{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1145 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/388<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/01/2022<br>NUMARASI\t: 2020/353 Esas -  2022/29 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takip dayanağı çeklerin düzenlenme tarihinde müvekkilinin yetkili olarak ... Tic. Ltd. Şti adına imzaladığını ve dolayısıyla keşidecisi ve borçlusu bu şirket olduğunu, takip konusu çekler üzerinde, müvekkilinin kendi adına imzası, cirosu ya da ismi bulunmadığını, çeklerin keşidecisi olan ... Tic. Ltd. Şti.'nin 05.09.2019 tarihli protokol gereği satın aldığı ürünlere karşılık ilgili çeklerin üzerinde ismi bulunan ....Tic.Ltd. Şti.'ye lehtar sıfatıyla teslim ettiği çeklerden bazıları olduğunu, müvekkilinin keşideci şirketteki tüm hisselerini devrederek 18.09.2019 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı ve yetkisinin sonlandığını, ancak çeklerin ibraz tarihinde (31.01.2020 ve 28.02.2020) müvekkilinin keşideci şirketteki yetkisinin bulunmaması sebebiyle ilgili banka tarafından çeklerin tahsilatının yapılamadığını, alacaklının tahsil edemediği bu çekler hakkında müvekkilinin imzaya yetkisi olmadığı gerekçesiyle kişisel mal varlığıyla sorumlu olduğunu iddia ederek, hukuka aykırı bir şekilde işbu ihtiyati haciz kararını talep ettiğini, çeklerin düzenlenme ve teslim tarihinde (26.06.2019 ve 29.07.2019) keşideci şirket adına yetkili olarak imza atan müvekkilin, yine aynı çeklerin vade/ibraz tarihinde (31.01.2020 ve 28.02.2020) yetkili olmaması işbu çekin yetkisiz olarak imzalandığını kanıtlamayacağını,  dolayısıyla, teslim tarihinde şirket yetkilisince usule uygun olarak imzalan çeklerden dolayı müvekkil kişisel mal varlığı ile sorumlu tutulamayacağını; usule aykırı olarak verilen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/279 D.İş ve 2020/333 Karar sayılı ihtiyati haciz kararı ile icra edilen İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ihtiyati hacizli icra takibi dosyasına konu borcun müvekkile ait olmadığının tespitini, hukuka aykırı işbu icra takibinin durdurulmasını, ilgili takip dolayısıyla uygulanan tüm hacizlerin kaldırılmasını,  davalı/alacaklı aleyhinde dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa  bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu  çeklerin lehtarı olan ... Tic. Ltd. Şti tarafından müvekkil şirkete ciro edildiğini, çeklerin düzenleyicisinin ... Tic. Ltd. Şti olduğunu, müvekkiline ciro edilen bu çeklerin ibraz süresi içerisinde bankaya usulüne uygun olarak ibraz edildiği ve ancak banka tarafından \"çek üzerindeki imza hesap sahibine ait olmadığından\" çekler hakkında herhangi bir işlem yapılmayarak çekin müvekkiline iade edildiğini, çekler üzerinde bulunan imzanın takip borçlusu ... ait olduğu, borçlunun çeklerin tanzim tarihinde şirket yetkilisi olmamasına rağmen şirket adına çeki keşide ettiğinin tespit edildiğini ve TTK'nın 678.maddesi uyarınca borçlu ... aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, çeklerin keşide tarihi 28/02/2020 ve 31/01/2020 olduğu, buna göre çeklerdeki bu tarih kanunen çekin düzenlenme tarihi olacağından bu tarihte ...'nin şirket yetkilisi olmadığını, bu hususun ticaret sicil kayıtları ile de  sabit olduğunu,  çeklerin tarihlerinin belirli olduğu  ve bu tarihlerde borçlu/davacı ...'nin şirketi temsile yetkili olmadığı için TTK'nın 678.maddesi uyarınca çek bedellerinden kendisinin sorumlu olduğunu, çeklerin anılan tarihte değil öncesinde