{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1184 <br>KARAR NO\t\t: 2024/448<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13.01.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/1010 Esas 2021/25 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 01.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01.03.2024<br><br>\tİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.01.2021 tarih 2019/1010 Esas 2021/25 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, müvekkili davacının kooperatif ortağı olup, davalıların 12/05/2013 ve 29/04/2016 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını, ödeme yapmayan üyelere genel kurulda alınan karara rağmen aylık gecikme faizinin uygulanmadığını, icra dosyalarıyla ilgili İcra Hukuk ve Ticaret Mahkemelerince verilen kararların temyiz edilmediğini, bu nedenlerle davalıların kooperatifin zarar etmesine ve zararın artmasına sebebiyet verdiklerini, genel kurulda alınan ibra kararlarının bir öneminin bulunmadığını, ibra kararının alındığı genel kurul toplantısında dava konusu edilen ibraların ve olayların hiç görüşülmediğini, davalılar hakkında Cumhuriyet Başsavcılının 2013/1619 soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın sürdüğünü, şimdilik 25.000,00-TL tazminatın 27/09/2019 tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kooperatife ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, TBK'nun 72.maddesi gereği davanın zararın doğduğu tarihten iki yıl içinde ve Kooperatifler Kanunun 37.maddesi gereği ödemelerin yapıldığı andan başlamak üzere bir yıl içinde açılmasının zorunlu olup, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98.maddesi yollaması ile yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nın 341. maddesi hükmüne göre, genel kurulca sorumluluk kararı alınması ve davanın denetçilerin tümü tarafından  açılıp, takip edilmesinin gerektiğini, somut olayda, müvekkili davalılar aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde genel kurulca alınmış bir karar bulunmadığını, sözü edilen icra takiplerinin açıldığı tarihlerde kooperatifin kasa ve banka hesaplarında yeterli para olmadığı için sözkonusu borçların ödenemediğini, ayrıca önceki yönetim kurulunun ibra edilmemesi nedeni ile ödeme yapılmamasının gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, yerel mahkemece hukuki ve denetime elverişli olmayan gerekçelerle davanın reddedilmesine karar verilmesi hatalı olduğunu, davalıların tasfiye yönetim kurulu olarak ilk görevlerinin kooperatifin tasfiyesi için  alacakları tahsil etmek için yasal müeyyidelerden olan gecikme faizi uygulamak ve borçları ödemek olduğunu, TBK'nun 120 ve devamı ile ana sözleşmenin 23. maddelerindeki hüküm ayrıca genel kurullarda aidat alacaklarına aylık gecikme faizi uygulanmasıyla ilgili karar bulunduğu, TTK 553/1maddesinde “Yasalardan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem de pay sahiplerine karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları, yasa, ana sözleşme hükümlerini ve genel kurul kararlarını yerine getirmeyen davalıların kooperatife verdikleri zarar doğuran eylemlerinden ve hareketsizliklerinden dolayı verdikleri zararı tazmin etmeleri gerektiğini, Yerel Mahkemenin hangi yasal nedenlerle davanın reddine karar verildiğini belirtmediği, gerekçelerin soyut ve denetime elverişli olmadığını, davalıların soyut ve hukuka aykırı beyanlarının davacı tarafın iddialarından üstün tutulduğunu, Kooperatif aidatlarını zamanında ödemeyenlere yasa, ana sözleşme maddelerine ve genel kurul kararlarına istinaden aylık gecikme faizi uygulanması gerektiği halde uygulamamasından ve açılış-kapanış kayıtlarını davalıların yaptığı mali tablolarda bulunan kooperatifin borçlarını zamanında ödememesinden kaynaklı doğan zararlardaki davalıların sorumluluklarını ve kusurlarını ortadan kaldıran gerekçelerin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde “751.739,40 TL tutarındaki kooperatif aidat alacaklarına aylık 42,5 gecikme faizi uygulanmadığı ve mali tablolarda bulunan kooperatif borçlarının geciktirilmesinden kaynaklı davalıların 25.329,25TL fazla ödemeden dolayı kooperatifin zarara uğratıldığına ilişkin” tespiti bulunduğunu, eksik ve hatalı ayrıca denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan dava dosyasında bulunmayan bilirkişi raporundaki tespitlere istinaden hatalı karar verildiğini, yerel Mahkeme karar gerekçelerinin hukuki olmadığını, teamül uygulamalarının yasa, ana sözleşme ve genel kurul kararlarından üstün tutulduğunu, davalılar kooperatif aidat alacaklarının tahsilatında hareketsiz kaldığının bilirkişi raporuyla kanıtlandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürümüştür. <br>\tGEREKÇE :Dava, kooperatif eski yöneticileri olan davalıların sorumluluğu istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı, kendisinin de ortağı olduğu kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların görevli oldukları dönemde ödeme yapmayan üyelere genel kurul kararına rağmen aylık gecikme faizi uygulamadıklarını ve icra dosyalarıyla ilgili İcra Hukuk ve Ticaret Mahkemelerince verilen kararları temyiz etmediklerini, bu şekilde dava dışı kooperatifi zarara uğrattıkları gerekçesiyle sorumluluk davası açmış, mahkemece yapılan yargılamada aldırılan bilirkişi raporuyla gecikme faizi talep edilmemesinin önceki dönemlerden beri süregelen bir uygulama olup teamül halini aldığı, mahkeme kararlarının temyizi hususunda ise davalıların kusur veya kastının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> \tAçıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.   <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01.03.2024<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1f9225ad412c5d4","SID":"a53a4f2d68eb6fd0"}}