{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2060 Esas<br>KARAR NO: 2024/204<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/07/2020<br>NUMARASI: 2018/1011 Esas, 2020/457 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 27/03/2018 tarihli kurumsallaşmaya ilişkin anlaşma ve bilgi güvenliği ve gizlilik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince müvekkilinin davalı borçluya hizmet sunmaya başladığını, söz konusu sözleşmeye istinaden 27/03/2018 tarihli ve 18.792,21 TL tutarında kurumsal proje analiz ve raporlama bedeli hizmetine ilişkin faturanın, 26/04/2018 tarihli ve 20.511,35 TL bedelli kurumsal projeler detay yönetmeliği ve diğer hizmetlere ilişkin faturanın düzenlediği ve bu faturaların davalı şirket tarafından ödendiğini, müvekkili şirket tarafından 04/06/2018 tarihli 25.509,03 TL tutarında düzenlenen faturanın ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini ve ödenmeyen hizmet bedellerinin tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket vekili tarafından yasal süresi içerisinde takibe, borca ve fer'ilerine itiraz edildiğini ileri sürerek, borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın gerçek bir mal veya hizmet teslimine dayanmayan bir fatura düzenleyerek ilamsız icra takibine giriştiğini, fatura içeriğinde yazılı iş veya hizmetin üretilerek teslim edildiğini gösterir bir kanıta dayanılmadığını, ticari ilişkinin temeli olarak gizlilik akdinin gösterildiğini, gizlilik sözleşmesi kapsamında hazırlandığı ve sunulduğu iddia edilen hizmetlerin maddi dayanaktan yoksun olduğunu, istenen hizmet bedelinin de fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının alacaklı olduğunu ispat külfetinin kendi üzerinde olduğu, davacı tarafından kesilen faturanın davalıya teslim edildiğinin usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığından ve davacı vekili açıkça yemin deliline dayanmadığından yemin delili hatırlatılmadan davanın ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirket tarafından davalı şirket lehine danışmanlık hizmeti verildiğini, buna dair ekran görüntüleri ve mail çıktılarının dosyada bulunduğunu, müvekkili şirketin kendine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirketin faturayı ödemekten kötüniyetle kaçındığını, ilgili faturanın davalı şirkete tebliğ edilmiş olmasına rağmen 8 gün içinde itiraz etmediğini veya iade fatura kesmediğini, gerek konuşmalar gerekse tebliğe dair evrakların faturanın tebliğ edildiğini açıkça ortaya koyduğunu, davalı tarafından faturanın tebliğ edilmediğine dair cevap dilekçesinde tek bir cümle dahi mevcut olmadığını, aksine tebliğin işin yapıldığı anlamına gelmediği belirterek faturanın tebliğinin davalı tarafından da kabul edildiğini, davalının 21.02.2020 tarihli duruşmada cevap dilekçesinde belirtmediği hususlar hakkında beyanda bulunduğunu, bu kapsamda savunmanın genişletilmesi yasağının ihlal edildiğini, davalının ticari defterlerinin incelenmediğini, yerel mahkeme yemin deliline dayanılmadığını iddia etmişse de 02.01.2019 tarihli delil dilekçesinde açıkça yemin delilinin belirtildiğini,, 13.03.2019 tarihli duruşmasında taraflarına faturanın tebliğen ilişkin belgelerin sunulması için verilen 2 haftalık sürenin kesin olmadığını, duruşmadan önce ilgili evrakların sunulduğunu, sözleşme kapsamında davalı şirket lehine marka başvurusunda bulunulduğunu ve birçok web sitesine davalı şirket adına kullanıma açıldığını dosyada olan mevcut olan belgelerin ve yapılan işlemlerin açıkça faturanın içeriğini ispatladığını, ayrıca 24.05.2018 tarihli mailde ilgili marka başvuru durumunun davalıya bildirildiğini, dosyada mevcut olan mesajlaşmalara da bakıldığında müvekkili şirketin 7 /24 danışmanlık hizmeti sunduğunu, müvekkili şirket tarafından BS formlarının süresinde verildiği ve müvekkilinin 25.509,03 TL davalıdan alacaklı olduğu tespit edildiğini, yerel mahkemece davanın reddi ile davalıya fahiş bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; taraflar arasında 27/03/2018 tarihli kurumsallaşmaya ilişkin anlaşma ve bilgi güvenliği ve gizlilik sözleşmesi bulunduğu, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı adına toplam üç adet fatura düzenlendiği, bu faturalardan ilk ikisinin ödendiği, 04/06/2018 tarihli 25.509,03 TL tutarındaki faturanın ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine 25.509,03-TL asıl alacak, 389,57-TL ihtarname gideri 729,10-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.627,70-TL üzerinden Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının takibe yasal süresinde itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, davacının İİK 67.