{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                    T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2505 <br>KARAR NO\t: 2024/200<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:27/09/2022<br>NUMARASI\t:2021/1180 Esas - 2022/1380 Karar<br><br>DAVACI\t:DSAK ULUSLARARASI NAKLİYAT SANAYİ TİCARET LTD. ŞTİ. - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVALI\t:BEŞKÖPRÜ YILDIZ PETROL GIDA MADDELERİ TEMİZLİK OTOMOTİV TAŞIMACILIK TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ\t:22/12/2021<br><br>KARAR TARİHİ\t:05/02/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:04/03/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firma yetkilisinin Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde icra dosyası alacaklısı firma yetkilileri hakkında şikayetleri olduğunu, Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2019/3272 esas sayılı dosyasında T.C. Ziraat Bankası A.Ş. İzmit Sanayi/Kocaeli Şubesine ait ... seri nolu, 35.000,00-TL bedelli 10/03/2019 keşide tarihli, keşidecisi davacı olan lehtarı davalı olan çekin takibe koyulduğunu,  bahse konu takibe bağlı açılan Sakarya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/469 esas sayılı dosyasında da  savunmalarını da bu yönde ileri sürerek bu dosyada imzanın kendisine ait olmadığının tespitini, bahse konu çekte davacının imzasını taşımadığını, davacıya ait menkuller üzerine haciz koyduğunu ancak icra takibine konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığını ve takibin durdurulmasını, icra takibinin durdurulmasını  ve davacı hakkındaki hacizlerin fekkini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ve icra takibine konu çek davacı şirket yetkilisi tarafından 4-5 adet imzalı çek  ile birlikte  verildiğini, bu çeklerden dava konusu çek dışındaki tüm çeklerin ödendiğini, davaya konu edilen icra takibinin dayanağı olan  çek ise davacı şirket ortaklarının aralarında yaşadıkları anlaşmazlıklar sebebi ile ödenmediğini, kaybedildiği ve imzasının inkar edilen çek üzerinde davalı şirkete ait kaşe basıldığını, imzanın kaşe üzerine atıldığını, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın KABULÜ ile, davacının Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2019/3272 sayılı takip dosyasına dayanak olan T.C. Ziraat Bankası A.Ş. İzmit Sanayi/Kocaeli Şubesine ait ... seri nolu, 35.000,00-TL bedelli 10/03/2019 keşide tarihli, keşidecisi davacı olan lehtarı davalı olan çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>-Takip konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; \"öncelikle yerel mahkemenin arabulucu başvurusu yapılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, Ticari defterlerin incelenip şirketin borçlu olup olmadığının araştırılması gerektiğinden eksik inceleme ile karar verilmiştir. Müvekkilin kötüniyetli olduğundan bahsedilemez. Çekin lehdarı olmak tek başına imzanın çek keşidecisine ait olmadığını bilmek anlamını taşınmamaktadır. Bu sebeple mahkemenin %20 kötüniyet tazminatına ilişkin kararı doğru bir karar değildir. Açılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin tebliğinin ardından borçlu davacı şirketin icra hukuk mahkemesinde dava açarak imza inkarında bulunması mümkün iken şirket bu hakkını kullanmayarak müvekkilin de dosya işlemlerinde masraf yapmasına neden olmuş, müvekkil şirketin menfi tespit davasının yargılama giderleri ile avukatlık ücretinden sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Müvekkil davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir\" beyanı ile istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; \"ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır, davalının kendisine verildiğini iddia ettiği çekteki imzanın davacı şirketin yasal yetkilisi tarafından imzalanmadığından haberdar olmaması düşünülemez. Müvekkil şirketin yasal yetkilisi muzaffer türkmen ziraat bankası kocaeli sanayi şubesinden almış olduğu şirketine ait olan ... seri numaralı çek yapraklarını 2018 yılında  kaybettiğine ilişkin kocaeli cumhuriyet başsavcılığına müracaat etmiştir. Yapılan inceleme sonucunda adli tıp raporunda inceleme konusu çek üzerinde ki imzanın müvekkil şirketin yasal yetkilisine ait olmadığı sabit olmuştur. Davalı tarafın istinaf dilekçesinde yerel mahkemenin ticari defter incelemesi yapmadan karar verdiğini söylemişse de ticari defterlerin incelemesinin sonuca etkili olmayacağı ve davayı uzatmaya yönelik olduğu açıkca ortadadır. Davalı taraf hakkında yerel mahkemece  verilen  takip konusu alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatı ile yargılama giderleri ve avukatlık  ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulması yerinde olup müvekkil tarafından Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan müraacat, imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu ve dosyadaki tüm deliller mahkemece değerlendirilmiş ve davamızın kabulüne karar vermiştir\" beyanı ile davalı yanın istinaf taleplerinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih, 2021/1180 Esas - 2022/1380 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından  davacı aleyhine  Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2019/3272 esas sayılı dosyası üzerinden T.C. Ziraat Bankası A.