düzenlendiği konusunda ispat yükü bunu iddia edene  olup, bu ispat yükünün HMK'nın 200 ve İİK 169/a' ya uygun bir biçimde somut ve kesin kanıtlarla ortaya konulması gerektiğini, davacının sunduğu protokol ve 26.06.2019 ila 29.07.2019 tarihli çek giriş belgelerinin adi yazılı belgelerden olup, her zaman düzenlenmesi mümkün olan bu belgelerin müvekkile karşı hiçbir delil gücü  olmadığını, müvekkilin kötü niyetli olmadığını, davacının TTK m. 678 uyarınca borçlu olduğunun sabit olması karşısında davanın esastan reddini,  davacının takip konusu alacağından %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesin, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2022 tarih ve 2020/353 Esas - 2022/29 Karar sayılı kararıyla; \"... taraflar arasındaki uyuşmazlığın İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/279 D.iş sayılı dosyasından verilen  ihtiyati haciz kararı üzerine başlatılan İstanbul  ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı ihtiyati hacizli icra takibi dosyasına konu borcun davacıya ait olup olmadığı, bu bağlamda ihtiyati haciz ve takip konusu çeklerden dolayı davacının yetkisiz temsilci olarak sorumlu sayılıp sayılamayacağı olduğu belirlenmiş olmakla, dava dışı ... Şti ile, dava dışı ... Şti' arasındaki ticari ilişkinin denetlenerek, dava dilekçesi ekindeki protokol tarihi olan 05/04/2019, çek- senet giriş belgeleri tarihleri olan 29/07/2019 ve 26/06/2019 tarihleri itibari ile alacak- borç durumlarının belirlenip, dava konusu  olan çeklerin her iki şirket kayıtlarında yer alıp almadıkları, çeklerin dava dışı şirketler tarafından benimsenip benimsenmediği, söz konusu çeklerin dava dışı şirketler arasındaki hangi ticari ilişki kapsamında (fatura, mal satışı vb) alınıp verildiğinin belirlenmesi için dava dışı ... Şti ile, dava dışı ... Şti'nin ticari defter ve kayıtları üzerine bilirkişi incelemesi yapılması kararı verilmiş olup, yapılan bilirkişi incelemesine göre; 05.04.2019 protokol tarihinde ... şirketinin; 320/EMY hesabında 7.736.191,59 TL alacaklı olduğu, 26.06.2019 çek giriş tarihinde; 320/EMY hesabında 8.609.139,59 TL alacaklı olduğu, 29.07.2019 çek giriş tarihinde; 320/EMY hesabında 7.769.784,91 alacaklı olduğu, 26.06.2019 çek giriş tarihinde; Taha şirketi tarafından dava konusu ... Bankası Aksaray Şubesi'ne ait, 40.000,00 USD tutarlı, (muhasebe kayıt tutarı 231.616,00 TL), 31.01.2020 tarihli, ... no.lu çek dahil toplamda 6 adet ve 926.404,00 TL tutarlı çeklerle ödeme yapıldığı, 29.07.2019 çek giriş tarihinde; ... şirketi tarafından dava konusu  ... Bankası Aksaray Şubesi'ne ait 15.000,00 USD tutarlı (muhasebe kayıt tutarı 84.997,50 TL), 28.02.2020 vade tarihli, ... no.lu çek dahil toplamda 6 adet çekle 695.737,20 TL tutarlı çeklerle tahsilat yapıldığı tespit edilmiş olup, tarafların muhasebe kayıtları birlikte değerlendirildiğinde;  dava konusu olan çeklerin her iki şirket kayıtlarında karşılıklı yer aldıkları, çeklerin dava dışı şirketler tarafından benimsendiği anlaşılmıştır.Buna göre takip ve dava konusu olan iki adet çekte davacının şahsi cirosunun bulunmadığı, çeklerin raporda belirlenen çek giriş tarihlerine göre; dava konusu çeklerin 05.09.2019 tarihli protokol gereği, satın aldığı ürünlere karşılık, ilgili çeklerin üzerinde ismi bulunan ... Tic. Ltd. Şti.'ye lehtar sıfatıyla teslim edilen çeklerden olduğu, bu çeklerin protokol gereği verilen diğer çeklerle birlikte 26.06.2019 ve 29.07.2019 tarihlerinde düzenlenen teslim tutanağı ile bu lehtar şirkete