{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/966 <br>KARAR NO: 2024/202<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/03/2021<br>NUMARASI: 2019/631 Esas  2021/313 Karar <br>DAVA: Genel Kurul Kararının İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/02/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; şirketin 9.000.000 hissesinden 899.997.354 hissenin ... A.Ş.'ye, kalan 2.646 adet hisseden 504 hissenin ...’a, 504 adet hissenin ...'ya, 504 adet hissenin ...’ya, 504 adet hissenin ...'ya, 630 adet hissenin ...’ya ait olduğunu, davalı şirketin 2017 yılına ilişkin 28/05/2019 tarihli genel kurul toplantısına katılacak ortaklardan ... Holdig A.Ş.'nin temsilcisinin ... ve ...’nın imzaları ile atandığını, bu iki kişinin ... Holding A.Ş.’deki ortaklık payının %42,8 olduğunu, tamamen karar mekanizması dışında bırakılan müvekkillerinin ... Holding A.Ş.’deki paylarının %57,2 olduğunu, ...'nın ... Holding A.Ş. adına imza yetkisini kullanarak davalı şirketin genel kuruluna temsilci atayarak çoğunluğun hakkını ihlal ettiğini, bu durumun davalı şirketin ortağı, diğer ortakların annesi olan ... tarafından fark edildikten sonra alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve her halükarda iptali için diğer ortaklar ile birlikte eldeki davayı açtığını, ... Holding A.Ş.’yi temsilen toplantıya katılan Av. ...’ın ... Holding A.Ş. Yönetim Kurulu tarafından görevlendirme kararı ve yine Yönetim Kurulunun bu hususta Yönetim Kurulu üyelerine vermiş olduğu bir yetkinin olmadığını, şirketi temsil edecek kişilerin seçilmesinin TTK'nın 375. maddesi gereğince yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri arasında düzenlendiğini, temsilci seçimini gösterir bir karar olmadan imza sirküleri ile temsilci atanmasının ve bu temsilcinin kullandığı oyların geçersiz olduğunu, atanan Yönetim Kurulu üyelerinin şirketle iş yapma ve şirketle rekabet etme haklarını da elde ettiklerini, bu suretle kendileri lehlerine işlemler yapabileceklerini belirterek 28/05/2019 tarihinde yapılan 2017 yılı Olağan Genel Kurulunun yok hükmünde olduğunun tespiti ile her halükarda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili; dava dışı ... Holding A.Ş.'yi müvekkili şirket genel kurulunda temsil eden temsilcileri önce divan başkanı ve yazman olarak oy birliği ile seçerek temsilcinin yetkisini kabul eden davacıların sonrasında huzurdaki davayı açmalarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların dava dışı şirketin temsilcisine verilen yetkiyi onamaları ile birlikte artık yetkisiz temsilin ileri sürülmesinin ve vekaletnamenin geçersiz olduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığını, davacılar tarafından sanki dava dışı ...’nın davalı müvekkili şirketi dolandırmak için muvazaalı işlemler yapmak için arkadaşlarını yönetime seçtirmiş gibi bir algı yaratılmaya çalışıldığını, TTK md. 407/2 kapsamında genel kurul toplantısında denetçinin hazır bulunacağı şeklinde düzenleme var ise de genel kurul toplantısında denetçi raporunun hazır edilmesinin yeterli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; ... Holding A.Ş.'nin davalı şirketin %99,99 hissesine sahip olduğu, kalan payların ise eşit bir şekilde ..., ..., ..., ... ve ...’nın sahip olduğu, iptali talep edilen 28/05/2019 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kuruluna hakim ortak ... Holding A.Ş'yi temsilen Av. ...’ın katıldığı, bu kişinin  ... Holding A.Ş.'nin yönetim kurulunda bulunan ... ve ... tarafından yetkilendirildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, ... Holding A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtları uyarınca yönetim kurulu üyelerinden iki kişinin müşterek imzası ile işlem yapma yetkisi bulunduğu, ancak bu yetkinin işlem yapma yetkisi olduğu, bilirkişinin genel kurulda temsilin geçerli olduğu yönündeki görüşüne katılmanın mümkün olmadığı, şirkete yönetim kurulu dışında temsilci atanması yetkisinin TTK'nın 375. maddesi uyarınca yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkisi olarak düzenlendiği, somut olayda söz konusu genel kurulda hakim ortak ... Holding A.Ş.'yi Av. ...’ın temsil etmesi konusunda yönetim kurulunun almış olduğu bir karar bulunmadığından, TBK 46-48'de düzenlenen yetkisiz temsil hükümleri uyarınca bu kişinin toplantıya katılması ve oy kullanmasının hükümsüz olduğu, dolayısıyla temsilcinin şirketin %99,99 oylarını temsil ettiği, yapılan genel kurul ve alınan kararların butlan ile batıl olduğu gerekçesiyle davalı şirketin 28/05/2019 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurulunun ve alınan kararların batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı ... Holding A.