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü sürede takibe itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi için bu davanın açıldığı görülmektedir.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.Taraflar arasında hizmet alım ilişkisi bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının icra takibine konu fatura kapsamında hizmeti sunup sunmadığı, takip konusu fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacağı varsa takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edip edemeyeceği ve miktarı hususlarında toplanmaktadır.İlk derece Mahkemesinde alınan mali müşavir bilirkişi raporunda; davacı tarafından ibraz edilen 2018 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defter kayıtlarının birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, davacı ticari defterlerinde, icra takip tarihi itibariyle dava konusu edilen faturanın açık fatura olduğu, davacının davalıdan 25.509,03 TL alacaklı olduğunun bildirildiği görülmüştür. 1-Davalı taraf, verilen kesin sürede ticari defterlerini ibraz etmemiş, müvekkili şirkette meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde ticari defterlerinin çalındığını belirterek fiili imkansızlık nedeniyle ticari defterlerini sunamadıklarını bildirmiş, bu yönde zayi belgesi talep edildiğine dair herhangi bir delil ve belge ibraz etmemiştir. \"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır\". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı) Yukarıda belirtilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi raporu alınmıştır. Davalı, defterlerinin zayi olduğuna dair herhangi bir belge ve delil de ibraz etmemiş, sadece defterlerinin çalındığını beyan ederek ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Bu hali ile davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğu ve bu nedenle davalının sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki davalı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ve hizmet aldığını kabul etmiş, ancak davaya konu faturaya konu hizmetin sunulmadığını savunmuştur. HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede, hizmet bedelinin 4 plan üzerinde düzenlendiği, 1.Plan kapsamında sunulacak hizmetinin; kurumsal proje analiz ve raporlama (mevcut durumu içerir)Haftada 4 gün/tam zamanlı/Biart planlama desteği/7/24 telefon desteği olduğu ve 1 ay süre ile hizmet bedelinin 4.000,00-USD olduğu, 2.planın Kurumsal Projeler Detay Yönetmeliği (analiz kapsamında oluşturulan; raporlama neticesine göre sözleşme gerektirir.) Haftada 4 gün/tam zamanlı/Biart planlama desteği/7/24 telefon desteği olduğu ve 3 ay süre ile birim fiyatın 4.000,00-USD olmak üzere toplam 12.000,00-USD olduğu, 3. Plan kurumsal proje süreç danışmanlığı(geçmiş ve geleceği yorumlayan kurum içi süreçleri içermektedir)Haftada 4 gün/tam zamanlı/Biart planlama desteği/7/24 telefon desteği olduğu, 4.plan Kurumsal Projeler Destek Danışmanlığı(işletme prosedür, planlama ve projelerin denetleme ve analizini içerir)Ayda 2-3 gün/Tam zamanlı/Biart Raporlama ve Tavsiye 7/24 telefon desteği 12 ay aylık 750-USD olmak üzere toplam 9.000,00-USD olduğu kararlaştırılmıştır.Yine sözleşmede 1.plan ön ödeme, 2,3 ve 4.planın aylık ödeme olarak düzenlendiği belirtilmiştir.Dosya kapsamına sunulan ve ödendiği konusunda taraflar arasında çekişme bulunmayan 27.03.2018 tarihli kurumsal proje analiz ve raporlama bedeli açıklamalı 4.000,00-USD +KDV karşılığı açıklamalı 18.792,21-TL bedelli faturanın sözleşmede kararlaştırılan 1.plan ödeme olduğu anlaşılmıştır. Yine kurumsal projeler detay yönetmeliği ile bir kısım mail server ve mail server nisan ayı kirasına ilişkin açıklamanın bulunduğu 26.04.2018 tarih ve 4.250,00 