{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/3604 <br>KARAR NO: 2024/237<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/04/2021<br>NUMARASI: 2015/875 Esas, 2021/303 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))<br>KARAR TARİHİ:  01/02/2024<br>K  A  R  A  R<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şirinevler Şubesi'nin müvekkiline Bakırköy ... Noterliğinin 19.12.2011 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini tebliğ ettiğini, taraflarınca işbu ihtarnameye Kadıköy ... Noterliğinin 23.12.2011 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, ...'ın gönderdiği ihtarnamede bankalarının kredi borçlusu durumunda olan ... Tic. Ltd. Şti.'nin borçlarına karşılık müvekkilinin taşınmazına ipotek konulduğunu, ...'in borçlarım ödememesi sebebiyle hesabının kat edildiğini ve 133.909,00 TL. alacağın tebliğ tarihinden itibaren (l.) gün içinde ödenmesi aksi takdirde ipoteğin paraya çevrileceğinin bildirildiğini, taraflarınca yapılan araştırmada müvekkiline ait Kadıköy, Merdiven köy, Pafta No: ..., ... ada, ... parsel, ... nolu bağımsız bölüm üzerine davalı ... lehine 19.04.2005 tarihli ve 12.08.2008 tarihli iki ipotek tesis edildiğinin  tespit edildiğini, ipotek işleminin ... adlı şirketin sahibi ... tarafından yapıldığını ve tüm imzaların bu şahıs tarafından atıldığını, müvekkili ...'ın tapuya hiç gitmediği gibi tapuda hiçbir imzasının da olmadığını, ilgili tapu dairesinde ...'in vekaleten hareket etmek suretiyle müvekkiline ait taşınmaz üzerine ipotek koydurduğunu, vekaletnameyi incelediklerinde söz konusu vekaletnamenin sahte ve tahrif edilmiş olduğunun  görüldüğünü, hem tapudaki dayanak vekaletnamede hem de iş bu vekaletnamenin düzenlendiği Bakırköy ... Noterliğinden almış oldukları aynı vekaletnamenin aslında birbirleri ile aynı olması gereken vekaletnamelerin farklı olduğunun  ortaya çıktığını, sahte vekaletname tanzim edilirken ...'in müvekkilin bilinen adresini değil de kendi adresini sahte vekaletnameye bilerek yazdırdığını, bundaki amacın ise ileride yapılacak işlemden müvekkilin haberinin olmaması ve onun yokluğunda rahatça onu dolandırmak olduğunun ortada olduğunu, müvekkili ...'ın uzun yıllar yurt dışında çalıştığını, büyük emek ve zorluklarla belli bir birikim meydana getirdiğini, müvekkilinin Türkiye'de taşınmaz sahibi olabilmek için birçok gurbetçi işçi ile birlikte ... adlı Kooperetiften daireler satın aldığını, ancak sayın mahkemenin de malumu olduğu üzere ... ve ... sahibi ...'ün çeşitli davalar nedeniyle hapis cezalan ile karşıya gelmesi ve işleri bırakarak yurt dışına kaçması neticesinde kooperatifin yarım kaldığını,  bunun üzerine o tarihlerde bir grup işçi ile birlikte müvekkilinin de Almanya'da organize olarak Türkiye'ye geldiğini ve Kooperetifin yapılan genel kurulunda kooperatifin yönetimine seçilerek yönetimi devralarak işleri tamamlaya çalıştığını, bir süre sonrada emekli olup Türkiye de ikamet etmeye başladığını,  müvekkilinin bu dönemde ... yetkilisi ve ... zamanda ... Kooperatifinde Blok yöneticiliği de yapan ... ile tanıştığını,  aralarında belirli bir samimiyet oluştuktan sonra müvekkili ...'e kendisinin yurt dışında bulunduğu dönemlerde Türkiye'de kalan taşınmazlarının kiralarının toplanması için vekalet verdiğini, müvekkilinin ... ile alakalı verdiğî tek vekaletnameni bu kiraların toplanması maksadıyla verilen vekaletnameler olduğunu, bunun dışında ...'e herhangi bir vekaletname verilmediğini, müvekkilinin göndermiş olduğu azilname ile de ...'i tüm vekaletnamelerden azletmiş durumda olduğunu, bu itibarla davalı tarafından müvekkilinin dairesi üzerinde tesis edilmiş olan ipoteklerin müvekkilinin bilgisi, onayı ve iradesi dışında konulduğunu, davalı ...'