerinde olduğunu, dava konusu tasarımın başvuru tarihinden çok önce kamuya sunulduğunu, Fransa Mülkiyet Ofisi nezdinde 24.05.2007 tarihinde sunulan tasarım ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğundan yenilik kriterine haiz olmadığını, bilirkişiler tarafından da bu hususun tespit edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince tavzih taleplerinin reddine karar verilmesinin de isabetli olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesinin karşı davaya yönelik red kararı yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/05/2023 tarihli 2021/7555 Esas-2023/3134 Karar sayılı kararıyla; \"Asıl davanın endüstriyel tasarım hakkına tecavüz, karşı davanın ise asıl davaya konu tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta olay tarihi itibarıyla mülga 554 sayılı Tas. KHK hükümlerinin uygulanması ,6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesi uyarınca bir gerekçeli kararda; o davaya konu uyuşmazlıkla ilgili iddia ve savunmaların özeti, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit vakıalar ile bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği,  karşı davalının  istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 554 sayılı KHK yerine yazılı şekilde 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanmasının HMK'nın 297/1-c hükmüne açıkça aykırı olduğu\" gerekçesiyle; bozma sebep ve şekline göre tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliği edilmiş, taraf vekilleri Yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmiş Dairemizce de usul ve yasaya uygun görülmekle bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.<br>GEREKÇE; Asıl davanın endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi-manevi tazminata hükmedilmesi, karşı davanın ise tasarımın hükümsüzlüğü talepli açıldığı,  yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.Asıl dava ve karşı dava tarihleri dikkate alındığında, uyuşmazlıkta 554 Sayılı KHK hükümlerinin uygulanacağı, \"Hükümsüzlüğün Etkisi\" başlıklı  554 Sayılı KHK 45/1 maddesi gereğince hükümsüzlük kararının etkisi geçmişe etkili olarak doğacağından ve tasarım başvurusu ve tesciline hukuki bakımdan sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılacağından, ilk önce hükümsüzlük talepli karşı davanın incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.554 Sayılı KHK 5. Maddesinde yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların belge verilerek korunacağı düzenlenmiştir. Hükümsüzlüğü istenen davacıya ait tasarımın 25/02/2008 başvuru tarihli, ... başvuru tarihli \"Aydınlatma Elemanı\" tasarımı olduğu, yenilik giderici delil olarak davacı-karşı davalı tasarımından önce Fransa Fikri Mülkiyet Bürosu nezdinde 24/05/2007 tarihinde tescil edilen, 072413-002 başvuru tarihli tasarımcı ... tarafından tasarlanan endüstriyel tasarım tescil belgesine dayanıldığı anlaşılmıştır. Yenilik giderici delil olarak sunulan tasarım tescil belgesinin davalı karşı tarafın davalı şirketlerden ... tarafından tüm dünyadaki mağazalarında satışa sunduğu ...  isimli aydınlatma ürünü olduğu, davalı-karşı davacı tarafça tasarım tescil belgesinin onaylı örneği ve Türkçe çeviri örneğinin de dosyaya sunulduğu anlaşılmakla, bilirkişilerce ve mahkemece bu tescilin delil olarak dikkate alınmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Tasarımların yenilik unsurunun belirlenmesinde, 554 Sayılı KHK 5. Maddesine göre,  mutlak yenilik kriteri ile  benimsendiği, mahkemece hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu ve ek raporunda davacı-karşı davalı tasarımının,  24/05/2007 tescil tarihli Fransız tasarımı karşısında yenilik unsurunun bulunmadığı ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde tasarımların belirgin şekilde benzer olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince karşı davanın kabulüne, 554 Sayılı KHK 45/1 maddesi gereğince hükümsüzlüğün etkisi geriye etkili olacağından asıl davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı-karşı davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı-karşı davacı vekilinin tavzih dilekçesi ve davacı istinaf başvurusu üzerine cevap süresi içerisinde ibraz ettiği dilekçesinde; mahkeme hükmünün vekalet ücretine yönelik kısmının düzeltilmesini, karşı davada hükümsüzlük kararı verilmesine rağmen terkin talebi hakkında hüküm kurulmadığını beyanla, terkin kararının da hükme eklenmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemenin 16/05/2017 tarihli duruşma kısa kararının incelenmesinde karşı dava yönünden \"Davalının karşı davasının KABULÜNE\" yazılması, gerekçeli kararda \"Davacının hükümsüzlük davasının KABULÜNE\" denilerek, terkin talebi hakkında hüküm kurulmaması, HMK 26. Madde ve 6100 Sayılı HMK 297/son maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiği, kamu düzeniyle ilgili bu hususun resen dikkate alınması gerektiği kanaatiyle,  HMK 355. Madde gereğince, resen gözetilen sebeplerle; davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, davacı adına ... başvuru numarası ile tescilli  tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, asıl davada 15.550,00 TL tek bir vekalet ücretine hükmedildiği, davalı-karşı davacı vekilinin dilekçesinde vekalet ücretinin 2.860 TL olarak düzeltilmesini talep ettiği göz önüne alınarak, hüküm tarihinde yürürlükte olan vekalet ücret miktarı dikkate alınmışsa da, ayrı ayrı vekalet ücreti tayini talebine ilişkin istinaf başvurusu bulunmadığından kazanılmış haklar saklı tutularak, tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Duruşmalı inceleme yapılmakla İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesinin 16/05/2017 tarihli 2015/113 Esas 2017/75 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddeleri gereğince kaldırılmasına, 2-Davacı-Karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,3-A-Asıl Davada;3-A-a-Davacının davasının REDDİNE,3-A-b-Davacı tarafça yatırılan 2.732,40TL peşin harçtan karar tarihi itibariyle, tasarıma tecavüz, maddi tazminat, manevi tazminat ve itibar tazminatı yönünden ayrı ayrı 427,60 TL,  olmak üzere toplam 1.710,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.022 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep üzerine davacıya aidesine,3-A-c-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,3-A-d-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,3-A-e-Davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre (kazanılmış haklar saklı tutularak) 25.500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Karşı Davada;3-B-Karşı davanın KABULÜNE,- Davacı-karşı davalı adına 2018/01013 başvuru numarası ile tescilli \"Aydınlatma Elemanı\" tasarımının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilden TERKİNİNE,-Karar kesinleştiğinde TPMK'ya kararın bildirilmesine,3-B-a-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60TL karar harcından peşin yatırılan 27,70TL harcın mahsubu ile bakiye 399,90TL eksik harcın davacı-karşı davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,3-B-b-Davacı taraflarca yapılan 83,10TL(Başvuru Harcı, Peşin Harç ve Karşı Dava Harcı), 1.132,00TL Yargılama Gideri(Posta, Bilirkişi Ücreti) olmak üzere toplam 1.215,10TL nin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacılara verilmesine, 3-B-c-Davalı-karşı davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre hesap edilen 25.500,00TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacılara verilmesine,3-B-d-Davacı taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacılara iadesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b- İstinaf yargılaması için davacı-karşı davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,5/c-Temyiz yargılaması için taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,  5/ç-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 10.200,00 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan tahsiliyle davalı karşı davacılara verilmesine,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07ce399de3432709","SID":"f1f83c09a7790973"}}