Ş. İzmit Sanayi/Kocaeli Şubesine ait ... seri nolu 35.000,00-TL bedelli 10/03/2019 keşide tarihli, keşidecisi davacı lehtarı davalı olan çekin takibe konu edildiği, bahse konu çekte davacının imzası bulunmadığı, bu nedenle de takibe konu çekten borçlu olmadığı belirtilerek aleyhine başlatılan takipte borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi için davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık; takip konusu çek nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasındadır.<br>2004 sayılı İİK’nun 72.maddesine göre; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur. Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK.nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. İİK.nun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasında ise; “İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2. 3. ve 4. fıkraları ve 310. 311. ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2.maddesinde yer alan “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” düzenlemesi nedeniyle uygulanması gereken aynı Kanunun 211.maddesinde ise imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle \"imzanın borçluya ait olduğunu\" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı)<br>Öte yandan, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafoloji ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Dairemizin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. ( Hukuk Genel Kurulu'nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararı).<br>Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.<br>6098 sayılı TBK'nın 40. vd. maddelerinde temsil düzenlenmiştir. Yetkisiz temsil halinde hukuki işlemin temsil olunanı bağlayıp bağlamayacağı 46. maddede; \"Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.<br>Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur.\" şeklinde düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, yetkisiz bir kimsenin yaptığı hukuki işlem temsil olunanın onaması halinde geçerlidir. Yargıtay 19. H.D. 26/04/2012 tarih, 2011/16272 E., 2012/7077 K. sayılı kararında; \" ... her ne kadar çekler üzerindeki imza davacı şirket yetkilisine ait değil ise de, yetkisiz temsilci ...’in Metropolis Turizm Şirketine daha öncede aynı şekilde çek imzalayarak vermesi ve bu çeklerin ödenmesi, davacı şirket yetkilisinin de duruşmada yetkisiz temsilcinin daha önce keşide ettiği bir kısım çeklerin ödendiği yönündeki beyanı dikkate alındığında davacı şirketin takibe konu çekten sorumlu olduğu ... \" şeklindeki kararı dikkate alındığında; yetkisiz temsilci tarafından yapılan hukuki işlemin onanması sonrasında ticari hayatta bu şekilde oluşturulan güven ve 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı gereği aynı nitelikteki sonraki işlemlerle de temsil olunanın bağlı olduğu kabul edilmelidir. <br>Eldeki davada; davacının T.C. Ziraat Bankası A.Ş. İzmit Sanayi/Kocaeli Şubesine ait ... seri nolu 35.000,00-TL bedelli 10/03/2019 keşide tarihli, keşidecisi davacı lehtarı davalı olan  çekte davacının imzası bulunmadığı bu nedenle de bu çekten kendisinin sorumlu olamayacağı ve bu doğrultuda da takibe konu edilen bu çekten dolayı borçlu olmadığına yönelik karar verilmesini talep ettiği, davalının ise; cevap dilekçesinde davacının bu iddiasına karşılık davaya ve icra takibine konu çek davacı şirket yetkilisi tarafından 4-5 adet farklı çek ile birlikte  verildiği, bu çeklerden dava konusu çek dışındaki tüm çeklerin ödendiği, davaya konu edilen icra takibinin dayanağı olan  çekin ise davacı şirket ortaklarının aralarında yaşadıkları anlaşmazlıklar sebebi ile ödenmediği yönünde savunmada bulunduğu, her ne kadar davacı şirketin çek tanzim tarihi olan 10.03.2019 tarihindeki şirket yetkilisinin, Ticaret Sicil Gazetesinden yapılan sorgulamada ... olduğu,  anılan şirket yetkilisinin imza asılları ilgili kurumlardan getirtilmiş, az yukarıda bahsedilen Hukuk Genel Kurulu'nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararındaki hususlarda imza incelemesi yaptırılmıştır. Dosyaya sunulan 10.08.2022 tarihli ATK raporunun Hukuk Genel Kurulu'nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararına uygun olarak düzenlendiği, incelemenin laboratuvar ortamında, optik aletlerle ve uygun teknik kullanılarak yapıldığının rapordan anlaşıldığı, buna göre çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisi ...’in eli ürünü olmadığı bildirilmiş, bu haliyle çekteki keşideci imzasının davacı yetkilisine ait olmadığı kanaatiyle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne şeklinde karar verilmişse de verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verildiği, davalının eldeki davaya getirdiği savunmasında belirttiği aynı imzayı içeren diğer çeklerin sorunsuz şekilde ödendiği iddiasının mahkemece araştırılmadığı ve sonuca bu eksiklikle gidildiği anlaşılmıştır.<br> Tüm bu açıklamalara göre, mahkemece yapılması gereken iş; takibe ve davaya konu edilen  çekin davacı tarafından verilen vekaletname kapsamında keşide edilip edilmediğinin araştırılması, çek yetkisiz temsilci tarafından keşide edildi ise yukarıda açıklanan şekilde yetkisiz temsil hükümleri çerçevesinde davacının diğer çekleri ödeyip ödemediği hususu araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı şirket ile davacı ve davalı vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih, 2021/1180 Esas ve 2022/1380 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.05/02/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0de39827db360ad7","SID":"e886d8433d2d2662"}}