Ş.’nin imza sirküleri uyarınca, şirketin herhangi iki yönetim kurulu üyesinin, şirketi en geniş surette temsil ve ilzama yetkili kılındığını, ... ve ...'nın bu çerçevede bir olağan temsilciye, genel kurul toplantısında hangi surette oy kullanılacağına dair talimat içeren bir vekaletname verdiklerini, bu şekilde yapılan yetkilendirmenin TTK'ya aykırı olmadığını, tüzel kişi pay sahibi olan ... Holding A.Ş.'nin genel kurulda temsilinin adi temsil niteliğinde olduğunu, bu nedenle TTK'nın 375. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini, TTK m.371/7 dikkate alındığında genel kurul toplantısına tüzel kişi pay sahibinin temsilcisi olarak katılan kişinin, şirketin müdürü, ticari vekili, ticari mümessili olmadığından, yetki devri kapsamında değerlendirilemeyeceğini, görevlendirilen kişinin yönetim kurulu kararı ile tayin edilmesi zorunlu kişilerden olmadığını, bu hususun bilirkişi raporunda ve dosyaya sunulan hukuki mütaalada ayrıntılı olarak belirtildiğini, aynı mütalaada belirtildiği üzere dava dışı ... Holding A.Ş.'yi en geniş surette temsil ve ilzama yetkili iki yönetim kurulu üyesinin toplantıya asaleten katılmaları halinde imza sirküleri ile şirketi temsile yetkili olacaklar iken, bu yetki kapsamında bir üçüncü kişiyi vekil tayin etmelerinin önünde engel bulunmadığını, vekaletnamede hangi gündem maddesinde ne yönde oy kullanılacağının açıkça gösterildiğini, davacıların, aynı zamanda ... Holding A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, 28.05.2019 tarihli genel kurul toplantısında da pay sahipleri olarak asaleten hazır bulunduklarını, davacıların yetkisiz olduğunu iddia ettikleri temsilciyi oybirliği ile Başkanlık Divanına seçtiklerini, yine bir çok kararın oy birliği ile verildiğini, temsilcinin yetkisine açıkça icazet verilmiş olduğunu, kaldı ki, müvekkili şirketin bugüne değin gerçekleşen genel kurul toplantılarında ... Holding A.Ş.’nin temsilinin hiçbir zaman bir yönetim kurulu kararına istinaden atanan temsilci/vekil ile gerçekleştirilmediğini, bilakis adi yazılı yetki belgesinin, ... Holding A.Ş.’nin temsili için yeterli görüldüğünü, ... Holding A.Ş.'nin her seferinde, davacıların en az birisi, kimi zaman da ikisi tarafından tarafından imzalanmış yetki belgeleri ile müvekkili şirket genel kurul toplantılarında temsil edildiğini, temsilciyi önce divan başkanı olarak oybirliği ile seçerek temsilcinin yetkisini kabul eden, gündem maddelerinin görüşülmesi ve oylanması esnasında bir kez olsun temsilcinin yetkisini sorgulamayan, bu hususta hiçbir muhalefet beyanında bulunmayan davacıların takiben huzurdaki davayı ikame etmelerinin açıkça MK 2. maddesi kapsamında düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davalı şirketin 2017 yılına ilişkin 28/05/2019 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan bu türden bir davada, kural olarak dava açan kişinin, davanın başından sonuna kadar bu sıfatının sürmesi gereklidir. Ortak sıfatına sahip değilse ya da yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5195 esas 2019/6440 karar sayılı; 2014/15157 esas 2015/608 karar sayılı, 2011/190 esas 2012/21402 karar sayılı ve 2013/6277 esas 2013/9520). TTK'nın 494/2 maddesinde payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin hakların derhâl, genel kurula katılma haklarıyla oy haklarının ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçeceği düzenlenmiş ise de TTK'nın 493/4. maddesinde payların miras vs. gibi kanun gereği iktisabı halinde şirkete payları gerçek değeri ile ile satın almayı önererek devre onay vermeyi reddetme hakkı tanınmıştır.Davacılardan ...'nın hüküm verildikten sonra 11/10/2021 tarihinde vefat ettiği, ortaklık sıfatını kaybettiği anlaşılmakla birlikte, TTK'nın 493 vd. hükümleri uyarınca payların devri prosedürünün tamamlanıp tamamlanmadığı, mirasçıların ortaklık sıfatını iktisap etmedikleri hususu bu aşamada belli değildir. Bu itibarla mahkemece, davacılardan ...'nın paylarının akıbeti araştırılarak, ... yönünden aktif husumetin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri bu aşamada incelenmeksizin, re'sen dikkate alınan nedenden dolayı davalı vekilinin istinaf  başvurusunun kabulüyle dava yeniden görülmek üzere kararın kaldırılmasına dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2021 Tarih 2019/631 Esas 2021/313 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Davalı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6832aef1cd0391f","SID":"27376ec3f6913cc9"}}