USD+KDV karşılığı olan 20.511,35-TL bedelli faturanın da 2.plan kapsamında yapılan ödeme olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen davaya konu fatura içeriğinde hizmete ilişkin açıklamalarda; kurumsal projeler detay yönetmeliği ve bir kısım alan adı tescili ve marka başvurusu ve Mayıs ayı mail server kirası olarak belirtildiği görülmüştür. Davalı vekilince her ne kadar fatura içeriğinde yazılı iş veya hizmetin üretilerek teslim edildiğini gösterir bir kanıta dayanılmadığı belirtilmiş ise de dosya kapsamına sunulan ve davacı şirket tarafından davalı şirket yetkilisinin sözleşmede belirtilen mail adresine gönderilen 24.05.2018 tarihli mail içeriğinde, davaya konu fatura içeriğinde belirtilen hizmetlerin davalıya bildirildiği anlaşılmıştır.Sözleşme ilişkisini kabul eden ve sözleşmeye göre 1. Plan ve 2 planda belirtilen hizmetlere ilişkin düzenlenen faturaları ödeyerek hizmet aldığını kabul eden davalının, kendisine 24.05.2018 tarihli mail yolu ile gönderilen 2.plan kapsamında olduğu anlaşılan hizmetlere yönelik bir itirazda bulunmadığı, bu hali ile davacı tarafından davaya konusu faturaya konu hizmetin sunulduğu anlaşılmakla Mahkemece fatura konusu hizmet nedeniyle davacının alacağının kabul edilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer taraftan davacı vekili istinaf aşamasında, Noterliğe müzekkere yazılarak tebliğ mazbatasının celbini talep etmiştir. Davacı vekilinin ilk derece Mahkemesindeki yargılama aşamasında ihtarnamenin tebliğ şerhini sunma imkanı varken ve bu yönde kendisine faturanın tebliğine ilişkin belgeleri sunması için süre dahi verilmiş iken yargılama aşamasında sunmamıştır. Bu nedenle istinaf aşamasında Noterliğe müzekkere yazılarak tebliğ mazbatasının celbi talebi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki mevcut deliller, mail yazışması ve ticari defter kayıtlar ile davacının alacağın varlığının ispatlandığı ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan fatura nedeniyle 25.509,03 TL alacaklı olduğu anlaşılmış ancak, davacının TBK 117 gereğince icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğü tarih yönünden dosyaya delil sunulmadığından işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Ancak belgelenen ihtarname gideri talebinin yerinde olduğu görülmüştür.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf  başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen sebeplerle KABULÜ ile, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1011 Esas, 2020/457 Karar sayılı ve 16/07/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2- a) Davanın kısmen KABULÜNE,   b)Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının 25.509,03-TL asıl alacak ve 389,57-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 25.898,60-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takipteki diğer koşullarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,c) Kabul edilen 25.509,03-TL asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 Sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.769,13 TL harçtan davacı tarafından 454,74 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 1.314,39 TL karar harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ile 454,74 TL peşin harç olmak üzere toplam 490,64 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan toplam 861,70 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 838,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan toplam 14,00 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 0,38 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,7-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 729,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>İSTİNAF Giderleri Yönünden;1-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 373,20  TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,2-Davacı tarafından karşılanan 148,60 TL istinaf başvuru harcı, 54,40 TL istinaf karar harcı ve 49,30 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 252,30 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,   3-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"096f561265cb8c4f","SID":"546887048741594e"}}