{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1151 <br>KARAR NO: 2024/233<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/01/2021<br>NUMARASI: 2018/367 Esas - 2021/53 Karar<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/02/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davalıdan makine satın aldığını,satış bedelinin bir kısmı için toplam 28.500-TL bedelli vadeleri 10/02, 10/03, 10/04,10/05/2017 olan 4 adet bononun davalıya 28/12/2016 tarihinde verildiğini, makine teslim teslim edilmediği halde bonoların iade edilmediğini, 19/12/2017 tarihinde bonoların icra takibine konu edildiğini, para ödendiğinde takibin kapatılacağının söylendiğini, müvekkilinin 28.500-TL'yi davalının banka hesabına ödediğini, bundan sonra da icra harç masraf ve vekalet ücretleri için 7.600-TL ödenmesi istendiğinde haciz sebebiyle kendisini baskıda hissederek bu miktarın da davalının banka hesabına ödendiğini ve tüm bu ödemelerin haksız olduğunu ileri sürerek, 36.100-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davaya konu makinenin 2. el bir ayran dolum makinesi olduğunu, bu makinenin aslında davacı tarafından üretilerek dava dışı ... firmasına satıldığını, anılan firmanın işi bırakması nedeniyle müvekkiline makinenin satılmak üzere teslim edildiğini, davacının müşteri bulduğu için makinenin kendisine satılmasını istediğini, makinenin müvekkiline davacı tarafından 28/12/2016 tarihinde verilen  4 adet bono karşılığında ve davacının isteğiyle ücretin ödenmesinden sonra fatura düzenlenmesi koşuluyla teslim edildiğini,makinenin teslim edilmediğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı bonoları ödemediği için de icra takibi yapıldığını ve borcunu ödediğini, dava dışı ... firması hesabına satış yapılınca da ona 24.000-TL olan bedelin ödendiğini ve müvekkilinin 31/01/2018 tarihli KDV hariç 24.152,54-TL bedelli fatura kestiğini, bunun üzerine müvekkilinin de davacıya 05/02/2018 tarihli KDV hariç 28.500-TL bedelli faturayı düzenlediğini, makinenin değerinin 2016 yılı itibariyle bu miktarda olduğunu, davacının borcunu kabul etmesi üzerine ödediği parayı geri istemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davaya konu icra takibinin davalı tarafından 19/12/2017'de başlatıldığı, henüz ödeme emri dahi tebliğ edilmeden davacının takip dayanağı bonoların bedeli 28.500-TL'yi davalıya ödediği, davacı tarafın teslim almadığı mal için davalı şirkete bonolardaki vade tarihlerini belirterek ödeme yapmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının malın teslim edilmediğini ve senedin bedelsizliğini usul hükümleri gereğince yazılı delil ile ispatlayamadığı, ayrıca istirdat davası için ödemenin icra tehdidi altında yapılması gerektiği,ödeme tarihine göre  iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya güvenerek takipten sonra bonoları davalıya ödediğini, bu hususun istirdat davası açılmasına engel olmadığını, davalı vekilinin 24/06/2020 tarihli duruşmada \"bonolar ödendikten sonra makine teslim edilmiştir\" beyanıyla ispat yükünün davalıya geçtiğini, davalının ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü hazır etmediğini ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, HMK nın 222/3 maddesi gereğince ibrazdan kaçındığı gerekçesiyle zaten davanın müvekkilinin defterlerine göre ispat edildiğini; bonoların düzenleme tarihinde makinenin dava dışı şirketin elinde olduğundan davalıda olmadığının tespit edildiğini, 26/02/2018 tarihli ihtarnameden sonra sözde teslim ettiğini iddia ettiği makine için irsaliyeli fatura düzenlediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi nedeniyle verilen bonoların bedelsizliği  nedenine dayalı açılan icra takibinde ödenen bedelin İİK 72'ye göre istirdatı istemine ilişkindir. İİK’nın 72/7 maddesi “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir”  hükmünü haizdir. Borçlu,  menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın aslında ödenmesi gerekmediğini ispat etmek suretiyle paranın kendisine iade edilmesi için istirdat davası açabilir. Borçlunun, borcu bulunmadığı bir parayı icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir. Davalı, davacıya karşı 19/12/2017 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya ile başlattığı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde toplam bedelleri 28.500-TL olan 4 adet bonoya dayanarak ferileriyle birlikte toplam 30.383,80-TL'nin tahsilini istemiştir. Ödeme emri 26/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı-alacaklı vekili 21/12/2017 tarihinde takip dosyasına sunduğu dilekçesiyle, haricen 28.500-TL'nin tahsil edildiğini ve kalan tutar üzerinden takibe devam edilmesini istediği, her hangi bir şikayet veya itiraza uğramayan takip kesinleştiğinden 09/01/2018 tarihinde borçlunun mallarının haczini talep ettiği ve 10/01/2018 tarihinde borçlu tarafından icra veznesine 7.600-TL ödenerek takip dosyası infazen işlemden kaldırılmıştır. Davacı-borçlu icra takibine karşı hiç bir yasal yola başvurmadan, ödeme emri  kendisine tebliğ edilmeden takibe konu asıl borç miktarını haricen davalı-alacaklıya ödemiştir. Akabinde, takip kesinleştiğinden alacağın ferilerini icra veznesine ödemiştir. Asıl alacak tutarı rızaen ödendiğinden ferileri cebri icra tehdidi altında ödenmiş olsa dahi, ferilerin asıl alacaktan bağımsız istirdadı talep edilemeyeceğinden, davanın bu gerekçeyle  reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin karara yönelik istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ece71c5068b833e6","SID":"1a4f453b6051baac"}}