{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1171 Esas<br>KARAR NO: 2024/389<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/04/2022<br>NUMARASI\t: 2021/97 Esas -  2022/326 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)|İstirdat (Ticari Satımdan  Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulan çekteki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, şirket aleyhine işlem yapıldığı için ayrıntılarını bilmedikleri beyan ve gerekçelerle takibin durması veya dosyaya yatacak tutarın alacaklıya ödenmemesi için karar kesinleşinceye kadar tedbir konulmasını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibi nedeniyle müvekkilinin davalı alacaklıya 25.000 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, asgari limit bankadan alınmış ise bu tutarın ise ödenme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatını, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 6361 sayılı yasa kapsamında faaliyetini sürdüren faktoring şirketi olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ... TİC. LTD. ŞTİ. arasında 08/05/2018 tarihli faktoring sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacakları müvekkil şirkete temlik edildiğini, faturaya konu alacağın ödeme aracı olarak 08/05/2018 tarihli alacak bildirim formu ekinde dava konusu çek müvekkil şirkete ciro ile devir edildiğini, davacının söz konusu çeke ilişkin herhangi bir kayıp, çalıntı vb. müracatta bulunmamış olup, çeke istinaden yapılan müracatlardan haberdar olduğunu, müvekkil şirkete farklı tarihlerde farklı şirketlerce teklif edilen davacının keşideci olduğu diğer çeklerde de aynı imza bulunduğunu, istirdat davası yönünden davanın reddi gerekmekte olduğunu, söz konusu tutarın istirdat davasına konu edilemez, davacının bu tutarı talep etme yetkisi bulunmadığını, ayrıca talep zamanaşımına uğradığını, kambiyo senedindeki imzaya itiraz için icra mahkemesine müracat edilebilecek olup davacının genel mahkemede imzaya itiraz ederek menfi tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın genel mahkemede görülmesi halinde ise sadece imza yönünden değil alacağın olup olmadığı yönünden de inceleme yapılması gerektiğini, davacının kötüniyetli olduğunu, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini; davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2022 tarih ve 2021/97 Esas - 2022/326 Karar sayılı kararıyla; \"... Tüm dosya kapsamı ve ATK Fizik İhtisas Dairesinden aldırılan rapor hep birlikte değerlendirildiğinde;  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu  ... Bankası A.Ş. Bingöl Şubesi'ne ait ...  tarafından keşide edilen ... seri numaralı 30/07/2018 keşide tarihli 25.000,00 TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ... el ürünü olup olmadığı yönünden ATK Fizik İhtisas Dairesinden aldırılan raporda; \"inceleme konusu çek ön yüzde keşideciye atfen atılı imza ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği\"  yönünde rapor tanzim edildiği, bu haliyle davacının davasını kanıtlar nitelikte olduğundan ve davacı tarafın iddiasının mahkememizce sübut bulduğu anlaşılmakla ve çekteki imzada sahtelik, herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerden olmakla esasa ilişkin başkaca inceleme yapılmadan bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte ATK Fizik İhtisas Dairesi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davacının  Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine.\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde;\"Bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu oluşturulduğunu; müvekkil şirkete farklı tarihler ve farklı şirketlerce teklif edilen ve davacı şirketin de yine keşideci pozisyonunda olduğu diğer iş bu çeklerde aynı imza bulunduğunu, söz konusu bu çeklerin imza incelemesine esas olmak üzere ilgili bankalardan talep edilmesi ve akıbetinin tespit edilmesinin istendiğini, ancak mahkemece bu yönde araştırma yapılmaksızın rapor aldırılarak hüküm kurulduğunu, Ödeme aracı olarak alınan çek gününde ödenmediğinden, davacı şirket yetkilisi hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan mahkumiyet hükmü tesis edildiğini ve bu hükmün kesinleştiğini,Davacı taraf adına basılı çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmekte ise de dava konusu çeke istinaden bu güne kadar çekin dolaşımını engelleyecek hiçbir girişimde bulunulmadığını,Davacı tarafın dava dilekçesinde asgari limitin bankadan alınıp alınmadığından emin olmadıklarını, eğer asgari limit alınmışsa istirdatına karar verilmesini talep ettiğini, istirdat davası yönünden hüküm kurulmadığını; istirdat davası yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının bu tutarı talep etme yetkisi bulunmadığını, ayrıca talebin zamanaşımına uğradığını, banka sorumluluk tutarı tahsilatının istirdat davasına konu edilemeyeceğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>GEREKÇE:\tDava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davanın KABULÜ ile; Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden ... Bankası A.Ş. Bingöl Şubesine ait 30/07/2018 tarihli 25.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, keşidecisi ... Limited Şirketi olan çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine.\" karar verilmiştir.Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, takibe konu çekteki imzanın şirket yetkisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı taraf ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davacı şirketin takibe konu 30/07/2018  keşide tarihli, 25.000,00 TL tutarlı çekin keşidecisi göründüğü, davacının çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle işbu davayı açtığı, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu ile, \"Çekteki davacı şirket adına atılı keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı\"anlaşılmıştır. Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, çekteki imzanın davacı tarafa ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair vermiş olduğu kararının isabetli olduğu anlaşılmıştır. Davacının dava dilekçesinde \"... asgari limit bankadan alınmış ise bu tutarın ise ödenme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı\" isteminin de bulunduğu, dosyada bulunan çek örneğinden \"Çekin takasa sunulması nedeniyle banka sorumluluk bedelinin ödenmediğinin\" sabit olduğu; mahkemece davacı taraftan bu yönden talebin açıklanmasının istenmesi gerekirken bu yola gidilmediği, davacının istirdat isteminin açık olmaması ve ödemenin yapılmadığının dosya kapsamıyla sabit olması karşısında mahkemece bu istem yönünden karar verilmemesinin sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 1.707,75 TL harçtan, peşin alınan 426,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c58008550962ce36","SID":"07a35f9bdb5cb7f1"}}