teslim edildiği, davacının keşideci şirketteki tüm hisselerini devrederek,18.09.2019 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı ve yetkisinin sona erdiği görülmüş olup, çeklerin vade/ibraz tarihinde (31.01.2020 ve 28.02.2020) davacının keşideci şirketteki yetkisinin bulunmaması sebebiyle ilgili bankadan (çeklerdeki imzanın hesap sahibine uymadığından) çeklerin tahsilatı yapılamamış ise de, açıklanan gerekçelerle bu durumun çeklerin düzenleme tarihinde keşideci şirket yetkilisi olan davacının ödeme tarihinde artık şirket yetkilisi olmamasından kaynaklandığı, çeklerin  protokole göre çek üzerinde yazılı olan vadeden önce düzenlendiği ve defter kayıtlarına göre dava dışı şirketler tarafından da çeklerin üzerlerinde yazan keşide tarihinden öncesinde benimsenmiş olduğu, davacının sorumlu olamayacağı kanaatiyle davanın kabulü ile, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına konu olan ... Bankası Aksaray Şubesine ait 40.000,00 USD bedelli ... seri numaralı ve aynı banka şubesine ait 15.000,00 USD bedelli ... seri numaralı çekler sebebiyle davacının davalıya şahsi olarak borçlu olmadığının tespitine \" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Davacının dava konusu 2 adet çekte TTK. 678 gereği yetkisiz imza eden konumunda olduğunu, bu nedenle çeklerden şahsen sorumlu olan davacı aleyhine takibe geçildiğini, Davacının çeklerin ileri tarihli düzenlediği şeklindeki şahsi def'inin  TTK m. 687 ve 818 uyarınca, senedi ciroyla iktisap eden ve temel ilişkiye taraf olmayan hamile karşı ileri sürülemeyeceğini,Davacının ihtiyati hacze ve borca itirazlarının reddedildiğini, bu kararların istinaf incelemesinden geçerek doğru bulunduğunu, buna göre davacının yetkisiz temsilci olduğunun kesinleştiğini,Davacının savunmasının adi yazılı bir çek tevdi bordosu ve Protokol adında bir belgeye dayandığını, bu belgelerde takip alacaklısı müvekkilin imzası olmadığını, Protokol'de ileri tarihli çek verileceğine dair açık bir düzenleme olmadığı gibi, takip konusu çeklere açık atıf yapan hüküm de olmadığını, çek teslim bordrosunun ise bugün dahi düzenlenebilecek adi bir belge olduğunu, tasdike tabi belgelerden olmadığını, savunmanın dayanağı olan bu belgelerin müvekkile karşı ispat gücü olmadığını,Ticaret sicil kayıtları, borçlu davacının ikrarı ve İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin kararı ile sabit olduğu üzere, çeklerin üzerinde yazılı kanunen düzenlenme tarihi olan tarihte ve çeklerin ibraz tarihinde, davacı, şirketin temsil ve ilzama yetkili şahsı olmadığını, TTK 678'e göre temsile yetkili olmadığı halde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir çeke imzasını koyması hâlinde o kişi, o çekten dolayı bizzat sorumlu olduğunu, davacının sorumluluğu tamamen kanun amir hükmünden kaynaklı olup, Mahkemenin \"davacının sorumlu olmayacağı kanaatiyle\" davayı kabul etmesi usul ve yasaya tamamen aykırı olduğunu,Öte yandan, bir an için çekin ileri tarihli düzenlendiği (ve bunun hamile karşı ileri sürülebileceği) kabul edilse bile, bu davacının kendi kusuru ve sorumluluğunda olduğunu, istinaf mahkemesinin bu gerekçeye işaret ettiğini,Buna göre öncelikle bir kimsenin kendi kusurundan kendi lehine hak elde etme isteğinin hukuken korunmaması gerektiğini, mahkemenin bu hususu hiç değerlendirmediğini,Borçlunun çeklerde şahsi cirosunun olmaması huzurdaki davanın kabulü gerekçesi olamayacağı gibi, itiraza uğrayan ve hatta davayı haklı da göstermeyen bilirkişi raporunun da  davanın kabulü