{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi  2021/1215 Esas - 2024/191 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1215 <br>KARAR NO\t: 2024/191<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/81 Esas 2021/191 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 09/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 01/03/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.02.2012 tarihinde, davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... idaresinde, davacıya ait tamirhaneye getirildiğini, aracın tamir edildiğini ancak sürücünün para vermeden işyerinden ayrılmak istediği esnada davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, davacının uğramış olduğu geçici ve sürekli iş göremezlik zararının ... Sigorta AŞ.'ye (birleşme sonrası ... Sigorta AŞ) ait 9-0051741982-0 numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında tahsili için Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/62 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.07.2014 tarih 2013/621 E. 2014/405 K. Sayılı kararı ile davanın kabulüne, 118.048,14 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiğini, kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09.02.2017 tarih 2014/17855 Esas 2017/1271 Karar sayılı ilamı ile bozulduğunu, bozma üzerine Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.01.2018 tarih 2017/448 Esas 2018/63 Karar sayılı kararı ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 118.048,14 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, davalı ... şirketine ait poliçede kaza tarihi itibariyle sakatlanma halinde kişi başına 225.000 TL teminat olduğunu, davacının 2017 yılı itibariye bakiye 46.633,49 TL karşılanmamış sürekli iş göremezlik zararı bulunduğunu, davalı ... şirketine bakiye zararın ödenmesi için başvuru yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, davacının zararından poliçe limitleri ile davalının sorumlu olduğunu belirterek HMK 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde 46.633,49 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 30.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile talebini 110.912,49 TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusurun ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; alınan aktüerya raporu ile davacının karşılanmamış sürekli işgöremezlik zararının hesaplandığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 110.912,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatının poliçe teminat limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla 30.09.2013 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın kesin hükmün varlığı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kaldı ki bilirkişi tarafından önceki kararda hüküm altına alınan miktarın ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, ödeme ile davacının zararı arasında fahiş fark bulunması halinde rapor tarihi verilerinin esas alınabileceğini, hesaplamaya esas alınan maluliyet  raporunu kabul etmediklerini, davacının esas alınan gelirinin fazla olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... idaresindeki aracın davacıya çarparak ağır şekilde yaralanmasına, malul kalmasına neden olduğunu, davalı şirkete yönelik açtıkları tazminat davasında sürekli işgöremezlik tazminatı taleplerinin kabulüne karar verildiğini ancak bakiye sürekli işgöremezlik zararlarının karşılanmadığını belirterek bakiye sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava konusu kazaya ilişkin olarak davacı tarafça daha önce açılan Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/621 Esas 2014/405 Karar sayılı dosyasında, davacının, davalı ... AŞ’den geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep ettiği, yapılan yargılamada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda davacının %52 oranında daimi maluliyeti bulunduğu ve 6 ay iyileşme süresi belirlendiği, bu oran esas alınarak tanzim edilen aktüerya raporunda, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının 118.048,14 TL olduğunun hesaplandığı, mahkemece, davanın kabulüne, 118.048,14 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı davacı tarafça  temyiz yasa yoluna başvurulduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nce (2014/17855 Esas 2017/1271 Karar); “ … Davacı vekili dava dilekçesi ile davalıya sigortalı aracın sebep olduğu kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, zararlarının tazmini amacı ile davalıya ihtarname gönderdiklerini ve davalının 30.09.2013 tarihinde temerrüde düştüğünü, kazaya neden olan aracın ticari araç olması sebebi ile faiz türü olarak avans faizi talep ettiklerini belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece dava dilekçesinde davacının istemediği faizi ön inceleme duruşmasında talep ettiği, ön inceleme işlemlerinin sona erip, ön inceleme duruşmasında iddianın genişletilmesinin davalının açık muvafakatine bağlı olması nedeniyle davalının açık muvafakati bulunmadığı, davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinin de ıslah mahiyetinde olmadığı gerekçesi ile davacının alacağına faiz işletilmeyerek karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinin içeriğine göre davalının davadan temerrüte düştüğünü ve temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep ettiklerini belirtmiş olup dilekçesinin sonuç kısmında talep ettiği miktar için faiz hususuna yer vermemesi faiz talep etmediği anlamına gelmeyip dava dilekçesi ile faiz talep ettiği dikkate alınarak davacının faiz talebi konusunda bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği,\tYargıtay’ın bozma kararı ile, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin esas yönünden kesinleştiği, sadece hükmedilen tazminata faiz yürütülmesine karar verilmesi gerektiği, ancak  mahkemece, bozma kararı sonrası yeniden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporda 25.10.2017 tarihi verilerine göre yapılan hesaplama sonucu davacının geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının 164.681,63 TL olarak hesaplandığı, mahkemece, yeniden verilen kararda (2017/448 Esas 2018/63 Karar sayılı) önceki karar gibi 118.048,14 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının 30.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği görülmüştür. <br>\tDavacı tarafça Ankara 10 Asliye Ticaret Mahkemesinin  bozma sonrası 2017/448 E. sayılı dosyasında  alınan aktüer bilirkişi raporu ile hesaplanan 164.681,63 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatından, hüküm altına alınan 118.048,14 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı mahsup edilerek ek dava niteliğinde bakiye 46.633,49 TL’nin davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece davanın ek dava niteliğinde olduğu gözetilmeden güncel verilere göre yeniden hesaplama yapılması için aktüer bilirkişiden rapor alınmış ve buna göre dava değerinin ıslah edilmesi üzerine ıslah edilen 110.912,49 TL tazminata hükmedilmiş ise de  davacının davalıdan talep ettiği geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının 118.048,14 TL olarak önceki davada kesinleştiği, ek davaya konu edilecek bir işgöremezlik zararının bulunmadığı, Yargıtay tarafından tazminat hesabına ilişkin bozma bulunmamasına rağmen  bozma sonrası alınan aktüer bilirkişi raporuna dayanılarak ek dava niteliğinde yeniden tazminat talebinde bulunulamayacağı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>\tBuna göre;<br>\t1-Davanın REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 379,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 48,32 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>\t4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-Kullanılmayan gider avansının talep halinde iadesine,<br>\tII- İstinaf Harç ve Yargılama Giderleri Yönünden:<br>\t1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t3-Davalı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\t4-Davalı tarafından Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2021/4697 esasına yatırılan 300.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"993e2880cb34345c","SID":"7ade46b6dec0773b"}}