ın müvekkiline gönderdiği ihtarnamede 133.909,00 TL. alacağın tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde ödenmesini aksi takdirde ipteğin paraya çevrileceğini ihtar ettiğini, taraflarınca doğal olarak bu ödemenin yapılmadığını ve belirtilen sürenin geçtiğini, şu an müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi devam ettiğini ve alacaklı tarafın taşınmazın satışı için kıymet takdiri yaptırmış durumda olduğunu belirterek müvekkili ...'a ait Kadıköy, Merdivenköy, Pafta No: ..., Ada No ...,: Parsel No ..., Bağımsız bölüm No: ... no.lu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin fekki ve terkinine, müvekkilinin davalı bankaya ve diğer davalılara borçlu olmadığının tespitine, öncelikle ve ivedilikle verilecek ihtiyati tedbir kararı ile müvekkiline karşı açılacak ve açılmış olan icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... Şirketi ile ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının eksik ve tek yanlı beyanlarının, davacının iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle talep ve davasının reddi gerektiğini,  Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince menfi tespit davasının kısmi taleple açılmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafın işbu gayri ciddi beyanları ve kısmi menfi tespit talebi karşısında ihtiyati tedbir talebinin de reddi gerektiğini, zira sürecin uzaması durumunda borca daha fazla temerrüd faizi işleyecek ve bu durumun müşterek borçlu müteselsil kefil müvekkili başta olmak üzere ipotekli taşınmaz malikinin de zararına neden olacağını, vekaletin sahte ve tahrif edilmiş olduğu, vekaletteki imzaların davacıya ait olmadığı yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, söz konusu vekaletnamenin sahte değil gerçek bir vekaletname olduğunu, vekaletname ile ilgili yapmış oldukları araştırma neticesinde Noter'in vekaleti düzenledikten sonra davacının isteği üzerine üzerinde düzeltme yapma yoluna gittiği, düzeltilen kısmın Noter tarafından mühürlenip paraflandığının görüldüğünü, davacının bizzat kendi hatasının sonuçlarını şahsına yüklemeye çalıştığını, kaldı ki, vekaletnamenin düzenleme şeklinde tanzim edildiğini, vekalette yer alan yazı ve imzaların da davacıya ait olduğunu, davacının, bizzat Notere düzenlettiği vekaletnameyi kötüniyetle inkar ettiğini,  davacının dava dışı bir takım gerçeğe aykırı beyanlarıyla mahkememizi yanıltma gayretinde olduğunu, ancak bizzat bu hususların dahi gerçek dışı olup iftira mahiyetinde olduğunu, davacının, şahsına 15.07.2005 tarihinde Bakırköy ...Noterliği'nin ... yevmiye nolu vekaleti ile ... Sitesi ... Blokta ... nolu dairedeki hissesinin satışı için, 15.07.2005 tarihinde Bakırköy ...Noterliği'nin ... yevmiye nolu vekaleti ile aynı sitedeki ... nolu dairedeki hissesinin satışı için, 15.07.2005 tarihinde Bakırköy ...Noterliğl'nin ... yevmiye nolu vekaleti ile aynı sitedeki ... no.lu dairesinin satışı için, 15.07.2005 tarihînde Bakırköy ...Noterliği'nin ... yevmiye nolu vekaleti ile aynı sitedeki ... nolu dairesinin satışı için, 15.07.2005 tarihinde Bakırköy ...Noterliği'nin ... yevmiye nolu vekaleti ile aynı sitedeki ... no.lu dairesinin satışı için, 15.07.2005 tarihinde Bakırköy ...Noterliği'nin ... yevmiye nolu vekaleti ile aynı sitedeki ... no.lu dairesinin satışı için, 15.07.2005 tarihinde Bakırköy ...Noterliği'nin ... yevmiye nolu vekaleti ile ... Konut Yapı Kooperatifindeki üyelik hak ve hisselerini dilediği bedel ve şartlarla dilediğine devir etmesi için şahsını vekil tayin ettiğini, bu vekaletnamelerden bazılarında satış için yetki verdiği taşınmazlardan bazılarının aslen davacı ...'a ait olmadığının da sonradan ortaya çıktığını, davacının, şahsından daha fazla borç almak için bu vekaletnameleri düzenleyip müvekkiline teslim ettiğini, 40.000,00 TL.lik sahte senet düzenlenip şahsı aleyhine Kadıköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, itirazları üzerine senette imza incelemesi yoluna gidildiğini ve senetteki imzanın şahsına ait olmadığı ve haklılığının Kadıköy 4. İcra Hukuk Mahkemesince tespit edildiğini, davacının tek amacının ipotekli evin satışının engellenmesi için zaman kazanmak olduğunu, kaldı ki, davalı ... A.