için yeterli gerekçe olmadığını;  huzurdaki davan zaten TTK. m. 678'e dayalı olduğunu, bu madde yetkisiz imzaya ait bir düzenleme olup, davacının sorumlu olması için çeklerde şahsi bir cirosunun olmasına zaten gerek olmadığını, Mahkemenin tamamen bilirkişi raporunu gerekçe yaptığını, bilirkişi raporunun ise tarafımızca itiraza uğramış olup, gerekçeli kararda itirazlarımıza neden itibar edilmediği de açıklanmadığını, Mahkemenin hükme yeterli gördüğü raporda davanın davacı lehine sonuçlanmasını sağlayacak hiçbir tespitin olmadığını; zira en başta raporda inceleme döneminin hatalı olduğunu, bilirkişinin 2018 ve 2019 yılına ait defterleri incelediğini, ancak her iki çekin tanzim tarihinin 2020 olduğunu ve bu döneme ait defter kayıtlarının incelenmemiş olmasının hatalı olduğunu,Keza bilirkişi raporunda çeklere ait teslim bordrolarının olduğunun ifade edildiğini, ancak dökümü yapılan ticari defterlerde sadece \"6 adet çek girdisi\"nin yazılı olduğunu, bunun \"hangi çek\" olduğunun defterde yazılı olmadığını, 6 çekin içinde dava konusu çeklerin olup olmadığının anlaşılamadığını, raporun çeklerin deftere daha önce işlendiğini kanıtlamadığını.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davanın kabulü ile; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına konu olan ... Bankası Aksaray Şubesine ait 40.000,00 USD bedelli ... seri numaralı ve aynı banka şubesine ait 15.000,00 USD bedelli ... seri numaralı çekler sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine.\"  karar verilmiştir. Hüküm  davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı, davaya ve takibe konu çekleri yetkilisi olduğu dönemde keşideci dava dışı ... Tic. Ltd. Şti adına imzaladığını, çekler üzerinde kendi adına imzası, cirosu ya da ismi bulunmadığını, daha sonra keşideci şirketteki tüm hisselerini devrederek 18.09.2019 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı ve yetkisinin sona erdiğini, ancak çeklerin ibraz tarihinde (31.01.2020 ve 28.02.2020) keşideci şirketteki yetkisinin bulunmaması sebebiyle ilgili banka tarafından çeklerin tahsilatının yapılamadığını, açıklanan durumda çeklerden dolayı şahsi sorumluluğunun bulunmadığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş; davalı ise, iddiaları kabul etmeyerek, çeklerin ileri tarihli düzenlendiği iddiasının ancak kesin delillerle ispat edilebileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.  Davaya konu  ... Bankası Aksaray Şubesine ait  31.01.2020 keşide tarihli 40.000,00 USD bedelli ve aynı banka şubesine ait 28.02.2020 keşide tarihli15.000,00 USD bedelli çekler sebebiyle çeklerin dava dışı keşideci ... Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlendiği, çeklerin şirket yetkilisi sıfatıyla davacı tarafından imzalandığı, çeklerin lehtar dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'ye lehtar sıfatıyla teslim edilen çeklerden olduğu, davacının çek üzerinde ayrıca şahsi imzasının olmaması karşısında davacının çekin düzenlendiği tarihteki yetki durumunun önem kazandığı, mahkemece yaptırılan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamıyla çeklerin davacının keşideci şirketin yetkilisi olduğu dönemde düzenlendiğinin tespit edilmiş olması karşısında mahkemece davacının şahsi sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 25.715,12 TL harçtan, peşin alınan 6.428,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.286,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b2fef736540fe33","SID":"6d73adceb676488e"}}