Ş.'nin davacı aleyhine ipotek takibi başlattığını, gerçeğe aykırı bir takım beyanlarla davacının kredi sözleşmesine aykırı taleplerinin ve menfi tespit talebinin kabulünün olanaksız olduğunu, davacının huzurdaki ihtilafta tamamen kötü niyetli olup aleyhine %40 tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davacı eksik ve yanıltıcı beyanları ile haksız menfaat sağlamaya çalıştığından, davacının alacaklı banka ile imzalanan kredi belgelerine aykırı talepleri ile ipotekli gayrimenkulun satışını haksız yere engellemeye çalıştığı sabit olduğundan, vekaletnamedeki yazı ve imza davacıya ait olduğundan ve dava ispat edilemediğinden, haksız ve hukuka aykırı davacı iddiaları ile ispattan yoksun davacının kısmi menfi tespit talebinin ve ihtiyati tedbir talebinin reddine, ispattan yoksun, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, % 40'tan az olmamak üzerine davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece \"...Ortada iki vekaletnamenin bulunduğu, ikisi de 11/03/2005 tarihli olan bu vekaletnamelerden ... yevmiye olanın sahte olduğu, ... yevmiye no.lu olanın ise gerçek olduğu; sahte olan vekaletnamenin noterdeki yevmiye numarasında bir başka işlemin bulunduğu, dolayısıyla 11/03/2005 tarihli ... yevmiye numaralı sahte vekaletin noterde düzenlenmediği, hal böyle olunca HMK 208/4 maddesi gereğince noter aleyhine dava açılmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki bu davanın da açıldığı ve noter ölmüş bulunduğundan  Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/278 esas, 2017/448 karar sayılı hükmü ile davanın pasif husumet nedeni ile reddedildiği görülmüş; ancak HMK 208/4. Maddedeki sahteciliğin bizzat noterde düzenlenen resmi senetlere ilişkin olduğu, noterde düzenlenen bir senet olmadığı için mahkememizce artık ölen noterin mirasçılarına dava açtırmakta hukuki menfaat olmadığı tespit edilmiş, Dosyanın bu çerçevede değerlendirilmesinde davacının davalı vekil ...'e terkinini talep ettiği ipoteği oluşturmak üzere geçerli bir vekaletle (... yevmiye no.lu olanla) yetki verdiği, vekilin terkini istenen ipoteği esasen oluşturmaya yetkin ve vekil olduğu; ipoteğe sebep olan borcun oluştuğu konusunda ihtilafın bulunmadığı; Hal böyle olunca ortada iki ihtimalin kaldığı, bunlardan birinin sırf tapuda ... yevmiye no.lu vekalet kullanıldığı ve bu vekalet düzmece olduğu sebebi ile ipoteğin geçersizliğine karar vermek olacağı, diğerinin ise tapuda işlem gören vekalet düzmece dahi olsa aynı konuda aynı vekile ipotek oluşturmak üzere davacımızın yetki verdiği, işlem yapan vekilin bu nedenle o anda zaten o işleme yetkin olduğu, ipoteğin de hem davacının hem de vekil olan davalının bu iradesi çerçevesinde konulduğu, tesis edildiği nazara alınarak davanın ret edilmesidir. Mahkememizce ikinci şık kabul edilmiş olup görünüşteki işlemin sahte olmasına itibar edilmemiştir. Davacının aynı gün verdiği vekaleti de ...'i ipotek tesis etmeye yetkin kıldığı, davalı vekilinin bu yetkiye dayalı olarak ipoteği tesis ettiği, dayanağı olan borcun da muvazaalı olduğunun iddia edilmediği; gerçek vekaletnamede  açıkça davalı şirket adına ipotek tesis etmek üzere yetki verildiği; vekil dışındaki davalıların taraflar arasındaki bu işlemi bilmelerinin mümkün olmadığı, aynı hususta verilen gerçek vekalet bulunduğundan vekil dışındaki davalıların mağduriyetine sebep olmamak gerektiği ve davacının her zaman vekiline karşı \"vekaletnameyi kötüye kullanmaktan dolayı\" varsa tazmini haklarını dava yoluyla isteyebileceği nazara alınarak... 1-DAVANIN REDDİNE,...  \" şeklinde  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;  tapu dairesinde gayrimenkul üzerinde ayni hak tesis eden bir vekaletnamede kazıntı silinti çizinti vs. olmaması gerektiğini, şayet vekaletnamenin düzenlenmesi esnasında bir hata yapıldı ise bu evrakı yırtıp atmak ve yenisini yazmak icap etiğini, bu kadar önemli bir resmi evrak üzerinde karalama yapılması, silinti ve karalamalar olması kötüniyetin ve tahrifatın açık göstergesi olduğunu, huzurdaki davada verilen kararda gerçekten vahim hatalar olduğunu, ortada iki vekalet olmadığını, dava konusu olan tek vekaletname ... yevmiye nolu vekaletname olduğunu, taraflarından hiçbir şekilde hiçbir zaman ... ipotek tesis etmek üzere yetkili kılınmadığını, davanın konusu ... sayılı vekaletnamenin ve bu vekaletname ile tesis edilen ipoteklerin geçersizliği ve borçsuzluğun tespiti talebinden ibaret olduğunu, mahkemenin sanki ...'e vekalet verilmiş gibi sonuca vardığını, sonra kendi vardığı sonucun üzerine hüküm inşa ettiğini, dayanak hatalı olunca sonuç da hatalı olduğunu ve ortada fahil hatalı bir karar meydana çıktığını, dava konusu vekalet yalnız ve sadece ... nolu vekalet olduğu hald , önce kendi ara kararından habersiz şekilde ... sayılı vekalet varmış gibi kanaat edindiğini, sonra ... nolu vekaleti sahte, anlaşılmaz şekilde dava konusu ... nolu vekaleti ise geçerli kabul etmiş ve kesinlikle hatalı bir karar verdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava,ipoteğin fekki ve borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı dilekçesinde,davalı ...’i kira paralarının toplanması için vekalet verdiğini taşınmaz aynına dair herhangi bir vekalet vermediğini,davalı ...’in kendisinde habersiz şekilde taşınmazına ipotek tesis ettirdiğini,ipotek tesis edilen vekaletlerin sahte olduğunu imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş,İDM ce yapılan yargılama sahteliği ileri sürülen ... yevmiye nolu vekalete dair iddiaların doğru olduğunu fakat ... yevmiye nolu vekaletin gerçek olduğunu gerekçesinde açılamak suretiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı istinaf itirazlarında ... yevmiye nolu vekaletin dosya taraflarıyla ilgisi olmadığını sahteliği ileri sürülenin ... yevmiye nolu vekaletname olduğunu mahkemece bu hususda adli tıp incelemesinin yarı bırakıldığını beyan ederek İDM kararının kaldıırlmasını istediği görülmüştür. Somut olayda ipotek tesisine dair Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/119302 soruşturma sayılı dosyasında ipotek tesisine dayanak vekaletin davacının el ürünü olduğu kriminal raporla tespit edilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.Tapu müdürlüğünün İDM ye sunduğu cevabi yazıda ipotek tesisine dair vekaletin 10030 yevmiye nolu olduğu üst yazıda belirtilmişse de ekte sunulan evrakın tasdikli suret olduğu davacının bir takım farklılıklara dair iddialarının suretteki kaymalardan olabileceği aslen aynı tarihli ... yevmiye nolu vekaletin ipotek tesisi konusunda yetki verildiği.yevmiye no ya dair son hanedeki farklılığın tapudan gönderilen suretin son hanesinin silik olması yada tasdikli suret verilmesi esnasında kaşe hatasından  olabileceği zira Bakırköy ...Noterliğinin 07/09/2016 tarihli cevabi yazısından ... yevmiye nolu kaydın dosya tarafları ile ilgisinin olmadığının belirtildiği fakat bu hususun netleştirilmeden hüküm tesis edildiği öncelikle İDM ce tapu müdürlüğünden okunaklı vekaletname örneğinin istenmesi sahteliği iddia edilen vekaletnamenin adli tıp incelemesinin yapılması ile sonuca gidilmesi gerektiğinden İDM ce yetersiz inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nednelerle davacı vekilinin istina başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereği İDM kararının kaldırılmasına,İDM ce dairemizce belirtilen eksikliklerin ikmaline yönelik yeniden yargılama yapılarak esasa dair hüküm kurulmasına  karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere: 1- Davacı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni yönünden yapılan incelemede İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih 2015/875 Esas, 2021/303 Karar sayılı ilamının  HMK 'nun 353/1-a-6  maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde işlem yapılmak ve yeniden karar verilmek üzere  mahalli mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf maktu karar harcının istem halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf masraflarının ilk derece mahkemesi tarafından verilecek kararda değerlendirilmesine ve hükme bağlanmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eecfc0c07f706594","SID":"60e248892434b433"}}